Çocukların İnanç Dünyasına Kapı Aralamak

 

“Çocuklara Allah’ı anlatmak güç değildir. Güç olan, nasıl ve ne şekilde anlatılacağıdır.” (Ahmet Şahin)

 

Okul öncesi ve son çocukluk dönemi diye tabir ettiğimiz 7-11 yaş, somut düşünme dönemidir. Bu dönemde çocuklar soyut kavramları somutlaştırma ihtiyacı hissederler. Mesela bir çocuğun “Beni ne kadar seviyorsun?” sorusuna, kollarını iki yana açarak sevgisinin kocaman olduğunu göstermesi bu dönemin özelliklerine bir örnektir.

Peki var olan sevgisini somutlaştırabilmek için kollarını iki yana açan çocuğun yaratıcısını nasıl tanımasını sağlayabiliriz? Allah’ı nasıl anlatmalı, doğru bir dini eğitim vermek için neler yapabiliriz? Biraz bunlardan bahsedelim..

Sevgili Peygamberimizin de dediği gibi din duygusu öz yaratılışımızda vardır. Var olan dini duygu, diğer gelişim özellikleri gibi günler, aylar, yıllar geçtikçe gelişir ve olgunluğa erişir. Çocuğun kulağına okunan ezan, uyutulurken seslendirilen dini içerikli ninniler bu gelişimin bir vesiledir.[1] Bazı araştırmacı ve eğitimciler iki yaşın çocuk eğitiminde önemli bir dönüm noktası olduğunu söylerler ve bu dönemin “saadet dönemi” olduğuna dikkat çekerler.[2] Yaş ilerledikçe çocuğun dil, davranış, duygu ve düşüncelerine paralel olarak dini duygu ve düşüncesi de gelişir. Mesela 4 yaş çocuğuna “Allah hakkında ne biliyorsun?” diye sorulduğunda “Allah bulutlar kadar büyüktür.” cevabını verirken, 6 yaş çocuğu aynı soruyu “Allah çok büyük, beyaz sakallı, beyaz elbisesi var.” şeklinde cevaplayabilir.[3] İki örnekte de çocukların soyut kavramı somutlaştırarak dile getirdiklerini görüyoruz. Çocukların bu tarz söylemleri bizleri endişelendirmesin, verdikleri cevapların hepsi gelişimsel ve geçici tasavvurlar. Çocukların anlayacağı şekilde konuşabilmek için dönemsel özelliklerini bilmemizde fayda var. Çocuklarımızın yaş seviyesine göre oyun, etkinlik, ilahi ya da hikayelerden faydalanarak Yaratıcısını tanımasını sağlayabiliriz. Şimdi gelelim Allah’ın varlığını çocuklarımıza nasıl anlatacağımıza dair örneklere…

İlk örneğimiz çay-şeker etkinliği olsun..

Malzemelerimiz:

Ilık su, çay bardağı, 1 adet küp şeker ve çay kaşığı.

Çocuğumuzu karşımıza alalım, biraz oradan buradan sohbet edelim. Sohbet, istediğimiz kıvama gelince de suyumuzu bardağa boşaltmaya başlayalım. Hmm, çocuğun dikkatini çekmeye başladık galiba. O sırada “Bizi kim yarattı, hiç düşündün mü?”  sorusunu yöneltelim, çocukların cevabı aldıkları dini eğitime göre değişiklik gösterse de her çocuk mutlaka “Allah” cevabını verecektir. “Ama göremiyoruz, acaba nerede?” derken bardağımızın içine şekerimizi atıp karıştırmaya başlayalım. Çocuğunuz ne yaptığınızı anlamaya çalışacaktır. “Ayşe, bu bardağın içindeki şekeri görebiliyor musun?” alacağınız cevap bellidir “Hayır anne.”, “Ama sen de gördün, daha şimdi şekeri içine attım.” diyerek asıl meselemize giriş yapıp, başlayalım anlatmaya.. “Bazen görmesek de bazı şeylerin varlığını kabul ederiz, yok saymayız. Mesela nefesimiz, sevgimiz, korkumuz.. Bunları görmüyoruz ama var olduklarını biliyoruz. Aynı şekilde bizi yaratan Rabbimiz, gözümüzle görmüyoruz ama varlığına inanıyoruz.” şeklinde çocukların dilinden ama konunun ciddiyetinden sapmadan konuşmalarımıza devam edip zihinlerini şekillendirebiliriz.

İkinci örnek olarak tefekkür etkinliği yapabiliriz;

Çocuğumuzla birlikte bir yürüyüşe çıkalım.. Ama gezimizin bir kuralı olsun; gördüğümüz ve hoşumuza giden şeyleri o an orada dile getirip birbirimize paylaşmak. Ağaç yapraklarının aynı renklerde ama farklı tonlarda olması, güneşin ısıtan ama yakmayan sıcaklığı, çiçeklerin görmediğimiz ama hissettiğimiz kokusu, vb. güzelliklerden bahsederek çocuğumuzun düşüncelerine yön verebilir ya da kendimizi tamamen ona bırakabiliriz.. Gördüğümüz tüm güzelliklerin var olabilmeleri için bir Yaratıcıya ihtiyaç duyduğunu, bu Yaratıcının da yarattıklarından çok daha üstün bir güzelliğe sahip olduğundan bahsederek Allah’ın varlığından, birliğinden ve sıfatlarından bahsedebiliriz.

Son olarak, çocuklarınız bu yolculuklarında sizlere çeşitli sorularla geleceklerdir. Bizlere düşen de onların sorularına “onlar gibi” samimi cevaplar vermek ve rahatça soru sormalarını sağlamaktır. Çocuklarımıza vermek istediğimiz şeyin Allah korkusu mu yoksa Allah sevgisi mi olduğunu iyi düşünüp ona göre hareket etmeliyiz. Ağzımızdan çıkan her söz, onun eğitimine koyduğumuz bir tuğladır.

 

Niyetler hayr, akıbetler hayr ola.

Selam ve dua ile.

 

Kaynakça

[1] ÖCAL Mustafa, Okulöncesi ve İlköğretim Çağı Çocuklarının Allah Tasavvurları Üzerine Bir Araştırma”, 13/2 (2004) s.62.

[2] Bk. Bertrand Russel, Terbiyeye Dair (Çev. Hamit Dereli), Ankara, 1964, sh. 77; Ayrıca bk. Sandström, C. I., Çocuk ve Gençlik Psikolojisi (Çev. Refia Uğurel Şemin), İstanbul, 1982, sh. 21 vd.; Dalat, Ziya, Çocuk ve Genç Ruhu, Ankara, 1955, II. baskı, sh. 63 vd.; Jersıld, Arthur T., Çocuk Psikolojisi (Çev. Gülseren Günçe), Ankara, 1979, sh. 10 vd.; Sorenson, Herbert, Eğitim Psikolojisi (Çev. Gültekin Yazgan), İstanbul, 1975, 2. vd.; Pernoud, Laurence, Çocuğumu Büyütüyorum (Çev. Koray Denizyaran), İstanbul, 1975, II. baskı, sh. 319. vd.

[3] ÖCAL, age, 64, 67.

Facebook Yorumları
Melike Müftüoğlu hakkında 1 makale
Eğitimci, Eğitsel Oyun Yazarı, Eğitim Lideri

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz