Hayal Et, İnan ve Başar

Karanlık ile mücadele etmeyen aydınlığı,
Zorluk ile mücadele etmeyen kolaylığı,
Sıkıntı ile mücadele etmeyen mutluluğu göremez…

Bugün hayatınızda hayallerin ve bunlara ulaşarak başarmanın nasıl bir yol olduğunu konuşmak istiyorum yukarıdaki sözde de olduğu gibi. Bunları sevdiğim oyuncu, yapımcı ve yönetmen olan Aamir Khan ın birkaç filminden alıntılar yaparak anlatmak istiyorum. Tabi ki yazımla beraber bu filmleri izlemenizi şiddetle de tavsiye ederim.

İnsanlar hayatlarında hep bir şeyler isterler. Kimi bunları kendi için kimi çevresi için kimi de düzen buna zorladığı için yapar. Tabi ki bunların içinde en başarılı olan istediğini yapandır. Çünkü istediği şeye ulaşmak isteyen insan büyük bir iç motivasyonla çalışır. İster, didinir, tüm zorluklara göğüs gerer, belki de herkesi karşına alır ve başarır. Çünkü inanmıştır. Diğerlerinin bazıları başarır bazıları ise tabi ki başaramaz. Çünkü onlar bunu zorla yani dış motivasyonla yapıyordur isteyerek değil. Belki sadece ihtiyacı olduğu için yada sadece hırsı için.

Bazı şeyleri sadece istemek de yetmez takdir edersiniz ki. Çünkü insanın istediği şeye eğer istidadı yoksa becerisi yoksa istediği kadar denesin ulaşması ya çok güçtür ya da imkansız. Bunun için öncelikle insanların kendini tanıması gerekir. Acaba ben neyi seviyorum, neyi yapabilirim, neyi yapamam, zayıf ve güçlü yönlerim neler? Bunları bulmak için güzel bir yöntem olan swot analizi kullanılabilir. Onu da başka bir yazımda sizlere anlatırım.

İnsanın hangi şeylere yeteneği olduğunun anlaşılması için yapılacak en güzel şey ise deneyimdir. Hayat başlı başına bir deneyim değil midir zaten. Bu deneyimlerden etkili olduğumuz yönleri seçer ve onlar üzerine istekli bir şekilde çalışırsak başarı, yeni doğmuş bir güneş gibi bizi bekliyor olacaktır.
Bunun en güzel örneği olarak da Aamir Khan ın Dangal filminden ilhan almadım desem yalan olur. Çünkü çok etkilendim ve bunu sizlere anlatmak istedim. Tabi burası biraz spoiler içerecek.

Filmde güreşçi bir baba var. Bu babanın bir hayali var. Bir erkek çocuğu olmasını istiyor. Ondan da Hindistan adına bir altın madalya. Bunun için 4 tane çocuk yapıyor ama hepsi kız doğuyor. Tam ümidini kaybetmişken kızlar bir gün erkeklerle dövüşmüş olarak eve geliyorlar. Tamda burada babada ışık yanıyor. Güreşin aslında kızların da kanında olabileceği, onların buna kabiliyeti olduğu fikri. Tabi kızların isteği var mı bu da önemli bir konu. Onu hiç düşünmüyor ve işe girişiyor. Tabi ki birkaç haftadan sonra hüsran. Ta ki bir arkadaşları onların babalarının onlara aslında ne kadar değer verdiği ve yeteneklerini geliştirmeye çalıştığını fark ettirene kadar. Ve işte ondan sonra azim ve gayretle işe sarılıyorlar. İşte tamda beni ilgilendiren kısım burası. Hayalin, yeteneğin istek, gayret ve çabayla birleşme anı.

Başta onlarda güreşçi olmayı hiç istemiyorlardı. Baktılar yetenekleri var. Ve de çalışırlarsa yapabiliyorlar. Çalıştılar. Çok çalıştılar. Biz de hedeflerimizi hayallerimizi bulup peşine takılmalıyız. Zorluklarla tabi ki karşılaşacağız. Sabahın erken saatlerinde, tatillerimizden vererek, gece gündüz demeden hayalimize ulaşmak için var gücümüzle çalışmalıyız.

Bu yazıyı yazarken aynı zamanda kendimi de düşünmüyor değilim. Çünkü yaşımın büyük olması çok deneyim yaşadığım anlamına gelmiyor değil mi? Hiçbir şey için geç değil. Hadi sende başarılı olabileceğin yeteneğinin olduğu şeyi bul. Hayal et, inan ve başarıya ulaş.

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.