Liselere Geçiş Sistemi

Ortaokul sonuna gelinceye ve liselere geçiş sürecine kadar eğitim sistemi ve okullar hakkında çok fazla yoğun tartışmalar yapılmamaktadır. İlk yedi yıllık süreçteki eğitim süreci el yazısı, ev ödevleri, ağır sırt çantaları gibi konular dışında fazlaca derinlemesine tartışmaya rastlanmıyor. Belki ilkokulda birinci ve ortaokulda beşinci sınıfa kayıt olurken okul-aile birliği tarafından okul giderlerine katkı amacıyla özellikle kayıt dönemini fırsat bilip bağış istenmesi çokça gündem olmuştur. Sekizinci sınıfa gelince herkesi sınavlar ve liseler konusunda bir telaş alıyor. Sınav olduğu için hazırlanma ve evde çözülen testler, özel dersler, denemeler, kurslar, etütler ve eski adıyla dersane tartışmaları hız kazanıyor. Hangi modele geçilse mutlaka bir yönüyle eleştirilerin haklı hedefi haline geliyor.

Milli Eğitim, yeni Bakanımız döneminde verilere dayalı bilimsel ve ortak aklı önceleyen yönetişim yaklaşımıyla daha önceki yıllarda açıklanmayan çeşitli bilgileri, analizleri ve özellikle sınav sonuç verileri kısa zamanda kamuoyuyla paylaşılmaya başlanmıştır. Hele de yoğun memnuniyetsizliğin olduğunu, tartışmaların yoğunlaşacağını bile bile şeffaflık adına bunun yapılması önemli bir adım sayılmalıdır. Son olarak analiz ve değerlendirme raporları serisinin üçüncüsü, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ile yerleşen öğrencilerin performansları raporu yayınlandı. Hem de ham bilgi olarak değil konunun uzmanları tarafından yorumlanarak, özetiyle ve önerileriyle birlikte paylaşıldı. Kırkdört sayfalık rapor aynı zamanda TEOG sonrası yeni modelle 02 Haziran 2018 de ilk yapılan sınavın da bir özeleştirisi sayılabilir.

Bu yıl 8. Sınıftan mezun olan 1 milyon 192 bin 700 öğrencinin % 81,46’ sı 971 bin 657 öğrenci sınava girmiştir. Açılan kontenjanlara 125 bin 900 öğrenci yerleşmiştir. Bunların 105 bin 713’ü devlet ortaokullarından 20 bin 187 ise özel ortaokullardan mezun olmuş öğrencilerdir.  Aynı gün iki oturumda yapılan sınavda öğrencilere, sabahki sözel oturumunda Türkçe, TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ve Yabancı Dil olmak üzere 50 soru için 75 dakika zaman verildi. Öğleden sonraki sayısal oturumunda ise Matematik ve Fen Bilgisinden 40 soru için 60 dakika zaman verilmişti. Tüm yerleşen öğrencilerin Alt testlerde hesaplanan ortalama ham puanlara göre 20 soruluk alt testler arasında öğrencilerin en yüksek başarı ortalaması (Net Sayısı) Türkçe alt testinde (XT =16,48) en düşük başarıyı Matematik alt testinde (XM=6,99) gösterdiği belirlenmiştir. Türkçe, Matematik ve Fen Bilgisi ağırlıklı puan katsayısı 4, diğer dersler 1 olarak hesaplanmıştır. Boş bırakılma oranı en düşük Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi % 2, en yüksek ise % 28,99 matematik soruları olmuştur. Buradan çıkarılan sonuç ve öneri ise önümüzdeki sınavda sayısal testlerine daha fazla süre yani soru başına 1,5 değil 2 dk verilmesi olmuştur.

Soruların ayırt edicilik düzeyi ve ortalama soru güçlüğü açısından soruların doğru yanıtlanma oranının en düşük olduğu test matematik, en yüksek olduğu ders ise Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi olmuştur. Hesaplanan iç güvenirlik katsayıları Matematik dışındaki tüm alt testlerde psikometrik açıdan uygun görülen seviyenin üzerindedir. Tüm soruları doğru çözebilen 500 tam puan alan sınava giren 1 milyona yakın öğrenciden sadece 18 öğrencidir. 2017 Teog sınavında 17 bin tam puan alan öğrenci olmasıyla karşılaştırılırsa her iki ölçme aracı olan sınav ve sorularıyla ilgili olarak bir araştırma ve değerlendirme ayrıca yapılmalıdır.

Raporda çıkan sonuçlara göre; kız öğrencilerin erkeklere göre göreceli olarak daha yüksek puan ortalamasına sahip olarak başarılı olduğu, anne-baba eğitim düzeyi yükseldikçe öğrencinin de ortalama puanı belirgin olarak arttığı, devlet ortaokulu mezunlarının yerleşme oranının imam hatip ve özel ortaokullardan daha yüksek olduğu görülmektedir.

Bu raporda asıl dikkat çekici husus ise sınava giren ve yerleştirilen öğrencilerin ortaöğretim başarı puanı ile sınavdaki aldıkları puanları arasında güçlü ve pozitif yönde ilişki bulunmuş olmasıdır. Aslında çok doğal bir sonuçtur. Okul döneminde başarılı öğrenci, sınavda da benzer başarıyı sergilemiştir. Bir öğrencinin Ortaokul başarı puanı (OBP), Ortaokulun 6, 7 ve 8. sınıf seviyesinde alınan yılsonu başarı puanlarının aritmetik ortalamasını ifade etmektedir. OBP nın sınav puanına eklenmesiyle oluşan başarı sırası ile aynı başarı düzeylerinde bulunma oranı % 95 in üzerinde aynı çıkmıştır. Bu sonuç, OBP’larının merkezi sınav puanının hesaplanmasında kullanılmasının başarı sıralamasında büyük bir değişiklik oluşturmadığını göstermektedir. Bu sonuçtan çıkartılabilecek bir başka yorum ise eğer yerleşen öğrenciler sınava alınmadan sadece OBP na göre sıralanırsa ve bu öğrencilere tercih hakkıyla yerleştirme yapılırsa sonuç % 95 in üstünde bir oranda değişmiyor. Yani LGS sınavına gerek yok gibi bir durum var ortada. Bu sınavın, başarısız olarak yerleşemeyen öğrencilerin sonraki öğreniminde olumsuz psikolojik etkisi olacağı gözardı edilmemelidir.

LGS sınavında % 10 dilimine giremeyeceğini bile bile 1 milyon 192 bin 799 mezun öğrencinin bu sınava başvurmasına ve girmesine izin verilmesi gerekmiyordu. Nedeni ise bu öğrencilerin başarı sıralamasında çok fazla şansı olmamasıdır. Şansı olmadığını bile bile öğrencilerin bu sınavlara başvurularını kabul etmek bilinen düşük başarının bir anlamda başarısızlığın ikinci bir tescili anlamına gelmektedir.

Eğer 6. 7. ve 8. sınıflarda öğrencilerimizin aldığı notlara ve bu notları takdir eden öğretmenlere güvenmiyorsak, ortaokulda edindikleri kazanımları performans göstergesi kabul etmiyorsak, çok sayıda gözlem ve ölçmenin genel ortalaması olan OBP hiçbir yerleştirmede kullanamayız. Bütün çaba öğrencilere mutlu bir birey olabilmeleri için aileleriyle, akranlarıyla daha çok görüşebilmesi ve sosyalleşmek için vakit sağlamak, onları test, not, sınav baskısından velileri de ekonomik olarak yükten kurmak olmalıdır. Okulu ve okulun öğretmenini önemli ve değerli kılmak, gereksiz yere okul dışı arayışlara girmemektir. Eğer bir destek ve takviye kurs gerekiyorsa bu okulda ama ders işleyişinin dışında farklı yöntemlerle yapılabilmektir. Buna rağmen yine de yerleştirme işleminde sınav puanına OBP eklenmesi onca yılın emeğinin değerlendirilmesi ve okula öğretmenlere güven ve saygınlığının artırılması adına faydalı olacaktır.

Sınav soruları hazırlanırken soruların zorluk derecesi, soru sayısı, verilen süre, sorulma şekli, bilginin, becerinin, yorumlamasının, öğrencinin fikir yürütme yeteneğinin ölçülmesi yanında sınav öncesi aldığı eğitim paradigması ve o süreçte yapılan sınavlarla benzerlik taşıması gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde öğrencilerde sınav sırasında panikleme ve sonrası ağlayarak salondan çıkma, hayal kırıklığı, psikolojik travmalar, okula eğitim hayatına karşı negatif duygular oluşmasına hele de veli zorbalığı varsa bunları katlanmış olarak yaşanmasına sebep olunacaktır.

Facebook Yorumları
Erol DEMİR hakkında 200 makale
Erol DEMİR 1967 yılında Gölcük’te doğdu. Piyale Paşa İlkokulu, Gölcük İmam Hatip Ortaokulu, Gölcük Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Üniversitesi Bilecik Meslek Yüksekokulu Elektronik programını ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Yöneticiliği alanında yüksek lisansı “Eğitim Yöneticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda tezini tamamlamıştır. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesinde işletme alanında doktora öğrencisidir. 1990 yılında Türkkablo fabrikasında kalite kontrol teknisyeni olarak çalıştı. Öğretmenlik hayatına 1991 yılında Hakkari’de başladı. 1994 yılında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi’ne elektronik öğretmeni olarak atandı. 1995 yılında müdür yardımcısı oldu. 2000 şubat ayında Gölcük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü oldu. 2003 yılında Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak çalışmaya başladı. Aralık–2007 ile Haziran-2016 arası İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube müdürü olarak çalıştı. Temmuz – 2016 dan itibaren Bakırköy İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğündeki görevine devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk sahibidir.

İlk yorum yapan olun

Yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.