Yetişkin Eğitimi

İnsan bilme ihtiyacı ile dünyaya gelmiştir. Bu ihtiyaç sayesinde insan yaşadığı dünyayı, yakın ve uzak çevresini keşfetmiş, ona uyum sağlamış, kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmiştir.  Geçmişten günümüze her gelişme gibi bilgi birikimi de artmaktadır. Bu birikimin sonucu olarak teknolojik yenilikler artmaktadır. Özellikle ulaşım, iletişim, bilişim ve üretim teknolojilerindeki yenilikler ekonomik ve toplumsal yaşamı da her geçen gün değişime uğratmaktadır.

Küreselleşen dünyada bilgiye ulaşabilen, bilgiler arasında uygun seçim yapabilen, seçtiği bilgiyi uygulayabilen ve kendisi bilgi üretebilen birey ve uluslarla, bunu yeterince başaramayan birey ve uluslararasındaki ara açılmakta (Bülbül, 1991, s.40); güç dengeleri bilgiyi elinde tutanlardan yana değişmektedir. Bilgiyi üretemeyen ve erişemeyenler, bunu yapabilenler karşısında zayıf ve korunmasız kalmaktadırlar.

Bireylerin sürekli gelişen teknoloji dünyasına uyarlanması yani bilgiye erişip, onu uygulayıp bilgi üretme aşamasına geçip bu dünyaya uyum sağlayabilmesi ancak eğitimle mümkündür. Eğitim bireylerde kalıcı izli istendik davranışlar kazandırmaktan ziyade kişinin tüm yaşamı boyunca süren bir işlevsellikte olmalıdır.

Bilgilerin, becerilerin hızla eskidiği ve yetersizleştiği “küresel” dünyada, hangi düzeyde eğitim alırsa alsın, herkesin yetişkin eğitimi hizmetlerinden sürekli yararlanarak kendini yenilemesine, geliştirmesine gereklilik vardır. Bu yüzden yetişkin eğitimi, giderek artan ölçüde insanların ve ulusların geleceğini belirleyen en can alıcı hizmetlerden biri olmaktadır (Miser,2002,s.2).

Milli Eğitim Bakanlığı Yaygın Eğitim Kurumları yönetmeliğinin 4. Maddesindeki tanıma göre halk eğitimi; “Örgün eğitim sistemine hiç girmemiş ya da herhangi bir kademesinde bulunan veya bu kademelerden çıkmış bireylere gerekli bilgi, beceri ve davranışları kazandırmak için örgün eğitimin yanında veya dışında onların; ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmelerini sağlayıcı nitelikte, çeşitli süre ve düzeylerde hayat boyu yapılan eğitim-öğretim-üretim rehberlik ve uygulama faaliyetlerinin tümüdür” (MEB, 2006).

Cumhuriyet öncesi dönemde halk eğitimi medreseler, ahilik ve lonca teşkilatları, ordu eğitimi formlarında, Cumhuriyetle birlikte 1926 yılında ilk kez “Halk Eğitimi Şubesi” adıyla,  Halk Derslikleri (1927), Millet Mektepleri (1927), Halk Okuma Odaları (1930), Halkevleri ve Halk Odaları (1932), Köy Eğitmen Kursları (1936) ve Köy Enstitüleri (1942) şeklinde devam etmiştir.

MEB (2006) Yaygın Eğitim Kurumları Yönetmeliğine göre halk eğitiminin amacı;

Yaygın eğitimin amaç ve işlevinin; Anayasa, Türk Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda evrensel hukuka, demokrasi ve insan haklarına uygun ve bir bütünlük içinde yerine getirilmesi için planlı kalkınma hedefleri doğrultusunda toplumun özellikleri ve ihtiyaçlarına göre bireylere;

  1. Milli bütünleşmeyi güçlendirici ve yurttaşlık görevini bilinçli olarak yapmalarını sağlayıcı, demokrasiyi güçlendirici, kişilerin düşüncelerini, kişiliklerini ve yeteneklerini geliştirici biçimde eğitim çalışmaları yapmak,
  2. Okuma-yazma öğretmek, eksik eğitimlerini tamamlamaları için sürekli eğitim imkânları hazırlamak,
  3. Çağımızın bilimsel, teknolojik, ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmelerine uyumlarını sağlayıcı eğitim imkânları hazırlamak,
  4. İmkânların elverişli olması durumunda bilişim teknolojisi kullanılarak yaygın eğitimi yurt dışında ve ikili anlaşmalar çerçevesinde yaygınlaştırmak, diğer ülkeler ile Türk Cumhuriyetleri ve Türk topluluklarına yönelik programlar hazırlayıp uygulamak,
  5. Türkçenin doğru, güzel, etkili ve kurallarına uygun olarak öğretilmesi, kullanılması ve yaygınlaştırılması yönünde yurt içi ve ikili anlaşmalar çerçevesinde yurt dışı için öğretim programları hazırlamak ve uygulanmasını sağlamak,
  6. Toplumun kalkınmasında kamu, özel ve yerel kaynaklar harekete geçirilerek kalkınma projelerine halkın katılımını sağlayıcı önlemler almak,
  7. Millî kalkınmayı destekleyici, toplumsal projelerin başarıya ulaşması için eğitim etkinliklerini düzenlemek ve bu tür çalışmalara katılmak,
  8. Millî kültür değerlerinin korunması, dünya kültürüne açık olarak geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına yardımcı olmak,
  9. Toplu yaşama, dayanışma, yardımlaşma, birlikte çalışmaya yönelik alışkanlıklar kazandırmak,
  10. Tarım, endüstri ve hizmet sektöründeki yeni teknolojilerin tanıtılmasına, yeni hizmet alanlarının geliştirilmesine, işsiz ya da farklı bir iş kolunda çalışmak isteyenlerin istihdamını sağlayıcı ve çalışanların hayat seviyelerini yükseltici beceriler kazanmalarına yardımcı olmak,
  11. Yöresel özelliklere ve ihtiyaçlara göre eğitim-öğretim, üretim, istihdam, pazarlama ve örgütlenmeye yönelik çalışmalar yapmak,
  12. Kırsal kesimden göç edenlerin kent kültürüne uyum sağlamalarına yönelik eğitim çalışmaları yapmak,
  13. Kısa süreli ve kademeli eğitim uygulayarak sanayinin ihtiyacı olan iş gücünün yetiştirilmesine yardımcı olmak için meslekî ve teknik içerikli eğitim çalışmaları yapmak,
  14. Mesleklerinde hizmet içi eğitim vermek ve çeşitli mesleklerde gelişmeleri için gerekli bilgi ve becerileri kazandırma imkânı sağlamak,
  15. Sağlık kuruluşları ve alan uzmanlarının iş birliğinde halk sağlığının korunması, aile planlaması, sivil savunma, sağlıklı beslenme ve barınma, iyi bir üretici ve bilinçli bir tüketici olma niteliğini kazandırıcı çalışmalar yapmak,
  16. Serbest zamanlarını en iyi şekilde değerlendirme ve kullanma alışkanlıkları kazandırmak, yeteneklerini sergileme ve geliştirme imkânları sağlamak,
  17. Özel eğitim gerektiren, gelişim özelliklerine dayalı bireysel yeterlilikleri doğrultusunda okuma-yazma öğretmek, eğitimlerini tamamlatmak, bilgi ve beceri kazanmalarını sağlamaktır.

Halk Eğitim merkezlerinin program içeriğinde;

  • Temel eğitim,
  • Akademik halk eğitimi,
  • Genel kültür,
  • Demokrasi ve yurttaşlık bilgisi,
  • Ev yönetimi,
  • Mesleki ve teknik eğitim,
  • Güzel sanatlar eğitimi,
  • Sosyal hizmetler eğitimi,
  • Toplum eğitimi gibi faaliyetler yer almaktadır.

Halk eğitiminde karşılaşılan sorunlara bakıldığında;

  1. Bütçe Yetersizliği
  2. Fiziki şartların Yetersizliği
  3. Personel Yetersizliği
  4. Örgün ve Yaygın Eğitim İlişkisinin Yetersiz Olması
  5. Program İçeriklerinin Yetersizliği
  6. Açılan Kursların İşlevsel olmaması (Türkoğlu,2011) gibi sorunlar karşımıza çıkmaktadır.

Sürekli değişim ve gelişim gösteren dünya karşısındaki uyumu teknolojik, toplumsal siyasi gelişmelerde yakalamak ve ilerletmek yaşam boyu sürecek eğitimle mümkündür.  Yetişkin eğitimi, yetişkinlerin toplumsal, ekonomik ve kültürel gelişimlerini sağlayıcı nitelikte düzenlenmelidir. Gelişmiş ülkelerin ekonomik gelişmelerinde en önemli unsur yetişkin eğitimi, yani halk eğitimidir (Ural, 2007).

KAYNAKÇA

Bülbül, A.Sudi (1991).Halk Eğitimine Giriş Yetişkin Eğitimi, Türkiye’de Halk Eğitimi,Toplum Kalkınması, Anadolu Ü. Açıköğretim Fak. Yay. Eskişehir.

Miser, Rıfat (2002).Küreselleşen Dünyada Yetişkin Eğitimi, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Dergisi yıl:2002,cilt:35 sayı:1-2.

MEB, (2006).Yaygın Eğitim Kurumları Yönetmeliği. Ankara.MEB

Türkoğlu, Adil (2011). Türkiye’de Halk Eğitimi: Tarihsel Gelişimi, Sorunları ve Çözüm Önerileri, Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitim Bilimleri Dergisi, Aralık 2011, 2(2), 48-62.

Ural, O. (2007). Türkiye’de Yetişkin Eğitiminin Bugünkü Durumu ve Geleceği. Öğrenen Toplum İçinYetişkin Eğitimi Sempozyumu. (s. 12-42) İstanbul. İSMEK Yayınları.

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz