Küresel Ekonomi mi? Küresel İklim Krizi mi? Yoksa Küresel Yaratıcılık mı?

Hepimizin kendimizi yeni baştan yaratacağı bir döneme doğru gidiyoruz. Yani ne demek istiyorum?  Ülkemizin ve dünyanın küresel ekonomi ve küresel iklim kriziyle boğuştuğumuz bir dönemi yaşıyoruz.  Size başlık biraz abartılı gelmiş olabilir. Ama kaynakların kullanımı konusunda yaşadığımız sorunlar durumun hiç de öyle olmadığını gösteriyor. Yani nasıl?

Bana göre aynı zamanda mülteci sorunu yaşadığımız bu dönemde dünyanın sorunu daha da artıyor. Ve sizin de yorumlayabileceğiniz gibi hepsi bir döngünün parçaları. Aslında hepsi birbirini doğuruyor. Hepimizin bağlı olduğu ekosisteme dönüş yapmadığımızda ekosistem sorunlar yaratıyor. Yani Ekosistemin bize yaptığı hizmetleri bizde ona yapmak zorundayız. Bu bağlamda baktığımızda boğuştuğumuz küresel iklim krizi büyük ölçüde bizim tarafımızdan oluşturuluyor. Aslında baktığımız zaman son zamanlarda yaşanan felaketlerin ana kaynağı insan. Elbette bu felaketlerin önlenebilmesi ancak eğitimle mümkün.

Sürdürülebilir bir eğitim akışının sağlanması sürekli eylem gerektiren bir durum. Ekosistem sürdürülebilir hizmetlerle kendi döngüsünde hareket edebilir. Belki herkesin doğa ile ilgili eğitim alması yapılabilecekler arasında yer alabilir. Çünkü doğa eğitimleri farkındalık yarattığında çocukların ve gençlerin dünya vatandaşı olma yolunda hedef kazanmaları mümkün. Buradan baktığımızda sadece  dijital yetkinliklerle donatılan ancak kendi doğasına aykırı davranan bireyler yetiştirmek küresel iklim krizini çözümlemeye yetmeyecek gibi görünüyor.

Peki küresel iklim krizi neyi doğuruyor? Bu durumun beraberinde getirdiği en önemli sorun elbette küresel ekonomi krizi. Çünkü küresel iklim kriziyle baş başa kaldığımız sorunların hepsi ülkelerin yeniden yapılandırılmasını gerektiriyor. Bu yapılandırma ise yatırım ve para sorunu demek. Durum böyle olunca bu yapılandırma için yaşamın kendisini iyi incelemek gerekiyor. Çünkü yaşam her canlı için sayısız kere dönüp duran döngülerden oluşur. Ama bu döngüler kendi içinde tekrar ederken insan dışındaki varlıklar söz konusu olduğunda genellikle bir sorun yaşanmaz.

Ancak konu insan olduğunda düşünme ve farkına varma yetisi sebebiyle diğer canlılardan bir farklılık oluşur. Bu yüzden aslında ekolojik döngüye baktığımız zaman kendi içinde yapılanmasının oldukça iyi olduğunu görürüz. Fakat insanoğlu düşünme ve karar verip farkındalık yaratma konusunda bir adım öteye gidemediğinde ne yazık ki döngü sorunsalı ortaya çıkar. Yani insanın yaşam döngüsü içinde onun düşünme yetisinin olması sebebiyle farklı bozulmalar yaşanabilir. Çünkü bu yüzden kitlesel farkındalıklar yaşanabileceği gibi kitlesel çöküşler de yaşanabilir. Bu nedenle ekolojik döngü bu durumdan çok fazla etkilenir. Özellikle son dönemde yaşanan kıtasal sorunların sebebi aslında insandır.

Küresel iklim krizi ekolojik döngünün insan eliyle bozulması sebebiyle ortaya çıkmıştır. Yaşam konusu iyi incelenmediğinde döngünün bir parçası olan ölüm doğa için kaçınılmaz olur. Bu sonuç ise insana birçok sorunu yeniden hatırlatır. Ancak bu hatırlatma bazen bizi çok zorlar. Bu noktada eğitim sorunu yeniden karşımıza çıkar.  Belki de her şeyi yeniden gözden geçirmek gerekir. İşte bu durumda bizim yeniden karşılaşacağımız kavram yaratıcılık olacaktır. Benim buna küresel yaratıcılık dememin sebebi bu döngüde hepimizin yeri olması ve karşılaştığımız sorunun küresel odaklı olmasıdır. Bugün eğitimde her birey yaratıcı özelliklerle donatılmış olarak biz öğretmenlerin karşısına çıkmakta ancak eğitimsel faktörler bazen bu hazırlığa cevap vermek için yetersiz kalmaktadır.

Neden küresel yaratıcılık? Çünkü her birey bugün ve sonrasında karşılaşacağı ekolojik sorunlara karşı çözüm üretebilme yeteneği kazanmalıdır. Eğer ironi yapacak olursak yani her birey küresel ekonomi ve küresel iklim krizi ile baş edecek çözüm yollarını üretmeyi başarmalıdır. Çünkü insan bir yandan Meta verse dünyada yaşamaya hazırlanıyor. Bir yandan da karşılaştığı sel felaketi için felsefe yapan ve aslında çölleşen dünyada yemek yerine besin takviyesi almaya hazır yarı robota dönüşmekte. Bu yüzden artık okullarımızda çocuklarımızı STEM ve benzeri projelerle karşılaştırıp yeni yolların peşinden gitmeliyiz. Buradan hareketle her bireyin yaşam kodlarını çözerek kendisini yeniden yaratmaya ihtiyacı olduğu açıkça görülmektedir.

Kısacası dijital yetkinliklerle donanmış  kişiler  dünyanın  doğal döngüsü üzerine bir anlam vermekten çok uzak kalırlarsa Meta verse dünyasını çok fazla anlamlandıramayacaklar. Ya da o dünya içinde kaybolup gidecekler. Aslında üç boyutlu dünya eğitimde öğrencilere çok fazla katkı da sağlayabilir. Ancak öğretmen ve öğrenciler olarak yaratıcılığımızı doğal dünyayı anlamaya çalışmakta kullanmazsak,  bağımlılıklarından kurtulamayan bireyleşememiş kişiler olarak  kalabiliriz.

Facebook Yorumları
Nurhayat Kayar hakkında 28 makale
14.11.1972 Maçka doğumluyum. Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Eğitimi Biyoloji Öğretmenliği mezunuyum.25 senelik öğretmenim. STEM eğitimi, öğrenci koçluğu ,eğitim danışmanlığı gibi sertifikalarım var.C2 düzeyde ingilizce sertifikam var. Şu an yayında olan "Genesis ve Saklı Gerçekler" , "Zamanı Uyandıran Saat"," Varoluşun Sesi" kitaplarının yazarıyım.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.