Dijital İpekyolunun Hancıları

Bugüne kadar neredeyse tüm teknolojik gelişmeler öncelikle ülkeler için hayati öneme sahip olan askeri ve ekonomik alanlarda başlatılıp yaygınlaştırılıyordu. Özellikle internetin ve bilgisayarın yaygınlaşmasıyla değişim, toplumun her kesimini ilgilendirecek şekilde çok hızla herşeyi yeni bir yaşam biçimine dönüştürmeye başladı.

Dijital ortamı ve sosyal medyayı kullananlar için her tıklama ve gezintide, dijital ayak izi bırakıyor ve büyük veriye biz de dâhil oluyoruz. Belki görev, önem ve konum gereği hepimiz kişisel olarak değil ama herkesin bir şekilde takip ve kayıt altında olduğunu biliyoruz. Başta teknolojiyi üretenler ve iyi kullananlar bunu işlerinde başarıya ve kara dönüştürüyor. Birileri de kötü niyetle bilişim-teknoloji okuryazarı olmayanların hesaplarını ele geçirip dolandırıcılık yapmaya da çalışıyor. İnternet ve dijital dünya konuşulduğunda ilk söylenen siber güvenlik, bilginin ve insanların güvenliğidir. Kişilerin, toplumun, devletin ve milletin güvenliği için yerli-milli teknolojilerin dijital dönüşümün temeli internet-yazılım ve yapay zekâ konusunda bilinçlendirilmesi gerekiyor.

İnternet üzerinde paylaşılan ve yapılan her tıklama açılan her sayfa ekonomik değeri olan bir veri niteliğindedir öyleyse bu veriyi faydalı bilgiye-değere ve kazanca dönüştürmek için yapay zekâ yazılımlarının öğrenilmesi ve kullanılması çok önemlidir. Hepimizin elinden düşürmediğimiz teknolojik ürün cep telefonu, haberleşme için kullanılma amacı beşinci sıraya inmiş; ilk sırayı müzik, mesaj, oyun, haber, video ve sosyal medya kullanımı almış. Gençlerimizin interneti ve teknolojiyi faydalı kullanılması zararlı yönlerinden korunması için onlara yönelik hızlı bilişsel yetenek geliştirici eğitim içerikli çalışmalar yapmalıyız.

Teknoloji konuşulduğunda önce insan-önce doğa denilerek yaşanabilir ve sürdürülebilir dengeyi de gözetmeye çalışmalıyız. Tüketim girdilerini kaynakları ve çevreyi sürdürülebilir kullanmak amacıyla gelişmiş ülkelerde artık birden çok bileşenin bir araya getirilerek oluşturulduğu ileri malzeme çalışmaları laboratuvar yerine öncelikle bilgisayar başında formüle edilmektedir. Biz de bu çalışmalar için devlet, akademi dünyasını, sanayicileri ve gençleri bir araya getirmeliyiz. Artırılmış ve sanal gerçeklik ile metaverse platformları çeşitli iş alanlarında kullanılmaya başlamıştır. Ortak akıl çatısı altında buluşup hızlıca ilerlemeli ve yol kat etmeliyiz. Teknolojiyi güven ve değere dönüştürüp yenilikler ortaya çıkarmak için yeni nesil ve gençlik kritik bir faktördür. Teknolojiye hâkim, bilen-kullanan ama bu da yetmez üreten ve geliştiren bir gençlik yetiştirmeliyiz. Artık lisans düzeyinde de olsa tek bir uzman, bir iş için yetmiyor ve ekip çalışması gerekiyor. Bu ekip, zaman ve kaynak israf etmeden yalın ve çevik bir sistemle hızlı ve doğru kararlar alıp ihtiyaç olan doğru teknolojileri seçmeli ve geliştirmelidir.

Türkiye, coğrafi konumu gibi aynı zamanda dünyanın internet veri trafiğinin de tam merkezinde yer almaktadır. Birileri şu anda dünyanın dijital ekonomik haritalarını çiziyor. Global firmalar da bu haritalara bakarak önemli yatırım kararlarını veriyorlar. 2030 yılının hesaplamalarını yapan beş yabancı araştırma kuruluşu Türkiye’yi dünyanın en büyük on ekonomisinden biri olacağını öngörüyor. Bir ülkede kalkınma; yetenekli insanların, düşünen yaratıcı teknoloji geliştirebilen özgür imkânlara sahip ortam varsa gerçekleşebilir. Türkiye’de yetenek gücü yüksek insan profili varken ar-ge için uygulama merakı olan insanlara ihtiyaç duyuluyor.

Büyük yazılım şirketleri, erken seviye yazılım şirketleriyle işbirliği yaparak büyüyor. Pizza siparişi veren müşteri ile pizzacı aynı binada ancak siparişi alıp aracılık eden şirketin çağrı elemanı Hindistan’dan iş yapıp para kazanıyor. Alibaba firması 2019 yılında Türkiye’deki holdinglerin yaptığı cironun 4 katından fazlasını 24 saatte gerçekleştirmiştir. Artık dijital ekonomiyi okullarda öğrenmenin vakti gelmiştir. 2025 yılında dünyanın gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde yirmi dördünün dijital ekonomiden sağlanacağı öngörülüyor ve bu sayı şu an için sadece yüzde yedi. Dünya Ekonomik Forumu’na göre yapay zekâ 2022 yılında 75 milyon istihdam kaybı ile beraber 133 milyon yeni iş imkânı sağlayacaktır.
Dijital dönüşüm; iş, teknoloji ve insan odaklı olmalıdır. Herkesin dijitalden ve teknolojiden faydalanabileceği yeni bir yetkinlik ve yetenek olarak cebine koyup mesleğinde ve işinde nasıl faydalanacağını öğrenip başarabilmelidir. Gençleri basit katma değeri düşük değil değer katacak yeni iş kollarına yönlendirmeliyiz, onlara cesaret, motivasyon ve eğitim vererek başarılı kılmalıyız. Arge açısından ülkemiz genelinde kişi ve kurum bazında cesaret düşüklüğü maalesef mevcut.

Dijital ekonominin temeli olacak gibi görünen kripto para sanal pazar yeri gibidir burada dijital üretilmiş para alınıp satılıyor. Finans-para-yazılı kodlama-kriptografi iç içe geçmiş blokchain zincir teknolojisi ile kaydi para yirmidört saat kesintisiz şeffaf güvenle rahat hızlı bir şekilde hareket edebiliyor. İnternet insanı özgürleştirirken dijital para da finansı özgür hale getirmiştir. Dijital cüzdanlardan finansal dijital teknolojiler sayesinde beş yılda kartlı ödemeler yüzde 85 artmıştır. Artık bazı ülkelerde neredeyse nakit kullanımı ortadan kalkıyor. Şimdilik kripto para sistemi, bankacılık dışında tutuluyor. Türkiye’de BDDK, kripto para birimi olmadığını alım satım da dikkatli olunması gerektiğini açıkladı. Kripto paraya kimlik numarası ve doğum tarihi verisiyle banka üzerinden başvurulup teyit edildikten sonra yatırılan parayla işlemlere başlanabiliyor.
Alışveriş, iletişim, haberleşme, eğitim ve eğlence neredeyse tüm hayatımız dijital dünyaya doğru taşınıyor. Yazılım robotları banka şubesi adına kredi taleplerine karar vermeye başlamış ama bu robot insan gibi hayal edebilir mi? Artık yeni iş model ve sistemlerini daha esnek yapabilen şey teknoloji ve dijital beceri altyapısıyla yine insan ön plandadır.

Tüm çalışanlara verinin değerini ve dijital okuryazarlığın gereğini anlatmalıyız önemine inandırmalıyız. Bu sayede iş ve işlemlerin tamamına yakını dijital ortamdan alınarak bekleme süreleri azalmış verimlilik arttırılmış olur. Öyleyse insanımıza interneti ve geliştirilen yazılımları doğru ve tam kullanmayı öğretmeliyiz.

Büyük yatırımcılar da dijital dönüşümü tamamlamış şirketleri tercih etmektedir. Çünkü doğru veri analizi yapılması daha kolay küçük veya büyük şirketlerin finansal tabloları genel durumu dijital altyapısı ile hızlıca bilgi alınabilir. İçinde bulunduğumuz zaman diliminde dijitalleşmenin önemine inanarak küresel gidişata ayak uydurabilmek ve güçlü kalabilmek mümkün olacaktır. Bir ülkede teknoloji, finans ve medya sektörlerinde kurulan inovatif kuluçka merkezleri varsa endüstrisinde dijital endeksin yükselmesine destek olur.

Çin, ülke olarak politikalarında stratejilerinde teşvik koruma ve büyüme dengesini halkının tüketici haklarını koruyarak başarmaktadır. Çin, şirketlerini açıkça motive ediyor hızlı ve çevik olmaları için onlara imkân sağlıyor. STEM alanında eğitim gören insan sayısı ve ilerleme hızıyla yakın gelecekte Hindistan ile birlikte bu alanda dünyanın eleman ihtiyacının yüzde 60’ını karşılayabileceği öngörülüyor. Kamu ve özel sektör, toplumu ile birlikte dijitalleşmeye hedeflenmiştir, altyapısı ve güvenliğini bu şekilde yapılandırmakta ve tüm firmalar kendi alanında uzmanlaşarak dijital çözümü yapay zekâ ile önemli şekilde müşteri deneyimini çözüme dönüştürebilmektedir.

Çin, iş ve teknoloji otoritelerinin çoğu yapay zekânın yakın gelecekte önemli iş fırsatları olacağına inanmaktadır. Yapay zekâ yatırımlarının % 83’ü ABD ve Çin’de gerçekleştiriliyor. Devamında ABD, Japonya, İngiltere ve Almanya şeklinde sıralanıyor. Çin, 2017 yılında dünya lideri olmak için yeni nesil yapay zekâ gelişim planı yayınlamıştı. ARGE’de kilit sorunlar ürün ve uygulama çeşitliliğinin artırılması ve yapay zekâ sektörünün geliştirilmesi gibi üç konuya odaklanmışlardı.

Türkiye’de gelişmekte olan ülkeler arasında teknoloji ve kurum kültürü yanında tamamlayacağı optik kablo altyapısıyla sınır ötesi veri akışı ve ticaretini geliştirilebilir. Dijital ipek yolu ve iletişim otoyolları için kuşak ve yol girişimi veri merkezi kurulması birbirine bağlanması ülkemizin geleceği ve başarılı bir dönüşüm için çok önemlidir. Akıllı şehirlerin kurulması ile Dünya nüfusunun yüzde altmışı birbirine bağlayacak olan küresel GSYİH da %30’unu birleştirilecektir.

Cumhurbaşkanlığı dijital dönüşüm ofisi bu çalışmaları yürütüyor ama dijital dönüşüm endeksimizle performansımız orta sıralardadır. Yükselmenin tek yolu ise bu konuda eğitimlerle dijital yetkinliğin geliştirilmesidir. Son beş yılda özellikle pandemi dönemi ve sonrasında yeni teknolojinin, ürünlerin ve iş modellerinin dijitalle desteklenerek daha başarılı olduğu görülmektedir. Bilişim sektörü ürün ve çözüm geliştirdikçe; evden/uzaktan çalışma veri tabanlı karar verme mekanizmaları, farklı tedarik yöntemleri, problem çözen yazılım algoritmaları, sosyal medya ilgisi bütün sektörlerin dijital otomasyona geçişini hızlandırmıştır.

Kuşak ve yol projesi Çin ile Avrupa’yı birbirine bağlayan 137 ülke ve üç kıtanın tüm altyapısını birleştirmeyi öngörüyor. Türkiye yükselen önemli bir değer olarak bu proje fırsatını değerlendirmelidir. Emek yoğun sektörlerden teknoloji yoğun sektörlere geçiş önemlidir. Başta petrol enerji kaynakları ve ürünlerin taşınması hedefi Türkiye’yi tam ortaya konumlandırır.

Artık yapay zekâ ve askeri psikolojik savaş teknolojileri kullanılarak seçmenlerin kişilik özelliklerine göre onlara nasıl yaklaşılması gerektiği hangi mesajların doğru verileceği bile formüle edilebilmektedir. Bu yöntem, siber zorbalık olarak enformasyon savaşıyla demokrasiye katkıda bulunmaz. Bilgi kirliliği ve gerçek ötesi söylemler tercihleri etkiliyor bu ortamda seçimlerin adaleti ve dürüstlüğü zedelenebiliyor.

Birçok ülke pandemi döneminde vaka ve vefat sayılarını düşük gösterip kendilerini bu mücadelede başarılı göstermeye çalıştılar. Şirketler ise salgının yaygınlığına göre aşı geliştirme yatırımları yaparlar. Öyleyse özel şirketler kadar kamu ve üniversiteler bu konuyla daha çok ilgilenmelidir. Okullarda öğrencilere analiz yapabilmeyi öğretip kodlama yazılım için felsefe mantık ve sonuca gitme öğretilmelidir. Türkiye süratle bu konuda altyapısını büyütmeli ve atağa geçmelidir.

Her şey insan için diyoruz ancak birbirimizle de konuşmaya vakit bulamıyor yerine mesaj yazıyoruz. Sosyal medyada yaptıklarımızı paylaşıp ödül olarak beğeni bekliyoruz. Gerçek sosyal hareketlilik oldukça azaldı. Oturduğumuz yerden görüşür gibi yapıyoruz. Dijital bağımlılık, beraberinde psikolojik sorunları da getiriyor özellikle çocuk ve gençler daha çok etkileniyor, siber zorbalık da ayrıca mahremiyeti tehdit ediyor. Paylaş işlevini kullanırken sınır tanımıyoruz her şeyimizi paylaşıyoruz. Bu durum gündelik hayatımızın dijitalleşmesine erişim, iletişim, etkileşim sosyal paradigmalarını değiştiriyor. İnsanı tükettikleri ile imaj oluşturmaya iterek sosyal medyada meta haline getiriyor.

Dijital aynaya yani kendimize çok bakar olduk. Asosyal sosyalleşme ile tribünlere oynamaya başladık. Dijital ortamda ekranda parmak ve klavye silahşorları de türedi. Aslında bu insaniyet namına apaçık bir sosyal erozyondur. Diğer yandan teknolojiyi hayra kullanan azımsanamayacak bir grup ve çalışmalarda oluyor. İklim, su, çevre, sağlık, fakirlik konularında çalışmalar yürütülüyorsa da bu konularda çok mağdur insan yapacak çok iş var.

Türkiye ekonomisi de dünyanın bir parçası olarak krizlerden etkilenmektedir. Gelişmeler bazı sektörlere yeni fırsatlar sunarak daha önemli hale getireceğini gösteriyor . Gıda, tarım, hayvancılık, yeni internet şirketleri, sağlık, eğitim, iklim, çevre ve enerji insanlık için her zamankinden daha önemli hale geliyor. Pandemi sonrası yeni normalde internet alışkanlığımız, temassız ödeme, uzaktan çalışma ve öğrenme, evde yaşam ve eğlence, tedarik, lojistik-kargo, drone, 3D baskı ve iletişim artık herkesi ilgilendirir hale geldi.

Baz istasyonları ve 5G teknolojisi hakkında komplo teorileri teknolojiden uzak ve gecikmeye sebep olabilir. Bunun önemini kavrayan ülkeler yarıştan geri durmayarak ekonomik açıdan tedbirli olmalıdır. Teknolojik gelişmeleri takip ederek gerektiğinde sınırlamalarla zararlı etkilerini minimuma indirilebilir. Savaşlar, ticari arenada özellikle dijital ortama taşındı. Casusluk, saldırı, bilgi kirliliği yanında yeniliklerin bir kısmı stratejik silah gibi gizli tutulup gümrük duvarı gibi internet duvarlarıyla engellemeler yapılabiliyor.

Dijital çalışma platformlarının gelişi çoğalmasıyla mevcut iş modelleri esnek hale gelerek istediği yer ve zamanda çalışmayı mümkün kılıyor. Birçok firma bu sayede gider ve maliyetlerini azaltmıştır artık veriyi yönetmek daha önemli hale geldi. Pandemi dönemi ailenin evde buluşmasına kaynaşmasına, evde kendi kendine yetmeye, ihtiyaçları karşılayabilme becerisine, sabırlı olmaya sebep oldu. İşe dönüş planında yeni normal ve reforma bizleri yeniden hazırladı.

Zaten var olan uzaktan eğitim faydalarının farkına bu dönemde varıldı. Uzaktan eğitimin geleceği ve sürdürülebilirliği için acil önlem alınarak “b” planı gereği teknolojiden daha fazla yararlanılabilmesi için iyi öğretilmesi şart oldu. Uzaktan eğitim desteğiyle eğitimi daha kaliteli sürdürülebilir olduğu kanaati hakim oldu. Tamamen uzaktan eğitim sürdürülebilir değildi. Bilgisayar yaygınlaştıkça daktilo şirketleri, cep telefonu akıllı hale geldikçe fotoğraf makinesi-kamera-ses kayıt-hesap makinesi-navigasyon pek çok alet ortadan kalktı. Mektupla başlayan uzaktan eğitim bugün metaverse ile zirveye ulaştı. Çevrimiçi platformlara ihtiyaç arttı, video içerikler önem kazandı, toplantı seminer sergi fuarlar uzaktan yapılır oldu. E-kütüphanelere ihtiyaç arttı, beceri uygulaması gerektiren spor-müzik-resim-atölye dersleri uzaktan yapılmasında ise zorlanıldı.

Sadece ekrandan görüntü izlenilmesi zamanla sıkıcı olmaya başladı. Karşılıklı etkileşimin ve temasın önemi anlaşıldı. Yeni sunum teknikleri kullanılarak görsel içerikler de öğrenci kullanıcı dostu araçlar da öne çıktı. Öğretmenlerin bilişim bilgisinin geliştirilmesi, içerik hazırlama ve sunma becerilerinin kazandırılması, öğrenci performansının ölçülmesi ayrı bir sorun oluşturdu. Devam ve katılım ödül-ceza ve projelerin takibi yine zorluk çekilen alanlardandı.

Gelecekte yapay zekâ destekli öğrenme modeli ve dijital oyun içerikli programlar uzaktan eğitim kullanılmasını daha kolay ve zevkli hale getirebilir. Her şeye rağmen uzaktan eğitimin faydası herkesçe kabul edildi. Yeni normalde karma yani hibrit eğitimle erişilebilir kişiselleştirilmiş fırsatlar sunacaktır. Buna göre müfredat ve ders programı tasarımlanmalıdır. Mesleklerin de değişime ayak uydurarak dönüşebileceği belki de ortadan kalkacağı, iş dünyası ve eğitim uyumu için işbirliklerinin de arttırılmasını gerektirecektir. Dijital göçmenler, dijital yerlilerin dijital ipekyolunun hancıları olabilmesinin altyapısını hazırlamalıdırlar.

(*)Bu yazı “Işın ÇELEBİ Prof.Dr., Derleyen/Editör: “Gelecek nasıl olacak dijital yönetim kırılma ve yeni bir dünya düzeni” Altınbaş Üniversitesi yayınları yayın no; 31, Eylül 2020-İstanbul” çalışmasından faydalanılarak hazırlanmıştır.

Facebook Yorumları
Erol DEMİR hakkında 200 makale
Erol DEMİR 1967 yılında Gölcük’te doğdu. Piyale Paşa İlkokulu, Gölcük İmam Hatip Ortaokulu, Gölcük Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksekokulu Elektronik programını ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Yöneticiliği alanında yüksek lisansı “Eğitim Yöneticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda tezini tamamlamıştır. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesinde işletme alanında doktora öğrencisidir. 1990 yılında Türkkablo fabrikasında kalite kontrol teknisyeni olarak çalıştı. Öğretmenlik hayatına 1991 yılında Hakkari’de başladı. 1994 yılında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi’ne elektronik öğretmeni olarak atandı. 1995 yılında müdür yardımcısı oldu. 2000 şubat ayında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü oldu. 2003 yılında Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak çalışmaya başladı. Aralık–2007 ile Haziran-2016 arası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube müdürü olarak çalıştı. Temmuz – 2016 dan itibaren Bakırköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğündeki görevine devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.