Eğitimdeki “NET”sizlik Sorun mu, Gizem mi?

8 Haziran 2018’den itibaren okulların tatil olmasıyla on sekiz milyon öğrenci yaz tatilinin tadını çıkarmaktadır. Tabi bir milyona yakın öğretmen de bu tatilin paydaşlarından biridir. Her ne kadar üç ay olmasa da öyle bilinen ve herkesin diline sakız yaptığı tatil sürecinin son ayına girmiş bulunmaktayız. Herkesin tatil havasında olduğu sanılsa da işler pek öyle görünmüyor.  Bugünlerde birçok sitede KPSS ve üniversite sınavında yapılan daha doğrusu yapılamayan netlere yer verildiğini görmekteyim. Bazısı günah keçisi ararken (az da olsa) bazısı da mantıklı ve makul eleştiriler getirmektedir. Ülkemizin eğitim sorunu sadece yakın zamanda oluşan ya da yakın zamanda patlak veren bir konu değildir. Aksine çoook uzun zaman öncesinden sinyallerini vermesine rağmen günü kurtaracak çözümlerle yola devam etmeyi tercih ettiğimiz için bu durumdayız. Zaten sizler de net ortalamalarını görmüşsünüzdür. Son üç yılda yapılmış olan sınavlarda Türkçe netlerindeki azalma ile sayısal alandaki azalmanın ilişkili olduğuna dikkatinizi çekmek istiyorum. Nitekim dil, kişinin sınırlarıdır, potansiyelidir. Dile hâkim olan kendine, geleceğe hâkim olur.  Bu yıl üniversite sınavına 2.2 milyon kişi girmiş olup yalnızca bir kişi tam (500) puan almıştır. Eğitimimizdeki bu sonuç tesadüf olmayıp birçok değişkenle ilişkilidir.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) 2017 verilerine göre Türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86’ncı sırada yer almaktadır. Okuma süreleri gibi teknik veriler ise OECD ve bağımsız araştırma kuruluşları tarafından yapılan araştırmalarla tespit edilmektedir. Bu bağlamda, 2018 araştırmasına göre ülkelerin haftalık ortalama kitap okuma süresi 6 saat 50 dakika olarak tespit edilmiştir.  Ülkemizde yetişkin bir bireyin haftalık kitap okumaya ayırdığı süre ise, 5 saatin biraz üzerindedir. Dünya ortalamasının altında kalmak ve listede ortalarda bir yer bulmak bizler için oldukça üzücü bir durum. Ayrıca, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Gaziantep’te bu yıl 4’üncüsü yapılan Kitap Fuarı’nın açılış töreninde, Türkiye’de kitap okuma oranının binde 1 olduğunu ifade etmiştir. Bunun yanında Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı tarafından yayınlanan Dünya Mutluluk Raporu’na göre Türkiye mutluluk sıralamasında 156 ülke içinde 74 sırada yer alıyor. 2012’ de ise 36. Sırada yer alıyorken geçen 6 yılın bizim pek de lehimize geçmediği görülmektedir.

Meşhur dilbilimci Noam Chomsky, bilgisizliğimizin sorunlar ve gizemler diye ikiye ayrılabileceğini ifade etmiştir. Bir sorunla karşılaştığımızda, onun çözümünü bilemeyebiliriz, ama belli bir anlayışımız vardır, bilgimiz artar ve ne aradığımızı belli belirsiz biliriz. Fakat bir gizemle karşılaşınca, tek yapabileceğimiz şaşkınlık ve hayretle bakmak, ona ilişkin bir açıklamanın neye benzediğini hayal bile edememektir.

Bu sorunlar bizim için bir gizem değilse sizce de çözümü için çok beklemedik mi?

Kaynak:

Pinker, Steven. (2017). Zihin Nasıl Çalışır. İstanbul: Alfa.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-43405628

https://www.cnnturk.com/dunya/dw/unesco-turkiye-kitap-okuma-oraninda-86inci-sirada

https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/mehmet-simsek-turkiyede-kitap-okuma-orani-binde-1-2377565/

https://www.tercihiniyap.net/haber/ulkelere-gore-kitap-okuma-oranlari-2018

Facebook Yorumları
Zehra Topal Altındiş hakkında 3 makale
Öğretmen çocuğu olduğu için ilk ve orta öğrenimini Türkiye’nin farklı bölgelerindeki okullarda tamamladı. Lisans Eğitimini Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği' nde, yüksek lisans eğitimini Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Türkçe Eğitimi Bilim Dalı'nda yaptı. Eğitim alanında sunulan ulusal ve uluslararası çok sayıda bildirisi ve makalesi bulunmakta olup meslek hayatına Kadıköy Bilim ve Sanat Merkezi' nde Sınıf Öğretmeni olarak devam etmektedir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.