Çalışan Anne ve Çocuk

Günümüzde hayat şartlarının giderek zorlaşması, maddi sıkıntılar  ve kadınların eğitim seviyesinin artması sadece babanın çalıştığı eski aile yapılarında değişikliğe yol açmıştır. Artık özellikle de şehir hayatında ailenin geçimini sağlamak için her iki ebeveyn de çalışmakta ve çalışan annelerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Annelerin iş yaşantısına girmesiyle hayat onlar için hem evde hem de işte koşuşturmaca ile geçen yoğun bir tempo ile devam etmektedir. Fakat annelerin çalışmasının çocukları olumsuz olarak etkileyeceğini düşünmek doğru değildir. Annenin çalışmasının çocuk üzerinde yaratacağı etkiler bazı faktörlere bağlıdır. Bu faktörlerin arasında annenin işi, çalışma koşulları, annenin eğitim düzeyi, anne-çocuk iletişimi, aile içi ilişkiler, annenin yokluğunda çocuğa bakan kişinin özellikleri, sağladığı bakımın uygun ve devamlı olması, çocuğun hangi gelişim basamağında bulunduğu ve çocuğun yaşı sayılabilir. Yaş, üzerinde önemle durulması gereken faktörlerden biridir. Çocuğun yaşı küçükse anneye daha çok ihtiyaç duyabilir.

Çalışan kadın ve çocuk konusunda ülkemizde yapılan araştırmalar, tutarlı sonuçlara ulaşamamışlardır. Gerek uygulanan yöntem, gerekse uygulamanın yapıldığı grubun sayısal büyüklüğü ve temsil gücü açısından elde edilen sonuçları genellemek güçtür. Bu konuda yapılan bazı araştırma bulguları, çalışan annelerin çocuklarında, annesi çalışmayan çocuklara göre bazı davranış sorunlarının daha fazla olduğunu gösterirken, bazıları ise tersine; annesi çalışan çocukların psiko-sosyal gelişimlerinin annesi çalışmayan çocuklara kıyasla çok daha üstün olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmalar çocuğun kişilik gelişimi üzerinde annenin çalışıp çalışmamasının değil, ancak anne babanın çocuk yetiştirme tutumlarının etkili olduğunu ortaya koymaktadır.

Aşağıda çalışan annelere verilebilecek önerileri bulabilirsiniz:

