Erken Çocukluk ve Temel Eğitim 2023 Üzerine…

Geçtiğimiz günlerde Eğitim 2023 başlığı kapsamında bir vizyon belgeseli yayınlandı. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve ekibinin yoğun mesai harcayarak üzerinde çalıştığı bu program birçok farklı ana başlık ile hedefleri ortaya koyuyor.

Değinmek istediğim iki ana başlık var. Birincisi Erken Çocukluk, diğeri ise Temel Eğitim.

Erken çocukluk ile ilgili ön plana çıkan başlıklar şu şekilde sıralanıyor:

– 5 yaş erken çocukluk eğitimi zorunlu eğitim kapsamına giriyor.

– Şartları elverişsiz ailelere okulöncesi çocukları için materyal ve kırtasiye desteği geliyor.

– Yaz dönemlerinde okullarda oyun temelli yaz okulu programları açılıyor.

– Okul öncesi eğitimde kalitenin arttırılması için ortak ‘kalite standartları’ uygulamaya giriyor.

Bu yazımda erken çocukluk dönemi ile temel eğitim dönemi arasındaki bir nüansa değineceğim.

Öncelikle ilk maddede yer alan temel eğitimin zorunlu eğitim kapsamına girmesi çok doğru bir hamle. Okulöncesi öğrencisinin dil gelişimi, motor becerileri gelişimi, sosyal uyum becerileri ve bilişsel gelişimi çok önemli. Anne ve babalar okulöncesi dönemde çocuğunuzla bolca sohbet edin. Konuşturun, düşünmeye, sorgulamaya ve anlamaya sevk edin. Onlara yaş gruplarına uygun resimli kitaplar alın. Bu tür çalışmalar çocuğun hem bilişsel hem de dil gelişimine katkı sağlayacaktır. Okulöncesi eğitim yukarıda belirttiğim başlıklar doğrultusunda tüm öğrencilerin gelişimine hizmet edecektir. Ayrıca ilkokul hazırbulunuşluluk seviyesine de katkı sağlayacaktır. Erken çocukluk eğitimi amacına hizmet ettiği oranda fayda sağlayacaktır. Okulöncesi sadece okuma yazmaya hazırlık olarak algılanmamalıdır. Bu evreye geçilmesi için çocuğun yaşı ile birlikte ve yukarıda belirttiğim okulöncesi temel kazanımların tamamlanmış olması gerekir. Bu noktada yanılgıya düşmek, çocuklar için sancılı olacaktır.

İkinci madde şartları elverişsiz okul öncesi öğrencileri ile ilgili. Heckman’a göre (2008) okulöncesi döneme yapılan yatırımın çocuklar için getirisi en yüksek yatırım olduğu düşünüldüğünde, gelir düzeyi yüksek bilinçli aileler, çocukları desteklediğinde sosyoekonomik durumu elverişsiz öğrenciler ile arada bir farkın oluşmasına sebep oluyor; bu durum da dezavantajlı çocukların adil olmayan bir yarışta yer aldığını düşündürüyor. Bu sebeple şartları elverişsiz ailelere okulöncesi çocukları için materyal ve kırtasiye desteği sağlanması dezavantajlı çocuklar için bir kazanımdır.

Temel eğitim ile ilgili de ön plana çıkan başlıklar şu şekilde sıralanmıştır:

– İlkokullarda not yerine beceri temelli değerlendirme geliyor.

– İlkokullarda teneffüs süreleri arttırılıyor.

– İlkokul ve ortaokullarda Tasarım Beceri Atölyeleri kuruluyor.

– Eğitim kayıt bölgelerinde Okul – Mahalle spor kulüpleri kuruluyor.

– Türkçe temel eğitimin öncelikli alanlarından biri oluyor.

Bu başlıklar tasarım beceri atölyeleri, beceri temelli eğitim gibi başlıklarıyla temel eğitim için doğru ve yerinde hedefler olarak yorumlanabilir. Yalnız, okulöncesi hedefleri okulöncesi eğitim görecek tüm öğrenciler için yeterli ve yerindeyken, temel eğitim hedefleri henüz 66 aylık olarak ilkokula başlayan bir çocuk için uygun değildir. 66 aylık bir 1. Sınıf öğrencisi basit düzey becerileri (düğme ilikleme, ayakkabı bağlama, ters/düz) kavramada gelişimsel dönemi tamamlamadığı için problem yaşarken tasarım beceri atölyelerinden söz etmek hiç de kolay değildir. Bu noktada tartışılan 4+4 yerine 5+3 ve ilkokul 1. Sınıfa başlama yaşının 7 yaş olması fikrinin arkasında duruyorum.Gerek okulöncesi gerek ise Temel Eğitim 2023 hedefleri gelecek için umut verici yalnız 4+4 deki durum göz ardı edilmeyerek revize edilirse çok daha kaliteli bir süreci deneyimleyebiliriz diye düşünüyorum.

Kaynaklar:

https://www.ntv.com.tr/egitim/cumhurbaskani-erdogan-pedagojik-formasyon-sarti-kalkacak-egitimde-2023-vizyon-b%2culRdUQtakUG6M4UYLzVWkg

Heckman, James J. (2008) : The Case for Investing in Disadvantaged Young Children, CESifo DICE Report, ISSN 1613-6373, ifo Institut für Wirtschaftsforschung an der Universität München, München, Vol. 06, Iss. 2, pp. 3-8

 

Tolga YAZICI / Sınıf Öğretmeni

Facebook Yorumları
Tolga Yazıcı hakkında 42 makale
Tolga Yazıcı, 1992 yılında İstanbul'un Fatih ilçesinde doğmuştur. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da kolejde tamamlamıştır, lisans eğitimini ise İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği alanında tamamlamıştır. 2015 yılında Boğaziçi Üniversitesi & İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji iş birliği ile gerçekleştirilen Sınıf Öğretmenliği Gelişim Programı’nı 2015-2017 arasında uzmanlık ünvanıyla bitirimiştir. Yüksek lisansını İstanbul Aydın Üniversitesi' İlköğretim Sınıf Öğretmenliği Programı üzerine yapan Yazıcı, “Yankılı Okuma (Eko Okuma) Stratejisinin Kullanımının İlkokul 3. Sınıf Öğrencilerinin Okuma Düzeyini Geliştirmeye Etkisi” adlı çalışması ile mezun olmuştur. 2014 yılından itibaren özel bir eğitim kurumunda Sınıf Öğretmeni olarak görev yapmakta ve 2020'den itibaren Eğitim Yöneticileri Uzmanları Derneği (EYUDER) çatısı altında faaliyet gösteren Türkiye'nin en büyük akredite programı olan Geleceğin Okulu Akreditasyon Programı'nda İstanbul İl Koordinatörü olarak görev yapmaktadır. Kolektif yazar grubuyla yazdığı STEM Eğitimi Uygulamaları-I, Eğitim Her Yerde Seçkileri adlı kitapları ve çeşitli bloglarda yayımlanan birçok makalesi bulunmaktadır. Birçok zirve ve ulusal/uluslararası konferansta yer almış, sempozyum ve çalıştaylarda görev almıştır. Çalışma alanları STEM, P4C, öğretmen eğitimi ve proje çalışmaları şeklindedir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.