Ziller, Kimin İçin Çalışıyor?

Her ders yılı basından duymaya alıştığımız şekliyle “iki bin on sekiz ve iki bin on dokuz eğitim öğretim yılı bugün milyonlarca öğrencilerin ders başı yapması ile başlamış oldu…” Ben de buna ilaveten öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve anne babalara hayırlar ve başarılarla dolu bir eğitim yılı diliyorum.

Uzun bir tatil döneminin ardından öğrenciler ve aileleri bugün ders başı yaptılar! Hali hazırda zil sesi bütün bir toplumu ilgilendirmektedir. Öğrenciler okul sıralarında, aileler ise öğrenci ihtiyaçlarının karşılanmasından ev ödevlerine kadar birçok konuda zil sesinin heyecan ve telaşını hissetmektedirler. Birinci sınıf öğrencileri ya da yeni bir okulda eğitime başlayan (5. Sınıf ya da 9. Sınıf gibi) öğrenciler için bu heyecan daha fazla olmaktadır. Yeni bir çevreye uyum sağlamak, yeni arkadaşlar edinmek sanıldığı kadar kolay olmayan bir uyum sürecine ihtiyaç duyar. Bu nedenle bu öğrencilerin bir hafta erken başlamaları bu süreci kolaylaştırmıştır.

Fakat çocuklardaki kişilik özelliklerine göre uyum süreçleri farklı olabilmektedir. Özgüven sahibi, kendini ifade edebilen, ailesi tarafından ilgi ve destek gören çocuklar daha kolay sosyalleşip uyum sağlarken, çekingen çocuklar daha zor uyum sağlamaktadır ya da sağlayamamaktadır. Okula uyum konusunda okul bünyesinde yapılan çalışmalar çok faydalı ve bu süreci kolaylaştıran bir katkı sağlamaktadır. Okul yönetiminden birimlerine, öğretmenlerden yardımcı personele ve okul çevresine kadar her paydaş tanıtılmalıdır. Bunun yanında okul kuralları ve öğrencilerden beklenen davranışlar açık seçik net bir şekilde anlatılmalıdır.

Genellikle yüzeysel geçilen okula uyum süreci, öğrencilerin psikososyal gelişimi ve akademik başarıları açısından çok önemli bir süreçtir. Öğrencilerin arkadaş edinmelerini kolaylaştırıcı tanışma etkinlikleri yanında öğretmenlerin ders anlatımından müfredata kadar her konuda öğrencilerin uyumuna destek olmaları önemli bir ön koşuldur. Okulun ilk birkaç haftasında öğrencilerin, bu uyum sürecini tamamlamış olması beklenir. Çünkü öğrenme ve öğretim bir müfredat takviminde devam etmekte ve öğrencilerin makul bir sürede öğrenme, dinleme, ders çalışma, ödev yapma konularında bir istikrar çizgisi yakalamaları önemli bir gereklilik olmaktadır. Özellikle sonraki sınıflarda da aynı sorumluluk ve gayreti gösterip çalışması gerekmektedir. Bu nedenle de okula iyi bir başlangıç yapılması öğrenciyi başarıya götürecek bir disipline sahip olmasını sağlayacaktır. Nasıl başlanırsa öyle devam edeceğinden çocuklarımızın her türlü ihtiyacını en geç ilk hafta içinde tamamlanması gerekmektedir. Akabinde öğretmenleri tanıması, okul ders çizelgesine uygun bir ders çalışma programı hazırlaması konusunda destek olunmalıdır.

Öğrenciler dersler arasındaki zinciri koparmadan, disiplinli bir tutum geliştirmelerinde okul ve ailenin ilgi ve desteği önemlidir. Kendi başlarına bıraktığımız zaman dersleri bıraktılar mı sonradan toparlaması daha fazla emek ve enerji kaybına neden olmaktadır. Bu nedenle ders derste öğrenilir, etkin dinleme, ders tekrarı ve diğer öğrenme ilkeleri konusunda okul bünyesinde bir ders çalışma programı hazırlanması sağlanmalı, bu program evde aile tarafından da incelenip, taraflarca istişare ederek, birlikte karar alınması programa riayet etme davranışını artıracaktır. Bütün bu süreçler okulun açıldığı ilk birkaç haftada tamamlanmış olması gerekir ki, uyum süreci tamamlanmış olsun. Son sınıfa gelmiş hala okula uyum sorunu yaşayan öğrenciler hem aileler hem de okul için birçok sorunun oluşmasında önemli bir neden olmaktadır.

Aslında okulların açılması doğrudan ya da dolaylı yollardan bütün toplumu ilgilendirdiği için ziller hepimiz için çalacaktır. Artık zil seslerine alışıp unuttuğumuz melodileri hatırlamanın vakti geldi. Selam ve dua ile.

Facebook Yorumları
Kerim Candan
Kerim Candan hakkında 36 makale
İlk, orta ve üniversite öğrenimini Konya’da tamamladı. 2002 yılında Selçuk Üniversitesi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünden mezun oldu. Sırasıyla Beyşehir Bahçelievler Kasapoğlu İlköğretim Okulu ve Bozkır Lisesinde Psikolojik danışman ve Rehberlik Öğretmeni olarak görev yaptı. Vatani görevini 2005 yılında Siirt 3 üncü Komando Tugayı Rehberlik Danışma Merkezinde Sağlık Teğmen olarak tamamladı. Halen, Meram Rehberlik Araştırma Merkezinde Özel Eğitim Bölümünde görev yapmaktadır. Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalında yüksek lisans tez çalışmasını tamamlamıştır. Çocuk gelişim ve zeka testleri uygulayıcı eğitimi, aile eğitimi gibi seminer ve kurslara katılmıştır. Konya İl Emniyet Müdürlüğünün “Toplum ve Güvenlik Güçlerinin iletişimi” temalı AB projesinde görev almış ve çeşitli Avrupa Ülkelerine proje ve çalışma ziyaretlerinde bulunmuştur. Evli ve 3 çocuk babası olan Candan, ilk olarak Bozkır Postası gazetesinde yazarlığa başlamış olup, sonrasında da, Konya Hâkimiyet Gazetesinde, aile, toplum, eğitim ve çocuk psikolojisi üzerine pazartesi günleri köşe yazıları yazmaktadır. “Ebeveyn Notları” ve "Kendime Rağmen Ben" adlı yayınlanmış kitapları bulunmaktadır.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.