Eğitimden Altın Madalyaya

Türkiye Olimpiyat Milli Takımı sporcularımız, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda 13 madalya kazandı. Türk sporcular 6 farklı branşta ise ilk kez madalya alma başarısı gösterdi. Klasik yayda altın madalya alan Mete Gazoz Türkiye’ye bu branşta ilk madalyayı getiren sporcu olarak tarihe geçti. Artistik jimnastikte bronz madalya Ferhat Arıcan, Buse Naz Çakıroğlu gümüş madalya alarak boksta madalya kazanan ilk Türk kadın sporcu unvanını aldı. Busenaz Sürmeneli ise Türkiye’ye boksta ilk altın madalyayı getiren isim olarak tarihi bir başarıya imza attı. Erkeklerde grekoromen stilde Rıza Kayaalp, serbestte ise Taha Akgül bronz madalya aldı. Kadınlarda da Yasemin Adar bronz madalya elde ederken, bu branşta madalya kazanan ilk Türk kadın güreşçi oldu. Karate branşında; Eray Şamdan bu branşta gümüş madalya alan sporcu olurken Ali Sofuoğlu, Merve Çoban ve Uğur Aktaş bronz madalya elde etti. Tekvandoda Hatice Kübra İlgün ile Hakan Reçber bronz madalya kazandı. En fazla branşla madalya alınan olimpiyat oldu. Türkiye olimpiyatlar tarihinde en fazla branşla madalyayı da Tokyo 2020’de çıkardı.(1)

Tüm dünyanın katıldığı ve takip ettiği olimpiyatlarda Türk Bayrağımızın çekilmesi eşliğinde İstiklal Marşımızın okunması ve gençlerin bu başarılarıyla gururlandık. Kendimize güvenimiz arttı. Demek ki bizde yapabiliyormuşuz. Bu başarıların artarak devam edebilmesi için beden ve spor eğitimine daha fazla özel önem verilmektedir. Hiçbir başarı tesadüfi değildir. Azimle gayretle planlı ve çok çalışmayla başarıya ulaşılabilir. Spor alanında başarı için bu çaba ilkokul çağlarından başlayarak uzun yılları bulmaktadır.

Sağlıklı ve hareketli yaşamın gereği olarak toplumda spor yapma kültürünü geliştirmek, sporun geniş kitlelere yaygınlaştırılmasıyla çocuk ve gençlere sporu sevdirerek onları sporla tanıştırmak, spora başlama yaşında bulunan yetenekli çocukları tespit ederek spor branşlarına yönlendirmek ve üst düzey sporcu olarak yetiştirilmelerini sağlamak amacıyla “Türkiye Sportif Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Programı” Gençlik ve Spor Bakanlığınca 2017–2018 eğitim döneminde başlatılmıştır.

Program, her yıl Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm okullarda bulunan 3. Sınıf öğrencilerine eğitim öğretim döneminin ikinci yarıyılında spor salonunda uzman antrenör ve beden eğitimi öğretmenleri gözetiminde uygulanan Test ve Ölçümler ile başlar. İlk taramada ve seçim aşamasında Temel Motorik (Esneklik, Dikey Sıçrama, El Kavrama Kuvveti, Geriye Sağlık Topu Atma, Sürat, Çeviklik) ve Antropometrik (Boy, Kilo, Kulaç Uzunluğu, Oturma Yüksekliği) test ve ölçümler yapılmaktadır. Eğitim aşamasında ve sonrasında ise test ve ölçümlere Koordinasyon, Mekik, Denge ve Reaksiyon testleri de eklenmektedir.

Yetenek taramasına ilkokul 3. sınıf öğrencileri velilerinin yazılı izni ile isteğe bağlı olarak katılabilmektedir. Ancak sporcu olacak olsun olmasın her çocuk bu taramadan mutlaka geçirilmelidir. Burada elde edilen veriler tablet bilgisayarlar ile merkeze gönderilmekte ve ülkemizin yaş, okul, ilçe, il ve spor branşları düzeyinde her türlü politika geliştirecek çok önemli bilgiler elde edilmektedir.

Dünyaca kabul edilen standartlarda yeteneği olduğu belirlenen çocukların velileri bilgilendirilerek “Sporcu Kimliği Geliştirme Eğitim Programına” davet edilmektedir. Belirlenen spor salonlarında, gruplar halinde yaklaşık 1 yıl boyunca eğitim devam eder. Bu sürede öğrencilerimize geniş ve kapsamlı bir spor eğitimi verilir. Eğitimde; bilinçli ve aktif katılım (bilgili olma ve bilgiyi etkili kullanma, hedef koyma, eğlenme), Hareket Yetkinliği (temel hareket becerileri, koordinatif beceriler, sporlara hazırlayıcı hareket becerileri, fiziksel uygunluk), Psikolojik güçlenme (olumlu benlik algısı, yetkinlik algısı, yılmazlık, özerklik), Bağ Kurma (arkadaşlık, aidiyet, kişilerarası iletişim), Spor Ahlakı (Sportmenlik, empati, sorumluluk) konularında yeterli hale gelerek olimpiyat yolunda ilk adımı atmaktadır.

Eğitimlerin arasında ve sonunda Test ve Ölçümler uygulanarak spor branşlarına yönlendirmeye esas bilgiler toplanır. Eğitimler tamamlandıktan sonra öğrencilere, e-devlet üzerinden tüm olimpik branşların dikkate alındığı ve öğrencinin en yatkın olduğu branşlardan daha az yatkın olduğu branşa doğru sıralama yapılan “spor karnesi” ilan edilir. Bu aşamada öğrenciler ve veliler bağlı bulundukları il müdürlüklerine müracaat ederek Sporcu Eğitim Merkezlerine başvurabilirler.

Yaklaşık 2-4 yıl sürecek olan branş eğitimleri öğrencinin yaşadığı ildeki spor kulüpleri bünyesinde devam eder. Öğrenciler bu süre zarfı içerisinde yatkın oldukları branşlarda özelleşirler. Performansa dayalı müsabakalara ve yarışmalara katılırlar. Bu aşamada öne çıkan ve başarılı olan öğrenciler milli takımlara ve Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezlerine tavsiye edilir, yeterli görülmeleri halinde spor hayatlarına bu seviyede devam etmeleri sağlanır. Eğitimler, Uzun Süreli Sporcu Gelişim Yaklaşım Modeli baz alınarak, Olimpiyat sporcusu/şampiyonu yetiştirmek amacı ile yaklaşık 10 yılı kapsamaktadır.

Geleceğin olimpiyat şampiyonları taramayla seçilmeye ve eğitime alınmaya başlandı. Bu sporcu çocukların % 20’si spor kulüplerinde % 80’i Gençlik Spor Bakanlığı Spor Tesislerinde çalışmalara devam etmektedir. 2017-18 de İstanbul İlinde 49,909 öğrenci taranmış, 4739 seçilmiş ve 902 yönlendirilmiştir. 2018-19 da İstanbul İlinde 134,859 öğrenci taranmış, 25,309 seçilmiş, 2700’ü yönlendirilmiş. 2019-20 döneminde pandemi sebebiyle tarama yapılamamıştır. 2020-21 de İstanbul’da 222,000 öğrenci taranmış, 11,875 seçilmiş, yönlendirme devam ediyor. 2021-22 döneminde ise 400.000 öğrenci taranması planlanmış ve süreç başlatılmıştır. Ülkemiz genelinde 81 il, 922 ilçe ve 9527 ilkokulun 3. Sınıfta okuyan yaklaşık bir milyon üçyüzbin gönüllü-istekli öğrenci içinden 3 bin görevlinin tarama çalışmasıyla yüzde 3-5’i spora yönlendirilmektedir.

“Yeteneğini keşfet” sloganıyla devam eden bu önemli çalışmada başarılı olabilmek ve yetenekli sporculara fırsat tanıyabilmek için velilerin okulların beden eğitimi, sınıf öğretmeni ve okul yöneticileri tarafından etkili bilgilendirilmesi gerekmektedir. Tarama süreci ciddiyetle yürütülmekte olup Olimpiyatlarda altın madalyaya ulaşabilmek için tonlarca toprağın altından küçük altın cevherlerine ulaşılmaya çalışıldığı gibi milyonlarca öğrenci içinden yetenekler bulunmaktadır.

