Ezberci Eğitimden Vazgeçmek

Gündemimiz LGS sınav sonuçları. Yüzlerce birincinin ve yüzlerce sonuncunun olduğu bir sınavdan bahsediyorum. Nasıl olur dememek gerek, oluyor çünkü. Bu tespitte normal olmayan, bu birincilerin dört yıl daha alacakları eğitimden sonra girecekleri başka bir sınavda aynı başarıyı gösterememeleri. Hâlbuki onları daha fazla eğittiğimize göre başarıları daha da artmalıdır.

Bu sınav birincilerinin gelecek yaşamları ile ilgili bir gözlem- araştırma yapmak isterdim. Şimdiye kadar lise giriş sınavlarında birinci olanların daha sonraki sınavlarda ve eğitim hayatlarında aynı başarıyı gösterip göstermedikleri üzerine bir akademik çalışma mutlaka gereklidir. Daha sonraki eğitim hayatları nasıl sürüyor? Sonraki sınav başarıları hep birincilikle mi devam ediyor? Sevdikleri ve istedikleri bir iş sahibi oluyorlar mı? Hayatta mutlu oluyorlar mı? Bu birincilik egosu onların gerçek benliğini söndürüp mutsuzluğa ve başarısızlığa itiyor mu? Ya da yaşadıkları ilk başarısızlık durumundan sonra neler yaşıyorlar? Belki birileri bunları araştırır.

Ben şu an bildiğim konuda yorum yapayım, sonraki sınavda bunların birincilikleri neden devam etmiyor? Sorunun cevabı çok basit, sınav odaklı ezber bir eğitim sistemimiz olduğu için tabii. Sınav bittikten sonra bilgiler unutulup gidiyor. Sonra ardından gelecek olan diğer sınava odaklanıyor. Bu öğrencilerin en iyi yaptığı iş dört seçenekten doğru olanı bulmaktır. Seçeneksiz sorularda çözüm yolları bulamazlar. Ama bu onların suçu değil, onlara böyle bir seçenek sunmayan bizlerin suçu. Birinci olan bazı özel okul öğrencileri okullarına, öğretmenlerine ve ailelerine teşekkür mesajı yayınlamışlar Twetter üzerinde. Merak ettiğim ise gelecekte o öğretmen, okul ve veliler çocuktan özür diledikleri için bir mesaj atacaklar mı? Onun hayattaki en güzel zamanlarını çalıp, hayatını dört şıkka sıkıştırdıkları için. Onu gerçek yaşamdan uzaklaştırdıkları için, arkadaşları ile gülüp oynamaktan, doğaya çıkıp bir ağaç dikmedikleri, bir çiçek koklamadıkları, çimlerin üzerinde yatıp gökyüzüne bakmadıkları, bir bahçeye dalıp meyve çalmadıkları zamanlar için.

Ezbere eğitimden kurtulmanın yolu, derinlemesine eğitimdir. Derinlemesine eğitim sindire sindire olur, öğrenmede öğrenci özgürdür. Öğretmen yol göstericidir. Okul hayatı ve dersler korkulu rüya değil heyecanla beklenen zamanlar olmalıdır. Hâlbuki matematik gibi sayısal ağırlıklı dersler çocukların korkulu rüyası haline gelmiştir. Çünkü bu dersleri gerçek hayatla ilişkilendirmeyip ezberletme yoluna gidiyoruz. Soyut işlem dönemine geçmeden çocuklara bu bilgileri ezberletebileceğimizi düşünüyoruz. Sınavları geçene kadar ezberliyorlar ama gerçek hayata bu bilgileri uyarlayamıyorlar.

Matematik öğrenmek okuma, yazma, anlama, dinleme becerilerinin gelişmesi ile olur. Bizler bunun üç ayda gerçekleştiğine inanarak bu işi çözemeyiz. Okuma yazma çalışması derinlemesine yayılmalıdır. Bir yılda yapılmalıdır. Gördüğü sesi çıkarıp o seslerle oluşturulmuş yazıları seslendirmek okuma değildir. Bunu okuma kabul edip üç ay sonra hızlıca soru çözmeye başlayan öğretmenler/okullar sayesinde ortaya bu birinciler çıkıyor. Yine bu öğretmenler/okullar sayesinde de diplomalı eğitimsiz insanlar toplumda yer ediyor. İkisinin oranı çok vahim durumdadır. İyilere sahip çıktığımız gibi kötülere de sahip çıkmalıyız. Hepsi bizim eserimiz.

Özel okul afişlerinde hep ilk dereceye giren öğrencilerin isimleri vardır. Sonuncuların değil. Üstelik de bu öğrencileri okullarına kabul ederken de belli sınavlardan geçirmiş, belli derecelerin üzerinde notları olmasına özen göstermişlerdir. Sıradan bir öğrenciyle de aynı başarıyı yakalayabilirler mi?

Bir üst eğitim kurumuna geçiş için yaptığımız sıralama ve eleme sınavları sistemimizin en can alıcı noktasıdır. Öğretim süreçleri bu sınavlara göre şekil alır. Sonucunda sınav olacağını söyleyeceğiniz basit bir kursa gidin. İlk derste öğrenciler sınav şekli ve soru tiplerini sormaya başlar. Çünkü öğrenmek değil sınavı geçmek üzerine çalışılır.

Gerçek hayatta sınav birincilerinin mi sınav sonuncularının mı daha başarılı oldukları tartışılabilir. Ancak sorun çözme becerisi yüksek, çözüm odaklı düşünen, karşılaştırma-değerlendirme yapabilen, bilgilerini farklı durumlara uyarlayabilen gelecek nesiller için ezberci eğitim modelinden hızlıca uzaklaşmamız gerekir.

 

İLKAY KUMTEPE

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.