Gitti Irkçılık, Geldi Kültürcülük

Irkçılığın ne olduğunu bilmeyeniniz yoktur ama malum yazıyı etkileyici kılmak için çarpıcı birkaç örnek hiç fena olmaz. İlk örneğimiz “Little Rock Dokuzlusu”.

Şekil 1: Little Rock Dokuzlusu

Yıl 1954 Amerika’da mahkeme siyah öğrencilerle beyaz öğrencilerin aynı sınıfta ders alması yönünde karar alıyor. Amerika’nın Arkansas eyaletinin baş kenti Little Rock’ta gelişiyor olay. Dokuz siyahi öğrenci Little Rock Merkez Lisesi’ne gitmeye karar verir. Beyazlar ve eyalet valisi ayaklanır, öğrenciler ancak 9 ay sonra okula başlıyor o da Ulusal Ordu’dan 101. Hava Birliği’nin korumasıyla.

Şekil 2: Güvenlik Güçleri Öğrencileri Korurken

Bu koruma işini abartı bulduysanız yüzüne kezzap atılan öğrenci ile bıçaklanan bir başka öğrenci belki sizi ikna eder. Dokuz kişiden sadece bir kişi buna dayanıp mezun olabildi Ernest Green.

1955 Perşembe günü otobüste beyaz bir kadına yer vermediği için tutuklanan Rosa Parks’ın yaşadıkları ise ayrı bir örnek.

Çok uzatmayayım, bu iğrenç hadiseler karşısında hepimizin tutumu aynı. Gelelim kültürcülüğe. 1800’lerden 1970’lere kadar uzanan ırkların farklılığı ve Avrupalıların (beyazlar) üstün ve saf kan oldukları yani genetik olarak diğer milletlerden üstün oldukları anlayışı siyasiler ve zenginler tarafından finanse edilen bilim çalışmaları sayesinde çokça işlenmiş bir konudur. Gen teknolojisindeki gelişmeler ile çürütülen bu tezin yerine başka bir şey koymak gerekiyordu. Bu boşluğu doldurmak bir bilim adamı için önemli değilken kitleleri domine etmek isteyen siyasi kesim içinse hayati bir konuydu. Ne mi yaptılar, kültürel farklar üzerine vurgu yapıp kitleleri tekrardan ayırma yolunu denemeye başladılar ve kısmen başarılı da oldular ama bu hala devam eden bir süreç. Bu yazıyı yazma nedenim de sürecin henüz bitmemiş olması ve azıcık ümitli olmamdan başka bir şey değil. Her zaman demişimdir ‘’örnekler ile anlatım en iyisidir’’.

Örnek 1: Avrupalı ırkçı bir parti.
Biz genetik olarak Asyalılardan daha üstünüz, daha zekiyiz (adamı kürsüden hemen indirirler).
Biz Asyalılardan oldukça farklı bir kültürlere sahibiz, onların hayat ve demokrasi anlayışları bizim ileri kültürümüzü tahrip edip medeniyetimizi geriletecektir (alkış kıyamet).

Örnek 2: Kız babası
Kızım biz daha zeki ve soyluyuz, çocuk x ırkından ben seni ona vermem (herkes şok)
Kızımız çok ayrı kültürlerimiz var bunu bile bile seni nasıl vereyim. Biz geçinemeyiz onlarla (evlilik olmaz).

Bazı okuyucuların ‘’baba haklı’’ dediklerini duyar gibiyim! Kültürel farkları hafife alıyor değilim daha çok temkinli yaklaşmak benimki. Özellikle kültürel farklılıklara yapılan vurgunun ırkçılık kokmaya başladığı zaman. Irkçılığı andıran bir kültürcülük anlayışından uzak durmak adına yapılacak başlıca şeyler:

1- Kültür farklılığı bir sorun değil bir zenginliktir.
2- Kültürel farklılıklardan kaynaklı sorunlar iletişimle çözülür. Duvarlar örmek, iletişim kurmamak, uzak durmak çözüm değil.
3- Kültürel farklılıklar gettolaşmaya neden olmamalı. Laz mahallesi, Roman mahallesi (zenci mahallesini andırıyor değil mi)
4- Kültürel farklar aşılmaz değildir (göz rengi gibi sabit bir şey değil)
5- Farklılıkları cesurca kucaklamalıyız (bu en önemlisi).

Sizin de aklınıza eminim başka maddeler gelmiştir. Şayet bu konuya gerekli önemi vermezsek yakın bir tarihte ırkçı uygulamaları andıran kültürcü uygulamalara denk gelebiliriz. ENDİŞELİYİM!

Facebook Yorumları
Psikolog Savaş
Psikolog Savaş hakkında 19 makale
2015 Marmara Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, 2018 İstanbul Esenyurt Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans mezunuyum. Uzmanlık alanım Depresyon ve Travmadır. Elimden geldiğince sizin için psikolojiyi eğlenceli hale getirmekten büyük keyif alıyorum.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.