Bağımsız Nesiller İstiyoruz.

Çağımızın en büyük hastalığı bağımlı olmak.

Eskiden bağımlı olmanın da sınırları vardı. Sigara, alkol, uyuşturucu derken çeşitli haplar çıktı ortaya. Çocuklarımızı gençlerimizi etki altına alacak onların, geleceklerini ipotek altına alacak zararlı madde ve alışkanlıkların hepsi de 1990’lı yıllar ile birlikte arttı. TV kanalları ile tanıştık. O yıllardan itibaren televizyon ve televizyon bağımlılığı girdi  hayatımıza. Artık anne ve babalar çocuklarını televizyonun zararlarında nasıl koruyabilirimin derdindeydiler. 2000’li yıllar ile birlikte neredeyse tüm bildiklerimizi unuttuk. Artık bambaşka bağımlılık yapan düşmanlarımız olmuştu. Önce masa bilgisayarları, sonra dizüstü derken asıl düşman 2010 lu yıllardan sonra boy gösterdi. TABLET…. O artık herkeste vardı.

-Komşunun kızına annesi tablet almış bizim onlardan neyimiz eksik…

-Ne var ki bunda herkeste var artık…

-Aman ne olacak ki biraz oynar sıkılır….

Oysa hiç de öyle olmadı. Bütün bu söylemler sadece insanların kendini avutmak için yapmış oldukları savunma mekanizmasından öteye geçemediler. Hele de bu cihazlar oyun ve internet ile süslenince artık çocuklar ders çalışmaz olmuşlar zamanlarının büyük bir kısmını sonu ölüm ile neticelenecek oyunlara ayırır olmuşlardı.

Bi de sosyal medya vardı ki evlere şenlik. O tam olarak gençlerimizi çocuklarımızı, hatta ve hatta yetişkin bireylerimizi bile esir almıştı kendine. Artık gerçek arkadaşlıklar yerine sanal arkadaşlıklar başlamış, komşuluk ölmüş, yardımlaşma bitmiş, her türlü sosyallikten uzak hayatlar başlamıştı. İnsanlığın en büyük buluşlarından biri olan bilgisayar, teknoloji bilinçsiz, kontrolsüz kullanıldığında insanlık için en büyük tehlike olmaya başlamıştı.

Günümüzde yanlış yanlışı tetiklemektedir. Çocuğunun başarılı olmasını isteyen anne ve babalar okul başarısı için tablet ve internet aldığını söylemektedirler biz öğretmenlere sormadan. Oysa öğrencinin okul başarısı için ne tablete, ne de İnternet’e gerek vardır. Bizim yıllardır mesleki deneyimlerimiz göstermiştir ki tablet, internet ve sosyal medyadan uzak duran öğrencilerimiz hem okul hayatında hemde merkezi sınavlarda da başarılı olmaktadırlar.

Son olarak anne ve babalara şunları söylemek istiyorum. Çağın asıl dikkat edilmesi gereken bağımlılık yapan maddeleri; sigara, alkol, uyuşturucu yanında; bilgisayar, tablet, laptop, akıllı telefon, internet ve sosyal medyadır. Sigara ve alkolü görebilirsiniz ancak tablet ve internetin zararlarını görmeden kendini o girdabın içinde bulur çocuk ve genç. Bu konuda yani teknoloji okur yazarlığında sizlerden çok ama çok ilerde olan çocukların neler yaptıklarını bilemezsiniz bile.

Yaz tatiline girmeye az günler kala bu tehlike pusuda beklemektedir çocukları ve gençleri. Lütfen anne ve babalar artık daha dikkatli olalım ve çocuklarımızı çok sıkı takip edelim. Bu konularda onları kısıtlayalım, uyaralım, engelleyelim. Bol bol kitap okumalarını, dışarıda arkadaşları ile oynamalarını gerekirse kontrollü bir şekilde uygun yerlerde çalışmalarını sağlayalım.

Nasıl mı? tabi ki de Lisanı-ı hal ile örnek olarak. Kısacası kendi yapmadığını çocuğundan isteyemezsin.

Selam ve Sevgilerimi sunarken 2 Haziran’da oğlum Buğra Kağan’a öğrencilerime ve bütün LGS sınavına girecek olan öğrencilerimize başarılar dilerim. Yolunuz ve bahtınız açık olur inşaAllah.

Facebook Yorumları
Alper Kapan
Alper Kapan hakkında 2 makale
0.01.1972 Tarihinde Yozgat Saraykent Ozan Kasabası’nda doğdu. İlköğrenimini kasaba da tamamladı.1983 yılında Vakıflar Yurdu sınavını kazanarak Yozgat Vakıflar Yurdu’nda parasız yatılı hakkı kazandı.Orta okulu Yozgat ta şimdiki ismi Celal Atik İlköğretim Okulu eski ismi Merkez Ortaokulu’nda,Lise öğretimini de Yozgat Lisesi’nde tamamladı. Lisans Eğitimini Gazi Üniversitesi Kırşehir eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümünü bitirerek 1994 yılında mezun oldu.İlk görev yeri olan Ağrı İli Patnos ilçesi Ergençli Köyü İlkokulu’nda üç yıl Müdür yetkili sınıf öğretmeni olarak görev yaptı.Burada çalışırken vatani görevini kısa dönem olarak Hatay Yayladağı ilçesi 3.Hudut Taburu’nda Türkiye’nin en güney uç noktası olan Topraktutan ve Kızılçat karakollarında tamamladı. 1997 yılında Saraykent İzibüyük İlköğretim Okulu’na Sınıf Öğretmeni olarak atandı.Burada altı yıl sınıf öğretmenliği yaptı.2002 Yılında yöneticilik seçme ve değerlendirme sınavlarını kazandı.2003 Yılında Saraykent İlköğretim Okulu’na sınıf öğretmeni olarak atandı ancak bu okulda sadece üç hafta çalışarak Dedefakılı İlköğretim Okulu’na Okul Müdürü olarak atandı.Burada 7 yıl yöneticilik yaptı. 2005 yılında girmiş olduğu Uzman Öğretmenlik sınavını kazanarak Uzman Öğretmen oldu.04.01.2008 tarihinden 13.09.2010 tarihine kadar Okul Müdürlüğünün yanında Saraykent İlçesi Avrupa Birliği Projeleri,Stratejik Planlama ve Okul Gelişim Programı İlçe Koordinatörü olarak görev yaptı. 13 Eylül 2010 tarihinde Sorgun-Bahadın Şehit Ali Akdoğan İlköğretim Okulu´na yönetici olarak atandı ve halen bu görevini sürdürmektedir.01.07.2014 tarihinden itibarende ortaokul müdürlüğü yanında Bahadın Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğünü yürütmektedir.08 Ekim 2012 tarihinde ise yan alanı olan Sosyal Bilgiler Öğretmenliği branşına geçti.Evli,Alperen ve Buğra Kağan adında iki erkek çocuğu var. Yurtdışında;İtalya,Fransa,İspanya,Belçika,Lüksemburg,Hollanda,Almanya,İsviçre,Gürcistan ve Avusturya da turistik amaçlı gezi ve incelemelerde bulunmuştur.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz