Çocuğum İlkokula Hazır Mı?

İçinde yaşadığımız dünya hızla değiştikçe, eskiden kullanılmayan birçok yeni kavram ya da olmayan birçok yeni uygulama hayatımıza ister istemez girmektedir.  Anne baba olarak çocuğumuza daha iyi bir gelecek sağlamak, onu daha iyi anlamak ve mutlu etmek için kendinizi bu yeni gelişen dünyaya ayak uydurmaya çalışırken bulabilirsiniz. Örneğin; eskiden sadece çalışan anne babalar, bakacak kimseleri olmadığı için çocuklarını kreş, yuva ya da anaokulu gibi kurumlara gönderirken, şu anda annelerin çalışıp çalışmaması fark etmeksizin birçok aile çocuğunu bir kuruma göndermektedir. Özellikle büyük şehirlerde birçok okul öncesi eğitim kurumu açılmıştır ve anne babalar, hangi okulun daha iyi olduğu konusunda karar vermekte zorlanmaktadır.

“Okul Olgunluğu ya da hazırbulunuşluk” da belki birçok anne baba için yeni bir kavramdır. Yine birçok anne baba “Bizim zamanımızda yoktu böyle şeyler. Bize okula gideceksin, derlerdi, giderdik. Kimse bakmazdı bu kadar okula gitmeye hazır mıyız, değil miyiz!”  diye düşünebilir.  Fakat böyle düşünülse de, uzmanların önerileri ya da yakın çevredeki çocukların erken yaşta anaokuluna gitmeye başlamasıyla, bir süre sonra birçok anne baba kendini bir okul öncesi eğitim kurumunda bulmaktadır. Okul öncesi eğitim kurumlarının tabii ki çocuk gelişiminde özbakım becerilerinin kazanılması, sosyal-duygusal, zihinsel, fiziksel ve dil gelişimin desteklenmesinde önemli katkıları vardır. Bütün bunların yanı sıra, okul öncesi eğitimin asıl hedefi çocukları ilkokula hazırlamaktır. Peki, hazırbulunuşluk ne demektir? Bir çocuğun okul olgunluğuna sahip olması için gereken beceriler nelerdir?

Hazırbulunuşluk, bir çocuğun herhangi bir duygusal sorun yaşamadan kolayca ve yeterli olarak öğrenmeye hazır hale gelmesidir. Bu, sadece matematik ve çizgi çalışmalarının yapılması ya da okuma-yazmayı öğrenmeye hazır olmak demek değildir. Nitekim okuma-yazma çocukların ilkokula kadar sahip oldukları deneyimlerin beyinde organize edilmesiyle kazanılan bir süreçtir. Çocuk bu yeterliliğe okul öncesi dönemde öğrendiklerini tamamlayarak ulaşabilir. Başka bir deyişle, hazırbulunuşluk, okul öncesi dönemdeki çocukların sosyal-duygusal, dil ve bilişsel gibi farklı gelişim alanlarının desteklenerek ilkokul için gerekli becerilerin kazandırıldığı sistemli çalışmalar bütünüdür.

Ülkemizde okul olgunluğu ya da hazırbulunuşluk denince genellikle akla gelen ilkokula hazırlık sürecidir. Fakat özellikle yurt dışında okul olgunluğu kavramı çocukların anaokuluna gitmeden önceki hazırbulunuşluklarını da kapsar. Dolayısıyla çocukların bir okul öncesi kuruma gitmeden önce aileleri ile geçirdikleri ilk üç yıl anne babaların çocuklarını okul öncesi eğitim kurumuna gitmeye hazır hale getirmeleri beklenir. Başka bir deyişle anaokula gidecek çocukların da okul olgunluğuna sahip olup olmadıklarına bakılmaktadır. Ülkemizde anaokuluna başlamadan önce de çocukların okul olgunluğuna sahip olup olmadığına bakılmaktadır. Ancak sahip olmayan çocuklar da uygulanan oryantasyon programlarıyla desteklenmektedir. Bu yüzden bültenimizde daha çok ilkokula hazır hale sürecindeki hazırbulunuşluk üzerinde duracağız.

Hazırbulunuşluğu Etkileyen Başlıca Faktörler Nelerdir?

