Lisede Başlayan Hikâye

Daha ilkokuldayken babasının matbaasında çıraklık yaparak başladığı iş hayatı, lise yıllarında profesyonele geçişin ilk basamağı oldu. Babasının işlerindeki olumsuz değişiklikler onu kendi başına para kazanmaya itti. Kadıköy Meslek Lisesi hazırlık sınıfındayken bilgisayar programcılığını merak etti ve öğretmeninin yönlendirmesi, desteği ve kendi çabalarıyla programcılığa ilk adımını attı. İlk olarak o dönemde su satışı yapan mahalle bakkalına bir program hazırladı. Bu basit programla su isteyen müşterinin telefon numarasından adresini otomatik görmesini ve işini kolaylaştırdı. Bu deneyim onu ikinci yılda çeşitli küçük esnaf işletmelerine web siteleri yapmaya getirdi.(1) Esnaf ve zanaatkâr bir aile çocuğu olarak okul zamanı dışında birden çok meslekte kısa süreli de olsa çıraklık yapmış biri olarak bu yaşanmışlıklarımın ileri dönemlerde iş hayatımdaki başarılarıma çok şey kattığını düşünüyorum.

Meslek lisesindeki eğitimiyle birlikte bir sonraki yıl her müşteriye ayrı ayrı web sitesi yapmak yerine ihtiyacı olanların standart şablonlar kullanarak basitçe kendi sitelerini tasarlayabileceği bir araç geliştirmenin daha mantıklı olduğuna karar verdi. Bu çalışmasına “kendinyönet” adını verdi. Bu inovatif çalışması Koçnet Kobiline firmasınca fark edildi ve programı kendi müşterilerine satmak kaydıyla birlikte çalışma teklifi aldı. Bir müddet bu firmayla çalışmaya devam ederken lise son sınıfa gelmişti. Artık alışverişlerin internet üzerinden yapılmasının arttığını fark etti. Online alışverişin duyulmaya ve kullanılmaya başlandığı 2006 yılıydı. O yıl ilk kendisi için ilk e-ticaret web sitesini hazırladı ve ismini “ticimax” koydu.

Babası klasik esnaf zihniyetiyle “oğlum kim internetten alışveriş yapacak, boşuna uğraşıyorsun” dediyse de o, bu işin hızlanacağını ve yaptığı çalışmanın piyasada tutacağına inandı. Bu ürünü için ilk müşterisi telefon kontörü satan bir Telekom bayisi sonraki de bir züccaciye esnafıydı. Meslek Lisesini bitirdiğinde Kadıköy’de bir ofis kiraladı. Geceleri bilgisayar programı yazarken gündüzünde ürününün pazarlamasını yaptı. İşlerin artışıyla yanına iki eleman alıp bir yandan işlerini devam ettirirken İstanbul Ticaret Üniversitesi bilgisayar programcılığı lisans programını tamamladı. Zaman zaman işleri bozuldu, çalışanlarının maaşlarını ödemekte bile zorlandı hatta kredi kullanmak zorunda kaldı. İş hayatının gerçekleriyle yüzleşti. Esnaf çocuğu olduğu için yılmadı, vazgeçmedi azimle yoluna devam etti.

Şimdiye kadar dış kaynak ve ek yatırımcı desteği almadan kendi öz sermayesiyle şirketini büyüttü. Bugün şirketinde yüzden fazla insan çalışmakta ve yurtdışında da ofisi bulunmaktadır. Ar-ge yapmanın önemine inandı ve ekibini kurdu. Türkiye’de bu pazarın yaklaşık yarısını yönlendiren bir teknolojik altyapı şirketi oldu. Yurt içinde ve dışında onbine yakın firmanın online ticaret yapmasına imkan sağlayan internet üzerinden ihracat yapan yazılımları üretti. Her yıl şirketini ve çalışmalarını büyütmeye devam etti. Dünyanın çok farklı yerlerinde sunucularla hizmet vermeye başladı. Kazancının önemli bir miktarını ar-ge harcamalarına ayırarak bulut bilişim üzerinden teknolojinin hızına ve müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamayı başardı. Üniversite teknoparklarında ve organize sanayi bölgelerinde ar-ge ofisleri açarak çok sayıda mühendisle ticaret alanında ihtiyaç duyulan diğer yazılımlarla ürün yelpazesini geliştirip genişletti.

Bu başarı hikâyesini yazan meslek lisesi mezunu genç insan, Cenk Çiğdemli. Kendisini, özellikle meslek liseli gençlere başarılı güzel bir örnek olduğu için canı gönülden kutluyorum. Bilgisayar uzmanı Cenk Çiğdemli, Türk tipi alışverişe özel yazılım geliştirdi. “Türk kültüründe müşteri alışveriş yapmadan bırakılmaz” anlayışıyla çalışan Çiğdemli ‘nin yazılımında, sayfayı kapatma tuşuna bastığınızda incelediğiniz ürüne indirim yapılması gibi ilginç özellikler bulunuyor. “Bizim kültürümüzde müşteri velinimettir ve alışveriş yapmadan dükkândan bırakılmaz. Satın alması için her şey yapar bizim esnafımız. Tam kapıdan çıkarken fiyatı düşürür ya da düşürmese bile yanına bir hediye vererek cazip hale getirmeye çalışır. Müşteriye özel kampanyalar yapar, müşterinin beğendiği ürüne maddi imkânı yetmezse, ne yapar eder daha makul fiyatlı bir benzerini satar. Ayağı alışsın diye ilk kez gelen müşteriye özel indirim yapar. İşte bizim Türk tipi yazılımımız da bu gelenekleri içeriyor.” diyerek çalışması bir anlamda bu zamanda ahilik ilkelerini ve kültürel kodlarımızı da işine katarak değer ürettiği için ayrıca takdire şayandır. (2) Ülkemizdeki ticaret hayatında kültürel davranılması ve bunun inovatif bir taktik görülmesi basit bir fikir gibi gözükse de etkisi olacağını düşünüyorum. Ticari firmalara hizmet sunan bir yazılım firmasının ülke insanının değerlerine uygun davranarak ürün çıkarması belki de başarılı olmasında gözardı edilemeyecek bir unsurdur.

Bu başarı hikayesine tüm dünyayı saran ve tehdit eden “Corona Virüs Salgını” sebebiyle evde sosyal izolasyonda daha çok okumaya vaktim olacağı için seçtiğim kitaplardan birinde rastladım. Bu kitap günümüzde yeni nesil öykülerin, kendilerine yeni rotalar çizen, gelecek okuryazarlığı konusunda önde olanların, ar-ge yoluyla üretilmeyenleri keşfeden inovasyon delisi binlerce insan/şirket arasından seçtiği yüz tanesinin kısa öyküleriyle hazırlanmış.

Bu gerçek hikâyelerden bazılarını özetleyerek ülkemizde birçok konuda dünya çapında hiç de küçümsenmeyecek çalışmalar yapıldığını bilmek adına paylaşıyorum. Ekip çalışmasıyla, müşteri odaklı, mükemmellik, sinerji, hız ve dürüstlükle, farklı, esnek, sürdürülebilir, karlı, uzmanlık ve konfor sağlayan, güvenilir ve kullanım kolaylığıyla KOBİ’lere hizmet üreten yüzlerce başarılı kişi ve firmalara sahip olduğumuzu bilmek ülkemize, devletimize güvenmek ve geleceğin daha iyi olacağına olan ümidimizi arttırmaktadır.

Her insan gibi farklı özellikleri olan şirketlerin psikoloğu gibi düşünen, akıllı şirketlerin ilk adımı dijital dönüşüm altyapısı sağlayan, yapay zekadan faydalanarak veri analizi yapabilen, insan eli değmeden cep telefonuyla birkaç tuşla ulaştırılabilen siparişleri hazırlayabilen, Endüstri 4.0 mantığıyla makineleri akıllandıran, maliyetleri azaltabilen, dijital stratejiler üretebilen, sosyal medyayı finans sektörünü de e-ticaretle birleştirebilen, biyogaz-güneş-rüzgar gibi alternatif enerji kaynaklarını kurabilen, güvenli veri teknolojileri sağlayabilen, insan sağlığı için teknoloji üretebilen, insan ve iş entegrasyonuyla akıllı üretimi yönetebilen, internet altyapısı üzerindeki yazılımlarla her türlü ihtiyacı en hızlı, güvenli ve ekonomik şekilde karşılayabilen, sıfır atık teknolojisiyle yaşadığımız dünyaya zarar vermeden geri dönüşüm sağlayabilen, toplumun ve ülkelerin güvenliğini sağlamak için savunma teknolojileri yerli ve milli projeler geliştirebilen, yaptıkları önemli yararlı işleri dünyaya satabilen, makine üretebilen fabrikalar kurabilen, tehlikeli zaman ve durumlar için robotik çözümleri olan, üç boyutlu sanal gerçeklik uygulamalarıyla deneyimleme sağlayabilen, insanların mutluluğu ve huzuruna katkı sağlayabilecek çözümleri üretebilen şirketlerin sayesinde sahip olduğumuz imkanların çok sayıda dünya ülkelerine örnek uygulamalar olduğunu unutmayalım. Bu sayededir ki ülkemiz istikrarlı büyüyen gelişmiş ilk onbeş ekonomisi arasında yer almaktadır.

Bu başarı hikâyesi birkaç sayfa yazıyla anlatılabiliyor olsa da başarılanların emek, azim, kararlılık, beyin ve alınteri, girişimcilik ruhu, çevrenin olumsuz düşüncelerine kapılmamak, geleceği doğru okumak, kendine güven ve sabır olduğunu unutmamak gerekir. Bu gencin başarılı olmasının altında eğitim yolculuğunda meslek lisesi durağına uğramış olmasının da önemli etkisi olmuştur. Bir küme içinden bir elemanın başarılı olabilmiş olması diğerlerinin de başarılı olabileceğine işarettir. Belki de şu anda ülkemizde başarılı olmuş genç girişimcilerimiz içinde çok sayıda meslek liseli vardır. Dünya çapında pandemi ilan ettiren bir virüsün topluma etkileriyle oluşan maske, dezenfektan, tek kullanımlık giyecekler gibi acil önemli yoğun ihtiyaçlarının meslek lisesi öğrencileri tarafından üretilebiliyor ve ihtiyaç olup talep edildiğinde istenilen çok şeyin üretilebilir olması mesleki eğitimin farkını ve önemini göstermektedir.

  • Metin ÇETİN, Dijitalde İz Bırakan 100 Lider, Ceres Yayınları, Ocak-2020, İstanbul, s.181
  • https://www2.karar.com/ekonomi-haberleri/e-ticarette-esnaf-yaklasimiyla-devrim-yapti-47634

 

 

Facebook Yorumları
Erol DEMİR
Erol DEMİR hakkında 102 makale
Erol DEMİR 1967 yılında Gölcük’te doğdu. Piyale Paşa İlkokulu, Gölcük İmam Hatip Ortaokulu, Gölcük Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksekokulu Elektronik programını ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Yöneticiliği alanında yüksek lisansı “Eğitim Yöneticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda tezini tamamlamıştır. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesinde işletme alanında doktora öğrencisidir. 1990 yılında Türkkablo fabrikasında kalite kontrol teknisyeni olarak çalıştı. Öğretmenlik hayatına 1991 yılında Hakkari’de başladı. 1994 yılında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi’ne elektronik öğretmeni olarak atandı. 1995 yılında müdür yardımcısı oldu. 2000 şubat ayında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü oldu. 2003 yılında Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak çalışmaya başladı. Aralık–2007 ile Haziran-2016 arası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube müdürü olarak çalıştı. Temmuz – 2016 dan itibaren Bakırköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğündeki görevine devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.