Okulsuz Toplum Geleceğin Öğrencisine Hazır Mı?

Okulsuz Toplum düşüncesi tarih boyunca çeşitli aşamalardan geçmiş ve genellikle klasik eğitim anlayışına yapılan bir eleştiri şeklinde kendisini göstermiştir. Bu yazının amacı okulsuz toplum düşüncesini olumlu ve olumsuz yönleriyle ya da düşünce tarihimize sunduğu katkılarla incelemek değil, içinde bulunduğumuz hızlı değişim çağında eğitim sistemlerinin okulsuz topluma doğru gidişini örnekleriyle göstererek, yine günümüzde değişen kuşak yapılarının ve taleplerinin var olan sitemde ne derece karşılık bulduğunu ve bunun gelecekte ne hale gelebileceğini öngörüler ışığında ele almaktır.

Okulsuz topluma doğru gidişimizi ve bu ilerleyişin yapısını kavramak için öncelikle geçmişe bakarak, bugüne nasıl geldiğimizi iyi incelemek ve değişen denklemleri analiz edebilmek gerekiyor. Bilindiği üzere günümüz kitle eğitim sistemleri Endüstri Devrimi’nin bir sonucu olarak, endüstriyel sisteme standart becerilere sahip, bir örnek işçiler yetiştirmek için Prusya’da geliştirilen bir temel üzerine kurulmuştur.

Son derece işlevsel olan bu yapı, farklı şehirlerde de olsa, aynı iş kolunda çalışacak kişilerin gereken temel becerilere (okuma yazma, temel matematik ve basit hesaplama, daktilo kullanma becerileri vb. ) sahip olmasını yeterli görmekteydi.

Yakın geçmişten ilginç bir iş örneğine bakalım.

https://www.youtube.com/watch?v=ni3Q_Ree41o

Gazete dağıtıcısı Çetin Hacıoğlu internetin bugünkü haliyle henüz var olmadığı 1978 yılında 22 senedir bu işi yaptığını, sadece askerlik nedeniyle işine iki yıl ara verdiğini söylüyor. Daha ne kadar bu işi yapmayı düşünüyorsunuz sorusuna ise, Allah ömür verdiği kadar, şeklinde yanıt veriyor. Tüm dünyadaki haberleri cep telefonundan okuyabilen bizler bugün ömrümüz yettiğince bir işte çalışabilmeyi beklentilerimiz arasından çoktan çıkarmış durumdayız.

Geçmişin denklemlerine bakmaya devam edecek olursak Çetin Hacıoğlu’nun yaşadığı yakın geçmiş sayılabilecek bir dönemde Okul Başarısı = Hayat Başarısı şeklinde düşünülüyordu. Üniversite = Diploma = İş düşüncesi geçerliydi.

20 – 30 yıl arası çalışarak ve bu süre içerisinde bir veya iki kurum değiştirerek emekli olmak mümkündü. Daha fazla kurum değiştirmişseniz, uyumsuz veya sorunlu çalışan olarak görülmeniz kaçınılmazdı. Bir probleminiz olmalıydı.

Günümüze geldiğimizde ise, Ivan Illich Okulsuz Toplum (1970) isimli kitabını yazalı 48 yıl, Ken Robinson 15 milyondan fazla izlenen ‘Okullar Yaratıcılığı Öldürüyor’ başlıklı konuşmasını yapalı 11 yıl, Dr. Özgür Bolat bir konuşmasında okulla hapishane arasında benzerlikleri esprili bir biçimde anlatalı 5 yıl oldu. Geçmişten bugüne ne değişti derseniz, Khan Akademi platformunda yer alan Yeni Nesil Öğrenme serisinde paylaşılan görselde de görülebileceği üzere, öğretmenin sınıf içinde durduğu yer bile aynı.

Bu süre içinde değişen çok şey oldu elbette. Örneğin bir orkestranın şefliğini yapabilen robotlar icat ettik.

https://www.youtube.com/watch?v=4AADg8OszJI&t=3s

Bugünün denklemlerine baktığımızda üniversitenin bir işte yeterliliğe giden tek yol olmadığını, Diploma = İş algısının ortadan kalktığını ve okul başarısının hayat başarısını çoğu zaman beraberinde getirmediğini görmekteyiz. Çalışanlar ise iş yaşamı boyunca birçok defa kurum değiştiriyor.

