Akıllı Öğretmen Olmak

Günümüz teknoloji çağı… 

Çocuklarımız doğuştan itibaren direkt teknolojinin içinde buluyor kendilerini. Bebek oyuncakları bile teknolojik artık. Biraz büyüdükten sonra annelerin çoğu çocuklarının ellerine birer tablet veriyorlar. Çocuğa yemek yedirirken bile önlerinde tabletten çizgi film ya da oyun açık oluyor. Yemek yemeye bile odaklanamayan çocuğun okul çağı geldiğinde derse odaklanması bekleniyor. İşte o zaman yasaklar başlıyor. Okula başlayana kadar çoktan bağımlısı olmasına izin verdikleri tableti/telefonu ellerinden almaya ve derse odaklanmalarını sağlamaya çalışıyorlar.

Öğretmenlerimiz ne yapıyor?

Teknolojinin içinde doğmuş çocuklara teknolojiyi kullanmadan ders anlatmaya çalışmak artık anlamını yitiriyor. Elbette müfredatın gerektirdiği şekilde ders işlenmelidir ancak aklı tabletinde kalan çocuğun dersin ne kadarına odaklandığı şüphe götürür.

O halde ne yapmalı?

Teknolojinin okullarda “etkin” kullanımı sağlanmalıdır. “Teknoloji kullanmak” demek değildir ki projeksiyon makinesinden önceden hazırlanmış bir videoyu açıp izletmek ya da yayınevlerinin hazır sunduğu kazanımlara ilişkin uygulamaları izletmek. Yapılması gereken öğrencinin teknolojiyi “doğru” kullanır hale getirilmesidir. Her sınıfta akıllı tahta olmayabilir ama eminim ki akıllı öğretmen ile ders işlemek çok daha zevkli hale getirilebilir.

Öğrenciler kalemden uzaklaşıyor…

Gözlemlediğim kadarıyla zamane öğrencileri kalemle bir şeyler yazmak yerine bilgisayar başına geçmeyi tercih ediyor. O halde öğrencinin öğrenmesini kalıcı hale getirecek çeşitli uygulamaları kullanarak hem eğlenip hem öğrenmesi sağlanabilir. Örneğin yazarak çalışması gereken bir ders için öğrencinin kendisinden bir video hazırlaması istenebilir. Pek çok video hazırlama uygulaması ellerinin altında olduğuna ve tek tıkla bu iş yapılabildiğine göre bir örneğinin sınıfta yapılmasının ardından öğrencilerden farklı videolar hazırlayarak yönetmeninin kendileri olduğu bir çalışmayı sınıfta sunmaları beklenebilir. Oyunlarını gözlemlediğinizde de kendilerine bir şey katmadıkları gibi, şiddete yönelten oyunlardan uzaklaştırarak hem eğlenceli hem öğretici olan oyunlar tercih edilebilir. Sınıfta da benzer oyunlar gruplar oluşturularak oynatıldığında akıllı öğretmenin tek yapacağı gözlerdeki zeka pırıltılarını izlemek olacaktır.

Çocukları sosyal medyadan uzak tutmak gerekiyordu. Ancak çoğu ebeveyn daha doğar doğmaz çocuğunun adına hesap açarak ve hatta çocuğunun dilinden yorumlar yazarak kendisi eğlenir hale geliyor. Öğretmenlere öğrencilerinin fotoğraflarını yayınlamaları yasaklanırken ebeveynlerin kontrolsüz paylaşımları kimseler tarafından denetlenmiyor. O halde akıllı öğretmen burda da devreye girmeli ve sosyal medyanın faydalı kullanım şekli öğretilmelidir. Örneğin, öğrencinin sınıf ortamında yaptığı çalışmaların fotoğrafları paylaşılabilir.Derse canlı yayınla farklı mesleklerden kişilerin katılması sağlanabilir, farklı şehirlerden arkadaş edinilmiş sınıfların dersleri izlenebilir. Tabii bunların tamamı öğretmenin kontrolünde olmalıdır.

Çocukların yazma yeteneklerini, kendilerini ifade yeteneklerini geliştirebilecekleri blog oluşturmaları ve zaman zaman gün içerisinde derste öğrendikleri ile ilgili duygularını paylaşacakları yazıları bu blogda paylaşmaları istenebilir. Bloglarında kendi ilgi alanları için bir köşe oluşturmaları ve bu alanla ilgili çalışmalarını arkadaşları ile paylaşmaları istenebilir. Yayınlanan yazılar sınıfta hep birlikte okunup, imla hataları kontrol edilerek Türkçe dersine katkısı sağlanabilir. Tabii bu çalışmalar yapılırken öğrencilerin kendi hayallerine velilerin müdahale etmemesi gerekir. Genelde veliler çocuklarına verilmiş her çalışmayı kendi sorumlulukları gibi üstlendikleri için öğrenciler nasılsa annem/babam yardım eder, onlar söyler ben yazarım moduna geçerler. Buna kesinlikle engel olunmalıdır. Sorumluluklarını küçük yaşta üstlenmeyi öğrenmelerinin gelecekteki başarıları için çok önemli olduğu hissettirilmelidir. Velilerin de buna anlayış göstererek destek vermeleri sağlanmalıdır.

Teknolojiyi yasaklamak artık mümkün değil bu yüzden teknolojiyi sınıfta kullanmanın yolları araştırılmalı ve uygulanmalıdır. Eğitimin zenginleştirilmesi, teknolojinin her alanda derste kullanılması başarının artmasında etkili olacaktır.

Günlük yaşamlarının çoğunda teknolojiyle iç içe olan öğrencilerin derste doğru kullanımla teknolojiyi kullanmalarının hiçbir sakıncası olmayacağı gibi aksine faydası olacaktır. Tablet kullanmayı yasaklamak bir çözüm olmaz, bedeni sınıfta aklı tablette olan öğrencinin %100 derse odaklanması ve başarılı olması beklenemez. O halde ilgi alanlarını sınıfa taşımak, teknolojinin doğru kullanımını öğretmek de AKILLI ÖĞRETMENLERİN işi olmalı.

Tabii teknolojiyi kullanmamakta direnen öğretmenlerin önyargılarını kırarak başlamak lazım ilk önce…

2017’nin çocuklarına SADECE tahta başında ders anlatarak ulaşacağına inanan öğretmen kendini kandırıyordur. Yeniliklere açık olmak, iyiyi güzeli sınıf ortamına taşımak ve sürekli kendini geliştirmek gerekir. Tıpkı bir tıp doktoru gibi sürekli yenilikleri takip etmek öğretmenlerin de en önemli özelliği haline gelmelidir.

“Akıllı Öğretmen”lerin çoğalması dileğiyle…

Reyhan ARCAK

http://www.kamutime.com/akilli-ogretmen-olmak-makale,191.html

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.