İŞ İNSANLARI GÖZÜYLE – 9: “Mesleki Eğitim İçin Serbest Düşünceler ve Son Sözler “

Literatür taramak ve alıntılarla bir çalışma yapmak yerine sahadan bilgi toplamak elde edilen verilerden sonuç çıkarmak amacıyla gerçekleştirilen anket türü çalışmalarda; muhataplardan gelen cevapları kolayca derleyebilmek için çok fazla açık uçlu sorular tercih edilmez. Cevaplayıcılar, mutlaka şunu sorsaydılar veya sorulmamasına rağmen benim bu konuda farklı fikirlerimi belirtemedim diyebilmektedir. Ben de yetmişiki iş insanı sektör temsilcisiyle yaptığım mülakatta son soruyu; “Yukarıdakilerin dışında konuya ilişkin serbest düşüncelerinizi yazabilirsiniz.” diye bir fırsat tanıyınca aşağıdaki düşünler paylaşılmıştır.

“Başarılı öğrenciler meslek liselerinden (ML) de çalışma hayatına ve mühendisliğe geçebileceğine inanırsa tercihine meslekten yana kullanır. İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulları ile Mesleki Teknik Okullar Yönetim Kurulları aktif ve etkin işletilmelidir. Oluşturulan kurullar çalışır hale getirilmelidir. Mühendis tam bir uygulamacı, atölye öğretmeni de tam bir usta gibi olmalıdır. İş ve istihdam hacmi sektörel bazda yayınlanmalıdır. Öğretmen-öğrenci ve usta-çırak ilişkisi bütünleştirilmelidir. Yıllar sonra meslek öğretilen gençler “Allah Razı Olsun” diyeceklerdir. Onları iyi yetiştirelim ki onlarla ve yaptıklarıyla gurur duyabilelim.”

“Niçin eğitim veriyoruz? ve niçin çalışıyoruz? gibi felsefi sorulara insani ve vicdani yorumlar yapabilen duyarlı meslek sahibi gençlere ihtiyacımız bulunmaktadır. Ustaysak geride ustaya yaraşır bir usta yetiştirelim. Adımız hep yaşasın. Stajyer öğrenciler uygulamaya başladığı anda SGK ve ücrete kavuşmalıdır. Sektör temsilcileri, sürecin içine tam dâhil olmalıdır. Okullarda alanlar/dallar bölgesel ihtiyaçlara göre açılmalıdır. Sadece ML değil tüm okullara atıl yatırımlar yerine Tasarım Beceri Atölyeleri gibi keyifli işlikler kuralım.”

“Şu anda MYK-TÜRKAK ile ML ilişkisi hiç kurulmamıştır. Meslek tercihi akademik destekli sağlıklı bir seçim içermelidir. ML’de eğitim basitleştirilip keyifli hale getirilmelidir. Her ailenin hekimi gibi 8. Sınıfta öğrencisi olan ailenin bir yıllığına iş ve meslek danışmanı, rehber öğretmeni ve atölye meslek dersi öğretmeni atanmalı, bu danışmanlara ücret ödenmelidir. Mesleki yabancı dil ve bilişim yanında güzel sanatlar-spor konusunda gençlerin ihtiyaçları karşılanmalıdır. ME pratik müfredatın çoğu işyerlerinde tamamlanmalıdır. Her işletmeye engelli kadrosu gibi ML işe alma zorunluluğu kotası getirilmelidir. Her işveren tüm stajyerleri kendi evladı kabul etmelidir. ML vasatlıktan kurtarılmalıdır.”

“ME konusu tüm toplumun ortak meselesi olmalıdır. İşverenler, stajyerlere özverili davranmalıdır. İş disiplini ve meslek etiği her meslek insanı için ön şart olmalıdır. Ülkemizin genç nüfusuna rağmen bunu üretkenliğe dönüştürememiş olması üzüntü vericidir. Unutmayalım ki bizim için bugün hayal olanlar gelecekte çocuklarımız için sıradan konular olacaktır. Mesleki eğitim ve üretim tek çatı altında toplanmalıdır. Sektörel tüm kurum ve kuruluşlar ME ile zorunlu ilgilenmelidir. ME ile önü açık kariyer imkânları sağlanması toplumsal algıda dönüşümün anahtarıdır.”

“Tüm okulları teknolojiyle donatmak bütçe gerçekleri ve tamamlayana kadar yeniden sürekli güncelleme gerektirdiği için şart değil çözüm işyerleriyle ikili meslek eğitimidir. İnsanı yetiştirirsen ülke ve devlet gelişir. ML öğrencileri, ülkenin üretim gücü olarak kalkınma mücadelemize inandırılmalıdır. Her konuda başarı önce inanmak, eğitim ve yeterli çalışmakla olabilir. ME değerli kılacak politikalar üretip yasalaştırılmalıdır. Aksi halde karşılanamayan talepler kişisel değil toplumsal başarısızlık doğuracaktır. Şu anda MTE için dönüşüm başlatılmış, sürdürülebilir işleyen bir sisteme kavuşma fırsatı yakalanmıştır.”

Cevaplayıcı iş insanları, yukarıdaki fikirlerin dışında çalışmayı yürüten ve mesleki eğitim konusunda yayınlanmış kitapları, makaleleri, bildirileri, sosyal medya söyleşileri olan yazarın tanıdıkları bir kişi olmasından kaynaklı; geçmişte birlikte gerçekleştirdikleri başarılı proje ve çalışmalardan yola çıkarak, marifet/iltifat kabul edilecek onore edici tespit ve paylaşımlarda da bulunmuşlardır. Ancak bu fikirlerin açıklanması yazar tarafından etik bulunmadığı için burada yer verilmemiştir. Buna rağmen onlara buradan toplu bir teşekkürü borç bilirim. Bu çalışma, dokuzuncu bölüm olarak bu yazıyla tamamlanmıştır.

Facebook Yorumları
Erol DEMİR hakkında 204 makale
Erol DEMİR 1967 yılında Gölcük’te doğdu. Piyale Paşa İlkokulu, Gölcük İmam Hatip Ortaokulu, Gölcük Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksekokulu Elektronik programını ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Yöneticiliği alanında yüksek lisansı “Eğitim Yöneticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda tezini tamamlamıştır. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesinde işletme alanında doktora öğrencisidir. 1990 yılında Türkkablo fabrikasında kalite kontrol teknisyeni olarak çalıştı. Öğretmenlik hayatına 1991 yılında Hakkari’de başladı. 1994 yılında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi’ne elektronik öğretmeni olarak atandı. 1995 yılında müdür yardımcısı oldu. 2000 şubat ayında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü oldu. 2003 yılında Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak çalışmaya başladı. Aralık–2007 ile Haziran-2016 arası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube müdürü olarak çalıştı. Temmuz – 2016 dan itibaren Bakırköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğündeki görevine devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.