Çocuklara Kurban İbadetini Nasıl Anlatalım?

Kurban bayramının o güzel atmosferine girdiğimiz şu günlerde çoğu ailenin merak ettiği bir konuyu ele almak istedim. Çocuklara kurbanı nasıl anlatalım? Kaç yaşında anlatmak daha uygundur? Hz. İbrahim (as) kıssası hangi yaşta anlatalım ve ne kadarını anlatmalıyız? gibi sorularla boğuşmanız çok normal, çünkü anne-baba önceden ne konuşacağını planlayan, çocuğun yaşına uygun tedbirler alan kişidir.

Kurban bahsinde kilit noktalar; çocuğun yaşı, hazır bulunuşluğu, olaylara karşı tepkisi, yetiştiği kültür, yaşadığı coğrafya, yetiştiği ortam(aile) ve neyi nekadar kaldırabildiği yani duygusal yetkinliğidir. Eğer çocuğumuz yedi yaşından küçükse kurban kesim alanına götürülmemeli ve kesimini kanına şahit olmamalı. Eve gelen sakatat tarzı yani kurbanın kafası, ayakları, bacağı vs gibi canlılık belirtisi verecek uzuvlarını da görmemelidir. Çünkü bu dönem somut işlem dönemi olduğu için kurban ibadetini anlamlandıramaz. Eve gelen parçalanmış eti görebilir. Hz. İbrahim (as) kıssasını,  Hz.İbrahim ve oğlu Hz. İsmail’e (as) Allahu Teala’nın bir hediyesi şeklinde açıklamamız yeterli olacaktır. Bu yaş için uygun olan ‘kurban’ ifadesi değil, bayram kelimesine vurgu yapmak, toplumsal açıdan çocuğumuza bilgi aktarımı yapmak daha sağlıklı olacaktır. Bayram çocukta atmosfer oluşturmaktır. Mesela; odasını rengarenk balonlarla süslemek, eve gelen çocuklar için ufak hediyeler hazırlamak, bayram için en güzel kıyafetini seçmek, büyüklerin ziyaret edileceği, tüm ailenin bir araya geleceği gibi paylaşım olgusuyla bayramı işlemeliyiz.

7-12 yaş çocuklarda kesim anını görmeme şartıyla kurban bayramı anlatılabilir. Bayramdan önce kesim yerine götürülüp gezdirilmesi çocukta bayrama dair güzel bir anı oluşturacaktır. Çocuklukta yaşadığımız anılar ilerde o olgu hakkında bilgi niteliğindedir. Kurbanın sakatat ve herhangi uzvunu görmesinde bir mahsur yoktur. Hz. İbrahim Peygamber’in oğlu Hz. İsmail’i kurban ettiği kıssa anlatılırken, vurgu bıçağa değil, kesmeye değil de İsmail Peygamberin Allah’a teslimiyetine ve babasının sözünü yerine getirilmesine yapılması daha doğru olur. İsmail Peygamberin Allah’a hediye edilmek için götürüldüğünü göz ardı etmeden anlatmak çocuk ruhu için daha uygundur. Bu yaşta özellikle kurban etinin dağıtımında çocuğun dahil edilmesi, hiç et yemeyen çocukların et yiyeceği ve çocukların mutlu olacağı duygusunu geçirmek çocuğun kurban ibadetini anlamlandırmasını kolaylaştıracaktır.

12 yaş ve üzeri çocukların yani ergenliğe ulaşmış çocukların bizzat kurbanın başında bulunması, kesim anını görmesi, ailesine kesimde yardım etmesi lazımdır. Buradaki kritik nokta kız çocukları daha duygusal olduğu için duruma ve olgunluğuna bakılıp bu işlemlere dahil edilmesidir.

Tüm bunların yanında kainattaki tüm canlıların birbirine yardım ettiği, bitki ve hayvanların besin olduğu, Allah’a hediye oldukları için acı çekmedikleri, insanların vücuduna girip onları güçlendirdiği için mutlu olacakları anlatılmalıdır. Ayrıca çocuğunuz “bu koyunu kestiniz mi?” şeklinde sorular yönelttiğinde “Allah’a hediye ettik” şeklinde cevaplamak daha uygun olacaktır. Kurban kesildikten sonra “Bak bu senle gördüğümüz ya da beslediğimiz koyunun eti” demek çocuk için yıkıcı olabilir, çünkü çocuk kurbanlıkla duygusal bağ kurmuş olabilir. Çocukların alnına sürülen kanda aynı şekilde çocukta olumsuz duygu oluşturduğu için sakıncalıdır.

Çocuğu kurban ibadetine dahil ederken yaşına uygun şeyler söylemeyi, sadece o gün gelince karşınıza alıp açıklama yapmak yerine çocuğu o olgunluğa getirecek ön hazırlığı yapmamız gerekir. Peygamber kelimesini bilmeyen bir çocuğa Hz. İbrahim’i anlatmak  ya da tüm bilgiyi aynı anda vermekle hata etmiş oluruz. Bu konuyu ilmek ilmek işleyip yaşına ve duygusal olgunluğuna göre çocukta bayramların ne demek olduğu içindeki kavramları ve anlamları açıklanmalı, insanları birbirine yakınlaştırmaya vesile olan, ekonomik yetersizliği olanlara ikram niteliğinde  bir ibadet olduğu bilinci verilmelidir. Kurban bayramının hayvan katliamı olmadığı hergün beslenme adına binlerce hayvanın kesildiği anlatılarak kurban ibadeti bilinci oluşturulmalıdır.

Rabia KURUNER

Eğitimci – Yazar

Facebook Yorumları
Rabia Kuruner
Rabia Kuruner hakkında 2 makale
1986 İstanbul Şişli doğumlu olan yazarımız, Maltepe Anadolu İmam Hatip Lisesinde lise öğrenimini,İlahıyat öğrenimini 2009 yılında İstanbul'da tamamladı. Ensar Vakfı Enstitüsünde, Öncü Eğitimciler Eğitim Akademisinde ve İstanbul Tasarım Merkezinde kişisel ve mesleki anlamda gelişimine katkı sağlayacak teorik ve pratik eğitimler almış aynı zamanda erken çocukluk üzerine pedagoji eğitimini tamamlamıştır. Ensar Vakfı'nda ve çeşitli Stk'lar da öğretmen, öğretmen adayları ve ebeveynlere yönelik Oyun ve Eğlenceli Etkinlerle Din Öğretimi kapsamında “Din Öğretiminde Alternatif Eğitim Yaklaşımları Atölyesi" çalışmalarında bulunmaktadır. Özel bir anaokulunda eğitim koordinatörlüğü ve idarecilik yaparak eğitim ve öğretim alanında çalışmalarda bulunmuştur. Halen özel bir kurumda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği yapmaktadır. Yazarımız şuan Ensar Vakfı Genel Merkezi Hanımlar Komisyonu Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmakta, alanıyla ilgili çalışmalarını sürdürmekte ve sosyoloji eğitimine devam etmektedir. 'Oyun ve Eğlenceli Etkinliklerle Din Öğretimi 4-6 yaş' 'Kuran'ı Kerim Öğretiminde Ses Temelli Elif-Ba' kitabı yazarlarındandır.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz