Kaynaştırma Uygulamalarının İyileştirilmesinde Öğretmen Davranışları ve Destek Özel Eğitim

Eğitim sistemi içinde herhangi bir desteğe ihtiyaç duymadan öğrenim hayatına devam eden öğrenciler olduğu gibi, farklı özelliklerinden dolayı destek sağlanması gereken öğrencilerde bulunmaktadır. Bu öğrenciler, eğitsel gereksinimlerini akranlarıyla eş değerde karşılayabilmek için bireyselleştirilmiş eğitim desteğine ihtiyaçları duyarlar (Kale ve Demir, 2017). Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde (2018) “bireysel ve gelişim özellikleri ile eğitim yeterlilikleri açısından akranlarından anlamlı düzeyde farklılık gösteren bireylerin eğitim ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirilmiş eğitim programları ve özel olarak yetiştirilmiş personel ile uygun ortamlarda sürdürülen eğitim” şeklinde tanımlanan özel eğitim; özel eğitim gereksinimi olan öğrencilerin okul içi öğrenmeleri ve okul sonrası hayata hazırlanmalarını amaçlamaktadır. TC Anayasası (1982) 42. Maddesi “kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz” derken; BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmede “engellilerin eşit temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu vurgusu yapılmaktadır (Şahin ve Güler, 2018). Bundan dolayı özel gereksinimli öğrencilerin eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanmaları, normal okullara devamını engelleyen etmenlerin ortadan kaldırılarak,  bireysel özellik ve yeteneklerine uygun eğitim almaları için öğretim ortamlarında bireysel düzenlemeler yapılması zorunludur.

Özel gereksinimli öğrencilerin akranlarıyla aynı ortamda eğitim görmeleri olarak yapılan kaynaştırma uygulamaları son yıllarda ülkemizde de hızla artmaktadır (Güner, 2015). Kaynaştırma yoluyla eğitim, en az sınırlandırılmış eğitim ortamlarında en çok tercih edilen bir uygulamadır. Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin eğitimlerini, destek eğitim hizmetleri de sağlanarak, yaşıtlarıyla birlikte eğitim ihtiyaçlarını karşılamaları amacıyla yapılan bu uygulama, özel gereksinimli öğrencinin hiçbir eğitim desteği olmadan normal sınıfa yerleştirilmesi demek değildir (Şahin ve Gürler, 2018). Kaynaştırma uygulamalarının destek hizmet olmaksızın yürütülmesi, hem sınıf öğretmeni, hem özel gereksinimli öğrenci, hem de normal gelişim gösteren öğrencilere çeşitli zorluklar yaratmaktadır (Kale ve Demir, 2017). Özel gereksinimli öğrencilerin genel eğitim sınıflarına katılması, öğretmenlerin kaynaştırma öğrencilerinin problem davranışlarından şikâyet etmelerine, ders düzeni sağlamanın zor olduğu, öğrencilerin problem davranışlarıyla baş etmek ve onları derse katmakta zorlanmaları yönünden savunmalara neden olmaktadır (Güner, 2015). Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde kaynaştırma kavramında tanımlanan destek eğitim hizmeti “özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin eğitim ihtiyaçları doğrultusunda kendilerine, ailelerine, öğretmenlerine ve okuldaki diğer personele sunulan danışmanlık hizmeti” olarak tanımlanmaktadır (MEB,2018).

Son yıllarda destek eğitim hizmetinde en çok karşılanan alan olarak “ destek oda” eğitimleri görülmektedir. Aynı yönetmelikte destek oda “kaynaştırma yoluyla eğitimlerine devam eden öğrencilerin, ihtiyaç duydukları alanlarda destek eğitim hizmeti verilmesi için özel olarak düzenlenmiş ortam” olarak tanımlanmıştır. Kaynaştırma uygulamalarının başarıya ulaşmasında, destek oda eğitimi önemli bir yere sahiptir (Kale ve Demir, 2017). Destek oda eğitimi ile ilgili yapılan çeşitli araştırmalarda, eğitim sonrası öğrencilerin akademik, sosyal ve iletişim becerilerinde olumlu yönde gelişme gösterdikleri saptanmıştır. MEB 2015’te çıkan genelgeden sonra, destek oda eğitimleri yaygınlaşmakta olup, bu konuda çeşitli araştırmalarda sürdürülmektedir. M. Kale ve S. Demir’in 2016-2017 Eğitim Öğretim yılında destek eğitimden yararlanan ve yararlanmayan öğrencilerin Türkçe- Matematik derslerindeki başarıları üzerinde yaptıkları deneysel araştırma sonucuna göre, bu derslerde destek oda eğitimi alan öğrencilerin başarı puanlarının yükselmesi önemli bir bulgudur.

Kaynaştırma uygulamalarının başarısı için diğer önemli nokta, öğrencinin eğitim ihtiyaçlarına uygun, sınıf programlarında yer alan kazanımlara uyarlama yapılarak geliştirilen, (BEP) Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı”nın hazırlanması ve uygulanmasıdır. Şahin ve Gürler’in 2017 yılında sınıf öğretmenleri ve destek eğitim odasında görevli öğretmenler üzerine BEP hazırlama sürecinde yaşadıkları zorluklara yönelik yaptıkları araştırmada; öğretmenlerin BEP hazırlama ve uygulama sürecinde pek çok zorlukla karşılaştıkları, sınıf koşullarının yetersizliği, BEP hazırlamanın ve uygulamanın güçlüğü, her öğrenci için BEP hazırlamanın zaman alması, BEP geliştirme ve uygulama aşamasında yetersiz kaldıkları ve bu konuda bilgi eksikliklerinin olduğu vb yönünden çeşitli bulgular elde edilmiştir. Öğretmenlerin bu konuda yeterli donanıma sahip olması, kaynaştırma ve destek eğitim uygulamalarının niteliğini arttıracaktır. Kaynaştırma uygulamalarında gerek sınıf içinde gerekse destek odada verilen eğitimin daha nitelikli olabilmesi için, burada görevlendirilecek öğretmenlerin özel gereksinimli öğrencilere yönelik BEP hazırlama süreciyle, yöntem ve teknikler konusunda eğitilmeleri önerilmektedir (Kale ve Demir, 2017).

Diğer taraftan, kaynaştırma uygulamalarının başarısı için öğretmenlerin özel gereksinimli öğrencilere yönelik sınıf içinde sergiledikleri davranışlar, özel gereksinimli öğrencilerin davranışlarını yönetme, sınıf yönetimi becerileri, akademik ilgiler,  sınıf içinde kullandıkları onaylama ve onaylamama davranışları ile ödül ve ceza sistemleri önemli bir etkendir. Sınıf içi öğrenci davranışlarını şekillendiren çevresel uyaranlardan biri, öğretmen davranışlarıdır (Güner ve Sazak, 2016). Özel gereksinimli öğrenci ile öğretmen davranışları arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalarda, öğrencilerin eğitime aktif olarak dâhil edildiği ve bireysel uyarlamalarla desteklendiği derslerde problem davranışların azaldığı saptanmıştır. Ders etkinliklerine katılımı sağlama, kaynaştırma öğrencilerinin davranışlarını yönetmede öğretmenin kullanabileceği en etkili araç olarak görülmektedir. Öğrencilerin akademik çalışmalara katılması, onların öğrenmelerini ve başarılarını etkileyen bir unsurdur. Sınıfını etkili yöneten öğretmenlerin sınıflarında daha fazla derse katılım davranışı ve daha az problem davranışla karşılaştıklarını ortaya konmaktadır (Güner, 2015).  Sanılanın aksine özel gereksinimli öğrencilerin problem davranışlarının akranlarından çok da farklı olmadığı Güner ve Sazak’ın 2017 yılında “Genel Eğitim Sınıflarında Özel Gereksinimli Öğrencilerin Sergilediği Problem Davranışlar İle Davranış Sonrası Öğretmen Tepkilerinin İncelenmesi” üzerin yapılan çalışmada doğrulanmıştır. Bu araştırmaya göre, kaynaştırma sınıflarında öğrenim gören özel gereksinimli öğrencilerin, sergilendikleri başlıca problem davranışların, arkadaşıyla konuşmak, eşyalarıyla oynamak, izinsiz sınıfta gezinmek, izinsiz ayağa kalkmak, masanın üzerine yatmak, uygunsuz sesler çıkartmak, etrafı seyretmek gibi tüm öğrenciler tarafından en sık sergilenen problem davranışlar olduğu belirtilmiştir (Güner ve Sazak, 2017). Benzer araştırmalarda da genel eğitim sınıflarındaki özel gereksinimli öğrenci davranışlarının normal akranlarının davranışlarından farklılaşmadığı ancak öğretmenlerin özel gereksinimli öğrencilere daha fazla dikkat yönelttiğini ortaya koymaktadır (Güner, 2015). Özel gereksinimli öğrencilerin, dersi engelleyen, sınıf güvenliğini tehdit edici ve çevresine zarar veren davranışlar sergilemedikleri belirtilirken, öğretmenlerin öğrencileri, sınıf etkinliklerine katılımını destekleyecek çalışmalarla problem davranışları azaltabileceği vurgusu yapılmıştır (Güner ve Sazak, 2017).  Yine özel gereksinimli öğrencilerin derse katılım, ders dışı ve problem davranışlarının ders süresine oranına yönelik yapılan diğer bir araştırmada,  öğretmenlerin özel gereksinimli öğrencileri ders etkinliklerine yeterince katamadıkları saptanmıştır. Ders etkinliklerine katılmayan, kaynaştırma öğrencisi olsun ya da olmasın, tüm öğrencilerin sınıf düzenini bozucu davranışlar sergilemeleri olasıdır (Güner, 2015). Öğretmenin öğrenciyle akademik iletişim içinde derse katılımını sağlamasıyla, akademik başarı ve sınıf içi olumlu davranışlarını artacağı ön görülmektedir.

Sonuç olarak, kaynaştırma uygulamalarının başarısı, özel gereksinimli öğrencilerin eğitim hizmetlerini yeterli düzeyde almasına bağlıdır. İşbirliği içinde yapılan bir ekip çalışması, öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarının dikkate alınarak oluşturulan programlar ve kaynaştırma uygulamaları konusunda yeterlilik kazanan öğretmenlerle, gerekli fiziksel ve sosyal düzenlemelerin yapılması uygulamayı daha nitelikli hale gelecektir.

KAYNAKÇA

 Güner, Y.N. (2015). “Teacher and Student Behaviors in İnclusive Classroom ( Kaynaştırma Sınıflarında Öğretmen ve Öğrenci Davranışları Arasındaki İlişki”. Educational Sciences: Theory and Practice. (15/1, 177-184).

Güner, Y.N. & Sazak, P.E. (2017). “Genel Eğitim Sınıflarındaki Özel Gereksinimli Öğrencilerin Sergilediği Problem Davranışlar İle Davranış Sonrası Öğretmen Tepkilerinin İncelenmesi”. Kastamonu Eğitim Dergisi (25/2, 1-16).

Kale, M. & Demir, S. (2018). “İlkokullardaki Destek Oda Eğitiminin Türkçe ve Matematik Derslerindeki Başarı Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi”. Türk Bilim Araştırmaları Vakfı Bilim Dergisi (4), 47-57.

Şahin, A. & Gürler, B. (2018). “Destek Eğitim Odasında ve Kaynaştırma Ortamlarında Çalışan Öğretmenlerin Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı Hazırlama Sürecinde Yaşadıkları Güçlüklerin Belirlenmesi”. Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (10), 594-625.

MEB “Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği” (2018).

Facebook Yorumları
Nermin Elmas
Nermin Elmas hakkında 19 makale
Eskişehir doğumlu..Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Mezunu..Rehber Öğretmen..Halen Eskişehir Ülkü İlkokulunda Rehber Öğretmen Olarak Çalışıyor..

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.