Farkında Olmama Durumu

Araba kullanmaya başladığım ilk hafta sürekli olarak çok erken yatıyordum. Kafamın içinde binlerce düşünce birbirleriyle köşe kapmaca oynuyor, ayrıca başım sanki bütün gün binlerce kiloluk çuvalların altında kalmışcasına zonkluyordu. Kapıdan girer girmez kafam ateş topu gibi yanıyor. Gözlerimi açık tutmakta zorlanıyordum. Her gün saat onikiyi geçmeden yatmayan ben bir hafta içerisinde saat dokuzdan önce yatmış oluyordum. Uykum önceden de sorunlu idi. Her zaman akşam yatıp sabah kalkan insanların bu dünyadan olmadıklarını düşünmüştüm. Ama bu hafta sabaha kadar kırk defa yataktan kalkıp oturuyor. Önümde beliren kavşaktan dönmek için sinyal veriyor arkadan gelen tırın beni görmesi için dua ederken uyanıyordum. Aracın üzerinde geçirdiğim saatler ciddi bir azap olmakla kalmamış günün geride kalan saatlerini de bir şekilde ulaşarak tam günümün tek konusu oluvermişti.

İlk aracımı alışımın üzerinden yıllar geçti. İlk başlarda yaşadığım o korkunç hafta ilk günkü gerçekliği ile hala hafızamda. Artık rüyalarımda korkunç kazaları, camdan el kol sallayıp küfür eden şoförleri görmüyorum. Arada bir ruhsatı polisin gözüm hizasında salladığı karabasanlar görsem de artık araca binip gitmek istediğim yere ulaşıp, yolculuğumla ilgili hiçbir şey hatırlamadığım bir evreye geçtim. Aracın kontağını nasıl çevirip o ikiye ayrılan kavşaklardan yağ gibi akıp gittiğim de dahil olmak üzere hiçbir şey hatırlamıyorum.

Sanırım benzer durumları anlattığım şekilde fakat farklı şiddetlerle hepimiz yaşadık-yaşıyoruz.

Öğrenmenin dört aşaması olarak bizlere öğretilen sürecin bir şekilde yaşam kurgusunda hikayeleştirilmesi. Dört aşamayı kısaca hatırlarsak insan öğrenmeye;

1 ) Bilinçsiz-yetersizlikle başlayıp (farkında olmama durumu)
2 ) Bilinçli-yetersizlik (farkında ama bilmeme durumu)
3 ) Bilinçli-yeterlilik (bilmiş ve öğrenmiş olma durumunda)
4 ) Bilinçsiz( bilinçdışı)-yeterlilik (farkında olmadan bilme durumunda)

Farkında olmama durumu yaşadığımız anın bilincinde olmama durumudur. Öğrenmenin dördüncü aşamasına karşılık gelir. Bir nevi vücudumuzun enerjisini emen beynin dengeyi korumak için yaptığı küçük bir algoritma gibi. Sürekli kullanılanları al, bilinç dışı yeterlilik aşamasına getir ve otomatik pilotta kullan.

Bir çok açıdan önemlidir otomatik pilot. Her seferinde yazımın başındaki süreçleri tekrar tekrar yaşamamak bunlardan en önemlisidir. Fakat bu durumunda bazen büyük problemleri tetiklediği bilinir. Bilmediğinizi düşündüğünüz bir soru için ilk aklınıza gelen şıkkın doğru olması sonradan ayrıntılı düşünme ile yanlış şıkkı işaretlemeniz gibi bilinç dışı kararlar bilinçli kararlardan daha sağlıklı gelse de bir zaman sonra sürekli olarak aynı kararları aldığınızda aynı hataları yaptığınızı fark edersiniz.

Peki otomatik pilottan nasıl çıkacağız?

  • Çevrenizdekilere, seslere, kendinize odaklanarak bedeninizin ve beyninizin aynı anda aynı yerde olmasını sağlamak atacağınız ilk adım olacak.
  • Alışkanlıklardan kurtulup, tekrarlardan kaçınmak ise ikinci adım. Küçük bir buzağı kucağınıza almak güzeldir der hint atasözü fakat büyüyüp inek olduğunda sakın kaldırmaya kalkışmayın. İşte tam da bu nedenle gerekir farklı güzergahlar denemek. Farklı alanlarda çalışmalar okumak.
  • Odaklanmak üçüncü adımdır. Engellerimizden sıyrılıp bulunduğumuz anın içinde yalnızca bir tek iş yapmak, o konuya odaklanmak.
  • Dördüncü adımdır bir nedene bağlamak, tutarlı hale getirmekte diyebilirsiniz. Anlamlandırmak gerekir yaptıklarımız. Bir işi yaparken neden sorusunu kendinize sorarak başlarız? Neden bu işi yapıyorum? Neden buradayım neden şimdi vb?
  • Beşinci aşama alışkanlıklarınızla kavga etmektir. En vazgeçilmez alışkanlıklarınızı belirleyerek nasıl bu kelepçelerden nasıl kurtula bileceğimizi bulmakla başlar uzun yolculuğumuz.
  • Altıncı aşama iç sohbetlerdir. Bir köşeye gizlenip kişinin kendisi ile sohbet etmesidir.
  • Yedinci adım çok adımının içerisinden barındığı uzun yürüyüşler yapmaktır. Hedefi ve amacı olmayan yürüyüşler. Başınız dik gözleriniz açık kulaklarınız kirişte. Yaprak kımıldasa duyduğunuz yürüyüşler.

Unutmayın çocuklarımız bizlerin ayak izlerini takip ederek büyüyecek ve ne yaparsak çocuğumuzda az veya çok ama oda onu yapacak.

Yaşamın ve fırsatlarının farkında olun ki yaşamda sizi fark etsin varlığınızdan haberdar olsun!

Sevgiyle kalmanız dileğiyle. İyi yolculuklar.

Facebook Yorumları
Mitat Özder
Mitat Özder hakkında 39 makale
Süreç geliştirme, iş ve sistem analizi uzmanı olan Mitat ÖZDER, 30 Ağustos 1971 tarihinde Ankara'da dünyaya geldi. Sırasıyla Kadırga İlköğretim Okulu, Mahmut Paşa Orta Okulu ve Vefa Lisesinde İlkokul,ortaokul ve lise öğrenimlerini tamamladı. Üniversite tercihini İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünü olarak yapan yazarımız halen Erzurum Üniversitesinde Sosyoloji eğitimi görmektedir. Okyanus Akademi ve Elmi Akademi kurucusu tüm Türkiye genelinde yapılan anaokulu ve ilkokul öğrencilerin katıldığı "Sende Bir Oyuncak Tasarlarmısın" adlı yarışmanın fikir mimarı ve düzenleyicisi olan Mitat Özder, lise yıllarında başladığı amatör yazarlığa devam etmekte aynı zamanda profesyonel öğrenci koçu, kariyer gelişim uzamanı olarak kişisel bloğunda yazılar yayınlamaktadır.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.