C/Esaret?

Bu sıralar sıkça karşıma çıkan ve beni yazmaya iten bir konudan bahsedeceğim sizlere.

Gerektiği yerde “hayır” diyebilmek.!

Kısa ve net.

Hayır.

Halihazırda, aldığım eğitim koçluğu programının da etkisiyle  okumaya başladığım ve okurken ciddi zevk aldığım, gerçekleşmiş koçluk görüşmelerinden derlenen “Açık Büfe Koçluk” kitabının bir kesitinden bahsedeceğim sizlere.

Hazırsak?

– Aylin Hanım bu koçluk seansımızda sizinle hangi gündemimizi çalışıp o gündeminizle ilgili sizi hedefe koşturacağız?

+ Ben çevremdekilere hayır diyemiyorum, bana denen her şeyi yapmaya gayret ediyorum, kendimi zorluyorum fakat sonrasında hem çok yoruluyorum, hem de gerçekleşmeyince bir de insanlardan azar işitiyorum. Bu da beni çok üzüyor, geriyor. Kısacası ben, hayır diyememekten çok dertliyim.

– Tam olarak neye odaklanmak istediğinizi kısa bir cümle ile ifade etmeniz mümkün mü?

+ “İş ve özel yaşamımda benden beklenenlerin bir kısmına, kendimi de üzmeden nasıl hayır diyebilirim?” buna odaklanalım isterim.

– Anlaştık sizinle 1 saatlik süremiz boyunca buna çalışacağız birlikte. Bu hedefinizle ilgili kendinizi ölçekte kaçta görüyorsunuz?

+ 3’te.

– Süremizin sonunda kaça gelmek sizin için “tatmin edici” olacak?

+ 6-7 arası.

– Koçluk yapmaya başladığımda anladım ki; herhangi bir kaliteli iletişim görüşmesinde dahi, karşımızdakinin bir süre sonrasında “nereye varmak istediğini” ona söyletmemiz ve de tanımlatmamız çok önemli ve değerliymiş.

.

.

.

Yoğunluğun yorduğu Aylin hanım koç eşliğinde sorun çözme yolunda…

Bu sorun nasıl çözülebilir?

Müdür yardımcısına durumu izahla.

Şimdi:

– Siz bir müdür yardımcısısınız ve okulunuzda kendiniz gibi bir öğretmen var, oldukça yoğun ve bu yoğunluktan şikayetçi, ancak size bunu ifade edemiyor maalesef. Siz de bunu bir yol ile öğrenmiş oldunuz. Tam olarak ne hissederdiniz?

+ Çok üzülürüm.

– Başka?

+ Neden öncesinde haberim olmadı diye üzülürüm, kendimi bile suçlarım herhalde.

– Nasıl haberiniz olmasını beklerdiniz ki?

+ Yani gelip kendisi söylemeliydi bizzat ki, yaşadıklarını öğrenmiş olayım.

– Son dediğinizi bir daha duyabilir miyim, kendisi mi gelip söylemeliydi?

+ Evet, öyle dedim.

– Güzel. Gelsin bakalım Aylin Hanım yani siz. Size çok düzgün ve pozitif bir iletişim dili ile durumunu anlatsın. Hayal edin bu durumu, ne derdiniz ona?

+ Haklı bulurdum onu. İyiki gelmişsin derdim.

– Neden derdiniz bunu?

+ Çünkü bir öğretmen mutlu çalışırsa, kendine de vakit ayırırsa bu aynı zamanda kurumun mutluluğu olur diye düşünüyorum.

– Çok güzel ifade ettiniz durumu.

– İçinizdeki duygu nedir?

+ Kızgınlık. Neden kendimi ifade etmedim bugüne kadar diye kızıyorum kendime.

.

– Kendinize verdiğiniz sözü-sözleri yerine getirmek tamamen sizin elinizde ve sizin kararınıza bağlı.

Kimseye kendinizi ispat etme gibi bir zorunluluğunuz yok. Ancak, kendinize ve sevdiklerinize karşı, “konfora ulaşma, toleranslara dur deme, bir şeyleri ertelememe” gibi bir sorumluluğunuzun olduğuna inanıyorum, bunun kararı da size bağlı. Ya ilk adımı atar, çözüme doğru yol almaya başlarsınız, ya da sonuçlarına katlanırsınız. Atmakta çekindiğiniz adımlarla ilgili şunu unutmayın ki; riskli bile olsa, “yaşamınıza kalite ve konfor getirme adına”, “değer mi değmez mi?” yi düşünün. C/esaretle riskin üzerine gitmeden bir hedefe ulaşmak mümkün mü sizce?

Aradan 2-3 saat gibi bir zaman geçince telefonuma mesaj geliyor:

+ Bugün yöneticiye durumu anlattım. Konuştuğumuz gibi, benim programımı rahatlatın dedim, rica ettim.

– Peki sonuç?

+ Sonuç şu ki; ben kendimle ilgili konularda rica etmeyi, istemeyi bilmiyormuşum, gereksiz yere kendimi üzüyormuşum. Bu mümkün olabiliyormuş.

Steve Jobs’u Steve Jobs yapan belki de:

“İnsanlar odaklanmanın, odaklanılmak istenen şeylere evet demek anlamına geldiğini sanıyor. Aslında bu anlama gelmiyor. Var olan 100 iyi fikre hayır demek anlamına geliyor. Ne yapacağınızı çok dikkatli seçmeniz lazım. Yaptığımız şeyler kadar yapmadıklarımızla da gurur duyuyorum. Yenilikçilik 1000 şeye hayır demektir.”

bu deneyimiydi.

Ne diyordu Nil, “Başkalarının kriterlerine göre seçim yapma o zaman başkalarının gideceği yerlere gidersin.” Başkalarının fikirlerine saygı duy, örnek al, ama yeri geldiğinde hayır demesini bil. Başkalarının kriterlerinin hayatın olmasına izin verme.

Yolunuz açık olsun. Sizden mutluluk, huzur çalacak, sizi üzecek tüm toleranslara cesurca “hayır” demeler. Yeni hayatınız hayır’lı olsun.

Betül

Fayda gördüğüm diğer yazılar:

http://barisozcan.com/basarili-olmak-icin-ogrenmemiz-gereken-en-onemli-kelime-nedir/
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/nil-karaibrahimgil/gencligime-sevgilerimle-28841561
https://www.youtube.com/watch?v=2GRUg76cLM8

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz