Çocuklarımızda Çevre Temizlik Farkındalığı Nasıl Geliştirilebilir?

Çocuklara yaşanabilir bir dünya bırakmak için her bir eğitimci, her bir ebeveyn ve her bir yetişkin sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir. Kültürlü ve medeni her bir insan öncelikle elindeki çöpü yere atmamalıdır. Dahası gördüğü en küçük atığı hijyen kurallarına uyarak çöp kutusuna atmalıdır. Eğitimciler müfredatın gereği olarak en az atık üretmek için derslerini işlerken çevre koruma farkındalığının üretim ve tüketim zincirini kontrol altına almadan geliştirilemeyeceğinin farkına varmalıdır. Her anne ve baba ve her bir eğitimci ve her bir yetişkin birey medeniyet seviyesinin temizlikten ve çevreye saygıdan geçtiğinin farkında olmalıdır.

Çocuklarımızda Çevre Temizlik Farkındalığı Nasıl Geliştirilebilir?

Yaşadığımız çevre doğal ve beşeri unsurlardan meydana gelmektedir. Oluşumunda insan etkisinin olmadığı çevreye doğal çevre adı verilir. Doğal çevre içinde insanlar tarafından oluşturulan çevre faktörlerine yapay çevre ya da beşeri çevre adı verilir. Fakat bugün yer yüzünde neredeyse insan elinin değmediği bir doğal ortamın kalmadığı düşünüldüğünde çevrenin kirletilmesi ve tahrip edilmesi ciddi bir çevre sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerek doğal ortamda gerekse beşeri ortamda insanların çevreyi duyarsızca kirletmesi sonucunda büyük bir çevre felaketiyle karşı karşıya kalıyoruz. Çevre kirliliğini ana hatlarıyla toprak kirliliği, su kaynaklarının kirliği ve hava kirliliği olarak belirtebiliriz. Çevre kirliliğinde evsel atıklar ve sanayi atıkları önemli bir yer tutmaktadır. Bu kirletici unsurların çevreye karışmasında belirleyici olan temel faktör ise insan unsurudur. İnsan çevreyi kirleterek değiştirmede baş rolü oynamaktadır. İnsandan başka hiçbir canlı yoktur ki çevreye bu kadar zarar vermiş olsun. Bu nedenle insanlara çevreyi koruma bilinci vermenin önemini bir kez daha hatırlatmak bu konuda farkındalık oluşturmak için belki yararlı olur düşüncesiyle bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.

Bir eğitimci gözüyle düşündüğümüzde insanımıza çevre koruma farkındalığı kazandırmanın pek de kolay olmadığını söyleyebiliriz. Bu nedenle bu alışkanlığın nasıl kazandırılacağı konusunda çok daha fazla düşünmeliyiz. İnsan elinin ve ayağının değdiği her yerde atık maddelerin biriktiğini gördüğümüzde içimiz çok acıyor. Bu acıyı dindirmek için bu sorunun nasıl çözüleceği konusunda çareler üretmek zorunda hisseden insanların sayısını artırmalıyız. Madem sorunun kaynak sebebi insandır o halde insanın çevre koruma farkındalığı kazanması konusunda neler yapılması gerektiğini yeniden düşünmek yararlı olabilir.

Merkezde insan olduğuna göre insanın çevreye verdiği zararı önce insanların fark etmesini sağlamalıyız. Böylece empatik bir duyarlılıkla hareket eden insan kendi sorumluluk duygusunu geliştirebilir. Bu konuda yapılacak işleri ailede, okulda ve sosyal çevrede yapılması gereken işler olmak üzere üç ana başlıkta ele alabiliriz. Ailede öncelikle küçük yaşlardan itibaren ebeveynler çocuklara çevreye saygılı olmaları konusunda örnek olmalıdır. Bu amaçla ailede öncelikle çevreye en az atık atmak için bilinçli bir tüketici olmaktan başlamak üzere çevreye hiçbir atık madde atmamak hatta atılmış olan atıkları toplayarak çevreyi temizleme konusunda çocuklara farkındalık kazandırılabilir. Çocuklara küçük yaşlardan itibaren çevrenin insan yaşamının devam etmesi için gerekli olduğu ve bu nedenle doğal çevreyi kirletmeden korumanın öneminini fark ettirmeliyiz. Bu konuda ailece çevre koruma etkinliklerine katılmak çevre  farkındalığının kazandırılmasında yararlı olabilir.

Okullarda öğrencilere çevre koruma bilinci kazandırma hususunda öğretmenlerin kazandıracağı farkındalık bilinci son derece önemlidir. Çocuklara derste kazandırılmaya çalışılan çevre sevgisi öğretmenlerin davranışları ile de pekiştirilmelidir. Elindeki çöpü yere atan ya da sigara içip izmaritini yere atan bir öğretmeni gören bir öğrencinin çevre bilinci konusunda farkındalık geliştirmesi güç olabilir. Bu nedenle başta öğretmenler olmak üzere bütün yetişkinler elindeki çöpü yere atmamakla birlikte yerdeki çöpü de alıp çöp kutusuna atmakla çocuklara güzel birer örnek olmalıdır. Okullarda düzenlenecek olan çevre temizlik etkinlikleri çocuklara çevre bilinci kazandırma konusunda yararlı olabilir. Örneğin parklarda, sahilde ya da bir nehir kenarında atık toplama etkinliği yapılarak yerlerdeki kağıt, metal, cam, plastik atıkların ne kadar fazla olduğunu fark eden çocuklar çevre duyarlılığı konusunda küçük yaşlardan itibaren farkındalık duygusu geliştirebilirler.

Çocuklara yaşanabilir bir dünya bırakmak için her bir eğitimci, her bir ebeveyn ve her bir yetişkin sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir. Kültürlü ve medeni her bir insan öncelikle elindeki çöpü yere atmamalıdır. Dahası gördüğü en küçük atığı hijyen kurallarına uyarak çöp kutusuna atmalıdır. Eğitimciler müfredatın gereği olarak en az atık üretmek için derslerini işlerken çevre koruma farkındalığının üretim ve tüketim zincirini kontrol altına almadan geliştirilemeyeceğinin farkına varmalıdır. Her anne ve baba ve her bir eğitimci ve her bir yetişkin birey medeniyet seviyesinin temizlikten ve çevreye saygıdan geçtiğinin farkında olmalıdır. Çevre insan oğluna bir emanettir. Doğal çevreyi insan meydana getirmediği için yok olduğu taktirde de geri getirme gücü insanda değildir. O halde çevreyi bir emanet anlayışıyla korumalıyız. Çocuklarımıza temiz bir çevre bırakmak için temizliğin değerinin farkına varmalıyız. Farkına varmak için bilgi almalıyız. Aldığımız bilgilerin doğadaki yansımalarını internet teknolojilerini kullanarak izleyeceğimiz belgesellerle somutlaştırabiliriz. Bizzat yakın çevreye yapılacak saha gezileri ile çevre kirliliğinin boyutlarını yaşayarak görüp çocuklarımızda farkındalık gelişmesine yardımcı olabiliriz.

Medeniyetin ölçüsü temizliktir. Temizliğin ölçüsü de bireysel temizlik anlayışından geçer. Bireysel temizliğini yapan insan öz bakımını, odasının ve sınıfının bakımını ve sırasıyla evinin arabasının ve sokağının temizliğini yapma farkındalığı kazanabilir. Bu farkındalığın kazandırılmasında kültür ve sanat çalışmalarının da önemli katkısı olabilir. Sinema, belgesel, tiyatro ve müzik eserleri çevre konusunda farkındalık kazandırılmasında önemli katkılar sağlayabilir.

Facebook Yorumları
Nadir Çomak hakkında 44 makale
1966 yılında Eskişehir’de dünyaya gelen Çomak, Atatürk üniversitesinde coğrafya (1988) ve sosyoloji (2021) bölümlerini bitirdi. Coğrafya eğitimi alanında Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans eğitimini (1993), Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde doktora eğitimini (1998) tamamladı. Üsküdar Üniversitesinde Aile Danışmanlığı sertifika programını (2020) bitirdi. İstanbul üniversitesinde çocuk gelişimi bölümünde 3. Lisans eğitimini ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Okul Öncesi Eğitimi Bölümünde 2. Doktora eğitimini sürdürüyor. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında öğretmen, yönetici, editör, proje koordinatörü, kitap inceleme uzmanı olarak çalıştı. Farklı üniversitelerde araştırma görevlisi, öğretim üyesi ve daire başkanlığı ve yerel yönetimlerde yöneticilik görevlerinde bulundu. Özel yayınevlerinde yazarlık ve editörlük görevlerinde bulundu. Yurt genelindeki birçok resmi ve özel kurumda eğitim seminerleri verdi ve arama konferansı moderatörlüğü yaptı. Coğrafya eğitimi, okul öncesi eğitimi ve aile eğitimi, öğretmen eğitimi ve kişisel gelişim alanında yayınlanmış kitapları ve makaleleri ve sempozyum bildirileri bulunan Çomak evli ve dört çocuk babasıdır.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.