Endüstri 4 Eğitim 0 Mı?

Son zamanlarda dillerde pelesenk olan yeni bir kavram dijital dünyanın fertleri arasında dolaşmakta… Endüstri 4.0 … Akıllı sistemlerin birbiriyle uyumlu çalışıp insan hayatını kolaylaştıracak şekilde yeniden yapılandırılması… Niye 4.0 dediğinizi duyar gibiyim. 4 varsa bunun öncesi de vardır. Kavramın eğitim üzerindeki yansımalarına geçmeden önce gelin eski versiyonlarının üzerinden hızlıca geçelim.

İnsanlık tarihi boyunca üç sanayi devrimi gerçekleşmiştir. İlki su ve buhar gücüne dayanan sanayiye daha çok insan gücünün damga vurduğu analog sistem. 20. yy’ın sonlarına doğru elektrik, elektronik sistemlerin devreye girmesiyle dijital sistemler gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Özellikle 21. yy başlarında bilgisayar ve otomasyon sistemlerle birlikte dijital devrim kendini göstermeye başlayıp üçüncü devrim bu sayede gerçekleşmiş oluyor. Artık bilgiye ulaşmak çok kolay, makineler sayesinde hata yapma oranı düşük ve insan gücüne duyulan ihtiyaç azalmış durumda. Tam da bu noktadayken son devrim daha önceki devrimlerin bilgi ve teknoloji üretme hızını çok kısa sürede yapacak ayrıca günümüzün artık en önemli kavramlarından olan değişim, iletişim, hız ve uyum becerilerinin bir arada kullanıldığı entegreli sistemler ağını birlikte yönetecektir.

Bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğu bu dönemde insanlar sonuca da kolay bir şekilde ulaşmak istiyor. Yapılan araştırmalara göre tüm dünyada son 5 yılda üretilen ve depolanan bilgi miktarı şimdiye kadar toplanan tüm bilgilerin %35’ini oluşturmakta… Bu süreç giderek artmakta ve hayal bile edilemeyecek noktaya gelmekte. Büyük bilgi öbeklerini kullanan yapay zeka uygulamaları ile birlikte günümüzde çiftçilik, bankacılık, gazetecilik, şoförlük gibi meslekler tarihe karışıp gelecekte robot tamirciliği, dijital veri çöpçülüğü, sosyal medya danışmanlığı, sanal gerçeklik mimarlığı vs. gibi fütüristik meslekleri görüyor olacağız.

Peki durum böyleyken Türkiye bu dönüşümün neresinde, bizi bekleyen fırsatlar ve tehditler neler bir de onlara bakalım isterseniz. Ülkemizin jeopolitik konumu itibarıyla lokasyonu ve hinterlandı geniş bir ülke olması ve genç nüfus oranı yüksek olması itibarıyla düşük iş gücü maliyeti global zincirde yer edinebilme anlamında fırsat sayılabilirken; ithalata yüksek bağımlılık, katma değeri yüksek ürünlerin üretim içindeki düşük payı ve sınırlı iş gücü yetkinlikleri tehdit olarak karşımıza çıkmaktadır. İşte tam da bu noktada nitelikli kalifiye eleman yetiştirmenin önemi Endüstri 4.0’ın eğitim boyutuna işaret etmektedir.

