Fakir Baykurt ve Bayburt’ta Emre Hoca

Çevrenizde imkansızlıklardan bahseden kaç tane tanıdığınız var, iyi ama diye başlayan cümlelere ne kadar aşinasınız? Her başarısız eylemden sonra birileri size o işin neden olmadığı ile ilgili sebepleri anlatmak için ısrarla çabalıyor mu? Ne kadar çok mazeret üretiyoruz ve her başarısızlık için kendimizin dışında onlarca nedenimiz var.Bugün bu topraklarda kök verip filizlenen iki  hikayemizi sizlerle paylaşmak istiyorum. Çevremizde göremeyeceğiniz mazeret değil çözüm üreten, mesleğine aşık insanlarla ilgili. Ailede başlayıp günümüze taşıp gelen iki hikaye.

Birinci hikayemiz Fakir Baykurt ile annesinin hikayesi, sanırım bir çoğumuz duymuşuzdur. Fakat çok azımız “Çizgi Ötesi Öğretmenlerimizden” olan Emre Hocayı duymuşuzdur diye düşünüyorum. İşte hikayemizin diğer kahramanı Ankara’dan Bayburt Beşpınar Köyüne uzanan hikayesi ile Emre Özel Hocamız.

Fakir Baykurt Hocamız 1929 Burdur doğumlu, Emre Hocamız ise  1985 Ankara doğumlu. Emre Hocamız 3 çocuklu bir ailenin en küçüğü. Fakir Baykurt Hocamız ise Gönen Köy Enstitüsü mezunu. Emre Hocamız  İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara da tamamladıktan sonra  Gazi Üniversitesi Fen Bilgisi Öğretmenliğinden 2009 yılında mezun olduktan sonra 2010 yılında Bilişim Kolejlerinde kısa bir süre görev yapıyor. Fakir Baykurt Hocamız ise Yeşilova Kavacık İlkokulunda göreve başlar. Emre Hocamızın ikinci durağı Bayburt Beşpınar Köyü Şehit Gürcan Yavuz Ortaokulu oluyor. Emre Hocamın başarı hikayesi de burada başlıyor. İsterseniz Emre hocanın başarılarını yazmadan önce Fakir Baykurt Hocamızın anısını kısaca hatırlayalım.

Dövseydim O Arslan Ölürdü!

“O günlerde şimdi herkesin bildiği çayın yeni yeni içilmeye başladığı yıllarmış. Evlerinin önüne açılan kahveden gelen, hoş kokulara dayanamayan küçük Fakir bir gün; ”Çay isterim, ille de çay” diye tutturmuş, anası oğluna kıyamamış, elinden tutup kahvenin önüne götürmüş, Kahveci Topal Hüseyin’i çağırmış:

– ”Hüseyin bir bardak çay getir!”

Çay gelmiş, çayın nasıl içileceğini bilmeyen Fakir Baykurt, sıcak çaydan hızla bir yudum içmiş ama ağzı yanınca bardağı yere atmış. Çay dökülmüş ama toprak kaba olduğundan bardak kırılmadı, diyor.

”Anam şimdi vuracak? Şurama mı vuracak? Burama mı vuracak?”
diye korkarken anası kahveciyi yeniden çağırmış:

– ”Hüseyin bir çay daha ver!”

– Fakir Baykurt’a ikinci çay gelmiş. Çayı üfleyerek içmiş. Yıllarca anasına sormuş durmuş: ”Anacığım o gün çayı döktüm bir tokat vurmadın; neden vurmadın?”

– Bu sorunun yanıtını anası yıllar sonra oğlunun öğretmenlik yaptığı köy okulunda vermiş.

Oğlunun sınıfını görmek isteyen Elif Baykurt o gün sınıfa girer, oğlunun ders verişini izler. Beş sınıfı birden okutan Fakir Baykurt anasının ders izlemeye geldiği günü şöyle anlatıyor:

Sınıfta estim, gürledim.!” Ders bitince dışarıya çıkıyorlar, yazar anasına soruyor:

– “Anacığım, beğendin mi öğretmenliğimi?”

Anası:
– “Eh, işte fena değil!” diyor…

– “Nasıl fena değil, müfettişler geliyor; iyi veriyor, pekiyi veriyor. Sen de fena değil diyorsun, nasıl olur böyle?”

Anası:
– “Yıllarca sordun, durdun. Şimdi söylüyorum, aç kulağını dinle! Ben sana çay döktüğün gün kızsaydım, içindeki aslan küserdi. Dövseydim, o aslan ölürdü! Böyle öğretmen falan olamazdın. İşte, sen de benim yaptığımı yap ve sakin ol. Dayak atıp bu çocukların içlerindeki aslanı sakın öldürme!…”

Emre Hocamıza annesi neler tembihledi bilmiyoruz ama yaptıklarına bakarsak söyledikleri hocamızın yüreğinde ki aslanı büyütüp güçlendirmiş.

O zaman buyrun Emre Hoca’nın Ankara’dan Bayburt Beşpınar köyüne uzanan başarı hikayesine;

Adı üstünde Çizgi Ötesi bir öğretmen Emre Hoca. Okulunda göreve başladı ilk günlerden bu zamana dek öğrencilere okulu sevdirme, okulun alışagelmiş boyutundan öte sıra dışı çalışmalara imza atmaya çalışmış. Köy şartlarında bulunan bu eğitim yuvasının olumsuzluklarını en aza indirgeyerek koşulların yetersizliğinden yakınmadan bir şeyler ortaya konulabileceğinin inancı içerisinde olmuş. Emre Hoca Köy şartlarında yapılmaz denen, insanların tamamlayamayacağını düşündüğü Tübitak Bilim Fuarları’nı okuluna kazandırıp bir köy okulunda üst üste iki yıl  (2014-2015 ve 2015-2016 yıllarında) Fuar Proje Koordinatörlüğü yapmış.

500’e yakın nüfusu bulunan Beşpınar köyüne farklı yıllarda binlerce insanı getirerek hem öğrencilerin bilimle tanışmasını hem de sosyalleşmelerini sağlayarak köy ve okulunun tanıtımına katkıda bulundu. Ayrıca bu fuarlarda 100’e yakın projeyi öğrencileri ile birlikte başarı ile tamamlayarak TÜBİTAK PROJE havuzuna katkıda bulunmuş.

2015-2016 eğitim-öğretim yıllarında yine tamamen kendi öz kaynaklarımı kullanarak okulunda bir BİLİM SOKAĞI PROJESİ yaparak öğrencileri bilimin içine çekmeye çalışmış.

2015-2016 eğitim-öğretim yılında köye uzak olan Bayburt Üniversitesi ile iletişime geçerek 100’e yakın öğretmen adayı üniversite öğrencisini köye gelmesini sağlayarak Topluma Hizmet Çalışması kapsamında okul duvarlarının uygun bir şekilde grafiklerle süslenmesini sağlamış.

2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında okulunun “TEMA Vakfı Temsilicisi” olarak yüzlerce Tema Etkinliğini öğrencileri ile birlikte yerine getirip, okul bahçesine öğrencileri ile birlikte bir Çam Ormanı kazandırmışlar.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen “Bu Benim Eserim” projesine Fen Bilimlerinden 3 proje ile katılarak Erzurum Bölge de değerlendirmeye hak kazanmışlar.

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kapsamında ki okulların katıldığı “GENÇ BEYİNLER YARIŞIYOR, OKULLAR KAYNAŞIYOR ve O SES DEMİRÖZÜ” gibi projelerin ilçesinde gerçekleşmesine katkıda bulunmuş.

2015-2016 Eğitim-Öğretim yıllarında Çanakkale Zaferi Kutlamaları doğrultusunda köy velileri ve öğrencilerinden oluşan “Çanakkale Geçilmez, Er Hüseyin, Kınalı Ali” isimli 3 kısa film hazırlayarak alışagelmiş kutlamaların boyutunu değiştirmeye çalıştı.

2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında Rahmi Koç Müzesi yetkilileri ile yaptığı yazışmalar sonucunda iletişime geçerek “MÜZEBÜS” projesinin okuluna gelmesini sağlamış.

2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında tez çalışmaları esnasında “Öğrenciler neden zil çalar çalmaz onları hayata hazırlayacak bu eğitim yuvalarından koşarak evlerine kaçar adım gitmektedirler” sorusuna yanıt arayarak “BİLİM MERKEZİ SINIFIM” uygulamasını hayata geçiriyor. Bilim Merkezi Sınıfım Projesinde öğrencilerinin kendini ev ortamında hissedeceği, zil çalar çalmaz eve gitmeden bilimsel yayınlara ve materyallere anında ulaşabilecekleri bir merkez tasarlamış. Bu eser de ağaçtan şeklinde bir kütüphane, Big Bang Teorisini tasvir eden bir tablo, yaparak ve yaşayarak öğrenmeyi sağlayacak Materyal Ağacı, bilime yön vermiş Türk bilim insanlarının bulunduğu Atasız Ati Olmaz Köşesi, 3 boyutlu Fen Bilimleri Görselleri, Böbrek şeklinde öğretmen masası, DNA şeklinde öğretmen dolabı, Renk tayfından oluşan kalorifer petekleri, Akvaryumlar, Samanyolu Galaksisi ve Güneş Sisteminin yer aldığı Galaksi Tavan, otomatik Led Aydınlatma, Çöp atmaya özendiren Basket Çöp Kovası, Gökkuşağı ve Bulut maketi gibi bir çok yenilik yer aldı.

Her ne kadar yollar kapansa, akmayan sular donsa, mum ışığında proje yazsa da; yaşadıkları ona yegane bir şey öğretti; her ne kadar bütün olumsuzluklar birleşip önüne dizilse de yapacağın tek şey o asil bakışlı çocukların bakışından güç almak. İşte bu nedenle de memleketin ne kadar uzağına gitse, o kadar yakınlık gördü. Tebrikler Emre Hoca, başarıların daim olsun 🙂

Not: Emre Hoca’yı daha yakından tanımak için:

http://www.eba.gov.tr/videoizle/cizgi-otesi-ogretmenlerimiz

Facebook Yorumları
Mitat Özder
Mitat Özder hakkında 36 makale
Süreç geliştirme, iş ve sistem analizi uzmanı olan Mitat ÖZDER, 30 Ağustos 1971 tarihinde Ankara'da dünyaya geldi. Sırasıyla Kadırga İlköğretim Okulu, Mahmut Paşa Orta Okulu ve Vefa Lisesinde İlkokul,ortaokul ve lise öğrenimlerini tamamladı. Üniversite tercihini İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünü olarak yapan yazarımız halen Erzurum Üniversitesinde Sosyoloji eğitimi görmektedir. Okyanus Akademi ve Elmi Akademi kurucusu tüm Türkiye genelinde yapılan anaokulu ve ilkokul öğrencilerin katıldığı "Sende Bir Oyuncak Tasarlarmısın" adlı yarışmanın fikir mimarı ve düzenleyicisi olan Mitat Özder, lise yıllarında başladığı amatör yazarlığa devam etmekte aynı zamanda profesyonel öğrenci koçu, kariyer gelişim uzamanı olarak kişisel bloğunda yazılar yayınlamaktadır.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.