Emeklilik yaşı 65’lerde ve kaçınılmaz olarak artırılacağı konuşulmakta. Biyolojik yaşlanma yavaşlamakta. Bununla paralel olarak bir işyerinde birden fazla kuşak bir arada çalışıyor ve kuşaklar arası ilişkiler her geçen gün daha önemli hale geliyor.

Çalışma süreleri giderek kısalırken, yapılan araştırmalara göre Türkiye’de yaşları 15-29 arasında değişen her 100 gençten 26’sı ne okuyor ne çalışıyor. İşte geçirilen süreler kısalmakla birlikte süreye değil, ortaya konan iş miktarına verilen önem artıyor.

Eczanede çalıştırmak için vasıflı genç arayan yukarıdaki ilan sahibi acaba kendi iş kolundaki gelişmelerden ne derece haberdar, bilemiyoruz. Eczane Robot Sistemi’ni aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=37CRG6IBMfc

Videoda da görüldüğü üzere, neyse ki hala çay getirecek birine ihtiyaç duyulmakta. Gelecekte teknolojinin yeni iş kolları yaratacağı düşüncesini yorumlarınıza bırakarak, bir iş ilanıyla devam ediyorum.

İş ilanları üniversite mezunları için giderek daha komik bir almaktayken en garanti görülen ve yeni teknolojilere işini kaptırmayacağı düşünülen mesleklerin bile iş yapış biçimi oldukça değişmekte. Bir örneğini aşağıdaki videoda görebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=5KIa3nNmMAc

Bazı şeylerin beklenenden daha kısa sürede gerçekleşmesi ise artık çoğumuza şaşırtıcı gelmiyor. Herhalde önümüzdeki 20 yıl içinde olabilir, yakın zamanda gerçekleşmesi zor, denilen son gelişmelerden biri Google DeepMind tarafından geliştirilen AlphaGo isimli Go oyunu oynayan bir programın dünyanın en iyi oyuncularını yenmesi olmuştur. Yazılımı geliştiren ekibin Go oyununda usta olmadığını, çoğunluğunun sadece giriş seviyesinde bilgi sahibi olduklarını, yazılımın kendisine verilen oyun örneklerini inceleyerek, Derin Öğrenme denilen kendi kendine öğrenme yoluyla bu seviyeye geldiğini not düşmekte fayda var. Bu hayranlık uyandıran süreci AlphaGo isimli belgeselde izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=8tq1C8spV_g

Bütün bunların yanında, eğitimde bugüne gelecek olursak ilk gördüğümüz önemli gelişme MOOC adı verilen Kitlesel Açık Çevrimiçi Kurslar. Son altı yılda dünya üzerinde yaklaşık 800 üniversitenin 8000’den fazla çevrimiçi kurs açtığı görülmektedir. Coursera, Udemy gibi platformların yanı sıra ülkemizde de üniversitelerle işbirliği halinde olan ve ücretsiz sertifika alabileceğiniz veya sadece dersleri takip edebileceğiniz Bilgeİş, TÜBA Açık Ders gibi online öğrenme platformları mevcut. Videolar izleyip, online sınava girip, ödev yapıp yükleyerek sertifika sahibi olmanızı sağlayan bu platformlar dünyanın en köklü girişimlerinden birisi olan Alibaba’nin kurucusu Jack Ma’nın, Dünya Ekonomik Forumu kapsamında verdiği bir röportajda söylediği “Bilmek artık modası geçmiş bir nitelik.” sözünü doğrular nitelikte. Kendisinin aynı röportajda “Eğitimin değişmesi şart. Çünkü öğrettiklerimiz 200 yıllık şeyler. Özgün şeyler öğretmeliyiz: Bağımsız düşünme, ekip çalışması, başkalarına değer vermek. Bunlar insani beceriler. Bilgi bunları öğretmez. Bu yüzden çocuklarımıza spor, müzik, resim öğretmeliyiz. İnsanların makinelerden farklı olduklarını sağlamak için sanat öğretmeliyiz. Öğrettiğimiz her şey, makinelerin öğrenebileceğinden farklı olmalı. Eğer makineler daha iyisini yapabiliyorsa, bunu düşünmemiz lazım.” sözlerini de unutmamak gerekir. Makineler eğitimde neleri daha iyi yapıyor diye sorduğunuzu duyar gibiyim.

https://www.youtube.com/watch?v=U4srV1Icnb0

Sınavların bile online hale geldiği günümüzde daha dün “Dijital Yerli misiniz yoksa Dijital Göçmen mi?”, diye sorarken, bugün yaşanan hızlı gelişmeler karşısında hakim olduğumuz konularda bile sürekli kendimizi güncellememiz gerektiği ve bu sebeple aslında her insanın Dijital Göçmen haline geldiği fikri konuşulmakta. (Ayrıntılar için Faruk Eczacıbaşı’nın, Daha Yeni Başlıyor kitabına bakabilirsiniz.)

Eğitim camiası ise (ülkemizde de gözlenebilir örnekleriyle) bu dijital dönüşüm sürecinden, biçimde nasibini almakta ve her geçen gün alternatif – eleştirel yaklaşımlarla tasarlanan yeni oluşumlar ortaya çıkmakta.

Öğretmenler ise bilen ve görevi bildiğini aktarmak olan bir pozisyondan, öğrencinin öğrenme sürecine destek olan, doğru bilgiye ulaşılmasında aracılık eden bir mentor, rehber, koç pozisyonuna geçmekteler.

Resmi istatistiklere bağlı olarak ülkemiz genç işsizlikte %19 ile dünyada şu an 9. sırada. Üniversite sayısı 200’ü geçmiş durumda. Bölümler her yıl binlerce mezun vermekte. Peki, ellerinden akıllı telefonlarını düşürmeyen, bizlerin ulaşabildiği gelişmelere belki bizlerden de daha çabuk ulaştığını gördüğümüz gençlerimiz bu değişimin neresinde. Aslında onlar da olan bitenin farkında. Boş kalan kontenjanlardan, konuyla ilgili yapılan anketlerden bunu görmek mümkün.

Neden böyle diye gençlere sorulduğunda ise verdikleri cevaplar düşündürücü. Haksız sayılmazlar.

Bir başka gelişme ise girerek artan biçimde, birçok firmanın işe almada diplomaya değil, beceri ve yetkinlikleri önem vermesi. Örneğin, İngiltere’de işe alım yapan önemli firmalardan Ernst&Young  “eğitim alınan kurum” bilgisini kapatma kararı almış. Bir başka örnekte ise Amerika’nın önde gelen yayıncılık kurumlarından Penguin işe alımlarda üniversite mezuniyeti koşulunu kaldırmış.

Bu durumun yaygınlaşacağı ve diplomadan çok, becerileri gösteren online rozetlere değer verileceği öngörülmekte. Şimdi sorma zamanı, işverenler gerçekten hangi üniversiteye gittiğinizi önemsiyor mu?

Blockchain, yapay zeka, makine öğrenmesi, derin öğrenme, 3 boyutlu yazıcılar, nesnelerin interneti, sanal ve artırılmış gerçeklik gibi geleceği şekillendirecek, hatta şimdiden şekillendirmeye başlamış gelişmelerin hangisi eğitim sistemimizde ne ölçüde yer alıyor? Daha vakit var, aceleye gerek yok derseniz ilginç bir örneği paylaşmak isterim. “2016 yılında Todai adındaki yapay zekâ kullanan robot, Japonya’da Üniversite sınavına giriyor. İlk bölümdeki soruları kolaylıkla yapabildiği gibi 2. aşamada da Wikipedia’dan ve ders notlarından derleyerek birçok öğrenciden çok daha iyi bir kompozisyon yazmayı başarmış. Todai, 2016 yılında 500 bin kişinin girdiği bu sınavı ilk %12 diliminde başarmış.”

Para kazanmanın yollarının çeşitlendiğini de biliyoruz. Artık YouTuber olmak da bir kariyer seçeneği.

Aynı zamanda gençler belki de teknolojiye hâkim olmaları sebebiyle büyük bir güce sahipler. Oxford Sözlüğü’nün geçtiğimiz yıl yılın kelimesi olarak seçtiği Youthquake, gençlerin eylemleri ya da etkilerinden doğan, kayda değer kültürel, politik ya da sosyal değişim, anlamına gelmekte. Aklınızda bulunsun. Değişime karşı direncimizi onlar kıracaklar. Yoksa biz yetişkinlerin değişmeye hiç niyetimiz yok.

Size son derece tanıdık gelecek bir sınıf örneğini de burada paylaşmak istiyorum. Ders anlatılırken uyuyan öğrenciler dahil olmak üzere, değişen çok az şey olmuş sanki.

Gelelim yakın geleceğe. Şu an öğrenci olan gençlerin üniversiteyi bitirdiğinde %65’inin henüz keşfedilmemiş mesleklerde çalışacakları söylenmekte. Sürücüsüz araçların yollarda belirmesi ya da Amazon Go mağazalarının faaliyete geçmesiyle de görüldüğü üzere, kasiyerin, sürücünün (traktör, uçak, metro vb. araç her ne olursa olsun), kargo çalışanının, kol gücüyle iş yapanın ve daha birçok alanda çalışanın kalmayacağı bir dünyaya doğru ilerlemekteyiz. At arabasından otomobile geçişte, nalbant babanın oğlu araba tamircisi olmuş olabilir ve hala gelişmelerin yeni iş kolları ortaya çıkaracağını düşünüyor olabilirsiniz. Fakat süreç bu sefer farklı.

Dünya Ekonomik Forumu’na göre, önümüzdeki yıllarda işgücü piyasasında 7.1 milyon iş tarihe gömülebilir. Homo Deus kitabının yazarı Yuval Harari’nin de söylediği gibi, robotlar işlerinizi alacak.

Çünkü artık çok daha az çalışanla çok daha fazla verim almak mümkün.

Yeryüzünde yaşayan insan nüfusunun 9 milyarı bulması çok uzak değil. Milattan Önce 8000 yılında dünya nüfusu 5 milyon civarındayken, 4000 yıllık sürede bu rakam 2 milyon artış gösterdi. Günümüzde nüfus 9 günde yaklaşık 2 milyon artış gösteriyor. Bu üssel artışın bir sonucu da önümüzdeki yıllarda üniversite sınavına girecek öğrenci sayımızın 4 milyonu geçeceğinin öngörülmesi. İstihdamın nasıl karşılanacağını düşünmemiz gerekiyor. Karşılanamayacağını tahmin etmek güç değil. Bütün bu gelişmelere, 2050’de küresel emeklilik sistemi açığının 400 trilyon dolar olacağı öngörüsünü de eklemek isterim. Buna karşılık vatandaşlık maaşı ya da evrensel temel gelir (universal basic income) denemeleri çoktan başlamış durumda. Benzer sistemler Afrika’da ve Hindistan’da da denenmiş ve başarılı olduğu görülmüştü. Avrupa’da da Hollanda ve Finlandiya’nın benzer denemeleri bulunuyor. Tartışmalar sürse de işsizlik ödeneği ya da emeklilik maaşının da aslında aynı mantığa dayandığını zaten biliyoruz.

Eğitimin geleceğine bakacak olursak, daha önce de belirttiğim üzere gelişmeler ışığında diplomanın öneminin kalmayacağı, okulsuz eğitimin yaygınlaşacağı bir gelecek öngörüsü yapmak mümkün.

Bir de son zamanlarda her yerde karşımıza çıkan geleceğin meslekleri mevzu var ki, oldukça komik yaklaşımlara zemin oluşturmakta. Uzay Turizmi Rehberi mi dersiniz, Robot Psikoloğu mu dersiniz. Seç beğen al. Ancak bu konulara gerçekten kafa yoran aklı başında her insan, bunca hızlı değişimin gerçekleştiği bir dönemde geleceğin mesleklerini öngörebilmenin çok da mümkün olmadığını, aynı zamanda uzaya koloni kurup, gezi düzenleyecek aşamaya geldiğimizde uzay turizmi için bir insan rehbere ihtiyaç kalmayacağını veya robotların insanla ayırt edilmesinin mümkün olmadığı bir dönemde kimin kime psikologluk yapacağının tahminin zor olduğunu anlayacaktır. Ancak dondurulan bedenlerin canlandığı, 3 boyutlu yazıcıyla organ basıldığı ve zihin transferinin konuşulduğu bir dünyada eğitime bakışımızın değişmek zorunda olduğu kesin.

Eksik öngörülerimizin bir başka sebebi ise yapay zekâ dendiğinde sadece robotların akla gelmesi. Oysa ki bugün cep telefonumuzda bizimle diyalog kurabilen yazılımdan, internette kullandığımız arama motoru ya da sosyal paylaşım platformlarının uygulamalarına kadar hepsi yapay zeka kullanmakta.

Artık dikkat etmemiz gereken asıl nokta, eğitimin değişip değişmeyeceği değil, bu değişimin nasıl şekillendirileceğidir. Çünkü bizler sürecin farkına varmayıp, hala gelişmelere ayak direyen bir yapıda oldukça geçmişte olduğu gibi gelişmeler insanlığa huzur, mutluluk, refah ve barış getirmeyecektir. Buna teknoloji miti denilmekte. Geçmişte de insanlık elektriğin, matbaanın, bilgisayarın gelişiyle insanlığın tüm sorunlarının hallolacağını düşünmüştü. Bugün aynı şeyi yapay zekâdan beklemeye başladık. Oysa hiçbir teknolojik gelişme bizler harekete geçip, haklar temelinde gerekli yasal ve insani düzenlemeleri talep etmedikçe insanlığa tek başına umduklarımızı getirmeyecektir. Yoksa yakın gelecekte aşağıdaki manzarayla karşılaşmamız büyük olasılık.

https://www.youtube.com/watch?v=6Oj4FV08dLE

İçinde bulunduğumuz dönemde yaşanan tüm teknolojik gelişmelerin birer geçiş dönemi uygulaması olduğunu bilmek gerekiyor. Yani değişim her ne kadar çok hızlı olsa da okulsuz topluma geçiş bir anda olmayacak. Artan otomasyon sürecinin bir parçası olarak iş imkanları azalacak ve evrensel temel gelir uygulamaları sürekli hale gelecek, evine dönen çalışan anne ve babalar çocuklarıyla baş başa kalma şansına kavuşacak. Tabi bunu gerçekten isterler mi bilemem. Çünkü okul çağı çocuğunun okula gitmediği zamanlarda ne yapacağı sorusu son derece önemli. Ancak bu gidişat durdurulabilir mi, buradan dönüş var mı?

Okulsuz topluma giden yolun, sınavsız eğitimden geçtiğini vurgulamak isterim. Çünkü elbet bir gün yeniden felsefenin ve sosyal bilimlerin öneminin üniversiteye giriş sınavındaki soru sayısına göre belirlenmemesi gerektiğini, asıl kazandırılması gereken işbirliği, eşitlik, adalet, özgürlük kavramlarının önemini asla yitirmeyeceğini, oysa sınav ve ödev siteminin bireysel başarı ve eleme mantığı üzerine kurulduğunu ve geçer not yaklaşımıyla tam öğrenmeyi göz ardı ettiği için eksik temel üzerine ilerlemenin mümkün olamayacağını, her ne kadar neredeyse bütün eğitim kurumlarının kişiye göre öğrenme modeli benimsediğini söylese de çoğunun belirli ders saatlerine sıkıştırılmış aktarıma dayalı yaklaşımı benimsediğini ve asıl önemli olanın uygulamaya dayalı, kişinin istediği zaman, istediği yerden, istediği kadar ulaşabileceği ve kendisine göre şekillendirerek, istediği kadar tekrar edebileceği bir içerik barındıran online eğitim platformlarının öneminin artacağını biliyoruz.

 

Dünyada giderek artan sayıda ödevsiz, sınavsız eğitim yaklaşımına sahip okulla karşılaşmaktayız. Bunun bir diğer örneği ise ülkemizde de başlayan üniversitelerin kendilerine ait kabul sitemleri. Her ne kadar şimdilik sınavdan bağımsız bir işleyişleri olmasa da, ilginç örneklere de rastlamak mümkün. Yemek tarifi sonucuna göre burs-indirim veren üniversite bile var.

Peki, gençlerin beklentilerini ve ihtiyaçlarını karşılamaktan son derece uzak, okulsuz topluma doğru giden bu süreçte neler yapmalı? Bu geçiş döneminde eğitimde hangi konulara ağırlık vermeli?

Artık her köşe başı mahalle okulunda görmeye alıştığımız STEM yaklaşımının felsefi bir alt yapıya kavuşmadan, sosyal bilimleri sürecine dâhil etmeden yine tek başına işe yaramayacağını düşünüyorum. Bu yaklaşım geleceğin kapılarını açıyor olabilir ancak hangi geleceğin, sorusu benim için hala önemli. Bilginin, teknolojinin ne amaçla kullanıldığını sormak da, insanlık tarihi göz önünde bulundurulduğunda oldukça gerekli bir soru.

Tüm dünyanın kafa yormaya başladığı soruları sormaya ve kendi kültürümüze özgü yaklaşımlarla bu sorulara cevaplar bulmaya çalışmalıyız. Örneğin, evrensel temel gelir uygulamaları başladığında okulda zorlanan ve nasıl olsa maddi geleceğim garantide, diye düşünen bir genci eğitimine devam etmesi için nasıl ikna edebiliriz? Tek bir merkezden yönetilen ve kara merci tek olan yönetimlerde muhalif görüşlü insanların yaşam hakkı nasıl korumaya alınacak? Kullanımı bebekliğe kadar inen teknolojik araçlar dünyasında, sanal ortamda ve gerçek hayatta çocuk ve gençlerin kendilerini korumalarını nasıl sağlarız? Doğru bilgiye ulaşıp, yanlış bilgiyi ayırt edebilme, uygun kaynakları kullanabilme becerilerini nasıl kazandırırız. Sosyal medya üzerinde bilgilerimizin korunmasını nasıl talep ederiz? Ve her şeyden önemlisi paranın satın alamayacağı şeyler nelerdir?

Tarihte ilk defa aşağıdaki haberin (24 Temmuz 1962 Hürriyet) gerçeğe dönüşme ihtimalinin söz konusu olduğu bir dönemde, geleceği şekillendirmek elimizde. Milli Eğitim Müfredatı en kısa zamanda online platformlara aktarılmalı ve klasik ders anlatımı, ödev, sınav döngüsü  modern yöntem ve yaklaşımlarla yeniden ele alınmalıdır.

Okulsuz topluma doğru gittiğimiz ve geleceğin öğrencisine hazır olmadığımız konusunda bana ne derece katılırsınız bilemiyorum. Ancak emin olduğum bir şey var. Gelecekte çocuklarımızla ve torunlarımızla aramızda şöyle bir sohbetin geçecek olması gerçeği.

– Biz eskiden eğitim almak için okula giderdik.

– Nasıl yani, anlayamadım! Hergün sabah gün ağarırken uyanıp, giyinip, trafikte saatlerinizi harcayarak okula mı giderdiniz? Hem de öğrenmek için?

Bu yazıda bahsi geçen görüş ve istatistikleri veya faydalandığım kaynakları yazının sonunda bulabilirsiniz.

Okulsuz Toplum kitabının yazarı Ivan Illich’in sözleriyle paylaşımıma son vermek istiyorum.

‘‘Gerçek eğitimin önündeki en büyük engel hayallerimizin okullaştırılmış olmasıdır.’’

Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.

 

Özgün Ergin

Uzman Psikolog – Okulsuz Eğitim Aktivisti

 

Not: Bu metin 24 Mart 2018 tarihinde Türkiye Özel Okullar Derneği – Eğitim Teknolojileri Platformu tarafından İstanbul Kültür Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Eğitim Teknolojileri Konferansı’nda yapılan ‘Okulsuz Toplum Geleceğin Öğrencisine Hazır Mı?’ başlıklı sunumun içerik özetidir.

 

Kaynaklar

 

Videolar

 

  1. Yeni Nesil Öğrenme Serisi, Khan Akademi
  2. İşsiz Bir Gelecekte Nasıl Para Kazanacağız, Martin Ford
  3. Makinelerin Yükselişi, Kurzgesagt
  4. Okullar Yaratıcılığı Öldürüyor, Ken Robinson
  5. Eğitimde Düşlediğimiz Gelecek, EGTyayın
  6. Mutlu Olmak, Özgür Bolat
  7. Bulutta Bir Okul İnşa Etmek, Sugata Mitra
  8. 100 Bin Öğrencili Sınıf, Peter Norvig
  9. Neden Kitlesel Çevrimiçi Dersler Önemli, Anant Agarval
  10. Geleceğe Dokunmak, Ufuk Tarhan
  11. Milliyetçilik ve Küreselleşme: Yeni Politik Bölünme, Yuval Nuh Harari
  12. Evrensel Temel Gelir –  Herkes İçin Ücretsiz Para mı?, Kurzgesagt
  13. Artırılmış Gerçeklik Eğitimi Nasıl Tamamen Değiştirecek?, Florian Radke

 

Kitaplar

 

  1. Daha Yeni Başlıyor, Faruk Eczacıbaşı
  2. Robotların Yükselişi, Martin Ford
  3. Dünya Okulu, Salman Kahn
  4. Yaratıcı Öğrenciler, Ken Robinson
  5. Homo Deus, Yuval Noah Harari
  6. İnsanlık 2.0, Ray Kurzweil
  7. T-İnsan, Ufuk Tarhan
  8. Okulsuz Toplum, İvan İllich
  9. Ben Bir Okul Uydurdum, Ayhan Ural
  10. Paranın Satın Alamayacağı Şeyler, Michael J. Sandel
  11. Öğretmen 2.0, Burcu Aybat
  12. Okulsuz Büyümek, Ben Hewitt

 

Linkler

 

  1. http://haberler.boun.edu.tr/tr/haber/canavar-robotlar-gelmeyecek-insanligi-bekleyen-asil-tehlike-issizlik
  2. https://futurism.com/work-in-the-world-of-tomorrow-ai-to-replace-7-of-jobs-by-2025/
  3. https://knowledgeworks.org/wp-content/uploads/2018/01/glimpse-future-learning-infographic.pdf
  4. https://ifr.org/
  5. https://www.egitimpedia.com/klasik-ders-anlatimi-ogrencileri-uyuturken-neden-hala-bu-yontem-kullaniliyor/
  6. http://www.turk-internet.com/portal/yazigoster.php?yaziid=58472
  7. https://tr.sputniknews.com/yasam/201712201031481162-rekor-bebek-yirmi-dort-yil-once-dondurulmus-embriyodan/
  8. https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/teknoyasam/yapay-zeka-e-ogrenme-ortamlari
  9. http://107.22.164.43/millennium/Education-2030.html
  10. http://www.pazarlamasyon.com/teknoloji/robotlar-2030-itibariyla-800-milyon-kisiyi-issiz-birakacak/
  11. http://www.acikders.org.tr/
  12. http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/845105/Robotlarin_yukselisi…_Bes_yilda_bes_milyon_kisi_issiz_kalacak.._iste_guvenli_meslekler.html
  13. https://willrobotstakemyjob.com/
  14. https://futurism.com/deep-learning-is-going-to-teach-us-all-the-lesson-of-our-lives-jobs-are-for-machines/
  15. https://bilimfili.com/crispr-cas9-teknolojisine-genel-bakis-bugun-yarin-etik-sorunlar/
  16. http://www.hurriyet.com.tr/egitim/2030da-sirketleri-cocuklar-yonetecek-40725561
  17. https://hbrturkiye.com/blog/bu-fabrikada-insanlar-nerede
  18. http://www.aljazeera.com.tr/gorus/universite-egitimi-neye-donusecek
  19. https://bilimvegelecek.com.tr/index.php/2017/12/01/4-endustri-devrimi-ve-toplum-muhendisligi-yontemleri-nasil-yonlendiriliyoruz/
  20. https://www.dunyahalleri.com/gelecegin-ogretmeni-tega/
  21. https://eksisozluk.com/artik-universite-okumanin-anlamsizlasmasi–5546287
  22. https://singularityhub.com/2017/06/26/is-universal-basic-income-a-solution-to-tech-unemployment/
  23. https://www.dunyahalleri.com/2018-dunya-ekonomik-forumundan-cikan-teknoloji-ongoruleri/
  24. http://tr.euronews.com/2012/03/14/okulsuz-egitim
  25. https://www.fizikist.com/ray-kurzweil-teknolojik-tekillik-2045-yilinda-gerceklesecek/
  26. https://www.dunyahalleri.com/hesaba-katilmayan-tehlike-fasist-yapay-zeka/
  27. https://www.herkesebilimteknoloji.com/gunun-yorumu/her-sey-acik-oynaniyor-bu-kez-dijital-ekonominin-koleligi-kapiya-dayandi
  28. https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-41421125
  29. https://bilimfili.com/farkli-biyomurekkep-karisimlari-ile-buyuyen-organlar/
  30. https://www.dunyahalleri.com/yuval-noah-harari-ile-insanlik-gelecegi-ustune-soylesi/
  31. http://www.egitimveegitim.com/soz_egitimcilerde/3008-yrd_doc_dr_gokhan_ozturk.html
  32. https://www.dunyahalleri.com/solucan-beyniyle-calisan-lego/
  33. https://medium.com/@ycanpolat/yapay-zeka-robotlar-ve-hukuk-1a3ae631ec6a
  34. http://ocw.metu.edu.tr/course/view.php?id=257
  35. http://www.dogrulukpayi.com/bulten/her-yasta-ve-sinifta-yalnizlik
  36. https://evrimagaci.org/yapay-zeka-devrimi-1-superzekaya-giden-yol-cok-yakinimizda-444
  37. http://robotic.legal/ya-robotunuz-kisisel-verilerinize-sadik-kalmazsa/
  38. https://bilimvegelecek.com.tr/index.php/2017/11/01/kendi-kendini-egiten-yapay-zeka-alphago-zero-goda-en-iyisi-oldu/
  39. http://www.worldometers.info/tr/
  40. https://hthayat.haberturk.com/yazarlar/esra-sert/1028769-ogretmenimsin-diye-benimle-boyle-konusamazsin
  41. http://erhanerkut.com/21-yy-yetkinlikleri/21-yuzyil-yetkinlikleri-sorun/
  42. https://futurism.com/ai-and-vr-could-completely-transform-how-doctors-diagnose-and-treat-mental-disorders/
  43. https://bilgeis.net
  44. http://www.gazetevatan.com/ugur-kocbas-1108617-yazar-yazisi-dahi-robotlar-hayatimizi-degistirecek/
  45. http://www.openculture.com/freeonlinecourses
  46. https://futurism.com/we-just-created-an-artificial-synapse-that-can-learn-autonomously/
  47. https://www.herkesebilimteknoloji.com/haberler/toplum/yasamin-gelecegi-dijital-diktatorluk-bilincli-tasarim-davos-2018
  48. https://shiftdelete.net/dondurulan-bedenler-canlandi-84246
  49. http://futurescienceteam.org/yazi/dijital-kultur-ve-yapay-zeka-konferanslari/
  50. http://www.endustri40.com/
  51. https://www.mserdark.com/memleket-tamam-da-senin-halin-ne-olacak/
  52. https://www.dunyahalleri.com/netflix-ge-ve-forddan-daha-degerli/
  53. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/selcuk-sirin/cocuklarimiz-bu-7-beceriyi-ogrenmiyorsa-gelecekte-isleri-zor-40574999
  54. http://deeplearningturkiye.com/
  55. https://futurism.com/images/things-to-come-a-timeline-of-future-technology-infographic/
  56. http://www.ufuktarhan.com/makale/egitimin-gelecegi-futurist-ufuk-tarhan-hurriyet-icin-yanitladi
  57. http://www.egitimdeteknoloji.com/category/augmented-reality-artirilmis-gerceklik/
  58. https://www.hayaleturk.com/artirilmis-gercekligin-egitim-alaninda-kullanimi/
  59. http://www.tuik.gov.tr
  60. http://www.haberturk.com/saglik/haber/1232494-saglik-bakanligi-mustesari-eyup-gumus-5-yilin-sonunda-hekim-issizligi-ile-karsi-karsiya-kalabiliriz
  61. https://yapayzeka.ai/
  62. https://www.egitimpedia.com/kategori/egitim-2/okulsuz-ogrenim/
  63. http://www.haberturk.com/robotlarin-yaratacagi-issizlik-boyle-finanse-edilecek-1741455-ekonomi
  64. https://www.openglobalrights.org/artificial-intelligence-can-be-a-boon-for-businesses-but-can-it-protect-workers/?lang=Turkish
  65. https://www.egitimpedia.com/okulsuz-egitim-icin-baslangic-kilavuzu/
  66. https://yeditepeatlas.com/2016/12/14/cocuklarina-okulsuz-egitim-veren-bir-anne-okulsuzluk-hakkindaki-yaygin-efsaneleri-curutelim/
  67. https://yeditepeatlas.com/2016/12/14/okulsuzlugun-yukselisi-sadece-kendi-istedikleri-seyleri-ogrenen-cocuklar/
  68. https://hthayat.haberturk.com/anne-ve-cocuk/egitim/haber/1037717-okulsuz-egitim-mumkun-mu
  69. http://www.gecmisgazete.com/kategori/egitim
  70. http://www.pervinkaplan.com/detay/yok-anketi-sonuclandi-neden-tercih-yapmadilar/3639
Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz