Atasözleri ve Deyimlerde; İş, Meslek ve Sanat

İnsan ömrünün önemli bir kısmı iş hayatında geçmektedir. İnsanın mesleğine göre işi, işine göre hayatı şekillenir. Mesleğiniz ve işinize göre ayrı bir sosyal çevremiz de oluşur. Mesleğimizi de çoğunlukla aldığımız eğitim ve tercihlerimiz belirleyici olur. Meslek sahibi olana kadar verdiğimiz emek, zahmet ve zaman iş sahibi olduğumuzda karşılığında gelir, unvan-statü ve tatmin olarak geri döneceği düşünülür.

İşimizi sevdikçe, değer verip kendimizi geliştirip yeniledikçe işyerindeki sonuçlar, verim ve konum da değişir. Bu açıdan bakıldığında mesleki eğitimin önemi bir kez daha anlaşılmaktadır.

Kimi meslek ve iş sahipleri kişilik özelliğinden ve eğitim eksikliğinden olsa gerek işini bi hakkın yapmaktan imtina edip kolaycılığa kaçabilirler. İş ve meslek etiği ilkelerini bilmemek veya önemsememek bazen kişileri zora sokabilir. Üretimde hammadde veya malzemeyi eksik veya düşük kalite kullanmak, süreci tam işletmeyip acele etmek, el becerisi ve işçiliğini kötü yapmak ortaya çıkacak üründe kendini mutlaka gösterecektir. Müşteri tarafından satın alınmayarak fark edilecek mallar elinde kalacak veya kullanırken ortaya çıkıp şikâyet olarak geri gelecektir. Bu konuda kültürümüzde en çok bilinen ve kullanılan deyim “pabucu dama atılmak” tır.

Türk Dil Kurumu internet sitesinde; “pabucu dama atılmak” deyimi için; kendinden üstün birinin çıkmasıyla gözden düşmek. Olarak açıklama yer almaktadır. Bir başka deyim ise “bostan korkuluğu” na baktığımda 1. isim Kuşları ürkütüp yaklaştırmamak için tarlaya dikilen kukla: “Anadolu’nun her yerinden bostan korkuluklarının fotoğraflarını çekip göndersinler.” – Bedri Rahmi Eyüboğlu. 2. isim, mecaz Kendisinden beklenilen görevi yapmayan veya kendisinden çekinilmeyen güçsüz kimse: “O, bekçi değil, bostan korkuluğu.” – Sermet Muhtar Alus. (1)

Bir başka kaynakta ise; “Pabucu dama atılmak” deyiminin anlamı: Önceleri sahip olduğu değer ve itibarı kaybetmek, bunu başka birine kaptırmak. Bir şeyin daha iyisine sahip olduğu için diğerini bir kenara itmek. Pabucu dama atılmak deyiminin hikâyesi: Anadolu’da söylenen bir söz vardır. Evde unun olacağına, çarşıda iyi ünün olsun, diye. Ün yani itibar, saygınlık, iyi söz ve davranışlar. İnsanların itibarı söylediği sözde, yaptığı davranışta ve işte belli olur. Değerli ve güvenilir olmak insanın şeref ve haysiyetini yükseltir. İnsanı da toplum karşısına çıkaran, bu değerler değil midir?

Osmanlı devrinde herkesin meslek ahlakı ilkeleriyle çalıştığı o dönemlerde bir zanaatkârın yaptığı işte ihmal veya hileye sapması nadir görülen hadiselerdendir. Çabucak bozulan, yırtılan veya çürüyen mallarda bir hile aranır, bulunursa kethüdaya şikâyetle ilgilisinin cezalandırılması istenirmiş. Eskiden lonca adı verilen esnaf teşkilatları vardı. Bu teşkilatlar, fiyat istikrarı sağlar, hilesiz mal satımından, her türlü yolsuzluğa kadar bütün işleri yerine getirirdi.

Yapılan ayakkabıların da sağlam ve zarif olması arzu edilen bir durumdu. Takdir edilir ki ayakkabı imalatı bu tür şikâyetlere açık bir meslektir. Bir gün, bir müşteri ayakkabısının çabuk yırtıldığını, sağlam dikilmediğini söyler ve ayakkabı yapan kunduracıyı şikâyet eder. Kısa sürede eskiyen ayakkabının kullanım hatası mı, yoksa üretim hatası mı olduğu sık sık tartışma ve şikâyet konusu edilmeye başladığı devirlerde, çürük çarık yapılan, çabuk sökülen yahut delinen ayakkabılar dolayısıyla kethüda sık sık çarıkçılar yiğitbaşısını çağırıp tahkikat yaptırır olmuş.

Eğer bir imalat hilesi söz konusu ise ilgili usta çağrılır, esnafın ileri gelenleri, yiğitbaşı ve diğer meslek temsilcileri huzurunda kethüda tarafından tekdir edilir, aldığı ücretin müşteriye iadesi sağlanır, dava konusu olan ayakkabı da kullanılmamak için dama atılırmış. “Ne unun kaldı ne ünün, Pabucunu dama attılar. Zengindin, şimdi fakirsin. Altın iken bakıra döndün.” Şeklinde şiirle hicvedilirmiş.(2)

Ahilik kültürümüzün neredeyse baş söylemi olarak herkesin bildiği “Pabucu dama atılmak” deyişimizi TDK sözlüğünde; sadece “kendinden üstün birinin çıkmasıyla gözden düşmek” olarak yazılması ikinci gerçek anlamının açıklanmamış olmasını çok önemli bir hata ve ihmal olarak görüyorum. “bostan korkuluğu” deyimi örneğinde olduğu gibi mutlaka ikinci anlamı belirtilmeli ve Ahilik kültürümüzün önemli sloganı haline gelen “pabucu dama atılmak” deyimimizin gerçek anlamı doğru öğretilmeli ve unutturulmamalıdır.

Çocuklarımın okulda kullandığı evimizdeki iki farklı Atasözleri ve Deyimler Sözlüğüne de baktığımda aynı mecazi anlamın yazıldığını gerçek anlamın yazılmadığını gördüm. Acaba TDK’yı mı referans aldılar diye merak edip baktığımda bu iki sözlükten birinin sonunda yirmiyedi kaynakça eklenmiş diğerinde ise kaynakça hiç konmamış olduğunu gördüm. TDK’nın bu eksikliği düzeltmesi için CİMER üzerinden yaptığım başvuruma; “başvurunuz Türk Dil Kurumu tarafından incelenmiş olup “Başvurunuzdaki konu Güncel Türkçe Sözlük Bilim ve Uygulama Kolunda görüşülecektir.” şekilde cevaplandırılmıştır. Uyarımın dikkate alınmasına sevindim umarım yakın bir zamanda bu düzenleme sisteme yüklenir.

Hazır elime almışken sitedeki ve elimdeki Atasözleri ve Deyimler Sözlüklerinde yer alan iş, sanat ve meslek konularında aramalar yaptım ve sizinle paylaşmak istedim.

Bir evlat babasının sanatını onun ölümünden sonra sürdürür. Babanın/atanın sanatı oğula mirastır. Sanat altın bileziktir. Kişinin elindeki sanat, değeri hiç eksilmeyen bir servettir. Sanatı ustadan görmeyen (öğrenmeyen) öğrenmez. Kişi tek başına ne kadar çalışırsa çalışsın işin inceliklerini bir bilenden öğrenirse o işi daha çabuk ve kolay yapabilir. Sanatına hor bakan (sanatını hor gören) boğazına torba takar. İşini küçümseyen kişi istediği gibi para kazanamaz ve sonunda dilenci olur.

Adamın iyisi işbaşında (alışverişte) belli olur. İki el bir baş içindir. Bir kişinin iyi ve becerikli olduğu yaptığı işlerden anlaşılır. Alet işler, el övünür. Bir kimse ne kadar usta olursa olsun gerekli araçları olmadan kusursuz iş yapamaz. Aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur. Güzel şey, iyi gereç kullanılarak meydana gelir, bundan da iş yapana övünme payı çıkar. Aşını, eşini, işini bil. Sağlık ve mutluluk içinde yaşamak isteyen kişi, yiyeceğine dikkat etmeli, arkadaşını iyi seçmeli ve bir iş sahibi olmalıdır. Bir kimsenin nasıl bir kişi olduğu yaptığı işlerden anlaşılır. Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa. Sen işten korkma, iş senden korksun.

Tabak/sepici/debbağ sevdiği deriyi yerden yere vurur. Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz. Tekkeyi bekleyen çorbayı içer. Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin. Terzi kendi söküğünü dikemez. Üşenenin oğlu, kızı olmamış. Yarım doktor candan eder, yarım hoca dinden eder. Zahmetsiz rahmet olmaz.

Bileğine güvenmek. Elinden iyi iş gelmek: becerikli, hünerli olmak. Eli yatkın, uz olmak. El işi göz nuru, el emeği göz nuru (bir işe) eli işe yatmak, iş bilmek, iş ola, iş görmek, iş yapmak, iş göstermek, iş edinmek, eli alışmak, adam olmak, adam etmek, adı kalmak, (bir işin) adamı: bir işi ustalıkla yapan. (bir işte) saç sakal ağartmak, o işte uzun zaman çalışmış, emek vermiş olmak, (birini) işe almak, iş yerinde çalıştırmaya başlatmak, çantadan yetişmek, bir mesleği eğitim görmeden deneyimlerle kazanmak, çifte gelmeyen öküz olsun, işe gitmeyen oğlun; Herhangi bir biçimde yararlanılabilecek bir malın olması iyidir, çifte gelmeyen öküzü satabilir, iş yapmaktan kaçınan oğlunu eğitebilirsin.

Dikiş tutturamamak, bir işte veya bir yerde herhangi bir sebeple uzun süre kalmamak. Er giden, işine; geç giden, boşuna. Erken kalktım işime, şeker kattım aşıma. İşine sabahleyin erken başlayan kimse başarı elde eder. İş ayağa düşmek. İş, sorumsuz ve yetkisiz olanların elinde kalmak.
Bir baltaya sap olmak. Bir şeyi görev, meslek olarak kabul etmek. İş yapmak, çalışmak, işbaşı yapmak, iş yerinde işe başlamak, işe girmek, göreve, çalışmaya başlamak. Birine yapacak iş göstermek, Yapması için birine iş vermek. İş insanın aynasıdır. Yaptığı iş beğenilmediğinde ‘sanki iş görmüş gibi’. İş yapmak, çalışmak, iş tutmak, iş vermek, işi (bir şeye) vurmak, işi değiştirmek, işi gücü bırakmak, yaptığı işten uzaklaşmak, işin kurdu. İşin kurdu olmak; bir iş en ince ayrıntısını bilen, deneyimli, uzman (kimse), belirli bir konuyla ilgili her şeyi bilmek, uzmanlaşmak. Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver; `verilecek ücret ne kadar çok olursa olsun, her iş uzmanına yaptırılmalıdır` anlamında kullanılan bir söz.

Alın teri dökmek. İşinden olmak; görevini yitirmek, görevinden atılmak. İşine koyulmak; işini yapmayı sürdürmek. İşini görmek; görevini yapmak. İşini yoluna koymak; işi veya görevi olumlu olarak yürütme. İşinin adamı; çalıştığı işte başarı sağlayan, işinin gerektirdiği nitelikleri taşıyan kimse. İşleyen demir pas tutmaz (ışıldar); tembel tembel oturan kimse hantallaşır, iş yapma yeteneğini yitirir, çalışan kimse gittikçe açılır, daha yararlı işler yapar.

İşten el çektirmek; görevden uzaklaştırmak. İşten güçten kalmak; herhangi bir sebeple çalışmamak, çalışamamak. İyi iş altı ayda çıkar; doğru dürüst yapılması istenen iş uzun zaman ister. Boyacı küpü değil ki hemen daldırıp çıkarasın. Toprağı işleyen, ekmeği dişler; işini yapması gerektiği biçimde yapan kişi, çalışmasının verimlerinden yararlanır. Meslek edinmek (bir şeyi); bir işi meslek olarak yapacak bilgi ve beceriyi kazanmak, bir şeyi yapmayı alışkanlık hâline getirmek. Canını dişine takmak. Daldan dala konmak: sık sık iş değiştirmek.

Dara düşmek. Dikiş tutturamamak. Dostlar alışverişte görsün. Dört elle sarılmak. Ekmeği ile oynamak. Ekmeğini kazanmak. Ekmeğini taştan çıkarmak. Ekmek kapısı. Ekmek parası. El almak: çalıştığı işte yetiştiğini kanıtlamak için ustasından izin alması. Eli ayağı tutmak. Eli ekmek tutmak/ekmeğini eline almak. Elinden tutmak. Eti senin kemiği benim: meslek öğrenmek için istediğin gibi dövebilirsin. Eskiden, veliler çocuklarını okula başlarken öğretmen söylermiş.

Geçim yolu. Gözü kesmek: bir iş yapmaya kendinde güç ve yeterlik bulmak. Göz nuru dökmek. İş bilmek, iş bitirmek, işe koşmak, işi başından aşmak, işin başı. İşini bilmek, işinin eri, işi olmak. Maaşa geçmek, miskinler tekkesi, mürekkep yalamış. Para etmemek, sıfıra sıfır elde var sıfır: uzun süre çalışıp bir şey kazanamamak başlanılan yerde olmak. Sinek avlamak. Tekeden süt çıkarmak, ter dökmek. Tereciye tere satmak: bir işin uzmanına o işle ilgili bilgi vermeye çalışmak. Ununu elemiş, eleğini asmış: mesleğiyle ilgili bütün yapacakları yapmış, artık bir iş yapmıyor. Yağlı kapı: çalıştığı kişiye bol para veren işyeri. Yaradana sığınıp bir iş yapmak. Yol göstermek.

Yukarıda yazılı atasözü ve deyimleri hepimiz zaman zaman kullanıyoruz. Belki de sözlüklerde yer almayan burada yazamadığımız onlarca güzel anlamlı söz halk arasında kullanılmaya devam ediyordur. Hepsinde kültürümüzde meslek sahibi olmaya, çalışmaya, işini hakkıyla güzel yapmaya vurgu yapılmaktadır. İki-üç kelime ile çok fazla cümle sarf etmeden meramımızı anlatabiliriz. Gelin bunları unutmayalım ve unutturmayalım.

(1) https://sozluk.gov.tr/
(2) https://www.egitimsistem.com/pabucu-dama-atilmak-deyiminin-anlami-46552h.htm

Facebook Yorumları
Erol DEMİR hakkında 195 makale
Erol DEMİR 1967 yılında Gölcük’te doğdu. Piyale Paşa İlkokulu, Gölcük İmam Hatip Ortaokulu, Gölcük Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksekokulu Elektronik programını ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Yöneticiliği alanında yüksek lisansı “Eğitim Yöneticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda tezini tamamlamıştır. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesinde işletme alanında doktora öğrencisidir. 1990 yılında Türkkablo fabrikasında kalite kontrol teknisyeni olarak çalıştı. Öğretmenlik hayatına 1991 yılında Hakkari’de başladı. 1994 yılında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi’ne elektronik öğretmeni olarak atandı. 1995 yılında müdür yardımcısı oldu. 2000 şubat ayında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü oldu. 2003 yılında Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak çalışmaya başladı. Aralık–2007 ile Haziran-2016 arası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube müdürü olarak çalıştı. Temmuz – 2016 dan itibaren Bakırköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğündeki görevine devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.