12 Mart Yaklaşırken…

Bugün size bahsedeceklerim belki bir hayal, belki gerçek. Bilinmez ama bilinen bir şey var ki bu bahsedeceklerim, satırları şehit kanıyla yazılmış bir İSTİKLAL DESTANIDIR!

Çoban Ahmet daha birkaç hafta evvel katılmıştı orduya, gencecik ve ürkek gözleri karanlığı yarıp gelen patlama ışıklarına takılıyordu arada, bir yandan da titreyen elleriyle süngüsünü temizliyordu, her daim hazır olsun diye. Yüzbaşısı yaklaştı yanına o halini görüp de.

-Hayırdır Ahmet, nedir bu halin?
-Korkuyorum komutanım, dedi bir süre bekledikten sonra utanarak.
-Yüzbaşı elini omzuna koydu, “Korkma evlat, sen korkma ki sönmesin bu şafaklarda yüzen al sancak.”

Başka bir yerde ise yırtılan ay yıldızlı sancağı öpüp alnına koyduktan sonra dikmek için tezgâha sermeye başlayan Terzi Ali şöyle geçiriyordu içinden:

-Çatma o güzel çehreni kurban olduğum ey şanlı ve nazlı hilal, döktüğümüz kanların hepsi sana helal.

Bu seslenişten az ötede ise bir asker memleketten gelen mektubunu okuyordu gözlerini gizlice sile sile… İki arkadaş yine bir gözetleme görevine çıkacaklardı, belki de son bir kez hayal etti o satırlarla geride bıraktığı annesini, yârini, yavrularını… Diğer asker seslenince mektubu koklayıp göğsüne sıkıştırarak yola koyuldu, yavaş ve emin adımlarla ilerlerken düşündü birden:

Bastığı yerlerin altındaki binlerce kefensiz yatan şehidi,
Hepsi bu cennet vatan uğruna olmuştu feda,
Şüheda fışkıracaktı, toprağı sıksan şüheda…

Bu düşünceler içinde ilerlerken büyük bir gürültünün ardından, kulak çınlamasıyla beraber hissetti yüzünde toprak parçalarını. Ne olup bittiğini anlamaya çalışırken arkadaşı tuttu elini, korkulu ve yaşlı gözlerle ona bakarak bir şeyler söylüyordu… Sanki onu susturmak istercesine yakasına yapıştı ve son nefesini verirken şu sözler döküldü ağzından:

Arkadaş! Sakın alçaklara uğratma yurdumu,
Değdirme mabedimin göğsüne namahrem eli,
Bu ezanları -ki dinin şehadetleri- susturma yurdumun üstünde,
Asla dinmemeli…

İşte size anlattığım bu destan seneler sonra bir Akif’in kulaklarında çınlamaya başladı, gönül harmanından süzülerek kaleminden mürekkep olup aktı…

Süleyman KARAKULAK

Türkçe Öğretmeni

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz