Kuru Yemişçiler Haftası Etkinlikleri

Bir kuru yemişçiler haftasını daha geride bıraktık. Her yıl olduğu gibi envai çeşit kuru yemişler okullara taşındı, konuyla alakası olmayan birkaç pankart ve slogan eşliğinde afiyetle yendi. Bu kuru yemişlerin eskiden hangi bölgelerimizde yetiştiğinden bahsedildi, bugünlerde nerelerden ithal edildiği öğrenildi. Fiyatlardaki fahiş artışlar velileri zorlasa da Ahmed Cevdet Paşa’nın iki yüz elli yıllık hatırasına hürmeten şartlar zorlandı.

Bir gün mutlaka aklı selim bir eğitimci bu gidişata dur diyecek, olmazsa bir müdür, bir öğretmen çıkıp, talimatları böyle alışılagelmiş ama işe yaramaz bir biçimde yerine getirmektense bu işin hakkını vererek yapmak gerektiğini düşünecektir. İşte o zaman, o yerli malı haftasında sınıfa leblebi, fıstık, fındık değil ülkenin her yanındaki fabrikalarda üretilmekte olan ürünlerden birer örnek veya en azından resimleri gelecektir. Onlar üzerine konuşulacaktır. Neler yapılabildiğini gören çocukların zihinlerinde neler yapılabileceğine dair fikirler uyanacak, çarklar dönmeye, kıvılcımlar çakmaya başlayacaktır.

Ekrana doğan, sanal dünyayı, sayısal sistemleri kullanmayı doğuştan biliyor hissi veren bugünün çocuklarına yerli malı olarak sadece yemişleri sunmak, onun çevresine dar sınırlar örmekten başka işe yaramamaktadır. “Yerli malı” denince çocuğun zihninde canlananlar, biraz büyüdüğünde ona bu ülkede yürüyecek bir yolu olmadığını düşündürecektir. Kullandığı ithal teknoloji ürünleri ve bunları kullanırken maruz kaldığı yabancı dil nedeniyle beyninden önce gönlü göçecektir uzaklara. Nitekim her yıl kutlanan yerli malı haftasına rağmen çocuklarımızda yerli malına yönelim de görülmemektedir. Bu haftayı böyle göstermelik bir şekilde yılda bir hafta kutlamak yerine, öğretmenler tarafından velilerden istenen kırtasiye ürünlerinin veya her gün hazırlanan beslenme çantası içeriğinin yerli ürünlerden oluşması gerektiği çocuklara telkin edilirse, fabrikalara, meralara, tarlalara geziler düzenlenirse sonuç alınacaktır. Üretimin getirileri, çevreye etkisi, üretmenin verdiği mutluluk gözle görülerek anlaşılacaktır. 

Yerli üretimi güzellemenin bir yolu da ithal ürünlere verilen paranın nereye gittiği, kimlerin eline geçtiği veya en azından bizim elimizden nasıl çıktığı üzerine dramatik çalışmalar yapmaktır. 

Yerli malı haftasını değiştiremeyen bir bakışın, izlemek ve yakınmakla yetinip harekete geçmeyen tembel bünyelerin, işletme körlüğünü eğitim sisteminde yaşayan eğitimcilerin yerli tüketimi, yerli üretimi teşvik edebilecek kudreti yoktur. Bundan on yıllar sonra kurulacak fabrikaların temelleri bugün sınıflarda atılır. Bugünden tezi yok bir sonraki kuru yemişçiler haftasını gerçek bir yerli malı haftasına dönüştürmek için tefekküre başlamayı tavsiye ediyorum. Talep eden her eğitimciye gönüllü, yerli, milli, ücretsiz danışmanlık hizmetini memnuniyetle vereceğimi temin ederim.

 

Facebook Yorumları
A. Erkan Akay
A. Erkan Akay hakkında 5 makale
1981 İstanbul doğumlu. İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden mezun oldu. 2012 yılından bu yana Bilgin Atıcılık Spor Kulübü Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği, 2015 yılından bu yana Türkiye Atıcılık ve Avcılık Federasyonu Teknik Kurul Başkanlığı, 2017 yılından bu yana Türkiye Olimpiyatlara Hazırlık Merkezleri Atıcılık Komisyonu Üyeliği görevlerini yürütmektedir. Ulusal ve uluslararası düzeyde başarıya ulaşmış bir çok sporcunun yetişmesine idareci olarak katkıda bulunmuştur. 2017 yılında, kardeşi ile birlikte edindikleri ticari tecrübeleri derledikleri “Hayallerin Karın Doyursun” isimli ilk kitabı yayımlanmıştır. Ardından, boşluk gördüğü bir alanı nitelikli eserlerle doldurmak niyetiyle çocuk kitapları yazmaya yönelmiştir. Yayımlanmış yedi kitabı bulunmaktadır.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.