Korona Virüs Sürecinde “Mesleki Eğitim”

Bu salgın dönemi bize çok acı dersler veriyor. Şöyle bir hayal edelim salgından önceki hayatımızı. Neler geliyor aklımıza? Neleri özlüyoruz?

  • Bir bankta oturmak
  • Arkadaşlarımızla çay içmek
  • Stadyumda futbol maçı izlemek
  • Sahilde yürümek
  • El sıkışmak, büyüklerimizin ellerini öpmek.
  • Öğrenciler için okula gitmek.

Bunlar ilk aklıma gelenler,daha bir çok özlemlerimiz oluşmuş olabilir.Bu yazıda temamız korona sürecinde “mesleki eğitim” algısı ile ilgili düşüncelerimi paylaşmak.Peki bu süreçte hayatımızda daha çok yer kaplayan ya da daha da önemli hale gelen ilkl aklımıza gelenler nelerdir dersek:

  • Hayat dijitalleşti
  • Uzaktan eğitim diye bir gerçekle karşılaştık
  • Kendi kendine yetme becerisinin önemini bir kez daha yaşayarak anladık.
  • Dayanışmanın önemini de yeniden kavradık
  • Bir virüsün tüm dünyayı evlere hapsettiği gerçeği ile yüzleştik.
  • Ruh ve beden sağlığının önemini yeniden kavradık
  • Üretmenin önemini yeniden keşfettik.

Elbette sizler daha çok,daha çok maddeler ekleyebilirsiniz. Evet üretimin önemini yeniden keşfediyoruz. Üretim deyince “mesleki eğitim”ve “meslek liseleri” öne çıktı. Neden öne çıktı? Çünkü;

  • Meslek liselerinin üretim kabiliyeti vardır.
  • Meslek liselerinde üretimi bilen yetenekli Teknik Öğretmenler vardır.
  • Meslek liseleri (imkanları yeterli olanlar) “döner sermaye”işletme mevzuatına göre yıllardır üretim yapmaktadır. Üretimden uzak değildir.

O halde neden bu kadar öne çıktı meslek liseleri? Çünkü bu zor süreçte üretim kabiliyetleri fark edildi. Bakanlığımızın ve İl yöneticilerimizin de destekleri ile “biz de varız” dediler.

Öğrenciliğimden itibaren neredeyse 40 yıldır mesleki eğitimin içinde olan bir “teknik öğretmen”ve “teknik okul yöneticisi” olarak mesleki eğitimin bu hakkettiği övgü, hak ettiği öne çıkma ve yeniden fark edilmesinin gururunu yaşıyorum.

Ancak bu fark edilmenin, öne çıkmanın geçici olmamasını temenni ediyorum. Meslek liseleri bu destek devam ettiği takdirde ülkemize bunun da ötesinde katkılar sunabilme kabiliyetine sahiptirler. Nasıl katkılar yapabilirler:

  • Ülkemize nitelikli,kişilikli teknik elaman yetiştirirler
  • Teknik cihaz donatım güçleri çerçevesinde üretim yaparlar.
  • İstihdama olumlu katkılar sunarak,istihdam problemlerine çözüm olurlar.
  • Zor zamanlarda devreye girerek “zor görevler”üstlenirler
  • Teknoloji gelişimine katkı yaparlar.
  • Kendi işini kuran “girişimciler” yetiştirirler.
  • Ticaret ve sanayi kuruluşları ile işbirliği yaparak üretim ve eğitimi birlikte yaparlar
  • Maliyeti düşük ve nitelikli üretim yaparlar.

Yine burada da daha bir çok eklemeler yapılabilir. Hülasa “mesleki eğitim gelişimin başlangıç noktasıdır.” Destek ve ilgi ile bu güzide kurumların ülkemize olan hizmetleri artarak devam edecektir. Meslek liselerinin imkan ve kabiliyeti görünenden çok daha fazladır. Fırsat buldular ve tekrar fark edildiler. Bu zor dönemde ülkemiz için stratejik önemi olan mesleki teknik eğitimin öne çıkması faaliyetlerine katkı yapan tüm yönetici ve öğretmenlerimize şükranlarımı sunarım.

Mesleki eğitim topyekun olarak 21 yüzyıl şartlarına göre organize edilirse tahmin edilenden daha fazla katma değer yaratacaktır. Nasıl organize sorusuna başka bir yazıda cevap aramaya çalışalım hep birlikte.

Son söz olarak “meslek liselinin kariyer yolu”adlı kitabımda;

Türkiye’de istihdam edilebilir nüfustaki kadın ve erkek tüm bireylerin, gerekli şekilde ve beklenen koşullarda işe alınabilmeleri, gerekli becerilere sahip olmalarına bağlıdır. Bu bağlamda, toplumun kalite düzeyi yüksek eğitim ve öğretime erişiminin arttırılması, mevcut eğitim düzeninin daha çağdaş seviyelere getirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin oluşturulması büyük bir önem arz etmektedir. Tüm bunlar düşünüldüğünde, meslekî ve teknik eğitimin son derece önemli bir rolünün olduğu yadsınamaz hale gelmektedir (Biçerli, 2005: 132). Ülkemizdeki kurumlar son yılların kalkınma planları ve diğer üst politika belgeleriyle meslek ve teknik eğitime verilen önemin arttığını ifade etmektedirler. Bunun yanı sıra, mesleki ve teknik eğitimin yaygınlaştırılması ve kalitenin yükseltilmesi sadece Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) öngörüleri kapsamında değil, herkesin öncelikli beklentileri arasında yer almaktadır (Aktaşlı vd, 2012).”

Buna göre “mesleki eğitim” bizim gibi gelişmekte olan ülkede her zaman önemli ve stratejik olmuştur. Yukarıdaki alıntı da bunu göstermektedir. Bu zor dönemde mesleki eğitim mensupları olarak  her zaman olduğu gibi tüm gücümüz ile sahadayız. Umarım mesleki eğitim açısından bu görünürlük  ve ilgi sürekli olur.

Facebook Yorumları
MUSTAFA ASLAN
MUSTAFA ASLAN hakkında 10 makale
Teknik Eğitim Fakültesi mezunu bir teknik öğretmen.25 yıllık eğitim yöneticisi Farklı platformlarda yazılar yazan bir amatör yazar. Meslek Liselinin Kariyer Yolu adlı kitabın yazarı. Okuyan,düşünen,sorgulayan bir "eğitim gönüllüsü"

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.