Karne Öncesi

Eğitim sistemimizin en önemli değerlerinden birisidir karne. Olmazsa olmaz. Yıllarca her dönem o günü bekleriz. Karnemiz nasıl olacak? Kolay değil tabi. Bir dönem boyunca çalış çabala, sınavlara gir, ödev yap…. Hepsi ne için?  İyi bir karne notu için tabii ki…

Yıllardır dönem boyunca ne kadar başarılı olduğumuzu dönem sonu karnemizde görürdük büyük bir heyecanla. Karneden önce büyük bir sırdı. Sınav notlarını öğrenirdin ama sözlü notun, ödev notun ne olacak? Öğretmenin kanaat notu ne olacak? Bunların hepsi karne notunuzu etkileyecek vs. Bir şeyleri öğrenmek istediğimiz için öğrenemez miyiz? Ya da sonuçta aldığımız nottan daha fazlasını çalışma boyunca öğrenmiş olamaz mıyız?

İşte eğitim sistemimizde görülen büyük eksikliklerden biri de bu durumdur. Çocuklar okula başladığından itibaren başlar bir karne heyecanı. Önce ilk karne heyecanı sarar aile ve çocuğu. Sonra ikinci ve üçüncüleri gelir art arda. Her birinde de gururla takdim edilir eşe dosta karneler. Bir de karne hediyesi olmalıdır mutlaka. Hatta çocuklar dönem içinde karne hediyesi ile motive edilirler. “Karnem iyi olursa babam bana …… alacak.” Birçok çocuğun ağzından duyarız bunu. Birçok anne baba da bu karnenin iyi olması durumunda alınacak ödüllerden bahseder. Tabii bundan sonra yapılacak olan o karnenin iyi olması için canla başla çalışmaktır. Kalıcı olarak ne öğrendiğimiz değildir önemli olan. Sınavlardan en yüksek notu alıp, öğretmenin gözüne de girdik mi hediyeyi kaptık gitti.

Öğrenmek nedir? Bir şeyin öğrenildiği nasıl ölçülür, değerlendirilir?

Dönem sonu karnesi iyi olmayan öğrenci dönem boyunca bir şey öğrenmemiş midir?

Şimdiye kadar söylediklerimi şöyle okul hayatımızın başlarına çekip oradan değerlendirelim. Okul hayatına yeni başlayan bir çocuğun keşfedecek, öğrenecek o kadar çok şeyi vardır ki.  Bunları keşfeder ve öğrenirken masumiyetini de kaybetmemesi gerekir.

İlkokul çocukların neler yapabilip yapamadıklarının değerlendirildiği bir yer değildir. Yapabildikleri karşısında karne aldıkları bir yer de olmamalıdır. İlkokul çocukların özgürce kendilerini keşfettikleri, ilgi ve yeteneklerinin farkına vardıkları ve geliştirdikleri bir yerdir. Bu nedenle çocukların ilkokul döneminde mümkün olandan daha fazla alanda eğitim alması sağlanmalıdır. Böyle olursa çocuklar kendilerini ifade edecek değişik yönlerini keşfederler. Çocukların hepsini aynı alanda başarılı olmaya zorlamak ve o alanda elde ettikleri başarıya göre değerlendirmek onları ancak köreltmeye yarar. Şöyle ki bir balığı uçmaya zorlayıp uçamadığı için de başarısız olarak değerlendirmek gibidir bu durum.

Bütün bunların ışığında karneler var olmaya devam mı etmelidir? Şu veya bu notu almış olmak çocuk ve aileye ne kazandırır? Bahsettiğim şey ölçme ve değerlendirmenin olmaması değildir. Tam tersine neyi ne kadar yapabildiği ölçülmeli ki eksikliklerin nasıl giderilebileceği ile ilgili yeni çalışmalar yapılabilsin. Ancak yapılan bu değerlendirmeler çocuk için bir ödül ya da ceza mahiyetinde olmamalıdır. “çok çalıştın bunu hak ettin” ya da “yeterince çalışmadığın için böyle bir karnen var” dememek gerek. Ölçme ve değerlendirme sadece eğitimci için bir veri olma özelliğinde olmalıdır.

Son yıllarda yapılan değişikliklerle artık karne zamanından çok önce öğrenci ve veli e-okul sisteminden notları görebilmekte ve durumun sürprizliği kalmamaktadır. Yine ilk üç sınıfta değerlendirme sisteminde yapılan değişiklikle not değeri olmayan ölçütler getirilmiştir. İyi, çok iyi diye değerlendirmekle 50-100 diye değerlendirmek arasında mantık açısından bir fark yoktur. Notla veya başka şekilde bir ölçütle değerlendirilip bu değerlendirme sonucunun coşkuyla öğrenciye verilmesinin çocuğun başarısına ve öğrenme isteğine bir katkısı yoktur.

Ders başarısı düşük olan öğrencilerin özellikle ergenlik dönemine denk gelen sınıf düzeylerinde karne öncesi bunalımlar yaşadıklarını hatta evden kaçma, intihar gibi girişimlerde bulunduklarını görebilmekteyiz. Bu tür olumsuz durumların ortaya çıkmaması için her karne öncesi psikologların ve pedagogların görüşleri alınır. Söylenen “karneyi önemsemeyin, çocuğunuzu karneye göre değerlendirmeyin vs.” okul hayatı başlayalı beri herkesin gözüne baktığı şeyi önemsememek mümkün mü?

Yapılacak şey bellidir. Artık değerlendirme sisteminde farklı bakış açıları ortaya konmalıdır. En iyi ihtimalle artık karne vermemek gerekir.

 

İLKAY KUMTEPE

Facebook Yorumları

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.