Gölge Müdür – Gece Müdür ve Güneş Müdürler

Hayatta en güzel mesleklerden birisi öğretmektir. Öğretmek için önce öğrenmek gerekir. Eğitim sistemlerini oluşturan;

MEB’in vizyonu nedir?

“Hayata hazır, sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştiren bir eğitim sistemi oluşturmak.

Peki bu sistem için okullar kime emanet? Okul müdürlerine. Gökkuşağının renklerini oluşturan binlerce farklı özellikteki öğrencileri, gökkuşağının ardını aramaları için sisteme dahil edip yerleştirdiğimiz okullar kimlere emanet? Cevap yine okul müdürlerine. Peki okul yöneticisi dediğimiz okul müdürlerimiz gerçekten liderlik vasfı yüksek bireyler mi?

Bir okul hayal edin müdürü dört duvar arasına kapanmış odasından çıkmıyor. Müdür yardımcıları bürokratik evrak işlerinde kaybolmuş. Öğretmenler tükenmişlik sendromu pençesinde ve çaresiz hissediyor. Hizmetlisinin nerede olduğu belli değil, okul temizlenmiyor. Öğrencilerin giriş-çıkış saatleri belli değil ve okul asla güvenli bir ortam imajı vermiyor.

Ve yine bir okul hayal edin. Müdürü gerçek bir lider. Motive edici davranışlar ile öğretmeni sürece dahil edebilmiş. Öğretmen kendini okula ait hissediyor. Görev paylaşımını adil bir şekilde yaparak müdür yardımcılarının iş yükünü dengelemeyi başarmış biri. Hizmetlilerin organize çalıştığı Öğrencilerin kapsayıcı bir eğitim ortamında güvenli, eğlenceli, sevgi gördüğü, bireysel farklılıklara saygılı olduğu ve kendini okula ait hissettiği mutlu ortam yaratmayı başarabilmiş.

Bir okulun %80 i okul müdürünün karakterine bürünür. Yani bir müdürün vizyonu ne derecede sınırlı ise okulun vizyonu da o derece ile sınırlıdır. Hadi bir düşünelim okul müdürü sadece bir yönetici sıfatından ibaret midir? Yoksa bir lider midir? Lider sıfatına sahip bir müdür nasıl liderlik yapmalıdır? İşlemci liderlik? Dönüşümcü Liderlik?

İşlemci liderlik modelinde liderler (müdürler) ile astlar (öğretmenler, yardımcı hizmetliler, memurlar vb…) arasında etkili bir takas işlemi vardır ve bu takas üç boyuttan oluşur. Bunlar koşullu ödül, istisnalarla yönetim ve müdahale etmeme yaklaşımıdır (Hater ve Bass,1988, Çelik, 1998). Gölge müdürler tam da bunu yapmaktadır. Koşullu ödülde lider astları için görev ve sorumlulukları belirler. Görevi yerine getiren astlar ödüllendirilir, getirmeyen cezalandırılır. İstisnalarla yönetimde lider (okul müdürü) öğretmeni ve diğer çalışanları izler, hata yaptıklarında müdahale eder. Müdürün amacı hedeften sapmayı önlemektedir. Müdahale etmeme boyutunda ise lider (okul müdürü), astlarını (öğretmen ve diğer çalışanlar) kendi haline bırakır ve onlara müdahale etmez. Sorumluluklarını bırakır ya da devreder. Karar vermekten kaçınır. Gölge müdürler, okulda karşılaşılan problemlere çözüm yolu üretemedikleri durumlarda karar ve sorumluluk yetkisini kullanmaktan kaçınır. İyi müdür olarak anılmak adına, karar ve müdahalede ortaya çıkacak sorumluluğu ise bu işe daha yatkın olduğunu düşündüğü birine bırakır ve ortadan kaybolur. Böyle bir ortamda çalışan öğretmenler de zamanla sorumluluk duygusunu kaybeder. Kendini okul ortamına ait hissetmez. Yeniliklere kapalıdır. Okul akademik ve sosyal başarısı düşük öğrencilere hitap eden vizyonu dar bir alan haline gelir.

“Hocam bu çocuk zaten mahallesinde de böyle, bundan adam olmaz. Uğraşma.” “Hiç merak etme hocam, özel eğitim sınıfını üst kata aldım. Kimseyi rahatsız etmezler.” “Çağır ailesini, alsın şu çocuğu diğer okula.” Bu cümleleri duyuyorsanız tebrikler ruhu gece gibi kara bir müdür ile çalışıyorsunuz demektir. Gece müdürün (karamsar olduğundan gece müdür demeyi tercih ediyorum) okulunda akademik başarı yüksek olsa bile, iletişimde ciddi sorunların mevcut olduğunu görebilirsiniz. Zaten çoğunlukla gece müdürleri okulda görmekte zorlanırsınız. Hiçbir zaman size teşekkür etmezler. Her zaman “uğraşma sana ödül vermezler” cevabını gece müdürlerden duyabilirsiniz. Bu okullarda çalışmak öğretmen için ayakların geri gitmesine sebep olur. Sosyal aktivite ve eğlence boyutuna asla yer vermez. Okul kapsayıcı değil, ayrıştırıcı ve dışlayıcıdır. Farklı öğrencileri sadece sisteme entegre eder fakat onları dikkate almaz. Çünkü müdür yetkilerini kullanmayı kendi egoları çerçevesinde geliştirir.

Ama bir de öyle müdürler vardır ki… “GÜNEŞ MÜDÜR”. Onlar güneş gibi parlamayı ve dönüşümcü lider olmayı tercih ederler. İdealleştirilmiş etki (karizma), telkinle güdüleme, entelektüel uyarım ve bireysel destek sağlarlar. Okul müdürü , öğretmenler ve diğer çalışanları dikkate alarak misyon ve vizyonu oluşturur. Basit duygusal ögeleri kullanarak ortak amaç duygusu yaratır. Entelektüel uyarımda ise zekayı geliştirme, akılcılık ve sorun çözmede dikkatli olmayı ifade eder (Çelik 1998:429). Aday öğretmenleri, öğretmenleri ve diğer çalışanları yetiştirirken onlara vizyon yaratır.(H.Ü. Journal of Education 33:77-87 (2007)).

Bugün fark yaratan okullara, fark yaratan öğretmenlere ve farkındalığı gelişmiş öğrencilere baktığınızda büyük kısmının fark yaratan liderler ile çalıştığını görebilirsiniz. Liderlik becerilerinin kişiliğinde can bulduğu, kendisinin ve çevresinin eğitim kalitesini her geçen gün bir üst kademeye taşıyabilen, yeniliğe açık, dönüşümcü liderler ile kesişsin yolumuz. Eğitimin ışığı her daim üstümüzde olsun.

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.