Geleneksel eğitim anlayışımızla bu dönüşümü gerçekleştirmenin pek olası bir durum olduğu söylenemez. Eğitimin dönüştürülmesinde ana eksenin öğrencinin üst düzey düşünme becerilerinin geliştirileceği onların eleştirel, yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerinin gelişeceği öğrenme ortamlarının sağlanması gerekir. Özellikle MEB 2023 Vizyon belgesinde de ele alınan kodlama, yabancı dil öğreniminin yeni ve etkin bir biçimde kazanıma dönüşmesi, dijital içeriklerin eğitim ortamında kullanılmaya başlaması ve entegrasyonu vb. konular gelecek vizyonu açısından önem arz etmektedir. Yine disiplinler arası yaklaşımı esas alan, konuların birbiriyle uyumlu bir şekilde bütüncül açıdan değerlendirilmesine olanak sağlayan proje tabanlı öğrenme ortamlarının beceri ve tasarım atölyeleri aracılığıyla fizibilite edilmesi, öğrenmeyi kolaylaştırıcı etkisinin yanında küresel dünyanın beklentileriyle de uyumlu olduğu söylenebilir. Örneğin Tarih dersi “Büyük Selçuklu Devleti Kültür ve Medeniyeti” kazanımı için ilgili döneme ait aralarında Bilişim Teknolojileri, Türk Dili Edebiyatı öğretmenlerinin de olduğu bir öğrenme ortamında 3D yazıcılarından tasarlanmış maketlerle dönem simülasyonu hazırlanır, dönemin şartlarına göre insanların yaşayış biçimleri drama tekniğiyle desteklenip anlatılırsa yaparak yaşayarak ve kalıcı öğrenme sağlanmış olacaktır. Ayrıca STEM öğreniminin ve maker hareketinin okul öncesinden başlayarak orta öğrenimin sonuna kadar çocukların algoritmik, sistematik ve analitik düşünme becerilerinin gelişmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Tüm bu dönüşümü sağlayacak teknik ve sistematik alt yapının oluşması sorumlu üst makamlarca sağlanmalı, öğretmen eğitimi için hizmet içi eğitim faaliyetleri hız kazanmalıdır.

Ülkemizin ekonomik göstergelerinin gelişiminde ve değişiminde istihdam olanaklarının geliştirilmesi ve bunun da dış yatırımcıların yatırım için  cazibe merkezi olarak seçtiği bir ülke haline gelmemiz gerektiği açıkça ortadadır. Bir taraftan ülkemizin geleceğine yön vermede lokomotif rol üstlenip değer üretmede yetişmiş nitelikli elemanı ülkemizde tutamamakta, diğer taraftan istihdam yaratacak dış yatırımcı ülkemizde gerçekleştireceği yatırım formlarında aradığı nitelikli elemanı bulamamaktadır. Günü birlik plansız programsız, gelişi güzel üretim, yatırım, istihdam politikalarının ülkeye vereceği zararı öngörüp azaltma adına bu çağı ve fırsatları kaçırmamız gerekmektedir.

Eğitimin ekonomik hedefi nitelikli eleman yetiştirmek olduğundan çağın nitelikli elemanının teknolojik yeni devrimin beklediği becerilere sahip olması gerekir. Bu bağlamda eğitimin de kendini güncellemesi, çağı iyi okuması, ülkenin yetkili makamlarının bu konuya daha özenli davranması önem arz etmektedir.

Sonuç olarak teknoloji odaklı eğitimi baz alarak katma değeri yüksek üretimi gerçekleştirmek düşük maliyetli, verimli ve kaliteli ürünü meydana getirmeye yarayacak böylece istihdam artacak, istihdam üretimi arttıracak, işsizlik de dolaylı olarak azalacaktır. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin başka şansı yok. Ümit varız…

 

Ocak,  2020

                                                                                                                                            Eğitimci

                                                                                                                                           Yusuf DAŞ

Facebook Yorumları
Yusuf Daş
Yusuf Daş hakkında 1 makale
İlkokulu Kilis 7 Aralık İlkokulunda okuduktan sonra ortaokul ve lise eğitimini Kilis Hacı Mehmet Koçarslan Anadolu Lisesinde tamamladı. 2005 yılı Konya Selçuk Ünivertesi Matematik, 2007 yılı Çukurova Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Tek. Öğretmenliği ve daha sonra 2014 yılında Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun oldu. 2012 yılında ilk atama yeri olan Sultan Alparslan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde halen Bilişim Teknolojileri Öğretmeni/Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Evli ve 1 çocuk babasıdır.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.