Proje Tabanlı Edebiyat Öğretimi

Yeni Türk Dili ve Edebiyatı Müfredatı ve Bir Etwinning Projesi

Bütün edebiyat öğretmenlerinin en büyük hayali okuyan, okuduğunu anlayan, yorumlayan harmanlayan ve bütün bunlardan yola çıkarak üreten bireyler yetiştirmektir. Meslek hayatımız içerisinde yıllarca böyle öğrenciler yetiştirebilmek adına sayısız minik projeler, etkinlikler gerçekleştirmişizdir. Öğretmenlik hayatımın neredeyse 20 yılı bu yolda verdiğim emekler ile doludur. Ancak bunun ulusal bir portalda geniş kitlelere ulaşması ilk kez Etwinningle tanışmam ve oluşturduğum Bir Kitap Bin Etkinlik projesi ile oldu. Bu proje yıllar içerisindeki tecrübelerimden süzülerek geldi. Etwinning ile tanışmak kendim gibi öğretmenlerle karşılaşıp güzel çalışmaları birlikte fikir alışverişinde bulunarak çoğaltmak adına benim için çok keyifli oldu.
İlk çalışmamı 4 yıl önce tek bir sınıfla gerçekleştirdim daha sonra girdiğim tüm sınıflarla, tüm öğrencilerle adeta Türk Dili ve Edebiyatı dersini işleme biçimine dönüştürdüm. Bu yüzden benim için bu proje, “proje tabanlı edebiyat öğretimi” olarak da adlandırılabilir.

Bundan bir iki yıl önce okulumuza gelen bir müfettiş bizden müfredat eleştirisi içeren bir metin istemişti, O metinde ,”Edebiyat dersinde Türk edebiyatının tarihini mi anlatacağız yoksa okuyan, düşünen, konuşan, yazan, üreten bireyler mi yetiştireceğiz, amacımız nedir ?”diye sormuştum. Ardından değişen müfredat beni o kadar mutlu etti ki çünkü merkezine “okuma yazma konuşma ve dinleme “yi alıyordu . İşte Bir Kitap Bin Etkinlik de bu müfredattan 2 yıl kadar önce bu dört becerinin yanına web 2 araçlarını öğrenme ve kullanmayı ve yaratıcılığı da ekleyerek uygulanmaya başlanmış bir projeydi. O yüzden yeni müfredat benim elimi güçlendiriyordu.

Peki gelelim bu projenin amacı na ve kısaca neler yaptığımıza.. Aslında projenin amacını yukarıda kısaca belirttim.

Öğrenciler okusun, yazsın düşünsün, yaratıcılığını geliştirirsin, üretsin ve okuduğu bir kitap aracılığıyla tüm bu gelişmeleri yaşasın istiyoruz. Etwinning’te kayıtlı Türk ve yabancı öğretmenlere ulaşıp projemizi anlatıyoruz, kendimize ortaklar buluyoruz. Öğrencilerimizin velilerinden projeye katılmaları için izin istiyoruz. Oluşturduğumuz bir kitap seçkisinin içinden ki, bu seçkide temalar önemli, (Bazı temalar: savaş, ırkçılık, mülteciler, göç, kadın hakları, istismar, akran zorbalığı..)

Öğrencilerimiz dörderli beşerli gruplar oluşturuyorlar, belirlenen seçkinin içinden kendilerine bir kitap seçmelerini istiyoruz. Projede zorunlu çalışmalarımız olduğu gibi öğrencilerin okudukları kitap üzerinden yaratıcı çalışmalar yapmalarına olanak tanıyoruz. Yani iki yolda ilerliyor: Projenin zorunlu çalışmaları ve öğrencilerin kendi buluş yöntemi ile ortaya koydukları çok çeşitli çalışmalar.

Biz bu projede öğrencilerimizin mutlaka bir sosyal sorumluluk projesinde yer almasını da istiyoruz, mutlaka bir sivil toplum örgütü ile tanışmalarını, mutlaka bir kütüphaneye üye olmalarını, mutlaka bir müzeyi gezmelerini ve okudukları kitabın teması üzerinden düşünmelerini, yazmalarını hayal etmelerini ve ortaya koydukları ürünleri arkadaşlarıyla ve çevreleriyle ayrıca etwinning ortamında paylaşmalarını istiyoruz. Projede sadece edebiyat öğretmenleri ile çalışmıyoruz. Örneğin bir matematik öğretmeni matematik üzerine kitaplar okutarak benzer çalışmaları o kitap üzerinden yürütüyor, bir felsefe öğretmeni felsefe kitaplarıyla, İngilizce öğretmeni İngilizce kitaplar üzerinden, bir bilgisayar öğretmeni yine kendi çalışmalarını okuttuğu kitaplar üzerinden müfredatına entegre ederek çalışıyor.

Dolayısıyla proje sadece edebiyat dersi üzerinden bir proje değil, hatta aynı projede sınıf öğretmenleri ile ve ortaokul öğretmenleri ile birlikte çalışıyoruz onlar da kendi öğrencilerinin düzeyine uygun hale getirerek benzer çalışmaları çok da keyifle gerçekleştiriyorlar.

Yaratıcı yazma çalışmaları, yaratıcı okuma çalışmaları, sokak röportajları, uzman kişileri okula davet etme, yardım kuruluşları ile birlikte çalışma, okudukları kitabın etkilendikleri bölümlerinden seslendirme yapma, radyo tiyatrosu, çizgi film araçlarını kullanarak çizgi film yapma, tiyatro yazma ve canlandırma, yazar ile iletişime geçme, okula davet etme, yazarın yerine geçme gibi çok sayıda çalışma gerçekleştiriyorlar. Bu arada kendilerinin dahi farkında olmadıkları bazı yeteneklerini keşfedenler de oluyor, bu durumda aileleriyle görüşüp gerekli yönlendirmeleri yapıyoruz.

Örneğin bu yıl Üsküdar Belediyesi ile ortak çalışma düzenledik ve Bursa’da kanser hastaları yararına çalışan bir dernek yararına öğrencilerimiz İyi ki Üsküdar Var Platformuyla birlikte çantalar tasarladılar. Ortak olduğumuz okullarla karşılıklı geziler düzenliyoruz.  Bu yıl Eskişehir’e gittik. Oradaki bir sivil toplum örgütü aracılığı ile lösemili çocuklar yararına tasarımlar gerçekleştirdik. Orada bizi karşılayan yazarlar ve şairler ile söyleşiler gerçekleştirdik. Çocukların doktoru ile röportaj gerçekleştirdik daha sonra ortak okulumuz İstanbul’a geldi.İstanbul’da yaratıcı drama eğitmeni Zeynep Erdemsel gönüllü olarak öğrencilerimizle atölye düzenledi. Ardından hep birlikte İstanbul gezisi gerçekleştirdik.

İmkanı olan okulları okulumuza davet edip onlarla atölye çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Daha önce mezun ettiğim eski öğrencilerimi işin içerisine katarak onların uzmanlık alanlarından faydalanıyorum, okulumuza davet ediyorum öğrencilerimizle birlikte çalışmalar gerçekleştiriyorlar.Aileleri işin içine dahil ediyoruz,örneğin kadın hakları temalı kitabı okuyan grubumuzdan bir velimiz ,okulda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü programı hazırladı. Bir başka kitabımızın teması kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarı idi öğrencilerimiz veli toplantısında velilerimize sunum hazırladılar.Kısaca bu proje, projeye katılan öğretmenlerin ve öğrencilerin yaratıcılığı ölçüsünde genişleyebilen ilerleyebilen bir proje.. İstanbul’un en iyi özel okullarından birinde bir etkinlikte benzer çalışmayı yapan bir arkadaşımız bize sunum yaparken şöyle bir soru sordu: Aranızda benzer çalışmalar yapan var mı ,söz alıp yaptığımız çalışmalardan birkaçını orada paylaşınca şaşkınlık içerisinde: Bütün bunları devlet okulunda mı yapıyorsunuz ,diye sordu. Evet devlet okulunda hem de bir meslek lisesinde yapıyoruz ve sıfır maliyetle yapıyoruz. (Okulumuz bu yıl fen lisesi oldu.)

El işi becerilerden, yazmaya, tiyatrolardan senaryolara, seslendirmelerden çizgi filmlere kadar her şeyi sıfır maliyetle gerçekleştiriyoruz. Öyle teknoloji gurusu öğretmen olmaya da ihtiyacınız yok üstelik. Çünkü gençler bu konuda bizden ilerideler ,sadece farkındalıklarını geliştirmemiz gerekiyor .Şu çalışmayı ,şu aracı kullanarak yapabilirsiniz deyip o web 2 aracını arkadaşlarına tanıtması için bir öğrencinizi görevlendirdiğinizde akran eğitimi ile gayet güzel çalışmalar çıkartabiliyorlar. Burada önemli olan öğretmenin öğrenmeye açık olması ve öğrendiklerini öğrencileri ile paylaşması ,gerisi kendiliğinden geliyor.

Gördüğüm ,duyduğum her şey öğrencilerimle paylaşılacak bir zenginlik benim için.. Sonrası çorap söküğü gibi geliyor emin olun.
Bir tek kitaptan yola çıkıp o kadar çok alana evriliyor ki çocuklar,o temayı sonuna kadar kavrıyorlar. Bütün grupları izledikleri için de en az 10 ,15 tema hakkında çok geniş bilgi sahibi oluyor, üzerinde düşünmüş ,yorum yapmış oluyorlar ve tüm bunları edebiyat dersiyle entegre şekilde yapıyorlar.Örneğin öykü temasını işlerken öykü yazıyorlar,dilekçe temasını işlerken iletişim kuracakları sivil toplum örgütüne dilekçe yazıyorlar,masal ünitesinde masal kitabı yazıyor, bastırıyor, ihtiyacı olan okullara yolluyorlar, (pdr açısından değerlendiriliyor)

Reklam ünitesinde kitabının reklam videosunu çekiyor,dolasıyle hem dersini işliyor,hem üretiyor.

O kadar çok çalışma örneğimiz oldu ki 4 yılda, birkaçını söylemek gerekirse, matematik öğretmeni arkadaşımız Süheyla Evecen, Ali Nesin kitapları okutup Efes Harabelerinde matematiğin izlerini aradı, ardından Şirince Matematik Köyünde Ali Nesin ile röportaj.. Robinson Crusoe’yi okuyan Berna Aydıner öğretmenimizin minikleri, Hayat Bilgisi dersinin yön bulma konusuyla ilişkilendirme yaparak dağcılık kulübünden yardım alıp doğada hayatta kalabilmenin yollarını öğrendiler, benzer bir çalışmayı Çağla Sürmegöz öğretmenimizin öğrencileri gerçekleştirdi, Balıkesir’de Fatma İpek Berekat Öğretmenimizin minik öğrencileri yaşadıkları şehirdeki yaşlıların adreslerini belediyeden alarak erzak ihtiyaçlarını karşıladı, yalnızca Validebağ Mesleki Teknik olarak bizler her yıl 15 okulla iletişime geçip kişiye özel dayanışma paketleri hazırladık.. Son derece keyifli içinden “iyilik”geçen üretirken öğrendiğimiz  Türk ve yabancı ortaklarla sürdürdüğümüz, yıllardır Ulusal Ajanstan kalite etiketi alan bu projeye katılmak isterseniz:

Projemize ilgi duyan tüm branşlardaki öğretmenlerimiz nezahat.akbaba@gmail.com adresinden ya da http://birkitapbinetkinlik.org/

sayfasından bize ulaşabilirler. Tüm öğrenci ve öğretmenlerimize güzel ve verimli bir öğretim yılı diliyorum.Sevgiyle kalın..

Nezahat Akbaba

Validebağ Fen Lisesi

İstanbul İli Türk Dili ve Edebiyatı

Zümre Başkanı

Facebook Yorumları
Nezahat Akbaba hakkında 1 makale
1994 yılında Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak göreve başladım,Trabzon,Tekirdağ ve Ankara'da görev yaptıktan sonra İstanbul'a atandım. Validebağ Fen Lisesinde görev yapıyorum.İstanbul İli Türk Dili ve Edebiyatı Zümre Başkanlığı görevini yürütmekteyim.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz