Çocukların Geleceğe Güvenle Bakması Toplumsal Bir Sorumluluktur!

Çocuklara yönelik olarak gerçekleşen her türlü saldırı, kötü muamele ve istismar, nefretle karşılanıyor ve toplumsal bir infial yaratıyor. Ortaya konulan toplumsal duyarlılık bu alanda atılması gereken adımlara ve köklü dönüşümlere itilim sağlama potansiyeli taşıyor. Ancak bu tepkilerin daha çok duygusal zeminde kalması ve olayların artarak devam etmesi, somut adımları doğru bir yaklaşımla tartışmanın önemini ortaya koyuyor. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyerek bu konudaki düşüncelerimi paylaşmak isterim: Çocuğa yönelik şiddet ve istismar sorunu çözülebilir bir sorundur. Bu çözüm toplumsal dönüşüm ve farkındalıkla mümkündür. Bu konuda devletin, sivil toplum kuruluşlarının, ebeveynlerin ve bir bütün olarak tüm toplumun yapması gerekenler bulunmaktadır.

Çocuklarımızı saldırılar karşısından savunmasız bırakmayalım; onları eğitelim!

Saldırıların mağdurları olarak en çok korumamız ve gözetmemiz gereken, en değerli varlıklarımızı çocuklarımızı daha korunaklı ve donanımlı hale getirmeliyiz. Bunun birinci adımı eğitimdir. Çocuklarımıza güvenlik becerilerini öğretmeli ve istismardan kaçınmanın yollarını onlara göstermeliyiz. Engelli ya da tipik gelişen tüm çocuklar bunları öğrenebilirler ve öğrenmeliler. Bunu eğitim programlarımızın temel noktalarından birisi haline getirmeliyiz. Çocuklarımızın eğitimi kadar ailelerin de bu konuda bilgi ve farkındalık düzeyinin yükseltilmesi hayatidir. Bu süreçler iç içe ve birbirini güçlendiren süreçlerdir. Aile eğitimi ile “yetişkine itaat” merkezli ve bağımsız birey olmayı güçleştiren çocuk yetiştirme tarzı kırılmalı, onun yerine “çocuk hakları ve bağımsız birey olma” merkezli bir çocuk yetiştirme tarzı hâkim kılınmalıdır.

Toplumsal şiddet, gerilimli iklim ve cinsiyetçi dil şiddet eylemlerine verimli bir ortam hazırlamaktadır.

Toplumsal şiddeti tırmandıran tüm medya içerikleri, tanınmış kişilerin özellikle de siyasal/politik figürlerin konuşmalarının ve verdikleri mesajların bu anlamıyla gözden geçirilmesi gerekmektedir. Toplumsal şiddet olgusu tırmandıkça türlü sebeplerle suça meyilli olan kişilerin bunlardan etkilenmeleri daha yoğun olacaktır. Andığımız olaylardaki faillerin böylesi kişilikler arasından çıkma ihtimali oldukça yüksektir.

Çocuklar, kadınlar, eşcinseller, engelliler ve hatta hayvanlara yönelik saldırıların önemli bir bölümü cinsel yönelimlidir. Suça meyilli ya da sapkın kişiliklerin her toplum ve toplumsal yapı içerisinden çıkma ihtimali bulunmaktadır. Ancak cinselliğin bir pazarlama öğesi olarak kullanılması, basit gıda maddelerinin bile cinsel çağrışımlar yapılarak şatışa sunulması, taciz-tecavüz haberlerinin bile kadın bedenini teşhir edecek görseller eşliğinde verilmesi, cinsiyetçi hakaret ve konuşmaların yaygın ve tanınmış kişilerce yoğun olarak kullanılması gibi toplumsal yaşamın her noktasında gözlemlenen yanlışlıklar bu kişiliklerin artmasına ve cesaret kazanmasına zemin oluşturulabileceği söylenebilir.

Bataklığı kurutarak mücadele toplumsal bilinçlenme ile mümkün olur!

Toplumsal olarak yapılması gereken birçok şeyin ve alınması gereken birçok önlemin bulunmasına rağmen konunun idam ve cezalandırma merkezinde tartışılmasının bundan sonra yaşanabilecek acı olaylara çare olabileceği kanaatinde değiliz. Bu suçu işleyen kişilerin yakalanarak ceza göreceklerini düşünmedikleri bilinen bir gerçektir. Bu durumda cezalandırmanın türü değil faillerin bir an önce yakalanarak mahkemeye çıkartılması caydırıcılık açısından çok daha önemlidir. Öte yandan bu konu tartışmanın esas konuşulması gerekenlere bir perde görevi görerek bataklığı kurutmak yerine sineklerle uğraşmamıza neden olmaktadır. Temel konu bu saldırılara zemin sunan bataklığın kurutulmasıdır.

Sonuç olarak: Çocuğa yönelik şiddet ve istismar çözülebilir bir sorundur. Ancak bu çözüm toplumsal dönüşüm ve farkındalıkla mümkündür. Eğitimciler, aileler ve STK’lar olarak bizler de bu süreçlerde üzerimize düşenleri son noktasına kadar yapmakla mükellefiz.

Bora Akdemir

Engelsiz Düşler Derneği Başkanı

Facebook Yorumları
Bora Akdemir
Bora Akdemir hakkında 4 makale
Özel Eğitim uzmanı ve öğretmeni. Bu alanda lisans, yüksek lisans derecesi var ve doktora eğitimine devam ediyor. Kaynaştırma, bütünleştirme, cinsel eğitim, öğretmen yetiştirme ve engelli istihdamı konularında ağırlıklı olarak çalışıyor. Engelsiz Düşler Derneği kurucu başkanıdır.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.