Her “Oyunun” Bir Anlamı Olma(ma)lı

Oyun, bireyin hoşça ve eğlenerek zaman geçirdiği aktiviteler bütünüdür. Çocuk veya yetişkin olan herkesin heyecanlandığı, merakını harekete geçiren aynı zamanda güzel vakit geçirmesini sağlayan birçok oyun çeşiti bulunur.

Çocuklar; oyun sayesinde çevresini tanır, gözlemledikleri rollere bürünür, kendi hayallerini ve iç dünyasında yaşadığı tüm duygu durumlarını bize anlatmış olur. Bir bakıma bizler de onlara oyun sayesinde birçok bilgiyi kazandırabilir, kendilerinin veya başkalarının duygularını fark ettirebilir, kendi oyunlarını kurmalarına yardımcı olabilir ve hatta onlarla birlikte oynayarak kaliteli ve verimli bir zaman dilimi geçirebiliriz.

Çocuklar hayatlarının büyük bölümünde oyun oynamak isterler. Tıpkı yeme içme, uyku, sevgi, güven, barınma ihtiyaçları gibidir onlar için oyun ve bu hayatlarının temel taşlarından biridir. Yalnız bu noktada gözden kaçan, unutulan bir şey var bunları sizlerle paylaşmak isterim.

Yaş ilerleyip sorumluluklar arttıkça,çocukluk artık mazide kalmış gibi davranan yetişkinler hangisi oyun hangisi oyun değil diye düşünmeye başlar genelde. Oysa düşünülenin aksine her zaman bir anlam, bir kazanım, bir amaç barındırmak zorunda değildir oyunlar. Hatta yapılandırılmış yani kuralları, sınırları belirgin olmak zorunda da değildir.

Çocuklar için yağmurda yürümek, karda yuvarlanmak, marketten bir şeyler almak,ev işlerine yardımcı olunmasını istemek ve bunun için işe koyulmak bile birer oyundur.

İlk doğduğu anı düşünün ve sonra ne zaman büyüdü diye baktığınız anları. Gülüştünüz, birbirinizi gıdıkladınız, masanın altı gözükmesine rağmen “Haydi saklandım, beni bul.” diye seslendi ve onu arıyor bulamıyormuş gibi yaptınız. “Bak merdivenleri nasıl ikişer ikişer çıkıyorum.” dedi birlikte merdivenleri ikişer ikişer çıktınız. Bir gün önce çok yağmur yağmıştı ve ertesi gün o okula siz işe giderken sulara basmamaya çalışarak yürüdüğüne şahit oldunuz. Bir reklam müziğinde nasıl dans etti hatırlıyor musunuz? Siz de ona eşlik ettiniz ve daha niceleri oldu hayatınızda. İşte hepsi ama hepsi birer oyundu.

Siz anne babalar, çok yoğun geçen iş ve ev hayatınız var. Bazen yetemiyorum mu diye düşünebiliyor, endişelenebiliyorsunuz. Aslında bardağınız o kadar dolu ki sadece yorgun ve kaygılı olduğunuzdan göremiyorsunuz. Şimdi gözlerinizi kapatın ve düşünün adı oyun olmasa da aslında ne kadar çok oyun oynadığınızı ve o anlarda ne kadar mutlu olduğunuzu. Unutmayın; bir anne veya baba ne kadar süper olması gerekiyorsa siz de o kadar süper ebeveynlersiniz.

Şimdi içinizdeki çocukla çocuğunuzun oyun arkadaşı olmanın tam sırası ve bu oyunun adı yok, mutluluğu çok.

Burcu BAL

Facebook Yorumları
Burcu Bal hakkında 1 makale
Trakya Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Eğitim Yönetimi ve Denetimi Yüksek Lisans Öğrencisi

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.