Spor sadece beden ve kas gücüyle değil akıl, zekâ, bilim ve ahlak ile birlikte azim, cesaret, kararlılık ve çok çalışarak yapıldığında başarılar, rekorlar ve olimpiyat madalyaları gelebilir. 2018 yılında yazılım ve iletişim alanında en iyi inovatif ödülü alan bu projeyle potansiyel şampiyonlar keşfediliyor. Sporda yapıldığı gibi anaokulundan başlayarak yetenek taraması resim, müzik ve diğer sanat alanlarını kapsayacak şekilde genişletilmelidir. Seçilecek yeteneklere üniversiteye kadar imkân sağlanmalı ve destek verilmelidir. Neyimiz eksik? hiçbir şey! Her şeyimiz var! Sabırla çalışmaya devam edeceğiz. Bugünkü çabaların yaklaşık on yıl sonra başarılı sonuçlarını göreceğiz.

Öğretmenlerimiz okulun ilk yıllarından itibaren çocuklara her öğrencinin yaradılış özelliği olarak farklı yeteneklere sahip bulunduğunu, her çocuğun hoplama, zıplama, koşma veya sportif etkinliklerde beklenen başarıyı gösteremeyeceğini, bunun bir kusur olmadığını, birbirlerini bu konuda eleştirip ayıplamamaları ve alay etmemeleri gerektiğini öğretmektedirler.

Beden eğitimi ve spor sadece zorunlu bir ders olarak görülmeyip ruhsal, zihinsel ve bedensel sağlam bir insan olabilmek için Allah’ın hepimize emanet olarak verdiği bu canı taşıyan bedenimize iyi bakmak gerektiğini de öğretmeliyiz. Öte yandan “sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Ben sporcunun zeki, çevik aynı zamanda ahlaklısını severim. Sağlık varlıktan yeğdir. Spor ve eğitimli bir millet yorulmaz. Spor ahlaktır.” Diyen atalarımız ne güzel söylemiş. Her alanda olduğu gibi sporda da başarılı olmak bizim ödevlerimizden biri olmalıdır.

Bir spor dalında başarılı olmak ve zirveye çıkmak için sadece çocuklar ve gençler değil aileleri de onlara destek olmakta ve türlü fedakarlıklara katlanmaktadırlar. Bu sebeple başta spor diğer tüm yetenek alanlarında başarılı olan öğrencilere öğrenim hayatında çeşitli ayrıcalık ve destekler sağlanmalıdır. Bu spora devam edeceği kulüp/tesisin yakınında okuyabilmek, yurtlarında kalabilmek, ücretsiz ulaşım, burs verilmesi ilk aklıma gelen önemli olanlardı. Çocukları seçelim, destekleyelim, imkan tanıyalım geri kalanı onlar halleder. Gençlere güveniyoruz.

Kaynak

(1) https://www.trthaber.com/haber/spor/turkiye-6-bransta-ilk-kez-olimpiyat-madalyasi-kazandi-600665.html
(2) http://sportifyetenektaramasi.gsb.gov.tr/Sayfalar/4859/3429/amacimiz.aspx

Facebook Yorumları
Erol DEMİR hakkında 195 makale
Erol DEMİR 1967 yılında Gölcük’te doğdu. Piyale Paşa İlkokulu, Gölcük İmam Hatip Ortaokulu, Gölcük Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksekokulu Elektronik programını ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Yöneticiliği alanında yüksek lisansı “Eğitim Yöneticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda tezini tamamlamıştır. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesinde işletme alanında doktora öğrencisidir. 1990 yılında Türkkablo fabrikasında kalite kontrol teknisyeni olarak çalıştı. Öğretmenlik hayatına 1991 yılında Hakkari’de başladı. 1994 yılında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi’ne elektronik öğretmeni olarak atandı. 1995 yılında müdür yardımcısı oldu. 2000 şubat ayında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü oldu. 2003 yılında Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak çalışmaya başladı. Aralık–2007 ile Haziran-2016 arası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube müdürü olarak çalıştı. Temmuz – 2016 dan itibaren Bakırköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğündeki görevine devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.