Ahlak Eğitiminde Öğretmen Tutarlılığı – 2

‘Ahlak Eğitiminde Tutarlılık’ yazı serimizin ikinci kısmına geçmeden önce birinci yazımızı özetle hatırlamaya çalışalım. İlk yazımızda örgün olarak verilen eğitimde davranış değişikliğinin her zaman bilinç düzeyinde gerçekleşmediğini, öğrencinin çevresini takliden bilinçaltı örtük öğrenmeyle de önemli bir eğitim aldığını söylemiştik. Burada en önemli rolün de öğretmende olduğunu, onun davranışlarındaki tutarlılığın öğrencinin o davranışı örnek alabilmesinde önemli bir kriter teşkil ettiğini ifade etmiş ve bu bölümde de devam edeceğimiz maddelerden ilkinde öğretmenin mesleki bilgi ve bilinç ile tutarlılığının yani mesleki eğitimine ve mesleğinin önemine göre hareket etmesinin lüzumunu dile getirmiştik.

Bu bölümümüzde de diğer tutarlılık yönlerini maddeler halinde anlatıp yazımızı bitireceğiz.

B ) Sınıf Ortamındaki Tutarlılık

1 ) Söz ve Davranışları Arasındaki Tutarlılığı

Öğretmenin bir davranışı ile başka bir davranışı, bir sözü ile başka bir sözü ya da bir sözü ile davranışı arasında tutarlı olması demektir. Bu, öğrenci açısından son derece dikkatle gözlenen önemli bir durumdur. Çünkü öğrencinin model alacağı güzel bir davranış yine aynı öğretmen tarafından başka zıt bir davranışla örtüldüğü takdirde modelleme gerçekleşmez. Bunun sebebi hem model alınacak davranış süreklilik arzetmediği için modellemeye imkân sağlayacak bir fırsat ortamı oluşmamış olması hem de öğrencide öğretmene karşı bir güvensizlik hali yaşanmasıdır. Yüce kitabımız Kurân-ı Kerīm’in: Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? ayetinde de belirtildiği gibi söz ve davranışların birbiriyle çelişmemesi ve tutarlı olması gerekir.

2 ) Öğrenciler Arası Tutarlılığı

Bir öğretmenin öğrenciler arasındaki tutarsız davranışları ya da bir öğrenciye farklı zamanlarda gösterdiği tavrın tutarlı olmaması da öğrencinin öğretmenini örnek alma yoluna gitmesini engelleyecek bir başka vahim durumdur. Çocukların ve gençlerin adalet duyguları ileri seviyede olduğundan öğretmenin bu tutarsız davranışları gözden kaçmaz ve onlarda olumsuz bir etki uyandırır. Böylece artık onun olumlu davranışları bile gerek bu tutarsızlığa direk muhatap olan öğrenci tarafından gerekse bu durumu çok iyi gözlemleyen diğer öğrenciler tarafından pek bir öneme haiz olmayacaktır.

C ) Sınıf Dışı Yaşamında Tutarlılık

Öğretmenin sınıfta söyledikleri ve yaptıkları ile sınıf dışında gerek teneffüslerde gerek okul dışı sivil hayatında yaptığı davranışların tutarlı olmaması da bunu fark eden öğrenci açısından artık örnek alınacak bir davranış olmaktan çıkar. Bu nedenle öğretmen sadece sınıfta hatta sadece okulda olduğu an değil, okul dışındaki sivil hayatında da mesela yolda yürüyüşünde, şehrin alış-veriş merkezlerinde, hatta sosyal medyada da dikkatli bir şekilde gözlemlendiğinin farkında olmalıdır.

D ) Öğretmenler Arası Tutarlılık

Bir davranışın model alınarak öğrenilmesinde o davranışın süreklilik kazanması ve tekrarlanması çok önemlidir. Öğrenci, bir öğretmeninde gördüğü ve model aldığı ideal örneği, güzel davranışı başka bir öğretmeninde görmüyor hatta tam zıt bir davranışla karşılaşıyorsa model alma süreci sekteye uğrar. Bu nedenle öğrencilere karşı sergilenecek tavırda öğretmenler arası birlikteliğin olması, bu konuda tutarsızlıktan uzak durulması gerekir.

Bir öğretmenin derste izin vermediği bir davranışa başka bir öğretmen izin veriyorsa, birisinin gösterdiği güzel bir hali diğer öğretmen göstermiyor hatta tam tersi bir tavır sergiliyorsa, böyle bir durum, öğrencide öğretmenlere karşı güven eksikliği oluşmasına ve tabii olarak onları rol model almamasına sebep olacaktır. Bu sebepledir ki öğretmen kurullarında en ince ayrıntısına kadar üzerinde durulması gereken konu, aralarındaki davranış ve söz birlikteliği olmalıdır.

Özetle öğretmen söz ve davranışlarındaki tutarlılıkla öğrencilerin ahlak eğitiminde rol alabileceği bir eğitim ortamı oluşturmalı, bu ideal örneklik; öğretmenin asıl hedefi, görevi ve sorumluluğu olmalıdır. Evet, unutmamalıdır ki “lisan-ı hal, lisan-ı kalden daha tesirlidir.”

Mehmet BİLEN  

Facebook Yorumları
Mehmet Bilen hakkında 8 makale
1988 yılında Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesinde doğdu. İlköğretimi ilçesinde ortaöğretimi ise Eskişehir Fadime Sarar Anadolu İmam-Hatip Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi HAYEF Eğitim Fakültesi’nden 2010 yılında mezun oldu. Aynı yıl atanarak İstanbul, Siirt/Pervari ve Eskişehir’de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği yaptı ve halen Eskişehir’de aktif olarak görevine devam etmektedir. İkinci lisans olarak açıktan ve uzaktan ilahiyat/ilitam eğitimi alarak 2018 yılında Ankara İlahiyat Fakültesi’ni de bitiren yazar, haber ve eğitim sitelerinde köşe yazarlığı yapmakta ayrıca kitaplar için editörlük ile tashih çalışmaları yürütmektedir. Yazar evli ve iki çocuk babasıdır.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.