Bakmak ve Görmek

Sabah akşam okullarda dalgalanan bayrağın manasını, geleceğimiz olan çocuklarımıza dillendirmek zorundayız. Manasını vermediğimiz her kutsal, içinde “vatan sevgisi” barındırmayan nesiller yetişmesine sebep olur. Bu vebal büyüktür. 

İnsan, doğduğu coğrafyanın en önemli unsurudur. Bir insanın doğduğu coğrafya, kaderini belirler. Türk coğrafyasının kaderi, soyut-somut her türlü saldırının odak noktası olmasıdır. Bu coğrafyada ayakta durmak için en mukaddes dava, “bayrak” davasıdır.

Bayrak dindir, altında kıbleye dönmenizi sağlayan güvencedir; sancaktır. Bayrak, kaliteli devlet olmanın/olabilmenin tasdikidir. Bu kalite parayla pulla, malla mülkle ölçülemez derecede manevi bir sermayedir.

Bayrak, Itrî’den gelen bir ezgidir. Tanbûrî Cemil Bey’in bestelerince dalgalanır. Bayrak, marştır. Her kelimesi tırnakla duvarlara kazınmış, kelam kelam mücadele kokan imgelerle yoğrulur bayrağın hamuru.

Bayrak, türküdür. Kiminde “Mihriban”, kiminde “Suna”, kiminde “Zahide” kiminde de “Meyrik” olup engin gönüllerin feryadının lisanına dönüşür. Bayrak, geçmişe saygı, geleceğe imandır. Bu imanla yaşar bu coğrafyanın irfan sahibi insanı.

Bayrak, zerâfettir. Kırmızısı, gelinlerin süsüdür. Beyazı hiç zülme meyletmemiş bir tarihi anlatır. Hilâli, güzellerin kaşını andırır. Yıldızı, göğe bakıp sevdalanan bir milletin dert ortağı, umut ışığıdır. Zaten göğe bakmak da geleneksel eylemimizdir.

Bayrak, müjdedir. Yüksekten başka yere yakışmaz. Dalgalandığı yer merhametin vatanıdır. Merhamet ise mazlumun en büyük özlemi…

Bayrak, özgürlüktür. Hiçbir zaman esir düşmemiş bir milletin “Bundan sonra da esaret kabul etmeyeceğim!” sözünü elâleme ilan etmesidir.

Bayrak, küllerinden doğmaktır. Trablusgarp’ta, Balkanlarda, Yemen’de, Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, Sakarya’da toprağa düşen her yiğidin bağışladığı yeni bir vatandır. Özünde “yeniden doğuş” barındıran, “kumaşı kaliteli” bir rüzgâr sevdalısıdır bayrak.

Bayrak, kitaptır. O dalgalandıkça okumayı öğütler, o göğe yükseldikçe “Durmayacaksın!” der. İlmine yoldaş, bilme hevesine sırdaştır. Düşünen her insan, bilmek için verdiği her mücadelenin bayrak uğruna olduğunu bilir.

Bayrak İslam’ın ince mânası, Türklüğün soylu davasıdır. 

Bayrağa bakan, içinde Alparslan’dan Mustafa Kemal’e nice komutanı, Yunus’tan Mehmet Âkif’e nice gönül insanını, Hezarfen’den Aziz Sancar’a nice âlimi görür. 

Bakmak ve görmek…

Ayrı şeyler…

 

Facebook Yorumları
İsmail Kılınç
İsmail Kılınç hakkında 5 makale
1989 yılında Kahramanmaraş Elbistan'da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Elbistan'da tamamladı. Erciyes Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. 2013 yılında Sakarya/Hendek'te Hendek Akşemsettin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne edebiyat öğretmeni olarak atandı. 2014 yılında Sakarya Üniversitesi Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalında yüksek lisansa başladı.

1 yorum

Yorumunuz