  1. Fiziksel faktörler: Bir çocuğun ilkokula başlaması için sahip olması gereken en temel özellik sağlıklı ve normal bir beden gelişimine sahip olmasıdır.
  2. Zihinsel faktörler: Bir çocuğun ilkokula hazır hale gelmek için normal bir zekâ düzeyine sahip olması gerekmektedir.
  3. Duygusal faktörler: Bir çocuğun ilkokula hazır olması için dengeli ve sağlıklı bir kişilik yapısına sahip olması gereklidir. Duygusal gelişimlerinde;
    • Dengeli olmayan,
    • Aşırı derecede hassas,
    • Anneye bağımlı ve anneden ayrılmakta zorluk çeken çocukların ilkokula başladıklarında sorun yaşama olasılıkları yüksektir. Çünkü bu çocukların okuldaki öğrenme faaliyetlerine katılmaları çok güçtür. Katıldıklarında ise, geç katılım gösterdikleri için, diğer çocukların gerisinde kalmış olurlar.
  4. Sosyal ve çevresel faktörler: Aile ortamı ve sosyal çevre; zekâ gelişimi ve zekâ gelişiminden etkilenen öğrenme yeteneğinin gelişiminde, dolayısıyla okula hazır olmada son derece önemli rol oynar.

İlkokula Hazır Hale Gelmek için Sahip Olunması Gereken Beceriler Nelerdir?

Çocukların ilkokula hazır hale gelmesi için sahip olmaları gereken beceriler  sosyal-duygusal, psikomotor, bilişsel beceriler ve özbakım ve dil becerileridir. Bu becerileri anne babaların da bilmesi ve çocuklarını değerlendirmesi hazırlık sürecini takip etmeleri için önemlidir. Bu beceriler aşağıdaki gibidir:

Özbakım Becerileri

  1. Yemeğini kendi yiyebilir.
  2. El, yüz temizliğini yapabilir.
  3. Giysilerini kendi kendine giyip çıkarabilir.
  4. Giysilerinin düğmelerini çözer, ilikler.
  5. Eşyalarını toplayabilir.
  6. Tuvalet temizliğini yapabilir.
  7. Ayakkabısını kendi bağlayabilir.
  8. Kendisine ait eşyalara sahip çıkar ve korur.

Sosyal/ Duygusal Beceriler

  1. Duygularını uygun yollarla ifade edebilir.
  2. Başkalarının duygularını anlayabilir.
  3. Duygusal tepkilerini kontrol edebilir.
  4. Başkalarıyla iletişim kurabilir. (Yeni girdiği ortamlarda)
  5. Toplumsal kurallara (sosyal, nezaket kuralları) uyabilir.
  6. Başkalarının farklı özelliklerini kabul edebilir.
  7. Yaşıtlarıyla paylaşma ve işbirliğinde bulunabilir.
  8. Aldığı sorumluluğu yerine getirebilir (Odasını toplama, ödevlerini yapma vb).
  9. Yeni ve alışılmamış durumlara uyum sağlayabilir. (Anneden ve evden kolay ayrılma gibi.)
  10. Gerektiğinde bir yetişkinden yardım isteyebilir. (Ebeveyn dışında)
  11. Kendi hakkını savunabilir.
  12. Kendine güven duyar.
  13. Kendini tehlikeli durumlardan koruyabilir.

Psikomotor Beceriler (Büyük / Küçük Kas Gelişimi)

  1. Dengeli yürüyebilir.
  2. Dengeli koşabilir.
  3. Ayak değiştirerek merdiven iner ve çıkar.
  4. Engellerle karşılaştığında seri ve çabuk hareketler yapabilir.
  5. Kâğıt üzerine çizilmiş basit şekilleri keser.
  6. Kalemi doğru şekilde tutabilir.
  7. Çizgileri birleştirebilir.
  8. Çizgileri kopya edebilir.
  9. İsmini bakarak yazabilir.
  10. Eksik insan resmini tamamlar.
  11. Hamur gibi yumuşak malzemeleri kullanarak iki üç parçadan oluşan şekiller yapar ve bunlardan bir kompozisyon oluşturur.
  12. Modele bakarak daire, üçgen, kare ve dikdörtgen çizer.

Bilişsel Beceriler

  1. Dikkatini nesne, durum, olay üzerinde 20–25 dk yoğunlaştırabilir.
  2. Kendisine anlatılanları dikkatini vererek dinleyebilir.
  3. Verilen direktiflere uygun davranabilir.
  4. Sorulan sorulara kendine özgü cevaplar verir.
  5. Basit neden-sonuç ilişkilerini açıklar.
  6. Kısa bir süre gösterilen bir resimdeki ayrıntıları hatırlar.
  7. Daha önce dinlediği öyküleri anlatır.
  8. Bir olaydan sonra ne olabileceğini tahmin eder.
  9. 1’den 20’ye kadar olan nesne grupları ile rakamlar arasında ilişki kurar.
  10. 1’den 50’ye kadar sayabilir.
  11. 1’den 20’ye kadar sayıları tanır.
  12. 1’den 20’ye kadar sayıları yazabilir.
  13. 2’şer 2’şer 20’ye kadar sayabilir.
  14. 5’er 5’er 50’ye kadar sayabilir.
  15. 10’ar 10’ar 100’e kadar sayabilir.
  16. 10’dan geriye doğru sayabilir.
  17. 1’den 10’a kadar toplama gerektiren problemleri çözer.
  18. 1’den 10’ a kadar çıkarma gerektiren problemleri çözer.
  19. Söylenilen sekiz rengi gösterebilir.
  20. Daire, kare, üçgen, dikdörtgen, beşgen, altıgen ve elips şekillerini tanıyabilir.
  21. Olay ya da varlıkların özelliklerini söyleyebilir.
  22. Varlıkları çeşitli özelliklerine göre sıralayabilir. Örneğin; büyükten küçüğe doğru.
  23. Varlıkları çeşitli özelliklerine göre gruplayabilir. Örneğin; renk, boyut, şekil, sayı, yapı, kullanım alanları
  24. Eşleştirme, ilişki kurma, gruplandırma ve sıralamayı nasıl yaptığını açıklar.
  25. Olay ya da varlıkları oluş sırasına göre sıralayabilir. Önce, sonra, şimdi vb. gibi.
  26. Dün, bugün ve yarın ile ilgili konuşur.
  27. Nesnenin kendi içindeki konumunu birinci, ikinci şeklinde isimlendirir.
  28. Sağını ve solunu bilir.
  29. Saat üzerinde gösterilen tam saatleri söyleyebilir. (3.00, 12.00, 9.00 vb.)
  30. Saat üzerinde buçuklu saatleri gösterebilir.
  31. Haftanın günlerini sırası ile söyleyebilir.
  32. Doğum tarihini söyleyebilir.
  33. Atatürk’ün Türk toplumu için önemini açıklayabilir.
  34. Atatürk’ün getirdiği yeniliklere örnek verebilir.

Dil Becerileri

  1. İstenildiğinde şarkı, tekerleme, parmak oyunu söyleyebilir.
  2. Kelimeleri doğru telaffuz edebilir.
  3. Türkçe’yi doğru kullanabilir.
  4. Sesinin tonunu ve hızını ayarlayabilir.
  5. Aynı sesle başlayan ve biten kelimeler üretebilir.
  6. Belirli bir konu ile ilgili duygu, düşünce ve hayallerini anlatabilir.
  7. Dinlediklerine ilişkin sorulan sorulara cevap verebilir.
  8. Günlük deneyimlerini anlatır.
  9. Birbirini izleyen üç emir cümlesinde istenileni sırası ile yerine getirir.
  10. Yeni ve bilmediği kelimelerin anlamını sorar.
  11. Cümlelerinde özneye uygun fiil kullanır.
  12. Bazı sözcüklerin eş ve karşıt anlamlarını bilir.
  13. Ne zaman, neden, nasıl gibi soru sözcüklerini içeren soruları yanıtlar.
  14. Yer bildiren sözcükleri doğru ve yerinde kullanır.
  15. Cümlelerinde “çünkü, daha sonra” gibi bağlaçlar kullanır.
  16. Ev adres ve telefonunu söyleyebilir.

Çocuklarına Okul Olgunluğu Kazandırmak için Aileye Düşen Sorumluluklar Nelerdir?

Hazırbulunuşluk, çocuk, anne baba ve okul üçgeninin birlikte takip etmesi gereken bir süreçtir. Dolayısıyla bu süreçte eğitim kurumlarına ve çocuklara düşen sorumlulukların yanı sıra, anne babalara da düşen sorumluluklar vardır. Bunlar aşağıdaki gibidir:

  • Okulun programı dışında, öğretmene danışmadan, evde çocuklara okuma-yazma öğretmemelisiniz.
  • Okula hazırlığın sadece bilişsel gelişimden ibaret olmadığı ve çocuğunuzun tüm gelişim alanlarını- sosyal-duygusal, dil vb gibi-  eşit şekilde desteklemek gerektiğini unutmamalısınız.
  • Çocuğunuzu okul programını düzenli olarak takip edebilmesi konusunda desteklemelisiniz. Örneğin; çocuğun okula zamanında getirilmesi, günlük programa adaptasyonunu kolaylaştıracak ve güne daha iyi başlamasını sağlayacaktır. Ayrıca bu durum önümüzdeki sene ilkokuldaki okul saatlerine uyulmasını da kolaylaştıracaktır.
  • Çocuklarınızı diğer çocuklarla kıyaslamamalısınız. Her çocuğun gelişim süreci ayrıdır ve bireysel olarak takip edilmelidir.
  • Eğer çocuk anasınıfına devam ediyorsa ilkokul ve anaokulu karşılaştırmasını olumsuz cümleler kurarak yapmamalısınız. Örneğin, “Anaokulunda oyuncaklar var; ama ilkokulda yok .” gibi bir cümle kurmak yerine, “Anaokulunda oyuncakların vardı, ilkokulda ise kitapların olacak” gibi bir cümle kullanmak yerinde olur.

Bir çocuğun okul olgunluğu kazanmasında ailenin de bu sürece dâhil olması oldukça önemlidir. Ailenin bu sürece katılması için, sadece çocuğunun okulda ne öğrendiğini takip etmesi ve öğrendiklerini benzer uygulamalarla evde pekiştirmeye çalışması yeterli değildir. Okul öncesi dönemde çocuğu olan anne babalarda en sık gözlenen durumlardan biri; ailenin, özellikle de annelerin, çocuklarının büyüdüğünü kabul etmekte zorlanmasıdır. İyi bir okul öncesi eğitim kurumunda; çocukların yaşları büyüdükçe onlardan beklentiler de arttırılarak onların ilkokula geçmeden bağımsız, özgüveni yerinde ve kendi kendine yeten bireyler haline gelmesi hedeflenir. Fakat bu tür aşırı koruyucu tutuma sahip, çocuğunu gözünde büyütemeyen anne babaların çocukları için bu hedeflere ulaşmak daha zordur. Çünkü bu tutuma sahip anne babalar, çocukları ne kadar büyürse büyüsün, evde onların her türlü ihtiyacını hala kendileri karşılarlar. Ayrıca çocuklarının sosyal çevrelerinde de -okulda, parkta vb gibi-karşılaştıkları sorunları kendilerinin çözmesine teşvik etmek yerine, sorunlarını onlar yerine çözmeye çalışırlar. Bu tutumla yetişen çocukların da bir sorunla karşılaştıklarında onu kendileri çözmek yerine hemen anne babalarına söyledikleri ve sorunu onların çözmesini bekledikleri gözlenir. Dolayısıyla bu çocukların sorun çözme becerileri yeterince gelişememektedir ve bu çocuklar ilkokula başladıklarında zorlanmaktadır. Bu yüzden hazırbulunuşluk denildiğinde, bu sürecin sadece çocuklarla ilgili olmadığı ve anne babaların da onları bu süreçte desteklemeleri gerektiği bilinmelidir. Anne babalar, çocuklarını artık kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen bağımsız bireyler olarak yetiştirmeyi hedeflemelidirler.

Kaynakça:

  • Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programı Komisyonu tarafından hazırlanan Okul Öncesi Eğitim Programı adlı kitaptan faydalanılmıştır.
Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.