1. Anasayfa
  2. Değerlendirmeler

Geleceğe Dokunmak

Aynı trenin farklı lokomotiflerindeyiz, bazen yolumuz kesişir bazen de aramızda kilometreler vardır biz farkında bile değilizdir varlıklarımızı ama bildiğim ve öğrendiğim bir şey var ki; raylarımıza koyduğumuz malzemeler aynı nüanslarımız aynı, sevgiyle dokunuyoruz geleceğimize...

Geleceğe Dokunmak
0

Aynı trenin farklı lokomotiflerindeyiz, bazen yolumuz kesişir bazen aramızda kilometreler olur ama gayemiz ortak geleceğe dokunmak…

Sevgili meslektaşlarım,

Kendi adıma çok önemsediğim bir konuyu yeni yazımda sizlere sunmak istedim. Hepimiz sınıflarımızda geleceğimizi inşa ettiğimizin farkındayız diye inanıyorum; bazen emin adımlarla, bazen de süreç bize ne getirir kaygısıyla meslek hayatlarımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Stajyerliğimi de sayarsak yaklaşık 10 yıldır öğretmenlik mesleğini yürütmeye çalışmaktayım, bir sürü sınıfa girdim, harika eğitimcilerden ders dinledim, öğretmenlerle hem mesleki hem de lisansüstü çalışmalarımda yapılandırılmış veya yarı yapılandırılmış görüşmeler yaptım; öğrendiğim birçok şeyin bence en kıymetlisi hepimizin ortak olduğu bir ifade olan “Çocuğa Dokunmak” oldu. Ki bence bunca kişi bu konuda ortak fikirdeyse hepimizin bir bildiği vardır…

Okullarımızda her gün birçok çocuğa dokunuyoruz, koridorda geçerken çocuklara dokunuyoruz, kantinden tost alırken etrafımızdaki çocuklara dokunuyoruz, nöbet alanlarımızda çocuklara dokunuyoruz… Peki hadi düşünelim, koridorda yürürken gördüğümüz çocuklara selam vermenin, ilerideki hayatlarında girdikleri ortamlarda selam verme alışkanlıklarını oluşturacağının farkında mıyız?

Veya kantinden alışveriş yaparken, ” Ben bir su alıyım,” demek yerine “Bana bir su verebilir misiniz?” ifadeleri arasındaki farkın etrafımızdaki çocuklara örnek olduğunun ve nezaketi aslında bizim başlattığımızı ve maalesef ki bizim bitirdiğimizin farkında mıyız ?

Çok basit şekilde söyleyebilirim; bazen sabah okula girerken fark ediyorum, gözleri hala açılmamış, mutsuz, umutsuz, enerjisiz giren öğretmenler görüyorum. Yanlarından onları dört gözle bekleyen çocuklar geçiyor ve maalesef farkında bile değiller. Çok değil, tek bir “Günaydın” yetecektir sıcacık kalplerine dokunmaya, lakin niye yapmıyoruz, düşünüyorum… Birkaç kelime yeterken düzeltmeye her şeyi biz neden neyi esirgiyoruz ? Zaman geçiyor ve biz neden bazen geleceklerimize dokunamadığımız fark edemiyoruz ?

Aynı yollardan geçiyoruz, anlıyorum birçok kimliğimiz var ve bu kimliklerin organize sürdürülüşü zor, ama anlayamıyorum ki geleceği yazan bizlerin süreçten bu kadar bihaber olma haleti ruhiyesi… Bir öğretmen olarak her kaygıyı ben de yaşıyorum, süreç değişiyor, maddi imkanlarımız değişiyor, idaremiz değişiyor, bakanlığımız değişiyor, kitaplarımız değişiyor, kurumlar ve mentaliteler değişiyor… Değişen birçok şeyin içinde değişmeyen tek şey var o da karşımızdakilerin birer çocuk oluşu ve dokunmamızı bekleyen heyecan dolu gözleri…. Ve o heyecanlı gözlerin aslında kendi geleceğimiz oluşu…

İşte o güzel gözler için, hepimizin geleeceği için ben kendi adıma değişen- gelişen her şeye rağmen ve onlarla birlikte neler yapabileceğimin farkındayım; sevgi, temas etmek ve güven ortamı oluşturmak. Okulun ne hoş bir mekan olduğunu hissettirebilmek, yıllarını okuldan kaçmaya değil, okulun bitmesine odaklanarak değil, her gece yarın okulda neler yaşayacağız hayalleriyle uyumalarını sağlamaya çalışmak, meraklarını ve heyecanlarını diri tutma gayesinde olmak. Binbir çeşit bilgi verirken, rutinlerinde neler olduğunu öğrenmek, hasta olduklarında takip etmek, aile bireylerinden aldığım ufak bilgileri tekrar sorarak detaylandırmalarını istemek ilgilenmek, onlarla ufak buluşmalar yapmak, varsa üzgün oldukları şeyler çözmek adına aile ile işbirliği yapmak, sevmek, sevgimi hissettirmek, sevmek, çok sevmek, bolca sevmek ve hepimiz için geleceğe dokunmak…

Sevgiyle yaşamanın yolu bazen sıcacık kollar, bazen ufak sürprizler, bazen merakla dinlenilen aslında üç saniyelik ama anlattıkça devleşen bir ev anısı, bazen de keyifli bir selamlaşmadan geçer. Ama mutlaka geçer, hadi gelin hep birlikte raydan çıkan her şeye rağmen rayları biz döşeyelim de geleceğimize sevgiyle dokunup onları da gönüllü katılımcılar yapalım, yol bizim olsun, sevgiyle özenle ilgiyle dolsun, geleceğimize de bunlar taşınsın.

Bence yapabiliriz, sizlerle birlikte aynı trenin farklı lokomotiflerindeyiz, bazen yolumuz kesişir bazen de aramızda kilometreler vardır biz farkında bile değilizdir varlıklarımızın. Ama bildiğim ve öğrendiğim bir şey var ki; raylarımıza koyduğumuz malzemeler aynı nüanslarımız aynı, ham maddemiz sevgi, ilgi ve özen… Ben iyi günlere ve yaşamı kendi adımıza da gelecek nesillerimiz adına da güzelleştirebileceğimize inanıyorum. Yazımı çok sevdiğim, geleceğe dokunurken ilham aldığım büyük üstat Melih Cevdet Anday’ın musmutlu satırlarıyla tamamlamak isterim,

Yaşamak güzel şey doğrusu
Üstelik hava da güzelse
Hele gücün kuvvetin yerindeyse
Elin ekmek tutmuşsa bir de
Hele tertemizse gönlün
Hele kar gibiyse alnın
Yani kendinden korkmuyorsan
Kimseden korkmuyorsan dünyada
Dostuna güveniyorsan
İyi günler bekliyorsan hele
İyi günlere inanıyorsan
Üstelik hava da güzelse
Yaşamak güzel şey
Çok güzel şey doğrusu…

Tuğçe Değirmenci

geleceğe dokunmak

Facebook Yorumları

2016 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi'nden Sınıf Öğretmenliği bölümünden mezun oldu. 2018 yılında aynı üniversitenin Sınıf Öğretmenliği Tezli Yüksek programından mezun olarak Uzman Sınıf Eğitimcisi oldu. 2020 yılında, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sınıf Öğretmenliği bölümünde doktora programına başladı. 2016 yılından itibaren Özel Başakşehir Çınar Koleji'nde sınıf öğretmenliği yapmaktadır. 2021 yılı itibariyle 2.sınıflar zümre başkanlığıyla mesleki yaşamını sürdürmektedir.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

Yorumunuz

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.