  • Çalışan anneler genellikle çocukları ile “yeterince vakit geçiremedikleri”nden yakınırlar. Oysa bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, anne babası çalışan çocukların %85-90’ı böyle bir durumdan şikâyetçi değildir. Diğer bir ifade ile çalışan anne babaya sahip çocukları  sadece %10-15’i anne babaları ile daha fazla vakit geçirmek istediğini söylemektedir. Ayrıca unutmamamız gerekir ki,  çocuğunuzla geçirdirğiniz sürenin uzunluğu değil, kalitesi önemlidir. Annenin çocuğuyla birebir ilgileneceği bir zaman diliminin belirlenmesi, yapacaklarını onunla planlaması ve onun isteği doğrultusunda oyun oynaması çocuğuyla kaliteli zaman geçirmesini sağlamaktadır.
  • Annenin çocuk ile birlikte geçirdiği süre arttıkça birlikteliklerinin kalitesinin azalma olasılığı vardır. Yani,  çalışan annelerin düşündüğü gibi, çalışmayan anneler zamanlarının çoğunu çocuklarıyla kaliteli bir şekilde geçirmeyebilirler. Bunun en önemli sebeplerinden biri bütün gününü çocuğu ile geçiren annelerin çocukların enerjilerine yetişemeyip bir süre sonra yorgun düşmeleri ve bunalmaları olabilir. Ya da anneler; yemek yapma, ev işleri, alışveriş, temizlik ve ütü gibi sorumlulukları tek başına üstlendikleri için çocukları ile gün içinde çok vakit geçiremeyebilirler.
  • Çalışan bir anne olarak akşam işten eve geldiğinizde yemek hazırlamak, sofra kurmak, çamaşır yıkamak vb gibi bir sürü ev işi yapmakla çocuğunuzla vakit geçirmek arasında kalıyorsanız, bu ikilemi çözmenin en uygun yollarından biri ev işlerini çocuğunuzla birlikte yapmaktır. Ona da sorumluluk verirseniz, bu durum hem onun hoşuna gidebilir, hem de günlük işlerinizi yaparken onunla ilgilenmeye devam etmiş olursunuz. Bazı anneler oyun oynamaktan keyif almazlar. Bu durumda birlikte sofra kurmak, sofrayı toplamak vb gibi ev işlerini çocuğunuzla birlikte yapmanız onunla zaman geçirmenizi sağlayacağı için de önerilebilir. Ayrıca oyun oynamayı sevmeyen bir anneyseniz eve geldiğinizde çocuğunuzun ödevlerine yardımcı olarak da onunla ilgilenebilirsiniz.
  • Fazla mesailerinizden dolayı eve geç gelen bir anneyseniz çocuğunuzun uyku saatini de buna göre ayarlamanız önerilir. Her çocuğun kısa bir süre de olsa her akşam annesini görmesi önemlidir. Çocuğun uykusuz kalacağı için anne gelmeden önce yatırılması onda duygusal sorunlara yol açabilir. Çocuğunuz uykusuz kaldığında ertesi gün çok zorlanıyorsa da,  eve geldikten hemen sonra çocuğunuzla geçireceğiniz zamanı uyku hazırlıkları olarak değerlendirip onun yatmasını çabuklaştırabilirsiniz. Fakat yine de çocuğunuz yatma konusunda direnç gösterecek ve sizinle daha çok vakit geçirmek isteyecektir.
  • Çalışan annelerde en çok gözlenen davranışlar, çocuklarıyla yeteri kadar vakit geçiremediklerini düşündükleri için suçluluk duymaları ve onlara karşı aşırı hoşgörülü davranmalarıdır. Bu çocuklar genellikle okulda kurallara uyma, yönergelere uygun hareket etme konusunda zorluk yaşarlar.
  • Çalışan annelerde bir diğer görülen davranış ise neredeyse her akşam eve gelirken çocuklarına bir şeyler almalarıdır. Bu durum çocukta her akşam bir beklenti yaratmaktadır. Çocuklar annelerinin eve gelişini kendisine oyuncak ya da çikolata vb gibi yiyecekler getireceği için değil, onlarla birlikte zaman geçirmek için beklerlerse anne ve çocuklar arasındaki ilişki daha sağlıklı olabilir.
  • Bazı çalışan annelerin yaşadığı en büyük sıkıntı ise eve iş getirmek zorunda olmalarıdır. Bu durum kurumsal şirkette çalışanlarda gözlenebileceği gibi, annenin akademisyen ya da öğretmen olduğu durumlarda da görülebilir. İşten yorgun eve gelen anne hem yemek yapmak, sofra kurmak, toplamak vb gibi ev işleriyle uğraşırken hem de yarına yetiştirmesi gereken işleri düşünür. Bu tür durumlarda babaların annelere yardımcı olması annelerin stresini azaltabilir.
    • Çalışan annelerin yaşadığı en büyük sorunlardan biri de çocuklarına kimin bakacağıdır. Genelde bir büyükanne -anneanne veya babaanne- ya da bir bakıcı çocuğun sorumluluğunu anne ile birlikte üstlenir. Bu durum ise çocuğa karşı farklı tutumların gösterilmesine yol açabilir. Hâlbuki bir çocuğun doğru yanlış kavramları edinmesinde en önemli unsur ona bakan kişilerin ortak bir tutum içinde olmalarıdır. Çocuğa büyükanne bakarsa onun doğruları ile anne babanın doğrularının çatışma olasılığı vardır. Örneğin, büyükanne ve dedeler torunlarına aşırı düşkün oldukları için gevşek bir tutum benimseyebilirler. Bu yüzden anne babasının onaylamadığı şekilde yemek yemesine- TV karşısında yemek yemek vb gibi- ya da uzun süre çizgi film izlemesine izin verebilirler.  Benzer bir sorun çocuğa bakıcı baktığında da görülebilir. İş kaybetme korkusu ile çocukla çatışma yaşamamak için onun her istediğini yapan bakıcılar, anne babanın çocuğa kural koymasını zorlaştırabilir. Çocuğa bakan her kim ise; büyükanne ya da bakıcı, anne baba ile ortak bir tutum içinde olmalı ve anne evde yokken de onun istediği düzenin devam etmesini sağlamalıdır.
    • Çocuğunuzla hafta içi yeterince vakit geçiremediğinizi düşünüyorsanız haftasonu ve resmi tatillerde birlikte vakit geçirmenin keyfini çıkarın. Sadece onun istediği şeyleri yaparak değil, ikinizin de istediği şeyleri birlikte yaparsanız, hem siz haftasonunda dinlenmiş hem de birlikte iyi vakit geçirmiş olursunuz.Bütün bunlar göz önüne alındığında çalışan bir annenin durumunun oldukça zor olduğu düşünülebilir. Fakat çalışmak kişiyi zihnen ve bedenen yorsa da, çalışmak manevi tatmin sağladığı için çalışan anneler bu zorlukların üstesinden daha kolay gelmektedirler. Burada unutulmaması gereken bir nokta ise evdeki tüm sorumlulukların anne ve baba arasında paylaşılmasının önemidir. Ancak böyle bir paylaşım sonucunda çalışan anneler çocuklarıyla düzenli ve iyi vakit geçirebilirler.

 

 

Kaynaklar:

  • Ana-Baba ve Çocuk  Prof. Dr. Haluk YAVUZER
  • Çalışan Anne ve Çocuk Binnur YEŞİLYAPRAK
  • Çalışan Anne ve Çocuğu Prof .Dr. Norma RAZON
Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz