Eğitim ve Büyüme İlişkisinin Bölgesel Çeşitlilikleri
0

Toplum yaşayışında yer edinmek için edinilen bilgi, beceri ve anlayışlara eğitim denir. Eğitim geniş anlamda, bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçler olarak adlandırılmaktadır. “İstenilen davranışı geliştirme süreci” olarak da tanımlanabilir.

Bilim insanlarınca eğitim;

Kişinin davranış örüntülerini değiştirme sürecidir. (Tyler).

Fizik ve sosyal tabiatın insan üzerinde meydana getirdiği tesirlerdir.(Durkheim)

Bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme sürecidir. (Ertürk).

İnsan davranışlarında bilgi, beceri, anlayış, ilgi, tavır, karakter ve önemli sayılan kişilik nitelikleri yönünden belli değişmeler sağlamak amacıyla yürütülen düzenli bir etkileşimdir. (Yıldırım).

İnsanları belli amaçlara göre yetiştirme sürecidir (Nurettin Fidan).

Egitim 1 | Eğitim Her Yerde

Eğitim sayesinde insanlar hayatları boyunca daha üretken olmaktadırlar. Eğitim insan üzerinde yapılan bir yatırım olduğundan diğer yatırımlardan çok farklı bir uygulamadır. Uluslararası süreçte ülkeler arasında güçlü ve saygın olmanın öncüsü, etkin ve istikrarlı bir gelişime açık ekonomiye sahip olmak gerekir. Birbirleriyle uyumlu uyumlu iş gücü istihdamı ve mesleki eğitim politikalarının incelenmesi, ekonominin işgücü ihtiyaçlarına paralel olarak yeterli bir şekilde iş gücü yetiştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Günümüzde güçlü ekonomilerde, gelişmişliğin öncüsü eğitim hizmetlerine verilen önemdir. Ayrıca, eğitim hizmetlerine önem verilmesi ülkede ki sosyal faydaları ve topluma pozitif dışsallıkları da yanına beraberinde getirmektedir.

Topluma uygun ve nitelikli eğitim verilmesi sonucunda, insanların kazandığı bilgi ve beceri, işgücünün kalitesini, verimliliğini ve gelir kaynağını önemli bir şekilde canlandırmaktadır. Kalkınmanın beyni ve ana merkezi olan bireyin bilinçlenmesi, çalışma, öğrenme ve düşünme isteği ile donatılmasını gerekmektedir. En temel yol eğitimden geçmektedir. Üretim faktörlerinden işgücünün niteliğini arttırmak ve bu niteliğe uygun bir işte kullanmak kalkınma – eğitim ikilisinin en önemli özelliğini yansıtmaktadır. Çünkü iş gücünün eğitilerek arttırılması verimliliği ve kaliteli üretimi de beraberinde arttıracaktır. (İnaç, 2006)

Beşeri sermayeyi arttırmak, emek gücünün kalitesini yükseltmek ve yeni iş alanlarına istihdam sağlamak ancak sağlanan nitelikli eğitim ile mümkün olmaktadır. Eğitim sistemi ekonomi için gerekli gereksinimi sağlaması, ülkelerin gelişimi açısından bir güç konumu olmuştur. Bir ülkede eğitim seviyesini gösteren okullaşma oranı, eğitimin bütçe ve milli gelir içindeki payı, mesleki-teknik eğitim düzeyi, nüfusun ilk, orta ve yüksek öğretimde ki dağılımı gibi göstergeler sosyo – ekonomik gelişme düzeylerini belirleyen önemli bir etmen olmuştur. (İnaç, 2006)

Ülkelerin ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmişlik düzeylerini belirleyen en önemli faktörlerden biri eğitimdir. Eğitim bireylere sağladığı özel yararlar yanında ayrıca toplum açısından yaratmış olduğu faydalar sebebiyle de ülkelerin ekonomik kalkınmalarında önemli rol oynamaktadır. A.Kurtkan’a göre eğitim, önemli fonksiyonları yerine getirmektedir. Gelişmekte olan ekonomilerde eğitim yolu ile halkın yüksek bilgi ve beceri kazanması hızlı ekonomik büyümenin gerçekleşmesini sağlamaktadır. Bilgi toplumuna geçişin temel koşulu, kişilere yaşam boyu öğrenmeyi esas alan bir yaklaşım ile eğitim verilmesidir.(Öztürk, 2005)

EĞİTİM REFORMU GİRİŞİMİ (ERG) EĞİTİM İZLEME RAPORLARI

Okul öncesi eğitimde ve ortaöğretimde bölgeler ve iller arasında farklılıklar vardır. Ortaöğretimde cinsiyet temelli farklar da belirgindir. Orta Vadeli Program 2017-2019’da okulöncesi eğitimin kademeli olarak zorunlu hale getirilmesinin öngörülmesi, iller ve bölgeler arasındaki eşitsizlikleri azaltmak adına olumlu bir gelişme.  Yürütülen çalışmalara karşın özel gereksinim ihtiyaçlı öğrencilerin eğitime erişimi istenen düzeyde sağlanamıyor; özellikle de okul öncesi eğitime ve ortaöğretime erişimleri sınırlı kalıyor. (ERGM,2018)

Tüm kademelerde özel okullara devam eden öğrencilerin payı artmaya devam ediyor. Öğrenci sayısı bakımından özel öğretimin payı okul öncesinde % 15.9’a, ilkokulda % 4.3’e, ortaokulda % 5.7’ye, genel ortaöğretimde % 20.4’e ulaştı. Genel ortaöğretim okullarının sayısı son bir yılda 3 bin 954’ten 5 bin 310’a yükseldi. Bu artış büyük ölçüde dershanelerin dönüşümüyle kurulan temel liselerden kaynaklanıyor. Ortaöğretim öğrencilerinin farklı program türlerine göre dağılımında özel okulların payının sadece bir yılda % 3.9’dan % 8.7’ye çıktığı; imam-hatip liselerinin % 13’lük payını koruduğu ve genel eğitim veren Anadolu liselerinin payının artmaya devam ettiği görülüyor. (ERGM,2018)

EĞİTİM VE İKTİSADİ BÜYÜME İLİŞKİSİ

Eğitim iktisadi boyutta ele alındığında, toplumun yaratıcı gücünü ve verimliliğini artıran, kalkınma için gerekli nitelik ve nicelikte işgücü yetiştirilmesini sağlayan ve bireylere, yeteneklerine göre yetişme ve meslek edinme imkânı sağlayan etkili bir araçtır. Eğitim, işgücü verimliliğini belirli konularda bilgiye sahip olma ve/veya yeni bilgilere ulaşabilme yetisini arttırarak sağlar. Dolayısıyla eğitim, toplumun beşeri sermaye birikimini artıran önemli bir faktördür. (Çalışkan, 2013)

Beşeri sermaye teorisi, eğitimi; beşeri sermayenin temel kaynağı ve bireyin ömür boyu gelirini pozitif ve doğrudan etkileyen, işsizlik riskini azaltan en etkili faktör olarak kabul etmektedir. Yine eğitim seviyesi yükseldikçe, emek piyasasında işsiz kalma riskinin azalması da eğitimin önemli bir getirisi olarak kabul edilmektedir. Diğer taraftan, eğitim; mikro boyutta birey üzerinde, makro boyutta ise toplum ve ülke üzerinde pozitif dışsallıklara yol açarak, toplumun refahına önemli katkılar sağlamaktadır. (Çalışkan, 2013)

1990’lı yıllarda hız kazanan küreselleşme sürecinde; eğitim seviyesinin yükselmesinin, ülkelerin kalkınma sürecine olumlu katkıda bulunduğu görülmüştür. Eğitim seviyesinin yükselmesi; işgücü verimliliğinin artması, gelir dağılımının düzelmesi, sağlık ve beslenme durumunun iyileşmesi ve nüfus artış hızının azalması gibi gelişmelere yol açmaktadır. • Dolayısıyla eğitim; ülkelerin milli gelir düzeylerin yükselmesinin ötesinde, bireysel gelir düzeyinin yükselmesi, gelir dağılımının iyileştirilmesi ve yoksulluğun önlenmesinde önemli bir sosyal politika aracı olarak görev ifa etmektedir. Eğitimi konu alan uygulamalı literatür, eğitimin; genel sağlık düzeyinde iyileşmeye yol açtığı, sigara kullanımını azalttığı, oy verme eğilimini yükselttiği, demokratik davranış biçimini teşvik ettiği, doğum kontrolü ve annelik bilgisini arttırdığı ve klasik müzik, edebiyat, hatta tenis gibi aktiviteleri teşvik etmek gibi olumlu değişimlere yol açtığını ortaya koymaktadır. (Çalışkan, 2013)

Eğitimin ekonomik büyümenin temel belirleyicilerinden birisi olduğu kabul görmektedir. Eğitim düzeyi ile teknolojik ilerleme arasındaki pozitif ilişki, beşeri sermaye üzerinden kişi başına çıktı düzeyini etkilemenin yanında, çıktının artışı üzerinde kalıcı nitelikte etkiler yaratmaktadır. Bunda iş gücünün niteliğinin yükselmesine bağlı verimlilik artışının yanında, yayılma etkisi olarak da adlandırılan, toplumun yeniliklerden yararlanma kapasitesinin artması da etkilidir. Dolayısıyla eğitim makro iktisadi boyutta; ekonominin değişen şartlarına uygun nitelikte işgücü arzını sağlaması yanında, teknolojik yeniliklerin üretim sürecine aktarılmasını kolaylaştırarak ekonominin performansının yükselmesini sağlamaktadır. İşgücü verimliliğin artması; büyümenin ve dolayısıyla kalkınmanın hızlanmasına, rekabet gücünün yükselmesine ve uzun dönemde istihdamın genişlemesine katkı sağlamaktadır. (Çalışkan, 2013)

EĞİTİM VE İKTİSADİ BÜYÜME İLİŞKİSİ

Nitelikli iş gücü konusuyla ile hazırlanan Türkiye Cumhuriyeti’nin 10. Kalkınma Planında iş gücü piyasasında ihtiyaç duyulan becerilerin geliştirilmesi, ülkenin sürdürülebilir olarak kalkınması için belirlenen öncelikli alanlar içerisine alınmıştır. Eğitim ve iktisadi olarak kalkınma sürecinde temel ve mesleki becerileri geliştirme olarak öncelikli dönüşüm programı oluşturulmuş ve hayat boyu öğrenmenin yaygınlaştırılması hususunda faaliyetler belirlenmiştir. Hayat boyu öğrenme faaliyetlerinin de eğitim ve iş gücü yönünde bağlantı kurması ile kalkınmaya ve büyümeye önemli katkısı olmaktadır. (Kalkınma Bakanlığı, 2013).

Büyüme ve eğitim arasındaki ilişkileri güçlendirmeyi hedefleyen çeşitli modeller ekonomik kalkınma sebebiyle eğitim gereksinimlerini planlamaktadır. Eğitim ekonomisi kapsamında yaygın bir sorun olarak ele alınan geçmişe dönük tahmin ve hesaplamaların geleceğe dönük planlamalarda da aynen geçerli etkinin verimli olacağını düşündürmektedir. Eğitimin ülkemizde bireye ve topluma sağladığı faydalar oldukça fazladır. Eğitim ve ekonomi büyüme ilişkisi bilimsel çalışmalarda uzun süredir ilgi odağı olmaktadır. Özelliklede ülkemizde bilgi toplumu açısından eğitim önemini bir kat daha arttırmıştır. Ülkemizde ilköğretim öğrenci sayısı, meslek lisesi öğrenci sayısı ve üniversite öğrenci sayısı ile Gayri Safi Yurt içi Hasıla arasında uzun dönemli bir ilişki tespit edilmiştir. Kısa dönemli nedensellik ilişkilerini belirleyen Granger nedensellik analizine göreyse ilköğretim öğrenci sayısı, genel lise öğrenci sayısı ve üniversite öğrenci sayısından Gayri Safi Yurt içi Hasılaya doğru tek yönlü bir Granger nedenselliğin olduğu ortaya çıkmıştır. Ülkemizde de eğitimdeki gelişmenin bölgesel olarak ekonomik büyümeyi hızlandırdığı görülmüştür.

Dipnot: “Granger nedensellik sınaması, bir zaman serisinin başka bir zaman serisini tahmininde kullanışlı olup olmadığının bir istatistiksel hipotez sınamasıdır.”

Sefa Sezer

İngilizce Öğretmeni

KAYNAK;

İnaç, Hüsamettin, Güner, Ümit ve Sarısoy, Sinan (Ekim 2006). Eğitimin Ekonomik Büyüme ve Kalkınma Üzerindeki Etkileri, Eskişehir, Osmangazi İİBF Dergisi, Eskişehir, 1. cilt 2. sayı 59-70. sayfalar.

Öztürk, Nazım (2005). İktisadi Kalkınmada Eğitimin Rolü, Doktora Tezi, Cumhuriyet Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sivas.

Eğitim Reformu Girişimi 2018 Eğitim İzleme Formları.

Çalışkan, Şadan (2013). Türkiye’de Eğitim-Ekonomik Büyüme İlişkisi: 1923-2011 (Kantitatif Bir Yaklaşım), Yönetim Bilimleri Dergisi Cilt: 11, Sayı: 21, ss. 29-48, 2013.

Kalkınma Bakanlığı. (2013). Onuncu kalkınma planı. http://www3.kalkinma.gov.tr/DocObjects/view/15089/Onuncu_Kalk%C4%B1nma_Pla n%C4%B1.pdf

Facebook Yorumları

İlginizi Çekebilir
Pelin Eren

Yorumunuz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.