1. Anasayfa
  2. Bilgi Bankası
Trendlerdeki Yazı

Eylemde Olma Hâli: Gönüllülük

Eylemde Olma Hâli: Gönüllülük
0

Yıllardır sessiz sessiz gönüllülük faaliyetlerinin içinde yer alıp eylemde olmayı deniyorum. Zira kainatta bir şekilde yer kaplayıp varlığımı insanlarla bölüşmemek bana anlamsız geliyor.

İlkokul yıllarında “kendini karşındakinin yerine koymak” olarak ezberlediğimiz “empati” kavramı, seneler boyu okul sıralarında bu ifadeyle tanımlanmaya devam etti. Oysa bu sihirli kelimenin böyle bir ezberden fazlası olduğuna eminim.

Duygusal zekânın kuramsal temelini geliştiren Daniel Goleman (Tuğrul, 1999), “empati”yi türlere ayırıp bunlardan birine “empatik ilgi (empathic concern)” adını veriyor. “Empatik ilgi”nin ezberlediğimiz “empati”den farkı ise “eylem”den ileri geliyor. Nitekim Goleman’a göre bu kavram; kendini başkasının yerine koyup onu anlamakla yetinmemeyi, harekete geçmeyi gerektiriyor. İşte burada bana kalırsa yüce bir kelime doğuyor: gönüllülük.

Yıllardır sessiz sessiz gönüllülük faaliyetlerinin içinde yer alıp eylemde olmayı deniyorum. Zira kainatta bir şekilde yer kaplayıp varlığımı insanlarla bölüşmemek bana anlamsız geliyor. Hele ki söz konusu “eğitim”se… Bir gün 3+3’te[1] Evrim Kuran’ın, konuğuyla “Hayattaki ulvi amacımızı nasıl buluruz?” sorusu etrafında hasbihâl ettiğini hatırlıyorum. Kuran; Daniel Coyle’dan alıntıladığı “ulvi amaç (purpose)” kavramından[2], “elini taşın altına koymak” olarak bahsediyor. Yani hayattaki tüm amaçlarımızın ötesinde, hayata neyi armağan edebileceğimizi sorgulatıyor. Ayrıca Kuran, programındaki tüm soruları dinleyicilerin de kendi kendine sorduğunu iyi biliyor… Türkiye’deki okullar arasında var olan eşitsizliğin bir adım daha farkına vardığım bir dönemde bu sohbeti dinlerken zihnimde ve eylemlerimde var olanın, hayattaki ulvi amacım olduğunu keşfettim: eğitimde fırsat eşitliği sağlamak. En azından zincirin bir halkası olmak… Hatta yetmedi, o dönem bu keşif Haydar Ergülen’in (2022: 55) bir şiirinde de karşılık buldu: “… Eski çocuklar kavminde gönüllü incelik öğretmeni.” Ne zarif bir cümle… Okuduğum tüm şiirler arasında kendime bir mısra armağan edecek olsam o, bu olurdu ve bir unvan kullanmaya kalksam ismimin önüne “Gönüllü İncelik Öğretmeni” yazardım.

Ergülen’in zarafetinin tesiriyle, şans eseri sosyal medyada görüp haberdar olmama dayanarak bugün sizleri de Ders Ortağım Projesi’nden[3] haberdar kılmak ve herhangi bir inceliğin gönüllüsü olmaya davet etmek istiyorum. MEF Üniversitesi IDP Kulübü 2021 Dönemi Başkanı Berkay Güngören’in filizlendirip takım arkadaşlarıyla büyüttüğü bu projede ben de bu dönem eğitmen ve ekip lideri olarak yer alıyorum. Böylelikle görme yetersizliği olan öğrenciler için eğitimi daha erişilebilir kılmakta zincirin bir halkası rolünü üstleniyorum. Fakat daha fazlasına ihtiyacımız olduğuna inanıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2022 yılı Eylül ayında yayımladığı “Engelli ve Yaşlı İstatistik Bülteni”ne[4] göre hâlihazırdaki toplam engelli kişi sayısının 2.511.950 olduğu görülüyor. Engel grubu bakımından 215.076 kişi görme engeli taşırken bu sayının azımsanmayacak bir kısmını ise öğrenciler oluşturuyor. Gelgelelim öğrenciler, ne öğrenim gereksinimini karşılayabileceği teknolojik olanaklara yeterince erişebiliyor ne de öğretmenleri tarafından “empatik ilgi” görüyor. Esefle söylemeliyim ki bugün hâlâ üniversite öğrenimi görüp sınav kâğıtlarının seslendirilmesine ihtiyacı olan ve bunun için talepte bulunan çoğu öğrenci, akademisyenler tarafından reddedilerek yoksayılıyor. Bu, var olan nice sorundan yalnızca bir tanesi iken ben çözümün bir parçasından bahsetmeyi tercih ediyorum.

Herhangi bir yeti bakımından yetersizlik taşıma hâli, her zaman için bir engel demek değildir. Fakat yoksaymak, görmezden gelmek; her zaman için ve her koşulda “engel”i ifade eder. Engelin zuhur ettiği yerde ise sosyal sorumluluk gereği “hareket” başlar. Ders Ortağım Projesi, Boğaziçi Üniversitesi GETEM[5], AGENA Eğitim Platformu[6] gibi topluluklar bu bilinçle eyleme geçip görme yetersizliği olan bireylere gür bir sesle eğitimi ulaştırmayı amaç ediniyor. Bu ve bunun gibi pek çok zinciri büyütmeyi önemsiyorum. O nedenle kendine “Çok küçüğüm ben,” diyenler için “Ama çok büyük bir fark yaratıyorsun,” demek istiyorum Charlie Mackesy’den (2021) alıntılayarak.

Bugün; size ihtiyaç duyanlar adına, mezun olmayı, iş bulmayı, emekliye ayrılmayı ve daha nicesini beklememeye “gönüllü” olmanız için şahane bir gün. Şöyle bir kulağınıza çalınsın isterim.

 

KAYNAKLAR

Ergülen, H. (2022). Üzgün Kediler Gazeli (20. b.). İstanbul: Kırmızı Kedi Yayınevi.

Mackesy, C. (2021). Çocuk, Köstebek, Tilki ve At. (T. Baler, Çev.) İstanbul: Mundi Kitap.

Tuğrul, C. (1999). Duygusal Zeka. Klinik Psikiyatri, 2(1), 12-20.

Facebook Yorumları

Sinem Nur Ayhan Türkçe Öğretmeni

Yazarın Profili

Yorumunuz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.