Gençler Bizden Ne İstiyor? 

Gençlik ve Spor Bayramları’nın klasik beklentileriydi; çocuklar ve gençlerden çok şey bekleriz.Tabi ki vatanı emanet edeceğimiz yegane kuşak onlar…

Beklentilerimiz büyük ama acaba biz onlara neler veriyoruz, onlar bizden neler bekliyorlar.

Herşeyden önce son yıllarda çocuklarımız ve gençlerimizin psikolojik ve sosyal durumlarının bozulduğundan şikayet ediyor çoğunlukla danışman desteği alıyoruz. Bu yapılan akademik anketlerle ve araştırmalarla sık sık gündeme geliyor. Gençlerdeki teknoloji ve madde bağımlılığı, ciddi nevrotik rahatsızlıklar konunun hiç de hafife alınamayacağını gösteriyor.

Yapılan bir araştırmada çıkan sonuçlardan herhalde en ürkütücü olanları; çocukların en çok korktukları şeyin “Kapsama alanı dışında kalmak” ve “Hiçbir şeyden sorumlu olmadıkları” nı belirtmeleri oldu. Bir de yeni bir kavramla tanıştık: Zorba… Medyada bile kampanyaları başlatılan,vünlülerin çıkıp çocuk ve gençleri uyardıkları, ”Zorba olma, kanka ol!” sloganları ile dikkat çeken olayları hayretle seyrediyoruz.

Tabii bu duruma kolay gelinmedi; Cüceloğlu Hoca’nın yıllardır bahsettiği “Mış gibi yaşamak”, onlara örnek olmak yerine sürekli nasihat etmemiz, vakitlerini bizden çok bilgisayarları, cep telefonları ile geçirmeleri sorunun önde gelen sebeplerinden… Aslında bu bir tez konusu olacak kadar büyük bir sorun, teknoloji ile maruz kaldıkları gizli mesajlar ve 25. Kare boyutu ayrı bir dert.

Öğrencilerin, öğretmenlerin ve medyanın dilinde dolaşan zorba olmamaları konusu da diğer sıkıntılar gibi kısa sürede oluşan hastalıklı durumlardan değil… Yıllardır suça yönelmiş çocuklar ve gençler üzerine yürütülen çalışmalarda; ailenin ilgisizliği ya da parçalanmışlığı, kentsel göç, gencin maruz kaldığı bedensel ve psikolojik travmalar süreci etkiliyor. Özellikle bu tür vakalar üzerinde yapılan araştırmalarda ortaya çıkan nedenlerin başında gencin ilgisiz ve sevgisiz bir ortamda büyüdüğü, kendisine sevgi vadeden kişilerin isteklerine yoğunlaştığı, medyadaki maddi özenti ve bunu kullanan kişi yada gruplar tarafından iyi niyeti sömürülerek suça itildiği belirtiliyor

Bu konuda aileler, çocuklarına her türlü imkanı verdikleri halde onların sorumsuz davranmalarından ve hatta suça yönelmelerinden yakınıyor ve bu sonucu kabul edemiyorlar. Uzmanlar ise insanın en temel ihtiyaçlarından olan sevme sevilme ihtiyacının maddi olanaklar, oyuncaklar, cep telefonları, PC gibi somut şeylerle geçiştirilemeyeceğini vurguluyorlar.

En kısa şekilde verilecek bir örnek herhalde bu hususu özetleyecektir.

Bir vaka kaydında, üniversite öğrencisi bir genç kızımız kendisini evlenme vaadiyle kandıran ve sonra da arkadaşlarına pazarlayan arkadaşını sonuna kadar savunup ”Ona karışmayın, O beni çok seviyor…” demesi bizi gerçekten zorbalığın geldiği noktada derin derin düşündürmeli sanırım… (Örnek:H.Yılmaz_Suçlu Çocuk Yoktur.)

Yani gençler bizden her şeyden önce sevgi ve ilgi istiyorlar, onlara vakit ayırmamızı, iyi örnek olmamızı bekliyorlar. Yetişkinlerin belki de en çok gözardı ettikleri husus onların ayrı  bir kişilik olmaları ve örnek aldıkları ebeveynlerin davranışlarının geliştirdikleri kişilik ve karakterleri üzerinde çok büyük etkisi olması…

Yetişkinin “Mış gibi” davranması, verilen sözlerin yerine getirilmemesi, sevginin belli edilmemesi, dengesiz davranılması zaten başı dumanlı olan gençleri zorbalığa iten en büyük sebeplerden birkaçı…

Sözün özü, her şeyden önce bize emanet olan, aynı zamanda da geleceği emanet edeceğimiz tek umudumuz çocuk ve gençlerimize vereceğimiz en iyi nasihat her konuda iyi örnek olmamızdır. Karşılaşacakları zorbalıklara, olumsuzluklara tek ilacımız şartsız sevgimizdir.

Her günlerinin kalpleri gibi saf ve pırıl pırıl geçmesi dileğiyle…

Gamze TEKEŞ

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.