1. Anasayfa
  2. Bilgi Bankası

Doğum Sırası ve Çocuk

Tuhaf değil mi? Aynı ailede, aynı ortamda yetişmiş olsalar bile çocuklar birbiriyle büyük bir benzerlik göstermezler.

Doğum Sırası ve Çocuk
0

Tuhaf değil mi? Aynı ailede, aynı ortamda yetişmiş olsalar bile çocuklar birbiriyle büyük bir benzerlik göstermezler. Çünkü aynı ailede yetişmiş olsalar bile her çocuğun kendine özgü bir yaşam alanı vardır. Adler’in kuramında yer alan doğum sırası, kardeşlerin kişiliğinde, düşünce biçimlerinde, hayattaki amaçlarında ve davranışlarında etkisini gösterebilir. Bu yüzden Adler’e göre, ailedeki her kardeşin anne babasıyla tecrübesi, iletişimi kendine has ve birbirinden farklıdır (Adler 1927).

Bir aile içerisindeki çocuklar için koşullar hiçbir zaman eşit ya da benzer olmaz ve çocuklar bir yapıya uyum sağlamak için birbirlerinden farklı yaşam tarzları, baş etme mekanizmaları ve stratejiler geliştirirler (Adler, What Life Should… 144; Manaster 4). Örneğin ikinci çocuk hiçbir zaman ailedeki tek çocuğun yaşadıklarını tecrübe edemez. Çünkü ilk çocuk aynı zamanda evdeki tek çocuktur. Adler çocuk doğum sıralamasıyla ilgili beş psikolojik konum sıralamıştır: en büyük kardeş, iki kardeşten ikincisi, ortanca, en küçük kardeş ve tek çocuk.

İlk Çocuk (En Büyük Kardeş): İlk çocuklar, anne ve babalarının ilgi odağı oldukları ve tek çocuk oldukları bir zaman dilimine sahiptirler (Adler 1928). Ancak kardeşlerin gelmesiyle birlikte, Adler’in ifadesiyle, “tahttan indirilme” durumunu tecrübe ederler (Adler 1956). Bundan sonra anne ve babasının sevecenliğini kendisine rakip olan birisiyle paylaşmak zorundadır. Artık ilginin tek sahibi değildir.

Yeni gelenin alışık olduğu sevgiyi elinden aldığına inanmaya hazırdır. Yaşından ötürü ebeveynleri kendisinden diğer kardeşlerden beklenenden daha fazlasını ister (Gençtan, syf128). Büyük çocuklar; daha sorumluluk üstlenen, uyumlu, itaatkâr, mükemmeliyetçi ve aile değerlerine bağlı olarak tanımlanırlar.

İkinci Çocuk: İkinci çocuk ilk çocuktan farklı olarak doğduğu günden beri ilgiyi paylaşan çocuktur. Bu da onda tipik olarak bir yarıştaymış hissi yaratırdır ve genel olarak her zaman tetiktedir. Bu nedenle ikinci çocuk ilk çocuğun eksiklerini kapamak için sürekli kendini eğitir. İkinci çocuk, ilk çocuğa göre daha az baskı ortamında büyüdüğü için daha girişken ve uyumludur.

Ortanca Çocuk: Ortanca çocuk, genellikle kendini arada ezilmiş hissedebilir. Bundan dolayı da ortanca çocuklar ailelerinin dikkatini çekecek herhangi bir kişilik özelliğine sahip olmadıklarını düşünerek diğer kardeşlerinden daha önemsiz oldukları sonucuna varabilirler. Bu çocuk “zavallı ben” şeklinde isimlendirebileceğimiz bir ruh haline girebilir.

Küçük Çocuk (En Küçük Kardeş): En küçük çocuk her zaman ailenin göz bebeğidir ve genel olarak da ailenin en çok şımartılmış çocuğu olma özeliğine sahiptir. Sulloway (1996)’in tanımlamasına göre bir ailenin ilk çocukları “başarı odaklı, iddialı, itaatkâr, dışadönük, kaygılı, çekingen, kıskanç, aileye bağlı, sorumluluk sahibi, geleneksel ve daha stresli iken en küçük çocukların ise “maceracı, fedakâr, iş birlikçi, iyi geçinen, empatik, yeni deneyimlere açık, popüler, isyankâr, risk alabilen, daha sosyal ve yenilikçi” bireyler olarak tanımlamıştır.

Tek Çocuk: Ailenin tek çocuğu olmak rekabet ya da çekişmeye ihtiyaç duyulmamasından dolayı özgüveni artıran bir etken olarak düşünülmüştür. Tek çocuğun en dikkat çeken kişilik özellikleri incelendiğinde baskın, mükemmeliyetçi ve sözel becerisi yüksek bir karakter yapısına sahip olmasıdır. Tek çocuk olmanın da dezavantajları bulunmaktadır. Örneğin işbirliği ve paylaşmayı öğrenemeyebilir. Tek çocuk genellikle ebeveynleri tarafından şımartılır ve ebeveynlerinden birine ya da ikisine de bağımlı olabilir. Her zaman ilgi odağı olmak isteyebilir.

Özetleyecek olursam, Adler doğum sırasının kişilik gelişiminde önemli bir etken olduğunu dile getirmiştir. Çocuğun doğum sırasındaki konumuna göre, anne-babayla farklı deneyimler yaşamasının sonucu olarak her çocuğun birbirinden farklı karakteristik özellikleri geliştirdiğini öne sürmüştür.

Facebook Yorumları

Yazı Kaynakları
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/219599
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2153653
https://cms.galenos.com.tr/Uploads/Article_27687/cogepderg-25-125.pdf
Engin Gençtan Psikanaliz ve Sonrası Metis Yayınları
Alfred Adler Yaşama Sanatı
Alfred Adler İnsanı Tanıma Sanatı Olimpus Yayınevi

Merhaba ben Ebrar Özdemir, Biruni Üniversitesi- Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezunum. Alanımla ilgili çeşitli eğitimlere katılarak, bol bol araştırma yapıp okuyarak alanımda yetkin bir psikolojik danışman olmaya çalışıyorum.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

Yorumunuz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.