Eğitime Işık Tutanlar- 8 Ezel Ballı

“Eğitime Işık Tutanlar” derken düşlerimizin kahramanlarını anlatmak istedim. Bilinen hikayelerdi, aynı sokakta beraber büyüdüğümüz düş yürekli çocuklarının hikayeleri. Onlar bu zamanın kahramanlarıydı. Alışıla gelen kahramanlara benzemiyorlardı, ne özel kıyafetleri nede insan üstü güçleri vardı(!). Hikayelerimizin kahramanların en büyük özelliği, onlar düş kurucularımızdı. Hocalarımızı dinledikçe bir kez daha gördük ki bu hikayeler sadece sınırlı bir kesimde kalmamalıydı. Başlangıçta amacımız bir yerlerde saklanıp gizlenmiş, yaşamlarını mesleklerine adamış, emeklerini acımasızca vermekten çekinmeyen bu kahramanlarımızın isimlerini kulaklarımıza fısıldamaktı. Onların hikayesi ile binlerce genç meslektaşlarına örnek olabilirlerdi, genç meslektaşlarına bu hikayeler yeni bir başarı ufkunu resmedecekti. Fakat bugün biliyoruz ki bu isimleri yüksek sesle haykırmalıyız ve bunu sadece kendimize olan saygımızdan dolayı yapmak zorundayız.

Dün ve düne ait her şey artık geçmişti. Bugün daha iyisini ve daha güçlüsünü ortaya koymak için her sabah erkenden uyanmalı, olumsuz diye adlandırılacak ne varsa üzerini bir kalem dokunuşu ile çizmeli, her dokunuşta bir yürekte yeniden binlerce tohuma hayat vermeliydik. Kahramanlarımız sahillere yayılan milyonlarca deniz yıldızlarımıza hayat vermek için amansızca çalışıp didinirken bizler de elimizden geldiğince onlara yardım edebilmeliydik. Amacımız bir düşün peşine takılıp saatlerce dağ taş aşacak her güzel yürekli kahramanın hikayesini dinlemek, onların sesi olup anlatmaktı. Hesapsız, plansız ve beklentisiz. Onlar modern zaman kahramanlarıydı. Bizler onların yaptıklarına ayna tutmaya çalışan bir avuç gönüllü.

Hikayemiz “Düş Kurucular’ın” yüreklerinde saklayıp büyüttükleri düşleri sıcacık tebessümleriyle süsleyip parmaklarının içine alıp binlerce yıldız misali gökyüzüne saçıvermesi ile başladı. Bir göz açıp kapamaya, bir nefes alıp vermeye umutlar büyüdü çiçek oldu, her bir çiçek yurdun dört bir yanına dağılıverdi. Düş Kurucu hocalarımız yaşadıkları yerlerde her damın bacasından bir toz taneciği olup düşüverdiler yeryüzünde çocuk sesleri ile bezeli her haneye. Bu hafta bizleri konuk eden hocamız Ezel Ballı hocamız idi. 2007 yılında başladığı mesleğinde tüm zamanını nasıl daha iyi bir eğitim verebilirim kaygısıyla geçirdi. Her şey sevgiyle başlar diyerek bir çocuğun başına gelebilecek en iyi şeyin iyi bir öğretmenle karşılaşmak olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi.

Bu hafta bizlerin yolunu Manisa’ya çeviren Hocamız Ezel Ballı. Mütevelli İlköğretim Okulu‘nda görevine devam eden hocamızı eğitim camiası çok yakından tanıyor. Bitmek bilmeyen bir enerji ile üreten yazdığı yüzlerce kaynak eser ile İngilizce’nin öğretilmesine ciddi destek sağlayan Ezel Hocamızı başarılarından dolayı kutlayıp sorularımıza geçiyoruz.

1.Merhaba Ezel hocam, Eğitim Her Yerde okurları için kendinizden bahsedebilir misiniz?

  • 5 Şubat 1982 Muğla doğumluyum. İlkokulumu köyümün okulu Karabörtlen Köyü İlkokulunda tamamladım. O zamanlar ilkokuldan sonra yapılan Anadolu Lisesi Sınavı ile ki bu benim ilk kez bir sınav ortamında optik işaretleyerek girdiğim sınavdı, hayatımın en önemli dönüm noktalarından biri olan Muğla Anadolu Lisesinde okumaya başladım. Ortaokul ve lise döneminde ekonomik sıkıntılarımız yüzünden okumak için çalışmak zorundaydım hep. Marmaris’te turizm sezonu başlar başlamaz, hafta sonları ve yaz tatillerinde değişik işlerde çalıştım. Burada geçirdiğim süreler bana İngilizce Öğretmeni olmanın kapısını sonuna kadar açtı ve 2000 yılında Eskişehir Anadolu Üniversite’ne girmeye hak kazandım. Güzel geçen üniversite hayatım sonrası, hedefim hep üniversitede okutman olarak kalabilmekti, ancak okutman olmak için tüm yazılı sınavları geçtikten sonra, mülakatlarda görev alan değerli öğretim üyeleri tarafından İngilizceyi çok hızlı konuştuğum için elendim ve son iki yıldır kurduğum hayaller tuzla buz oldu. Çok da düşünmediğim öğretmenlik mesleğine Şanlıurfa- Siverek’te oldukça kalabalık bir okulda başladım. Sonrasında Siverek Anadolu Öğretmen Lisesi ve en son olarak da Manisa Saruhanlı Mütevelli Ortaokulunda görev yaptım. Gelecek yıl itibariyle ise Şehzadeler Halk Eğitim Merkezinde çalışacağım. 09/08/2009 tarihinde sevgili eşim Aynur BALLI ile hayatlarımızı birleştirdik. Birlikte geçirdiğimiz 10 yılın sonunda 1 yaşında Elay adında bir kızımız var. Bu kadar başarının gelmesinde en büyük pay desteğini hiç esirgemeyen ve her kararımda yanımda olan değerli eşime aittir.

2. İngilizce ve Matematik ülkemizin en temel sorunları arasında biliniyor, siz bunca kötü örneğe karşın İngilizce eğitiminde fark yaratmayı başardınız. Bize sürecin nasıl başladığınızı anlatabilir misiniz?

  • Benim kişisel düşüncem hep İngilizcenin bir ders olamayacağı üzerine kurulu oldu. Göreve ilk başladığım yıllarda bile asla hepimizi İngilizceden soğutan tablolarla, grafiklerle veya formüllerle öğretmedim İngilizceyi. Hep eğlendirerek, sevdirerek öğretmek amacım oldu. Dinleme, konuşma ve okuma becerileri üzerinde durdum hep. Dilbilgisi öğreten bir öğretmen olamadım hiç. Siverek’te çalışırken çok kenar mahalle okulu olmasına rağmen bir iki yıl içinde İngilizce dersinden zevk alan ve İngilizce aşığı öğrencilerim oldu. Sonrasında görev yaptığım Anadolu Öğretmen Lisesinden ise, Siverek ilçesinin ilk İngilizce Öğretmenlerini yetiştirdim ve bu yıl itibariyle onlar da görevlerine başladılar. Nasıl sevdiler derseniz İngilizceyi, önce ben onları çok sevdim. Her şeyin başı öğrenci sevgisi oldu. Ben onları sevdikçe ve sevgi gördükçe, onlar da beni sevdiler ve İngilizceye gönül verdiler. Son olarak da, öğrencilerimi asla ufak tefek dilbilgisi hataları ile değerlendirmedim, benim için en iyi öğrenci dersi en çok seven öğrenci oldu. Mütevelli Ortaokulunda göreve başladığımda 18 okul içinde sıralamada 17. okul, ben çocuklar ile köprüleri kurduktan sonra hep İngilizce Sınavlarında ilçede en başta olmayı başardı, bunun tek açıklaması sevgi ve dersi sevdirmek oldu.

3. Ekşi sözlükte sizi tanıtırken “İngilizce öğretmenlerinin ismen de olsa çok yakından tanıdığı, yardımcı kitapları, ders sunumları ile çoğu öğretmenin manen hatta madden borçlu olduğunu düşündüğüm Manisalı değerli bir öğretmen arkadaş.” Denilmekte. Ezel Hocam sizi bu noktaya taşıyan neler yapıyorsunuz?

  • Hep paylaşım yapmaya özen gösterdim. Elimde, avucumda ne varsa paylaştım mesleğin en başından bu yana. Ben paylaştıkça, zümrelerim kullandı, onlar kullandıkça ben daha çok hazırlamaya ve daha çok paylaşmaya özen gösterdim. Bu noktaya taşıyan diğer unsur da sevgili eşimdir. Hiçbir zaman desteğini esirgemedi. Bu kadar yoğun çalışmamda, her zaman yanımda olmayı başardı. Onun desteği olmasaydı, çoğu şeyi başaramazdım.

4. Unutamadığınız sizde iz bırakan bir anınızı Eğitim Her Yerde okurları ile paylaşır mısınız?

  • Anılarım hayat değiştirmek üzerine oldu. Öğrencilerin hayatlarını değiştirmeyi hedefledim ben hep. Birisi çok özel ama onu aktarmak isterim. Sanırım 2006 yılıydı. O zamanlar liseye girişler SBS ile yapılıyordu ve SBS 6-7-8. sınıfların sonunda yapılıyor ve bu üç sınavdan alınan notlar ile liseye yerleşiyordu öğrenciler. Belkıze diye 6. Sınıfta çok iyi bir kızım vardı, sınavda çok iyi işler yapacağını umut ediyordum. Ancak 6. sınıfta gireceği sınavdan 20 gün önce Belkıze okula gelmemeye başladı. Normal durum değildi, evlerine gittim. Ailecek hazırlanmışlar ve uzak bir köye pamuk toplamaya gidiyorlardı. Babasına durumu anlattım, ileride pişman olacağını söyledim ama nafile. Derdi pamuktan gelecek paradaydı. Ne kadar kazanacak diye sordum bir ayda, o zamanın parası ile benim yarım maaşıma denk geliyordu. Belkıze’nin bir ayda kazanacağı parayı babasına verdim ve babası götürmekten vazgeçti ve akrabalarının yanında kalıp sınava girdi. Sağ olsun, beni şaşırtmadı ve neredeyse tüm soruları doğru yaparak ilçede dereceye girdi. Sonraki yıllarda durumu öğrenen kaymakamlık kızımıza sahip çıktı ve Öğretmen Lisesini kazanıp şu anda Matematik Öğretmenliği yapmakta kendisi. Aklıma her geldiğinde ne kadar doğru yapmışım derim hep.

5. Ülkemizin en tanınan öğretmenlerinden birisisiniz. Bu kadar göz önünde olmak, toplumsal beklenti anlamında başarılı bir bireyin sorumluluklarına sahip olmak sizi yormuyor mu?

  • Sadece her yere yetişmek çok zor oluyor. Sosyal medyayı hiç sevmeyen biri olmama rağmen çoğu zaman sosyal medyayı takip etmek zorundayım. Çok haraketli ve aktif birisiyim, normalde bir film izlerken bile defalarca kalkarım yerimden ama son yıllarda saatler boyunca bilgisayar başından kalkamıyorum. Ancak, çok şükür ki bu kadar süre içerisinde bu kadar çok zümrem ile diyaloğa girmeme rağmen hiç kimseyi kırmadan bu zamana kadar gelebildim. Umarım bundan sonra da böyle devam eder.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

6. Mesleğe yeni başlayacak genç öğretmenlerimize ve öğretmen adaylarına tavsiyeleriniz nelerdir?

  • Tek tavsiyem sevgi olur. Mesleği sevmek gerekiyor, öğrenciyi sevmek gerekiyor, meslektaşını sevmek gerekiyor, hayatı sevmek gerekiyor. Hayattaki tek aracı sevgi ve tek amacı mutluluk olarak belirleyebilirsek, her şeyi değiştirebiliriz.

7. Mutlaka büyükşehirlerden, özel okullardan iyi teklifler alıyorsunuzdur, gelecek planlarınızı bizimle paylaşmak ister misiniz?

  • Özel ders isteği çok geliyor ama reddetmek zorunda kalıyorum. Özel okul teklifleri de oluyor ama vakti kendi öğrencilerime harcamak daha cazip geliyor. Şu ana kadar tüm kademelerde çalıştım, tek Halk Eğitim Merkezi kalmıştı, o da bu yıl nasip oldu. Kafamda birçok şey var bu kurumda hayata geçirmek için. Bunlardan hangilerinin gerçek olduğunu seneye bu zamanlarda görüşebiliriz.

8. Çağımızda çocuklar teknoloji ile iç içe büyüyorlar. Ve teknoloji her alanda öncü konumunda, sizin öğrencileriniz için teknoloji odaklı projeleriniz var İngilizce Eğitimi ve teknoloji konusunda neler söylemek istersiniz?

  • Ben akıllı tahtalar geldikten sonra bunları nasıl aktif hale getirebiliriz derdine düştüm. Çoğu öğretmenin materyal yetersizliği yüzünden açmadığı tahtaları vazgeçilmez bir araca dönüştürmeyi hedefledim, bunu da arkadaşlarımın yorumlarından yola çıkarak başardığımı düşünmekteyim. Ders kitaplarını interaktif boyuta taşıdım, bunları yapmak için kısıtlı bilgisayar bilgimle haftalarca eğitici video izledim. Sunum dediğimiz bu ürünleri öğretmen ve öğrencilerimiz çok beğendi. Bunun yanında yaklaşık 35.000 üyemiz olan bir İngilizce grubumuz var. Doküman paylaşımı için 30.000 üyeli bir forum sitemiz ve öğrenciler için hazırladığım eğlenerek kelime öğrenebilecekleri bir internet sitem var. Teknolojiyi daha fazla eğitime katabilmek için de elimden geleni yapmaya devam edeceğim.

9. Hocam hayatınıza ciddi katkı sağlayan en az üç kitap ve üç film önerisi istesek bizlere hangi kitapları veya filmleri tavsiye ederdiniz.?

  • Kitap okumayı çok severim ama son zamanlarda ne yazık ki yeterli vakti ayıramıyorum. En çok okurken etkilendiğim kitaplardan ilki Nutuk. Mustafa Kemal Atatürk hayatım boyunca hep takip edeceğim kişidir. Nutuk’u okuduktan sonra daha iyi anlayabiliyorsunuz onu. Alamut Kalesi’ni çok beğenerek okumuştum. Bir de Yeni Hayat kitabı beni çok etkilemişti. Film izlemeyi hep çok sevmişimdir, özellikle eski veya yeni bütün yerli yapım filmleri severek izlerim. Beni derinden etkileyen filmler ise yabancı yapımlar. İlk sıraya Cindirella Man’ı koymak istiyorum. Esaretin Bedeli ve son olarak da Mutluluk Arayışı’nı da listeye eklemek isterim.

10- ve son olarak hocam “Eğitim Her Yerde” okurlarına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

  • Burada yazabilmek ve bu sorulara cevap verebilmek benim için onur verici. Değer verip okuyabilirseniz benden daha mutlusu olamaz.

Ezel Ballı hocamızın yayınlanmış kitapları:,

Ezel Hocamızın Sunumları: 

Facebook Yorumları
Mitat Özder
Mitat Özder hakkında 39 makale
Süreç geliştirme, iş ve sistem analizi uzmanı olan Mitat ÖZDER, 30 Ağustos 1971 tarihinde Ankara'da dünyaya geldi. Sırasıyla Kadırga İlköğretim Okulu, Mahmut Paşa Orta Okulu ve Vefa Lisesinde İlkokul,ortaokul ve lise öğrenimlerini tamamladı. Üniversite tercihini İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünü olarak yapan yazarımız halen Erzurum Üniversitesinde Sosyoloji eğitimi görmektedir. Okyanus Akademi ve Elmi Akademi kurucusu tüm Türkiye genelinde yapılan anaokulu ve ilkokul öğrencilerin katıldığı "Sende Bir Oyuncak Tasarlarmısın" adlı yarışmanın fikir mimarı ve düzenleyicisi olan Mitat Özder, lise yıllarında başladığı amatör yazarlığa devam etmekte aynı zamanda profesyonel öğrenci koçu, kariyer gelişim uzamanı olarak kişisel bloğunda yazılar yayınlamaktadır.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.