Galatasaray Lisesi ile İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

MEB ve İTÜ arasında 09 Ocak 2019’da yapılan bir protokol ile kurulan ve İTÜ Ortaköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi adıyla Hazırlık sınıfı sonrası Denizcilik, Elektrik ve Elektronik Teknolojisi ve Bilişim Teknolojileri alanında eğitim verecek olan okulun müdürlüğüne İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros görevlendirilmiştir. Bu yeni okula liselere giriş sınavında % 1,26 – 5,52 yüzdelik diliminden öğrenciler tercih ederek yerleşmişlerdir.(1) Bu yılın başında, MEB ile ASELSAN arasında savunma sanayisine nitelikli eleman yetiştirmek amacıyla imzalanan protokol kapsamında ise bu alandaki ilk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kurulmuştu. ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde 60 öğrencinin eğitim göreceği elektrik-elektronik teknolojisi alanına 0,46’lık yüzdelik dilimden öğrenci alındı. Böylece ilk defa bir MTAL’ye yüzde 1’lik dilimden öğrenci girdi. Bununla birlikte okullardaki yüzde 74 olan doluluk oranı, bu yıl yüzde 24’lük artışla yüzde 98’e yükseldi. (2)

Bu haberleri okuyunca aklıma hemen ülkemizin en gözde okulu olan Galatasaray Lisesi geldi. Zira dersane veya özel kolej olarak eğitim hayatına girmiş sonrasında özel vakıf üniversiteleri de kurmuş olan markalar hariç devlet lisesi olup üniversitesi olan ilk kurum Galatasaray Üniversitesidir. İstanbul boğazının en güzel semti Ortaköy’de 1994 yılında eğitim hayatına başlamasına rağmen kısa zamanda tanınmıştır. Şimdi ise tam tersi devlet üniversitesi olan İstanbul Teknik Üniversitesi, adı İTÜ Ortaköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olan yeni nesil bir meslek lisesi yeni bir boyutta eğitim hayatına kazandırılmıştır. Önce Galatasaray Lisesi tarihine göz atıp ikisini birlikte yorumlayalım.

Galatasaray Lisesi tarihini özetle; II. Bayezid (1481 – 1512), babası Fatih’in idealindeki okulu “Galata Sarayı Ocağı” adıyla kurarak Osmanlı Saray eğitiminin önemli bir parçasını oluşturmuş oluyordu… Osmanlı’da hukuksal, siyasal ve sosyal alanda gerçekleştirilecek yenilikleri yaşama geçirecek aydın kadrolara ve bu kadroların yetiştirilmesi için, geleneksel eğitimin dışında batılı programları da bünyesinde barındıran bir eğitim kurumuna ihtiyaç vardır. Bu amaç doğrultusunda 1 Eylül 1868 de Sultan Abdülaziz ‘in katıldığı bir törenle Mekteb-i Sultani adıyla kurum yeniden faaliyete geçer… 1924 yılında kurum, Galatasaray Lisesi adıyla eğitime başlar ve genel kültür dersleri Türkçe verilmeye başlar… Son olarak, 14 Nisan 1992 yılında Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterand ile 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal arasında imzalanan eşit temsilli protokolle ve anlaşmayla ilkokul ve üniversite eğitimini de kapsayan Galatasaray Eğitim Öğretim Kurumu (GEÖK) hayata geçirilir. Galatasaray Eğitim ve Öğretim Kurumu, 6 Haziran 1994 tarih ve 21952 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe giren 3993 sayılı kanunla Galatasaray Üniversitesi’ne dönüşmüştür. Kurum üniversite statüsünü almasına rağmen, entegre eğitim-öğretim kurumu olma özelliğini korumuş ve Galatasaray Lisesi ile ona bağlı İlkokul ve Rektörlüğe bağlı öğretim birimleri olarak tanımlanmıştır. M. De Salve, Mekteb-i Sultani’nin (20 Ağustos 1868 – 22 Aralık 1871) ilk müdürüdür. 15 Nisan 1872’de Adliye Müsteşarlığı görevine ek olarak “Sultani Müdürlüğü”ne Vahan Efendi tayin olunmuştur.(*)

(*) Osmanlı döneminde gayrimüslim tebaaya tanınmış haklar yanında devlet yönetimde kariyer-ehliyet ve liyakate gösterdiği önemi göstermektedir. Prof. Dr. A. Şişman, “YURT DIŞINDA TAHSİL YAPANBURSLU ERMENİ ASILLI OSMANLI ÖĞRENCİLERİ” adlı makalesinde; Agop Vahan 1870/1287 Mekteb-i Tıbbiye mezunudur. 1870’te Paris’e gönderilmiş, orada tıp tahsili yapmıştır. Dönüşünde Emrâz-ı Dâhiliye muallim muavini olduğu belirtilmektedir.

Fotyadi Bey,(**) (29 Mayıs 1873 – 26 Mayıs 1874) Sultani’nin üçüncü müdürüdür. Mektebi Tıbbiye mezunu olan ve çeşitli idari ve adli hizmetlerde bulunan Sava Paşa (***) 27 Mayıs 1874’te Sultani Müdürlüğüne atanmıştır. (27 Ocak 1876 – 28 Kasım 1877) Çok zeki, hareketli, açık fikirli , dört lisan bilen ve aydın bir kimse olan Ali Suavi okul müdürlüğünü yürütmüştür. Osmanlı’nın Paşa ve beyleri, üst düzey bürokratları ile sonraları genel müdür, profesör, ve Tevfik Fikret gibi ünlüler de okul müdürlüğü yapmıştır. Üniversite Senatosu üyeliği, Fakülte Kurulu ve Fakülte Yönetim Kurulu üyelikleri ile Bölüm Başkanlığı görevini yürütmekte olan Prof. Dr. Gülçin BÜYÜKÖZKAN FEYZİOĞLU, 16/11/2018 tarihinde Galatasaray Lisesi Müdürü olarak görevlendirilmiştir. (3)

Aslında devlete ait bir Anadolu Lisesi olan Galatasaray Lisesi’ni cazip kılan Fransa ile işbirliği, üniversiteyle aynı adı taşıması ve yönetiminde olması, konumu, tarihi, binası, yüzyılı aşan tecrübesi, üniversiteye yerleştirme başarısı, tesadüfi olarak ünlü bir semtin ve spor kulübün ismini taşıması, hazırlık sınıfı olması, yabancı dili öğretmesi sayılabilir. Bence onu değerli kılan tüm bunların ötesinde ülkemizin en zeki ve en iyi öğrencilerinin bu okulda bulunması ve farklı bir program ile sınırlı sayıda öğrenciyle eğitim yapmasıdır. Zira sıradan iyi öğrencileri alıp zirveye taşımıyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nin tarihi, Osmanlı İmparatorluğu’na Sultan III. Mustafa’nın saltanat yıllarına kadar uzanmaktadır. Osmanlı Devleti’nde ilk kez Batılı anlamda mühendislik eğitimi vermek üzere 1773 yılında kurulan Mühendishane-i Bahr-i Hümayun (İmparatorluk Deniz Mühendishanesi), gemi inşaatı ve deniz haritalarının yapılması konusunda uzman personel yetiştirmiştir. Haliç Tersanesinde yer alan okulun kurucusu, bir Macar soylusu olan Baron de Tott’dur. 1944 – İTÜ adını aldı. İnşaat, Mimarlık, Makina ve Elektrik Elektronik fakülteleri kuruldu. (4)
İTÜ Vakfı Dergisi yüzyirmisekiz sayfalık 83. Sayısını özel olarak “Mesleki ve Teknik Eğitim” dosyasına ayırmıştır. Derginin bu sayısında; Bakan yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Özer, İstanbul İl MEM Md. Levent Yazıcı, İTÜ Rektörü Mehmet Karaca, Matematik ve Fen Bilimleri, Bilgisayar Mühendisliği, Yabancı Diller, Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri, Denizcilik Fakülteleri öğretim üyeleri ve ve bölüm başkanları, İTNOVA TTO Gn. Md., Denizcilik Federasyonu e. Bşk., Uyumsoft YK Bşk., İTÜ MTAL Okul Müdürü Prof. Dr. Hüseyin TOROS, UTESAV Müt. Hey. Bşk. Mehmet Develioğlu, İTO Bşk. Yrd. İsrafil KURALAY, MÜSİAD Gn. Bşk. Abdurrahman KAAN gibi konusunda etkin ve yetkili kişiler mesleki eğitim, denizcilik eğitimi ve meslek lisesi konularında fikirlerini paylaşarak yeni açılan İTÜ Ortaköy MTAL için gelecekte mesleki eğitimde yakalanacak hedefleri belirtmişlerdir.

(**) Gayrimüslimler arasından 1855’te Yanko Musurus ve 1857’de Rüstem Bey Torino maslahatgüzarlığı, 1857’de S. Spitzer Napoli mashalatgüzarlığı, 1870’te Yanko Fotyadi önce Floransa sonra Roma sefirliği, 1872’de S. Hamamcıyan ve 1874’te A. Karatodori Roma sefirliği görevinde bulunmuşlardır.(M. Akpınar, FSM İlmî Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi, 5 (2015) Bahar.
(***)Osmanlı İmparatorluğu milliyetçiliğin olumsuz etkilerine karşı Millet Sistemi yerine Osmanlıcılık düşüncesini benimsemiştir. Bu düşünceyi Tanzimat döneminin başlamasıyla birlikte yavaş yavaş bürokratik hayatta uygulamaya başlamıştır. Yani gayrimüslimlere bürokraside istihdam sağlanmıştır. 1856 Islahat Fermanı’ndan sonra bürokrasi içindeki gayrimüslimlerin sayısı gözle görülür bir şekilde artmıştır. Hatta daha sonraki yıllarda yirmi üçü, kurulan hükümetlerde nazırlık yapmıştır. Bunlardan biri de Sava Paşa idi. Mesleğe hekim olarak başlayıp daha sonra bürokrasi içinde devam eden Sava Paşa mutasarrıf, vali, mektep müdürü ve nazır olarak kırk yılı aşkın bir süre imparatorluğa hizmet etti.

Dergide beyan edilen bilgilere göre; İTÜ MTAL okul müdürünün üniversitenin bir profesörü olması, İngilizce hazırlık sınıfında üniversitenin yabancı diller bölümünce genel ve iş İngilizcesi eğitimi verileceği, üniversite hocalarının lise öğrencilerine derse gireceği, üniversitenin tüm laboratuvarlarının lise öğrencilerince de kullanılabilmesi, özel müfredat ve programların uygulanabilmesi, bu faktörlerin de nitelikli ve kapasiteli öğrenciler tarafından okulun tercih edileceği düşünüldüğünde sonuçlarının da iyi olacağına şüphe bırakmayacaktır. Bu sayede İTÜ Meslek Lisesini bitiren iyi eğitimli mezunların sektörde tercih edileceği bir kısmının da (% 10-15) İTÜ’de mühendislik eğitimine devam edeceği öngörülmektedir. Teknokent desteğinin de gençlere inovasyon ve girişimcilik altyapısı kazandırabileceği, Sonuçta ülkemiz için özgün bir modelle “sevdiği işi yapan yaptığı işi seven” nitelikli genç meslek insanlarına kavuşacaktır. Bunu “altın bir fırsat, lise değil ön üniversite” olarak değerlendiren İTÜ Rektörü kamuoyundaki imaj ve algıyı değiştireceğini, sanal ve artırılmış gerçeklik gibi teknoloji laboratuvarlarında öğretmen eğitimleri yapılarak “çekirdekten mühendis” yetişeceğini bu sebeple “çocuklarına altın bilezik kazandırmak isteyen ailelerin meslek liselerine şans vermesini dilediğini” belirtmiştir. Dergideki tüm yazarlar meslek eğitiminin lise düzeyinde başlaması gerektiğini beyan etmişlerdir. Meslek lisesi ile yatay düzlemde üniversite ilişkisinin kurulmuş olması, akademi, teknoloji ve uygulamanın üst düzeyde bileşimini getireceğinden mezunlara beklenen “eleştirel düşünme, problem çözme, iletişim, işbirliği, yenilikçilik, yaratıcılık, sosyal ve kültürel etkileşim gibi 21. yüzyıl becerilerini kazandıracağı öngörülmektedir. İş dünyasının da meslek lisesi mezunu üniversiteli mühendis çalıştırmaya daha sıcak baktığı beyan edilerek bu projenin meslek eğitimine yeni bir boyut kazandıracağı düşünülmektedir. Mesleki eğitim alan mezunların işgücü piyasasına katılması konusunda yeterli düzeyde başarı sağlanamamasının iş tecrübesinin yeterince gerçekleşmemiş olması olarak gösterilmektedir. Oku, Öğren, Uygula ve bir sanatın/mesleğin olsun sloganıyla dünya çapında bir marka olan İTÜ meslek lisesinin açılmış olmasını gelecekten umutlu olmamız için bir sebep olarak gören sektör temsilcilerinin; “İş-siyaset ve akademi dünyasının üyesi ve temsilcileri olarak geçmişten aldığımız birikimi, çağımızın şartlarıyla güçlendirerek “Güçlü Türkiye” hedefine kararlılıkla hazırlamalıyız” diyerek bu projeyi yürekten destekledikleri düşünülmektedir.

Bu desteğin İTÜ MTAL’yi seçecek öğrencilere başarı ve ihtiyaç bursu verilerek, öğrenim süresince işbaşında uygulamalı meslek eğitimi ve staj imkanı sonrasında ise mezunlardan başarılı öğrencilere kabul edilebilir şartlarda iş ve istihdam imkanı sağlanmasıyla taçlandırılmalıdır. Öte yandan tekstil mühendisliğinde olduğu gibi bu proje iyi tanıtılmalı ve İTÜ, Denizcilik, Elektrik Elektronik ve Bilişim Teknolojileri alanlarında bu okulun başarılı mezunlarına özel kontenjan ayırmalı ve pozitif ayırımcılık sağlamalıdır. Yine mühendisliğe geçemeyecek olan öğrencilerin son iki yıl ağırlıklı işbaşında mesleki eğitim ve uygulama derslerine ağırlık verilmesi mezuniyette işe girmede avantaj sağlaması açısından önem taşımaktadır.

Ancak; Galatasaray Lisesi kadar hatta mezun olduğunda teknisyen olarak iş imkânı da düşünüldüğünde daha mükemmel bir proje olacağına inanıyorum. İTÜ Ortaköy Mesleki ve Teknik Lisesi, fiziki olarak açıldığı yerin halen öğrencileriyle eğitime devam eden Beşiktaş Ziya Kalkavan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi binası olarak seçilmesi, başta kendisini ayrıca zaten seçkin bir marka ve alanında zirve bir okulun aynı binada hizmet verecek olmasını, Beşiktaş İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Rehberlik Araştırma Merkezinin de hizmet binası olarak bu okul binasında birlikte aynı anda yer aldığı düşünüldüğünde bir şeylerin hedeflendiği gibi gitmesine engel olabileceği endişesini oluşturmaktadır. İTÜ MTAL, sadece denizcilik alanında 1927 yılından beri eğitim vermekte olan tarihi bir okul olan Denizcilik Meslek Lisesiyle ilişkilendirilmeden bir başka güzel konum ve binada hizmete açılması ülkemiz adına ayrıca bir kazanım olabilirdi. Hatta yeni meslek lisesinin üniversitenin kampüsü içinde olması öğrenciler üzerinde ayrı bir hava oluşturabilirdi. Lise tercih ve yerleştirmelerin devam ettiği bu günlerde velilerin öğrencilerin tematik proje ve nitelikli meslek liselerini gözardı etmemesi tavsiye olunur.

(1) https://meslegimhayatim.meb.gov.tr/haber/yeni_nesil_meslek_liseleri
(2) http://mtegm.meb.gov.tr/www/meslek-liselerine-ilk-kez-yuzde-1lik-dilimden-ogrenci-yerlesti/icerik/2490
(3) http://gsl.gsu.edu.tr/tr/tarihce/genel, A.T. 28/07/2019
(4) http://www.itu.edu.tr/itu-hakkinda/genel/tarihce

Facebook Yorumları
Erol DEMİR
Erol DEMİR hakkında 75 makale
Erol DEMİR 1967 yılında Gölcük’te doğdu. Piyale Paşa İlkokulu, Gölcük İmam Hatip Ortaokulu, Gölcük Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksekokulu Elektronik programını ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Yöneticiliği alanında yüksek lisansı “Eğitim Yöneticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda tezini tamamlamıştır. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesinde işletme alanında doktora öğrencisidir. 1990 yılında Türkkablo fabrikasında kalite kontrol teknisyeni olarak çalıştı. Öğretmenlik hayatına 1991 yılında Hakkari’de başladı. 1994 yılında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi’ne elektronik öğretmeni olarak atandı. 1995 yılında müdür yardımcısı oldu. 2000 şubat ayında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü oldu. 2003 yılında Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak çalışmaya başladı. Aralık–2007 ile Haziran-2016 arası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube müdürü olarak çalıştı. Temmuz – 2016 dan itibaren Bakırköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğündeki görevine devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.