Bir Destan Sakarya

BİR DESTAN SAKARYA…

Sayın Milli Eğitim Bakanımız Prof.Dr.Ziya Selçuk, 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle sosyal medya hesaplarından bir mesaj yayınladı. Mesajın bir bölümünde  “Çocuklarımıza bayramlarımızın sadece “tatil”değil; “tarih”olduğunu ve tarihten alınacak çok dersler bulunduğunu anlatmak gayretiyle çalışıyoruz .” ifadesinde bulunmuş. Ne kadar haklı ve ne kadar yerinde bir yönlendirme aslında.

Öğretmen olduğum günden beri, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tatillerini öğrencilerimle beraber Ankara’nın Polatlı ilçesine tarih bilincini canlandırmak, cephelerde şehit düşen onca cana minnet borcumuzu ödemek maksadıyla kültür-tarih gezisi olarak değerlendirmekteyim.

2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramında ve  2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında öğretmen arkadaşlarımla ve bir grup öğrencimle Ankara ili Polatlı ilçesine Karaman Necip Fazıl Kısakürek Sosyal Bilimler Lisesi olarak geziler düzenledik.

Bu kadar anlamlı günlerde, Mustafa Kemal Atatürk’ün ayak izlerini takip edebileceğimiz, anılarını bıraktığı mekânları görebileceğimiz rotayı bana bir kitap gösterdi. Arif Basar ve Kadim Koç’un “Vatan! Millet!! Sakarya!!!” isimli kitabı bir anda beni Ankara’nın Polatlı ilçesine çağırdı.

“Dün bugünün gerçeği, yarının aynasıdır. Ağaç kökleri üzerinde yükselir.” cümlesi ile başlayan kitap, 22 gün 22 gece Vatan, Millet ve Hürriyet için verilen bu muharebenin yaşandığı yerleri görmeye çağırdı.

Bu gezi için ilk Arif Basar ile konuştuğumda, heyecanım ve şimdiye kadar gidip görmediğim için pişmanlığım kat be kat arttı. Bu yola çıkma fikrimizin ne kadar yerinde ne kadar güzel olduğuna inandıktan sonra, hayatım boyunca tanımaktan onur ve gurur duyacağım Kadim Bey ile irtibata geçtik. Sonradan öğrendik ki Kadim Bey ( Emekli Topçu Albay) görev için geldiği Polatlı’da, yaşadığı topraklara katma değer katan insanlardan biri olmuş. Tarihe olan sevgisini, ilgisini daha çok insana ulaştırabilmek, Polatlı’yı, Sakarya Meydan Muharebesi’ni insanlara tanıtmak amacıyla Polatlı Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezinde Genel Koordinatör/ Araştırmacı olarak çalışmaktadır.

Bazı şehirler şanslıdır ya, yüreği ile gönlü ile seven yaşayanları vardır. Kadim Bey de tüm mütevazı kişiliğiyle, sevgisiyle her geçen gün Polatlı topraklarına anlam katmaktadır. Fotoğrafa da ilgisi olan Kadim Bey, Polatlı’nın her bir anını kareleyerek, hayat albümünde yer edinmektedir.

Gezilerimizi, Kadim Bey’in yönlendirmesi ile bizlere Polatlı’da gezi güzergâhı düzenleyen, her anımızın dolu dolu geçmesi için, canla başla bize yardımcı olan, gönlümüzde güzel bir yerde bulunan Gamze Abadan organize etti. Gezilerimiz süresince bize eşlik eden POTA Rehberleri, o anlara gidip, bir kez daha “Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez.” diyen binlerce şehidimize şükranlarımızı sunmamıza vesile oldular.

İlk gezimizde, 35 öğrenci 2 öğretmen düştük yollara. Karaman’dan tren ile başlayan yolculuğumuz, Polatlı’da son buldu. Rehberimiz Fatih Talay, yakın dostlarını karşılayan bir insan edasıyla, bizleri Battal Bey’in şoförü olduğu otobüse yerleştirdi. Sabahın ilk saatlerinde hava soğuk ve yağışlıydı. Trenden inerken hepimizin içinde bir kuşku, yüzlerimizde bir endişe vardı. Fatih Bey’in, bizleri nasıl sıcak ve içten karşıladığını yüzlerimizde dağılan endişenin yerini gülümsemeye bırakmasından anlamak mümkündü.

İlk durağımız Alagöz Karargâh Müzesi oldu. Polatlı İlçesi’nin Alagöz Köyü’nde bulunan ve Türkoğlu Ali Ağa’ya ait olan iki katlı ev, Sakarya Meydan Savaşı’nda Karargâh olarak seçilmiş. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Nutuk’unda “12 Ağustos 1921 günü Erkan-ı Harbiye Umumi Reisi Fevzi Çakmak Paşa hazretleriyle beraber Polatlı’da cephe karargâhına gittim.” diye yazdığı yer Alagöz Karargâhı’dır. Evin merdivenlerinden hızlı adımlarla uzaklaşan Halide Edip Adıvar’ı arkamızda bırakarak, Malıköy Tren İstasyonu Müzesi’ne gittik.

Malıköy tren istasyonunda görevli Vahap Bey, uzak yoldan gelen misafirlerini, demli bir çay ile karşıladı. Çayımdan yudumlar alırken memleketimim dört bir yanından gelip bu tren istasyonunda, şehitlik mertebesine erişmiş erlerle o atmosferi soluduk. Havada asılı kalan yağmur taneleri içinde elimizde Türk bayrağı, işini yüreğiyle yapan Vahap Bey’in omzundaki hoparlörden yükselen İstiklal Marşı ile o günlere yolculuk yapıp her bir şehidimiz ile helalleştik.

İkmal vasıtalarının azlığı göz önünde tutulduğunda, demiryolları bu savaşın hayat damarları gibidir. Polatlı ve Malıköy İstasyonları ikmal bakımından çok önemli görevler üstlenmişlerdir. Malıköy, lojistik üs oluşunun yanı sıra kahraman havacılarımıza da ev sahipliği yapmıştır. Sakarya Savaşı’nda Yüzbaşı Fazıl komutasındaki bölükte bulunan 2 adedi keşif ve 2 adedi av uçağından oluşan hava gücünün üssü olmuştur.

Türk Milletinin fedakârlığını simgeleyen Erzurumlu iş adamı Nafiz Kotan orduya aldığı 2 uçakla hava gücümüze büyük katkı sağlamıştır. Mustafa Kemal Atatürk, 09 Eylül 1921’den itibaren Harekâtı Mürettep Kolordu Karargâhı’nın bulunduğu Karapınar Köyü yakınlarındaki yarmada Karargâh haline getirdiği trende yönetmiştir. 1897 tarihli Alman yapımı lokomotif ile 1909 Alman yapımı vagonu müzede görmek mümkündür.

Malıköy İstasyonu mühimmat ve lojistik merkezi, yaralı askerlerin ilk müdahalesinin yapıldığı sahra hastanesi, hayvan reviri olarak da kullanılmıştır. Müze sahasında heykeltıraş Aslan Başpınar tarafından yapılan sanat eserleri Türk insanının fedakârlığını simgelemektedir. Bu uçakların maketleri müzede sergilenmektedir. Treni gözetleyen yaralı asker heykelinin yanından umutlarımızı yeşerterek, Polatlı merkezde bulunan Sakarya Şehitleri Anıtı’na doğru yol aldık.

Süvarilerle aynı yollardan, defalarca aynı tepelerden aşmış gibi. Kimi zaman yüzümüzde hüzün, kimi zaman şaşkınlık yol aldık tarihin derinliklerinde.

Sakarya şehitleri anıtının yapılmasına ait çalışmalar 1966 yılında Türkiye Muharip Gaziler Cemiyeti tarafından başlatılmıştır. 1969 tarihinde Milli Savunma Bakanlığı inşaat emlak daire başkanlığında proje çalışmaları yapılmış proje çalışmalarını Yüksek Mimar Mühendis Asteğmen Atilla Mungan yönetmiştir. Anıtın dikileceği yer için Polatlı Belediye sınırlarında bulunan Şehitlerkaşı Tepesi uygun görülmüştür.

Anıtın temel atma töreni Sakarya Zaferi’nin 50’nci yıldönümüne rastlayan 13 Eylül 1971’de yapılmış ve Cumhuriyetin 50’nci yıldönümünde (28 Ekim 1973) törenle ziyarete açılmıştır.

Sakarya Şehitler Anıtı, anıt gövdesi heykeller ve müze bölümlerinden oluşur anıt gövdesi mimari olarak başlangıçtan itibaren daralan merdivenli yolun iki tarafındaki kırk iki çift sütun Türk ordusunun, Sakarya’da yaşadığı geceleri ve gündüzleri temsil etmektedir. Sakarya’da yaşanan gece ve gündüzlerde Türk ordusunun vatan topraklarını ne zorluklarla çok bunalımlı olayların üstesinden gelmesiyle savunduklarını göstermektedir. Bu bunalımlı günlerde Türk devletini Ankara’yı boşaltmak ihtimali ile karşı karşıya getirmiştir. Fakat savaşın sonunda bu millet aydınlığa kavuşmuştur.

Sakarya Savaşı Anadolu’nun bozkırında milletçe kazanılmıştır. Türk milleti silahlı gücün temeli olan Mehmetçikle kadınıyla çocuk yaştaki evlatlarıyla seferber olarak bağımsızlığına özgürlüğüne ve topraklarına göz dikenlere karşı yediden-yetmişe bu destansı mücadeleyi birlikte vermiştir. Heykel gurubunun altında küçük ve anlamlı bir müze bulunmaktadır. Müzeye girildiğinde sağdan sola doğru milletimizin karşılaştığı çok acı ve tatlı olayları yansıtan kabartmalarla Sakarya’nın öyküsünü yansıtmaktadır. Savaşa ait harita ve fotoğraflar bulunmaktadır.

Sakarya Kışlası Piknik alanında tabiat güzelliğine, Sakarya Nehrinin akışına hayran kalarak öğlen yemeğimizi yedikten sonra, Dünya’nın ikinci büyük tümülüsü Gordion’a hareket ettik. 3000 bin yıllık bir tarihle, yığma bir tepenin altında bulunan kral mezarı, hayatın gelip geçiciliğinin yanı sıra, dünya tarihinde ne kadar az bir zaman dilimine sahip olduğumuzu bir kez daha hatırlattı. Damağımızda Polatlı’nın tadı, göğsümüzde şanlı Sakarya Meydan Muharebesinin zaferi döndük evimize.

Yolculuğumuz süresince dostane tavırları, okuduğu doğaçlama şiirleri ve her bulduğu fırsatta kitap okuyan örnek kişiliği ile hafızalarımızda yer edinen, şoförümüz Battal Bey’i anmadan ilk geziye ait anılarımı bitiremeyeceğim.

Kısacası dostlar Polatlı’ya gidin. Gidin ve tarihimizi, yerinde görün. Dimağınızda inanılmaz tatlar, yüreğinizde inanılmaz insanlarla döneceksiniz.

Bir sonra ki yazım, ikinci gezimizi içerecektir. Şimdilik Sağlıcakla kalın.

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.