Facebook Görgü Kuralları

İnsanlar arası ilişkileri düzenleyen görgü kuralları, sanal hayata taşınmakla birlikte sosyal medyada da önemli bir ihtiyaç haline geldi. Bu nedenle bu hafta bu konuda birkaç hususa değinmek istedim.

Her şeyden önce sanal hayatta yalnız değiliz. Facebook’ta başkaları da var ve onlar da bizim gibi kendilerini ifade etmek istiyorlar. Sadece kendi paylaşımlarımıza ilgi ve alaka gösterilmesini beklemek doğru değildir. Biz de başkalarının beğendiğimiz paylaşımlarına beğeni ve yorum yapabilmeliyiz. Ayrıca yüksek sesle konuşulmaz, bundan kastım çok sık ilgisiz paylaşımlar yapıp arkadaşlarımızı sıkmamalıyız.

Sosyal medyada arkadaşlık ilişkileri de önemlidir. Örneğin küçükler büyüklere arkadaşlık isteği gönderir. Bu büyükler arkadaşlık isteği gönderemez demek değildir. Fakat tanıdığınız bir büyüğünüzü görüyorsanız siz ondan önce davranınız. Başkasının özgün söz ve paylaşımlarını izinsiz kaynak göstermeden kullanmak çok ayıptır. Bunun yerine kaynak göstererek paylaşmayı tercih etmeliyiz. Sosyal medyada büyüklere saygılı olunur. Karşıdan karşıya geçmekte zorlanan yaşlıların karşıya geçmesine yardımcı olunur. Karşıya geçmek istemiyorsa geçmesi için fazla ısrar edilmez! Hasta olanlara “geçmiş olsun” denilir. Başarılı olan ve mutluluğunu paylaşmak isteyen arkadaşların bu mutluluklarına ortak olunur. Siyasi içerikli paylaşımlar yapılırken kendimiz gibi düşünmeyenleri aşağılayan ve küçük düşüren hakaret ve küfür yapılmaz.

Espri ve mizah yaparken başkalarının özel durumlarını göz önüne alarak yapmalıyız. İnsanların hiç aklımıza gelmeyecek farklı problemleri ve hastalıkları olabiliyor. Hatta farkında olmadan onları rahatsız eden üzücü hadiseleri hatırlatmış olabiliyoruz. Bu nedenle yazdığımız her söz ve paylaşım için azami dikkat göstermek gerekmektedir. Buna rağmen yine de üzülenler ve kızabilenler olacaktır. Bu tür durumlarda da “özür dilemeyi” önemli bir görgü kuralı olarak not etmeliyiz. Bazen de teşekkür etmekten kaçınmamalıyız. Çünkü bu tür nezaket içerikli ve güven veren bir üslup iletişim becerilerimizi geliştirirken insanlar arası güveni de pekiştirmektedir.

Çocuklarınızı çok seviyorsunuz ve onlarla ilgili her şeyi paylaşmak istiyorsunuz. Fakat çocuğu olmayan insanları da düşünmeliyiz. Ve insanlar sizin çocuklarınızı çok da merak etmiyorlardır. İyi olduklarını bilmeleri yeterlidir aslında. Hatta çocuklarla ilgili paylaşımlar yapılırken onlardan izin almayı da unutmamalıyız. Bu nedenle sabah akşam çocuklarımızla ilgili yazılar paylaşmak da görgü kuralı ihlalidir. Ya da eşinizle çok mutlusunuzdur fakat sizin kadar mutlu olamayan, geçim derdi vb sorunları olan evli çiftleri de düşünerek ölçülü paylaşımlar yapılmalıdır. Bunun yanında sürekli yemek yediğiniz yerlerden resimler paylaşıp yer bildirimlerinde bulunmak da ciddi bir sorundur. Çünkü sizin kadar varlıklı olmayan insanların gıpta etmesine belki de kıskanmasına neden olmaktan da kaçınmalıyız.

Bu örnekleri çoğaltmak ve daha da netleştirmek için biraz daha zamana ihtiyacımız var. Çünkü bu yeni bir konu ve zamanla daha yerleşecektir. Ben bu yazıyı zaten saymıyorum! Zamanım daraldığı için şimdilik bu kadar… Selam ve dua ile.

Facebook Yorumları
Kerim Candan
Kerim Candan hakkında 24 makale
İlk, orta ve üniversite öğrenimini Konya’da tamamladı. 2002 yılında Selçuk Üniversitesi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünden mezun oldu. Sırasıyla Beyşehir Bahçelievler Kasapoğlu İlköğretim Okulu ve Bozkır Lisesinde Psikolojik danışman ve Rehberlik Öğretmeni olarak görev yaptı. Vatani görevini 2005 yılında Siirt 3 üncü Komando Tugayı Rehberlik Danışma Merkezinde Sağlık Teğmen olarak tamamladı. Halen, Meram Rehberlik Araştırma Merkezinde Özel Eğitim Bölümünde görev yapmaktadır. Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Bölümü PDR Ana Bilim Dalında yüksek lisans programında Ortaokul Öğrencilerinde Sosyal Duygusal Öğrenme Becerileri üzerine tez çalışmasına devam etmektedir. Çocuk gelişim ve zekâ testleri uygulayıcı eğitimi, Aile Eğitimi gibi seminer ve kurslara katılmıştır. Konya İl Emniyet Müdürlüğünün “Toplum ve Güvenlik Güçlerinin iletişimi” temalı AB projesinde görev almış ve çeşitli Avrupa Ülkelerine proje ve çalışma ziyaretlerinde bulunmuştur. Evli ve 3 çocuk babası olan Candan, ilk olarak Bozkır Postası gazetesinde yazarlığa başlamış olup, sonrasında da, Konya Hâkimiyet Gazetesinde, aile, toplum, eğitim ve çocuk psikolojisi üzerine pazartesi günleri köşe yazıları yazmaktadır. “Ebeveyn Notları” ve "Kendime Rağmen Ben" adlı yayınlanmış kitapları bulunmaktadır.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz