Postmodernizm ve Psikoterapiye Etkisi

Post-Modernizme kısaca; teknolojinin ilerlemesiyle ve buna bağlı olarak mesafelerin kısalması, küreselleşmenin hat safhaya ulaşması, dünyanın küçük bir köy haline gelmesiyle diğer disiplinlerde de etkisini göstermiş bir akım olarak bakılabilir.

Eğer postmodernizmin birkaç tanımına bakacak olursak:

Postmodernizm; “modernliğin parametrelerine, bilimsel bilginin üstünlüğüne, pozitif bilimlere, doğrusal gelişmeye, ulusdevlet anlayışına, endüstriyalizme, kapitalizme, demokrasiye, lâikliğe, insan haklarına, teknolojiye, bürokrasi ve uzmanlaşmaya karşı gelen ve onları sorgulayan; buna karşın belirsizliğe, parçalılığa, farklılığa, etnikliğe, altkültürlere, kültürel çoğulculuğa, bilgiye yönelik çoğulcu bakış açısına, yerel bilgiye, yerelliğe, özgünlük ve özgürlüklere ayrıcalık tanıyan bir hareket’tir (Kızılçelik, 1996, s.28).

Postmodernizm: “İkinci Dünya Savaşı sonrası süper endüstri veya postendüstri, ileri teknoloji veya teknobilim toplumlarında ortaya çıkan bir dünya görüşü, bir gerçek anlayışı ve bu görüşler çerçevesinde gelişen yeni bir “kültür” tanımıdır” (Menteşe, 1995, s.274).

Postmodernizm:”1970’lerden başlayarak bugüne kadar Batı modernizminin ve onunla ilgili Aydınlanma ve hümanizm projelerinin politik güç ve çıkar amacına hizmet eden normlarını sorgulayan, onun düşünce yapısını çözen, çelişkilerine, çarpık ve kendine dönük norm ve yaklaşımlarına ışık tutan en önemli eleştiri yöntemidir.” (Doltaş, 2003, s.190)

Postmodernizm: “İleri kapitalist kültürdeki bir harekete, özellikle sanatlarda (edebiyat, grafik ve plastik sanatlar, müzik vb.) dönüşümselliği, ironiyi, oyunculuğu, keyfiliği, anarşiyi, parçalanmayı, pastiche’i vurgulayan bir harekete verilen addır.” (Ryan, 1994, s.298)

Postmodernizm: “Kapitalist kültürde ya da daha genel olarak Batı dünyasında, yirminci yüzyılın son çeyreğinde, resim, edebiyat, mimarî, vb. güzel sanatlar alanında ve bu arada özellikle de felsefe ve sosyolojide belirgin hâle gelen hareket, akım, durum veya yaklaşım “dır. (Cevizci, 1999)

Post-Modernizmin asıl üzerinde durulması gereken noktası ise modernizme kökten eleştiriler getirmesidir. Endüstri devrimiyle beraber modernizmin yükselmesi ve modernizmin insanın mutluluğu için belirlediği (Özgürlük-Yenilik-Bilgi-Para-Refah vs.) hedefler II. Dünya Savaşından sonra eleştirilmiş ve sorgulanmıştır. Çünkü bunlar insanlığa savaş ve yıkım getirmiş ve insanların bu konuda birçok bedel ödemesine ve kendine yabancılaşmasını beraberinde getirmiştir.

Post-Modernizm bu bağlamda tek bir gerçeğin olamayacağını, her insanın içinde farklı bir gerçekliğin olduğunu savunur. Çünkü teknolojinin hayatımızı kapsaması ve dünyanın küçük bir köy haline gelmesiyle insanlar artık sadece bunlarla mutlu olmadığını acı tecrübelerle anlamış ve bunların getirdikleri yanında insanı yalnızlaştırması ve yaşamın anlamsızlığına sebep olmuştur.

Post-Modernizme bu şekilde değindikten sonra Post-Modernizm’in psikoloji ve psikolojik danışma ve ya psikoterapiye olan etkisinden bahsedersek eğer özellikle son yıllarda en popüler olan şu postmodern psikoterapi yaklaşımlarına değinmek doğru olacaktır:

1. Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi

2. Sosyal Yapısalcı Terapi ve

3. Öyküsel Terapi

Bu üç postmodern psikoterapi yaklaşımının ortak özelliklerini eğer kısaca sıralarsak:

•Öncelikle danışanla işbirliği üzerine odaklanır. Danışanla kuracağı güçlü bir ilişki, danışanın kendi sorununu çözerken en önemli aracı olacaktır.

•Terapist danışanın sorununu bilmeye çalışabilir ancak bu sorunun sürekli olarak üzerinde durmaz. Ne zaman başladı, nasıl ortaya çıktı, ne sıklıkla oluyor gibi sorun üzerindeki sorularla uğraşmaz. Doğrudan danışanın bu sorunu nasıl çözebileceği üzerine odaklanır.

•Danışanın kendi sorununu çözebileceğini düşünür. Bu doğrultuda danışanın çözüm için yeterli gücü ortaya çıkarmasına destek olmaya çalışır.

•Terapist ‘her şeyi bilen yarı tanrı’ rolünü oynamaz. Danışanın kendi hayatının uzmanı olduğu gerçeğiyle hareket eder.

•Neyin işlemediğinden ziyade neyin işlediği ile ilgilenir.

•Teknik kullanmak yerine ilişkiye önem verir.

•Terapi ortamında, gerçekliğin karşılıklı konuşma esnasındaki dil bağlamı ile yeniden inşa ettiğini varsayar. Danışanın dilini kullanmaya özen gösterir.

Kaynaklar:
•https://www.turkedebiyati.org/modernizm_post_modernizm.html

•https://www.turkedebiyati.org/modernizm_post_modernizm.html

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz