Üniversite Eğitimi

Üniversite tercih sonuçlarının açıklanmasının ardından çalışıp çabalayan yüzlerce öğrenci hayal ettiği, hedeflediği bölümlere yerleşti. Hayatlarının en güzel ve verimli yıllarını geçirmek için yeni bir serüvene yelken açtılar.

Aslında Üniversite öğrenimi hayatlarında bir başlangıç olup, bu dönemi en iyi şekilde verimli geçirenler günümüzde, dijitalleşen dünyada hem Türkiye’de hem de uluslararası iş alanlarında rekabet edebilecek düzeye gelebilirler.

Günümüzde artık Üniversite diplomasının yeterli olmadığı gençlerimizin tercih ettiği alanlara ek beceriler eklemesi gerektiği, aksi takdirde doğacak sonuçların hem ülkemize hem de kendilerine olumsuz etki edeceğini artık hepimiz daha iyi biliyoruz.

Üniversite’ye yerleşen bir öğrencinin kendisine yatırım yapması için en uygun zaman içinde bulunduğu süre zarfı olacaktır. Kendi geleceğini şekillendirebilmesi için, kendisine yatırım yapması için Üniversite yıllarını çok iyi değerlendirmesi gerekmektedir.

Peki bunun için bir Üniversite öğrencisi nasıl bir yol izlemelidir?

Biz burada kendi yaşadığımız tecrübeler ve hem Üniversite’de hem de Üniversite eğitimi sonrası gözlemlerimizle birkaç Üniversite profili tablosu kapsamında yaşadıklarımızı paylaşacağız.

Öncelikle yeni nesil üniversite anlayışını ve yeni nesil öğrenci profilini hayata taşıyıp uygulamaları gerekmektedir. Bu anlamda Üniversite hayatını çok iyi değerlendirip, ders içi ve ders dışı faaliyetlere sürekli katılıp, yerinde ve verimli çalışarak tarihi, siyasi, kültürel farklı alanları kapsayan, onları farklı düşünmeye sevk edebilecek kitapları okumayı tavsiye ediyoruz.

Hiçbir zaman panelleri, konferansları, sempozyumları, kültür ve sanat etkinliklerini kaçırmamasını hatta bu tür etkinlikleri kendilerinin koordine etmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Günümüzde artık birden fazla dil öğrenmelerinin gerektiğini, üniversitede ikinci dil edinimini sağlamaları gerekmektedir. Her zaman geniş bir kitleye hitap etmeleri için, arkadaş ve hocalarıyla, farklı insanlarla networking yapmaları gerekmektedir.

Aynı zamanda kesinlikle Üniversite eğitimi süresince ikili değişim programlarından yararlanmalarının gerektiğini, Erasmus veya Farabi gibi değişim programları sayesinde yurtiçi ve yurtdışı eğitim veya staj deneyimlerini kazanmaları gerektiğini düşünüyorum.

Ulusal ve uluslararası kuruluşları takip edip,düşünce kuruluşlarında bulunup bu alanların kurslarına ve projelerine katılmalarını öneriyorum.

Üniversite eğitiminde maddi destek alabilmek için burs veren kurum ve kuruluşları kesinlikle takip etmelerini söylüyorum.

Aynı zamanda farklı alanları kapsayan dernek ve vakıflarda gönüllü olarak çalışıp, sosyal sorumluluk projeleri ile çocuklara ve yaşlılara dokunmaları gerektiğini düşünüyorum.

Bol bol seyahat edip, bu sürede kitap okuma alışkanlıklarını daha da sağlamlaştırıp, farklı dallardan kitap okumalarını hatta kitapçıları ve sahafları da gezmeyi öneriyorum.

Bu anlamda televizyonu büyük ölçüde hayatlarından çıkarıp, ders kitaplarının dışına taşıp, edebiyat ile ilişkilerini kuvvetlendirip, yazarlar ve sanatçılar ile tanışmaları gerektiğinin kanaatindeyim.

Teknolojik kuşak diye nitelendirdiğimiz sizleri, teknolojiyi daha yakından takip edip, üniversitenin teknoloji transfer merkezleriyle aktif olup, kuluçka merkezleri ile de fikir alışverişinde bulunmaları gerektiğini düşünüyorum. Sosyal medyayı daha çok; sanat, edebiyat, teknoloji, ekonomik ve kültürel anlamda zenginleştirilmiş bir hale getirip, günlük yaşamada yansıtmaları gerekir. İnovasyon kamplarına katılarak kendilerine çok iyi yatırım yapmalarını düşünüyorum.

Ülke olarak sizi çok seviyoruz. Üniversite eğitiminiz boyunca başarılar diliyorum.

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.