Gençlerin Mesleki Yönelimleri, Mesleklerde Popülarizm ve Mesleki Kalite İlişkisi

Türkiye toplumunun en önemli sorunlarından biri şüphesiz düşünen sorgulayan bireylerin azınlığıdır. Bu durum maalesef ülke gençlerinin mesleki tercihlerine yansımaktadır. Gençlerin beyni televizyon dizilerindeki farklı meslek gruplarından kişilerin zengin ve lüks yaşamlarıyla aldatılmakta, instagram, facebook, snapchat gibi sosyal medya hastalıkları ile yorulmaktadır. Kitap okumayı ya bir instagram fotoğrafı karesi için ya da sadece best seller kitapların daha “iyi kitaplar” olduğunu düşündüğü için okuyan yani kendi isteklerini, yaşam tarzını, hayallerini ve hedeflerini başkalarınınkilere benzetmeye çalışan gençler tüm bu davranışlarını maalesef geleceğini şekillendirecek mesleği tercih ederken de yapıyor…

Araştırmalar gösteriyor ki ülkemizde gençlerin meslekler ile ilgili merakı, bilgi arayışı ve algıları 9. sınıftan (Lise 1) itibaren başlıyor. Yani ülkemizde gençler gelecekte sahip olabilecekleri meslek hakkındaki kararlarını lise dönemindeki 3-4 yıl içerisinde veriyorlar. 40 yıl boyunca sürdürülecek bu meslek ile ilgili böyle önemli bir kararı yalnızca 3-4 yıl içerisinde vermeleri tabi ki gençlerimizin hatası değil. Burada en başta eğitim sisteminin, alışılmış düzenin ve ailenin etkisinin payı olukça büyüktür.

Gençler mesleki tercih kararlarını sığdırdıkları bu 3-4 yıllık süre doğru mesleği tercih edebilmelerine yeterli oluyor mu? Cevabı sizler de biliyorsunuz…

Üniversitelerimizde lisans ve ön lisans programlarında 1000’den fazla program bulunuyor. Bu programların %30’unun ismi farklı olsa kariyer yolu, iş bulma olanakları oldukça benzer. Bölüm değil Meslek konuştuğumuz için ülkemizdeki bu kadar sayıdaki mesleği bu 3-4 yılda araştırmak neredeyse imkânsız… Araştırmak diye tabir ettiğimiz aksiyon sadece okumak değil, yaşamak, sormak, fikir almak, deneyimlemek… Bu nedendir ki mesleki yönelimler için daha geniş zamanlara ve doğru yönlendirmelere ihtiyaç vardır. Biz biliyoruz ki bir mesleği tercih ederken bu mesleğe aday olan kişinin kişisel özellikleri, becerileri, yetkinlikleri, yaşam tarzı, iletişim gücü vb. gibi birçok faktörün değerlendirilmesi ve en önemlisi mesleğin deneyimlendirilmesi gerekmektedir.

2012’de Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yaptığı araştırmanın sonucuna göre 2013 yılında meslekî ve teknik becerilere orta ölçekli firmalarda %61,8, küçük ve büyük ölçekli firmalarda ortalama %56,5 ve mikro ölçekli firmalarda %53,4 oranında ihtiyaç olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçları ve iş piyasası ihtiyaçları değerlendirildiğinde günümüzde eleştirel düşünme, karar alma, problem çözme, işbirlikçi çalışma, iletişim becerileri, yönetim/liderlik becerileri, yabancı dil ve yenilikçilik gibi becerilere yönelik ihtiyaç da giderek artmaktadır (MEB, 2013)

Yurt dışında gençlere mesleki yönelim desteği nasıl sağlanıyor?

Avrupa ülkeleri, mesleki rehberliğin koordinasyonunu sağlamak amacıyla ortak bir platformda rehberlikteki aktörler ve paydaşları bir araya getirerek ulusal forumlar ve benzer politika koordinasyon mekanizmalarının oluşturmaktadır. Örneğin Litvanya’da, Ulusal Kariyer Rehberlik Konseyi, ulusal kariyer rehberlik stratejisinin seyrini ve ulusal kariyer rehberlik hizmetlerinin gelecekteki gelişimini gözden geçirmektedir. Danimarka’da Eğitimsel ve Mesleki Rehberlik Ulusal Diyalog Forumu düzenli olarak kilit politik konularda tartışmaları ve yansımaları tetiklemek için konferanslar ve seminerler düzenlemektedir. İngiltere mesleki rehberlik hizmetlerini koordine etmek için ulusal bir yönetim kurulu oluşturmuştur. Lüksemburg, mesleki rehberlik hizmetlerinin stratejik planlarını geliştirmek için bazı adımlar bildirmiştir ve Polonya mesleki rehberlik için temel paydaşları kapsayan hükümet dışı ulusal bir forum oluşturmuştur (OECD, 2003).

Avrupa ülkelerinde zorunlu eğitim kapsamında kesintisiz eğitim yapan ülkelerin yanında kesintili eğitim yapan ülkeler de bulunmaktadır. Bu ülkelerde genellikle zorunlu eğitimin orta kısmında mesleki yönlendirmeler yapılmaktadır. Zorunlu eğitim kapsamında öğrencilerin karşısına iki seçenek çıkmaktadır; genel ve mesleki eğitim. Bunların yanı sıra incelenen ülkelerde zorunlu eğitim kapsamında yönlendirme yapan ülkelerde Almanya, Belçika, Hollanda, Macaristan, Portekiz, Romanya, Slovakya gibi ülkelerde okul-iş yeri işbirliğiyle çıraklık uygulaması bulunmaktadır. Avrupa ülkelerinde zorunlu eğitim kapsamında müfredata dahil olarak veya müfredat dışında öğrencilerin meslekleri tanımalarını sağlamak ve meslek seçimlerini kolaylaştırmak için mesleki eğitim dersleri uygulanmaktadır.

Kariyer geliştirme ile ilgili konuların ortaöğretim öncesinde müfredata eklenmesi önemlidir. Ancak okullarda, mesleki rehberlik çoğunlukla müfredatın zorunlu bir parçası değildir. Mesleki gelişim programının zorunlu olmasa bile en az 9. Sınıfta başlayıp 12. sınıfa kadar sürmesi gerekmektedir (Manitoba, 2004). Bazı ülkelerde mesleki rehberlik zorunlu ya da müfredatta olmamasına rağmen; müfredat çerçevesinde seçimlik öğe olarak yer almaktadır (Dabula ve Makura, 2013).

Mesleki Popülarizm

2016 ÖSYS’de en çok tercih edilen örgün öğretim programları aşağıdaki gibidir. Görüldüğü üzere açıkça söylenebilir ki; ülkemizde sağlık programlarına ve popüler olarak bilinen diğer programlar en çok tercih edilen programlar olmaktadır.

Bu tablodaki ilk 10’daki bölümler incelendiğin sınava giren ve tercih elde etmiş adaylardan toplamda 1.182.090 kez sağlık bölümleri, 1.042.574 kez branş dışı öğretmenlikler tercih edilmiştir. Yine Hukuk Fakültesi ve Tıp en çok tercih edilen bölümler arasında yer alıyor. Bunun nedeni bu kadar adayın aynı yeterliliklere ve becerililere sahip olması olmadığını biliyoruz. Bu yönelimin nedenleri arasında, iş bulma kolaylığı, mesleki saygınlık, yüksek gelir, prestij gibi nedenler yer alıyor. Ancak bu nedenlerin hiç biri o mesleği doğru bir şekilde icra edebilmek için yeterli değildir. Bu mesleklerin tercih edilmelerinin ana sebebinin mesleğin popülerliği olduğunu rahatlıkla varsayabiliriz.

Popülarizmin Mesleki Kaliteye Etkisi

Popülarizm dışındaki hiçbir etkene dikkat etmeden meslekleri tercih eden gençlere geleceğimizi emanet ediyoruz… Ne yazık ki. Tabi ki tüm gençlerden bahsetmiyoruz. Ama büyük çoğunluğu…

Televizyonda jiplere binen, villalarda yaşayan avukatlar, inanılmaz eğlenceli ve hareketli bir ortamda insanların hayatlarını kurtaran doktorlar, büyük plazalarda prestij balonuyla şişirilen iş adamları, iş kadınları, Gökdelenler, büyük binalar inşa eden kürk mantolu mühendisler…

Gerçek dünya böyle mi? Avukat olup bir büro açtıktan sonra iş bekleyen hukukçular, hastanelerde gecesi gündüzüne karışan, bin bir türlü hastayla uğraşan yorgun doktorlar, hemşireler (çoğunluğunun yüzü asık..), üstleri tarafından sürekli aşağılanan, baskı altında ezilen plaza çalışanları, iş bulamayan ya da ufak tefek işlerle hayatını idame ettirmeye çalışan mühendisler var ülkemizde… Neden peki? Popülerizmin etkisiyle tercih edilmiş, kişiye uygun olmayan meslekler nedeniyle… İletişimi çok güçlü rekabet etmek için yaratılmış bir insanın masa başı işinde olması kadar verimsiz bir mesleki tercih olabilir mi? Ya da çizim yeteneği ve hayal gücü çok güçlü birinin Mimarlık yerine İnsan Kaynakları Uzmanı olarak çalışması… Yanlış tercih çok büyük şeylere mal olabiliyor…

Peki, gençlerin bu popülarizm algısıyla tercih ettikleri bölümlerden mezun olduktan sonra icra ettikleri meslekteki başarıları ne kadar ölçülebiliyor? İş bulma, prestij ya da saygınlık kazanmak amacıyla tercih ettikleri mesleklerde gerçekten mutlu ve başarılılar mı?

Geleceği düşünelim, bu gençlerin bu meslekleri icra ettiğini…

  • Sadece iş bulma kaygısı ile Hukuk Fakültesi okuyan ve bu mesleği icra eden kişiye sizi temsil etmesi için ne kadar güvenebilirsiniz?
  • Dolgun maaş alacağını düşünerek Tıp okuyan birisine sağlığınızı emanet ederken düşünmez misiniz?
  • Diğer branşlara göre atanması kolay diye bir öğretmenlik programı okuyan öğretmene çocuğunuzu emanet ederken tedirgin olmaz mısınız?
  • Sırf aile mesleği diye mühendis olan birine evinizi yapması için para öderken bu meslekte ne kadar mutlu olduğunu sormanız gerekmez mi?
  • Aile zoru ile ilahiyat okuyan birisine dini inançlarınızı nasıl emanet edersiniz?
  • Sevgilisi anestezi okuduğu için kendisi de bu bölümü okuyan kişiye ameliyat masasına yatarken sana nasıl güvenirim diye sormaz mısınız?
  • Çok iyi bilgisayar oyunu oynayan gencin bilgisayar mühendisi olup size uygun bir yazılım yaparken umduğunu bulamadığı gerçeğini görebilir misiniz?

İşte Bu Yüzden Mesleki Yönlendirmenin Doğru Yapılması Çok Önemli…

Burada sadece bir gencin geleceğinden bahsetmiyoruz. Resim görünenden daha büyük, buz dağı misali. Burada ülkenin geleceğinden bahsediyoruz. İşini seven, o işi yapabilmek için becerisi olan, her sabah o işe giderken gözleri parlayan, mesleki etiğe sahip, kendini sürekli geliştiren, mesleği sürekli geliştiren ve katkı sağlayan, kendisiyle sürekli yarışan meslek sahipleri bu ülkeyi kalkındıracaktır. Pazartesi günlerini eziyet günü, Cuma günlerini bayram günü sanmak ne kadar acıklıdır ki işini sevmeyen ve başka bir yerde olmak isteyenlerin her hafta yaşadıkları bir hikayedir.

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.