Ters Yüz Edilmiş Sınıflar (The Flipped Classroom)

Son yıllarda, Ters Yüz Edilmiş Sınıflar olarak bilinen bir yöntem bazı derslere uyarlanmaya başladı. Bu yönteme göre öğretmen genellikle koçluk ve mentorluk yapar ve aynı zamanda öğrencilere birbirlerinden öğrenerek keşfetmelerini sağlayacak soruları sormaları için rehberlik eder. Bu yönteme esin kaynağı olanlardan biri hiç şüphesiz, Khan Akademi’nin tesadüfi kurucusu Salman Khan’dır.

Khan’ın niyeti müfredata devrim yapmak değildi. İlk başta tek yapmak istediği şey, ülkenin başka bir yerinde yaşayan kuzenlerinden birine özel öğretmenlik yapmaktı. Özel öğretmenlikte o kadar başarılı oldu ki bir anda beklemediği bir yerde buldu kendini. Khan videolarını YouTube’a koymaya başladığında onu tanımayan insanlar tesadüfen videolarını buldular ve kendi öğrenmelerine yardımcı olması için kullanmaya başladılar. Ne kadar çok video hazırlarsa o kadar çok takipçisi oluyordu. Kişisel olarak başladığı bu yolda küresel boyutlara ulaştı ve 2009 yılında altı yüzden fazla kişi Khan Akademi’yi kullanıyordu. Khan Akademi’yi şuanda düzenli olarak takip eden yedi milyondan fazla kişi için net olan şey aslında bu sitenin öğrenmeyi eğlenceli hale getirmesi ve onları yeni yollarla yönlendirmesiydi.

Khan için bu şekilde öğrenme hem ev ödevi saatini hem de sınıfta geçirilen zamanı en etkili şekilde kullanma anlamına geliyordu. Bu bakış açısı, Harvard fizik profesörü Eric Mazur’un üniversitede geleneksel şekilde ders anlatmak yerine bu tutumu benimsemeye başlamasıyla birlikte pek çok kişinin takip etmeye başladığı bir pedagoji şeklini aldı. Mazur, ‘sınıfın ortasında bir bilge’ gibi durmak yerine ‘kenarda durup rehberlik’ yapıldığında öğrencilerin öğrendikleri şeyleri daha etkili bir şekilde öğrendiklerini gördü.

‘Dersler hareketsizlik, birinin ders anlatıp diğerlerinin not tutması şeklinde hazırlanmamalı.’ Öğrencilik yıllarımızda hiçbirimiz böyle bir öğrenmeden zevk almadık ve çoğumuzun ilgisini çekmedi. Sınıfta herkes hareketsiz bir şekilde oturduğunda gerçek bir öğrenmenin gerçekleşip gerçekleşmediğini bir çoğumuz düşünmüşüzdür. İster ilkokul ister yüksek lisans öğrencisi olsun bu durum kaçınılmazdır. Öğretmenlerin öğrencilerinin pasif olmadıklarını görmesi, bir araya geldiklerinde birbirleriyle etkileşim içinde olmaları, birlikte problemlere çözüm üretebilmeleri onlarında heyecanlanmasına sebep oluyor. Gerçekten öğrenilen anlar; ortak bir hedefi olan öğrencilerin ve iş birliğinin olduğu takım çalışmaları, akran öğretimiyle arkadaşlarından bir şeyler öğrendikleri anlardır.

Ben de derslerimde ters yüz sınıf modelini kullanmaya başladığımda öğrencilerimin heyecanı, gözlerindeki ışıltı beni çok etkilemişti. Öğrencilerimden derse gelmeden önce konuyu kitaptan okumalarını, konuyla ilgili kendi videolarını çekmelerini bazen de başka birine ait paylaşımları izlemelerini istiyorum. Ders başladığında kısa bir giriş yapıyor ve öğrencilerimin anlattıklarım üzerine düşünmelerini istiyorum. Sonrasında sorular soruyor ve öğrencilerimin cevaplamalarını istiyorum. Farklı öğrencilerden farklı sonuçlar çıkıyor ve bir tartışma ortamı yaratılarak doğru cevaba hep birlikte ulaşıyoruz.

Kısacası ters yüz sınıf modeline göre öğrenmenin sınıfta bir grup öğrencinin önünde durup bir konuyu anlatmasından ziyade, öğrenciler bu konuyu çeşitli yöntemlerle evde öğrenirler. Sınıftaki zaman ise, öğretmen tarafından akran eğitimi için önemli konuma gelmektedir. Sonuç olarak sınıf çalışmaları, ev ödevi haline gelirken ve ev ödevleri de öğrencilerin kişisel hızlarına göre ilerlemelerini sağlayan bir sınıf çalışması haline geliyor. Son yıllarda ters yüz edilmiş sınıfların çok etkili olacağına inanılıyor. Yapılan araştırmalar da bunu doğrular nitelikte. İncelemek isteyenler için yazının sonuna öğrencilerimin evde hazırlamış oldukları bir kaç video örneği bırakıyorum..

 

Facebook Yorumları
Elif ÇİLEK
Elif ÇİLEK hakkında 6 makale
Fen Bilimleri Öğretmeni Hacettepe Üniversitesi Yeni Nesil Öğretmen, STEM, Maker hareketi, İnovasyon, Robotik, Kodlama, Drama, Oyunlaştırma, Arttırılmış gerçeklik

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz